4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 747. maddesine dayalı olarak tesis edilen geçit hakkı, mülkiyet hakkını sınırlayan bir irtifak hakkıdır. Konu hakkında şu yazımıza bakabilirsiniz: Zorunlu Geçit Hakkı Nedir? Nasıl Kurulur? Dava Nasıl Açılır?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/4003 K: 2024/4978
Fen bilirkişi raporuna ekli krokiden anlaşıldığı üzere yola ulaşımı engelleyen su kanalı bulunduğu ancak fen bilirkişi raporunda yola bağlantı sağlayacak seçenekler belirtilirken bu hususun değerlendirilmediği, mahkemece de kanal üzerinden geçit kurulup kurulamayacağının ilgili kurumdan sorulmadığı görülmektedir. DSİ’ye ait kanal üzerinden bu şekilde geçit hakkı tesisi doğru değildir. Kaldı ki; taşınmazın kuzeyinde de kadastral yol bulunduğu halde bu yola bağlanabilecek seçenekler de araştırılmamıştır. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/3780 K: 2024/4799
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hâllerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/3691 K: 2024/6017
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/3562 K: 2024/4559
Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/3446 K: 2024/4861
Davalı parsel malikleri lehine “akti yol” olarak belirlenen kısımdan hüküm kurulurken “kesintisizlik ilkesi” gereği yola ulaşabilmek için yolun devamındaki 268 parsel sayılı taşınmazdan geçen kısımdan da hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde kesintisizlik esası dikkate alınmaksızın 268 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit kurulmadan hüküm verilmesinin yeniden bozmayı gerektirdiği, kabule göre de, dava konusu parsellerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yenileme görmesi sonucunda oluşan yeni ada ve parsel numaraları belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken sicil kaydı kapalı ada/parsel numaraları üzerinden hüküm kurulmasının doğru görülmediği Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2782 K: 2024/4234
Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2497 K: 2024/3463
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/497 K: 2007/4774
Geçit hakkının tesisi veya terkini davalarında harç ve vekalet ücretinin irtifak bedeli üzerinden tayini gerekirken mahkemece aleyhine geçit kurulan taşınmaz değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti belirlenmesi doğru görülmemiştir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2020/1627 K: 2020/4682
Somut olaya gelince; davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve dolayısıyla davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yargılama giderlerinin ve davacı lehine hükmedilen… Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2013/6902 K: 2013/8694
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesinde kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddütü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verdiği açıkça yazılmalı, hüküm fıkrası çok açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulmamalıdır. Mahkemece, açıklanan madde hükmü göz ardı edilerek “geçit bedeli depo edilip karar kesinleştiği taktirde tapuya tesciline” şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2006/5270 K: 2006/6486
Yöresel halkın yararlandırılmasına sunulan meralardan geçit hakkı verilemez ise de, mahkemece, taşınmazların ana yola çıkışını gösterir şekilde krokisi getirtilip, mahallinde keşif yapılarak 103 parsel dışında uygun geçit alternatifleri araştırılıp, bilirkişiden Yargıtay denetimi yapabilmesi için gerekçeli taşınmazlar ile etrafını gösterir harita ve rapor alınmalı, en uygun geçit yeri saptanmalı, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2006/13204 K: 2006/14837
Aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmaz tapuda (…) Üniversitesi adına tarla niteliği ile kayıtlı olup (…) Üniversitesi Geliştirme Vakfı lehine 49 yıl süre ile intifa hakkı ile yükümlüdür. İntifa hakkının niteliği gereğince bu hakkın sahibi olan vakfın da davada yer alması gerektiğinin düşünülmemesi, taşınmazın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca birinci derecede sit alanı kabul edildiği yine arazinin tescilli orman alanı konumunda olduğu hususundaki davalı savunmalarının gözetilmemesi, davalı üniversiteye ait taşınmazların kullanımına ilişkin özel düzenlemeler bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın 1903 parselden geçit hakkı tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2007/1901 K: 2007/2841
Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri, ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsenmiştir ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasındadır. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2010/13678 K: 2011/73
Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesi genel yola çıkmak için yeterli yolu bulunmayan taşınmaz sahibi ve malikine bu hakkı tanımıştır. Lehine geçit hakkı istenen 4196 sayılı parsel tapuda Hazine adına kayıtlı olup taşınmaz üzerindeki gecekondusu nedeniyle davacıya tapu tahsis belgesi verilmiştir. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Davacı mülkiyet hakkı sahibi olmadığından geçit kurulması talebinde bulunamaz. Bu nedenle davacının dava açma sıfatı bulunmadığından davanın reddi gerekir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/11433 K: 2015/2308
Dava, geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. 6100 sayılı Kanunun2. maddesi gereğince, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Somut olaya gelince; dava, 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra 09.05.2013 tarihinde açıldığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2008/9984 K: 2008/10854
Mahkemece davacı taşınmazı sınırında bulunan yolun, davacının ihtiyacına cevap verip vermediği kot farkı nedeniyle yolun kullanılması mümkün olamıyorsa, onarılmak suretiyle geçide elverişli duruma gelip gelmeyeceği, yerinde keşif yapılarak incelenmeli, yukarıdaki ilkelerde gözetilerek sonuca gidilmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2010/817 K: 2010/1608
Davacının evinin konumu nedeniyle parselinin arka kısmında bulunan diğer binalara (pansiyon) araç girişinin olanaklı olmaması geçit isteminin kabulünü gerektirmez. Yukarıda da açıklandığı üzere geçit ihtiyacının varlığından söz edilebilmesi için yararına geçit hakkı istenilen parselin yola cephesinin bulunmaması veya mevcut yolun yetersiz olması gereklidir. Somut olayda; mahkemece, dava konusu 36 sayılı parsel yararına, 39 sayılı parselden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Ancak, dosyaya sunulan pafta örneği ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 36 sayılı parselin doğusu yola cephelidir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/3016 K: 2014/7139
Somut olayda, mahkemece davacının geçit yoksunluğu ve geçit yetersizliği sebebine dayalı olarak davalıların parselinden yol istemesi için haklı sebebi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içerisindeki pafta örneğine göre davacı adına kayıtlı 22 parsel sayılı taşınmazın zeminde yol olarak kullanılan alana cephesi nokta şeklinde gözükmektedir. Bu nokta şeklindeki bağlantının yola giriş ve çıkışı sağlayacak genişlikte olmadığı açık olduğundan davacı adına kayıtlı taşınmaz nispi geçit ihtiyacı içinde bulunmaktadır. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2012/6072 K: 2012/6763
Geçit davalarında amaç, genel yolla bağlantısı bulunmayan taşınmaz parçalarının genel yola kesintisiz bağlantısını sağlamaktır. Davacı 2368, 2367 ve 2362 parsel sayılı taşınmaz maliklerini davalı göstermiş ise de 2678 parsel sayılı taşınmaz dava dışı kişi adına özel yol vasfıyla tescilli olup davacı tarafından kullanılması için bu taşınmaz üzerinde de davacı parseli lehine geçit tesisine ihtiyaç vardır. Bu nedenle 2678 parsel sayılı taşınmazın maliki harçlı dahili dava dilekçesi ile bu davaya dahil ettirilerek veya hakkında ayrıca dava açılarak bu davayla birleştirilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmalıdır. Hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2013/3285 K: 2013/5219
Bu tür davalarda, davacı ve davalı şahısların leh ve aleyhine değil, taşınmazların leh ve aleyhine geçit kurulması gerektiğinden davacının eşine ait başka taşınmazı da kullanmakta olduğu ve bu taşınmazdan ana yola geçit imkanının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddi doğru değildir. Taşınmazın davacının eşi adına kayıtlı olması ise belirlenecek güzergahlarda komşuluk hukuku ilkeleri gereğince üçüncü şahısların taşınmazlarına göre bu taşınmazdan müstakilen veya kısmen geçit kurulması konusunda tercih nedeni olabilir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/67 K: 2014/4005
Ancak aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmazın kültür ve tabiat varlığı olduğu yönünde tapu kaydının beyanlar hanesinde belirtme bulunduğundan, bu durumun geçit kurulmasına engel oluşturup oluşturmayacağı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan sorularak alınacak cevaba göre geçit kurulabilecek seçenekler üzerinde yeniden değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2014/14722 K: 2015/10749
Geçit hakkı davalarında hakim tarafından kesin süre verilirken; kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, yapılacak işlem veya işlemler teker teker, varsa masrafının miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2013/4001 K: 2013/6100
Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçi kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi… Devamını Oku
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2005/6436 K: 2005/7289
Aleyhine geçit kurulması talep edilen taşınmazların da tapulu olmaması halinde bunların tapuya tescilinde hukuki yararı bulunduğunda davacıya yine dilediği ve istediği takdirde mahkemece bunların da tapuya tescilini sağlamak amacıyla yetki ve süre verilmeli ve bu davaların sonucu beklenmeli, bunlar tamamlandıktan sonra geçit istemi incelenmelidir. Ancak “duruşma sırasında taşınmazların tapuya tescili için önel istenmediği” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Devamını Oku
Yargıtay Büyük Genel Kurul E: 1958/14 K: 1959/13
Tariki amme çıkmak için kafi bir yolu bulunmayan zilyedin eğer o gayrimenkulu tescil ettirmek hakkını kazanmışsa evveli o gayrimenkulünü tapuya tescili ettirdikten ve geçit hakkının mevzu olacak komşu gayrimenkul de tapuda kayıtlı olmayıp o gayrimenkulun zilyedi lehine iktisap şartları tahakkuk etmişse lüzumlu geçit hakkını haiz olan şahsın hukuki menfaati dolayısıyla sözü geçen bu gayrimenkulun zilyet adına tescilini talep ve temin ettikten sonra lüzumlu geçit isteme hakkını kullanması lazımdır. Netice; Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2267 K: 2024/3337 T: 10.6.2024
Geçit bedeli, dava tarihi olan 2014 yılı itibariyle belirlendiğinden fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca; hükmün temyizen incelendiği tarihe kadar geçen süre içerisinde enflasyonda meydana gelen artış sebebiyle, güncel bedelin yeniden belirlenmesi amacıyla Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmalı, mümkün görülmezse yeniden keşif yapılmalı, karar tarihine en yakın tarihteki rayiçler dikkate alınarak güncel geçit bedeli belirlenmeli ve belirlenen geçit bedelinden depo edilen miktarın mahsubuyla kalan miktar depo edilmelidir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2014 K: 2024/3481 T: 13.6.2024
Fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde güzergahın geçit tesisi için en uygun güzergah olduğu bildirildiğinden, bu güzergahtan geçit verilip verilemeyeceğinin, bilirkişilerce belirlenen diğer alternatif güzergahlar da birlikte değerlendirilip araştırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, kesintisizlik ilkesine aykırı olarak su arkı üzerinde ve güzergah üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının kesilmesine sebebiyet verecek şekilde geçit tesisine karar verilmesi doğru görülmeyerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/2002 K: 2025/435 T: 3.2.2025
Mahkemece geçit irtifakının tesis edildiği karar 2013 yılında verilmiş olup bu tarihe kadar hüküm kesinleştirilmemiştir. Bu sebeple geçit irtifakı istenen alanda coğrafi değişiklikler ile taşınmazlara özgü değişiklikler olabileceği gibi, taşınmaz maliklerinin de değişmiş olabileceği söz konusudur. Bunun yanında fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği geçit irtifakının hüküm tarihine yakın değerinin tespit edilmesi gerekir. O halde, öncelikle güncel tapu kayıtları getirtilerek taraf teşkilinin denetlenmesi, keşif yapılmak suretiyle arazilerin fiziki yapılarında bir değişiklik olup olmadığının belirlenmesi, uygun güzergah tespiti ile hüküm tarihine yakın geçit irtifakı bedelinin belirlenerek depo edilmek üzere ara karar kurulması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/1663 K: 2024/2569 T: 13.5.2024
Bilirkişi raporunda (D) harfi ile belirlenen güzergahta seçeneğin eğim nedeniyle uygun olmadığı belirtilmiş olmasına karşın bu eğimin ne kadar olduğu, kot farkının kaç metre çıkacağı, buradan iş makineleriyle makul sürede çalışma ve masraf yapılarak yol geçirilmesinin uygun olup olmadığı da araştırılmış değildir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/359 K: 2024/1127 T: 26.2.2024
Davacının nispi geçit ihtiyacı içinde olup olmadığı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmalı, davacı geçit ihtiyacı içindeyse talebinin değerlendirilmesi, aksi halde lehine geçit hakkı kurulması istenen taşınmazın kadastral yola cephesi bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/220 K: 2024/1950 T: 3.4.2024
Davacılar tarafından dava konusu edilen 1786 parsel sayılı taşınmazın tapu bilgileri incelendiğinde, davacıların dışında da hissedarlar bulunduğu, ancak bu hissedarlara husumet yöneltilmeden karar verildiği görülmüştür. Bu hissedarlara husumet yöneltilmeden, savunmaları alınmadan ve delilleri toplanmadan hüküm kurulmuş olması, hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğundan, eksik taraf teşkili ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/135 K: 2024/2195 T: 25.4.2024
Dava konusu taşınmazların kuzeyinden giden yolun uzun olması, köy içinden dolanarak ana yola ulaştığına ilişkin tespitler, geçit ihtiyacının varlığı yönündeki değerlendirmede yetersizdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda objektif gerekçeler açıklanmaksızın, dava konusu taşınmazın kuzeyinden geçen yolun kesintiye uğradığı noktalar açıklığa kavuşturulmadan, kroki üzerinden gösterilmeden, bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/95 K: 2024/518 T: 25.1.2024
Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşular, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması hâlinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/65 K: 2024/2434 T: 7.5.2024
Zorunlu geçit istemi değerlendirilirken, genel yola ulaşacak seçenekler arasında, daha önce üzerinde geçit kurulmak suretiyle genel yola bağlanmış bir taşınmaz varsa, diğer koşullarla çelişmediği ölçüde, bu seçenekten yararlanılarak bir sonuca ulaşmak mümkündür. Böyle bir durumda, başkaca taşınmaz yararına önceden kurulan geçitin yükü artacağından, bu taşınmaz için uygun bir bedele hükmedilmesi gerekir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2024/20 K: 2024/2112 T: 18.4.2024
Geçit irtifakı tesis edilen davalıya ait taşınmaz üzerindeki duvarın, geçit irtifakı nedeniyle yıkılması gerekmektedir. Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği geçit irtifakına konu taşınmazda oluşan tüm zararların lehine geçit hakkı tesis edilen tarafça karşılanması gerektiğinden mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak duvar bedelinin ve geçit bedelinin hüküm tarihine yakın bir tarih itibariyle belirlenmesi ve toplamlarının depo ettirilmesi gerekir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/5864 K: 2024/358 T: 22.1.2024
Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği geçit irtifakına konu taşınmazda oluşan tüm zararların lehine geçit hakkı tesis edilen tarafça karşılanması gerektiğinden mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak duvar bedelinin ve geçit bedelinin hüküm tarihine yakın bir tarih itibariyle belirlenmesi ve toplamlarının depo ettirilmesi gerekir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/5818 K: 2024/1416 T: 7.3.2024
Taşınmaz lehine 23.03.2018 tarihli fen bilirkişisi raporunun ekinde yer alan krokide “A” harfi ve “yeşil” renk ile gösterilen kısımda (…) sayılı taşınmaz aleyhine geçit irtifakı kurulmasına karar verilmiş ise de yukarıda açıklanan ilkeler ışığında karar tarihine en yakın tarihteki geçit bedelinin belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak tespit edilen miktarın davacıya depo ettirilerek karar verilmesi gerekir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/5697 K: 2024/4614 T: 17.10.2024
Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek geçit hakkı kurulacak güzergah belirtilmek suretiyle geçit hakkı tesisine karar verilmiş ve kurulan irtifak hakkının tapuya tesciline hükmedilmiştir. Oysaki Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012 nci maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kurulan geçit irtifakının kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline hükmedilmesi gerekir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/5301 K: 2024/328 T: 18.1.2024
Lehine geçit kurulan 38 parsel sayılı taşınmazın güneyindeki 37 parsel sayılı taşınmazın, lehine geçit kurulan 38 parsel sayılı taşınmazın paylı malikleri tarafından karar düzeltme aşamasında satın alındığı, bu sebeple aleyhine geçit kurulan 356 parsel sayılı taşınmazdan değil 37 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulması gerektiği, bu durumda mahkemece, geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince lehine geçit kurulan 38 parsel sayılı taşınmazın paydaşları tarafından karar düzeltme aşamasında satın alınan 37 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/4970 K: 2024/3801 T: 12.9.2024
Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkan verilmelidir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/4943 K: 2024/404 T: 23.1.2024
Bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/4943 K: 2024/404 T: 23.1.2024
Geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel, taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel hükümden önce depo ettirilmelidir. Bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/2156 K: 2023/3662 T: 6.7.2023
Dava konusu taşınmazlarda imar uygulaması yapıldığı ancak, imar yolunun fiilen açılmadığının belirtildiği anlaşıldığından; Belediyeden imar durumunun sorulması, daha sonra taşınmazlar başında uzman bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılarak imar yolunun açılıp açılmadığının belirlenmesi, imar yolu açılıp davacının zorunlu geçit ihtiyacı son bulmuşsa davanın reddine karar verilmesi, imar yolu açılamamış ise, bilirkişilerden geçit kurulabilecek alternatiflerin belirlenmesi istenerek, denetime uygun rapor alınması gerekir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/2083 K: 2023/2820 T: 24.5.2023
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/1951 K: 2023/2799 T: 24.5.2023
Mahkemece, kadastro paftasına göre yol olmayan fiilen yol olduğu tespit edilen bölüme bağlanacak şekilde geçit hakkı tesis edilmiştir. Geçit hakkının zorunlu olarak genel kadastral yola bağlanarak tesisi gerekir. Yukarıda değinilen ilkelere göre mahkemece bilirkişi vasıtasıyla başka alternatifler araştırılarak geçit tesis edilmesinin mümkün olup olmadığı tespit edilmeli, geçit tesisinin mümkün olduğunun anlaşılması halinde en uygun seçenekten geçit kurulması gerekirken, kadastro paftasına göre yol olmayan bölüme bağlanmak suretiyle geçit tesisi doğru görülmemiştir Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/1935 K: 2023/2897 T: 29.5.2023
Daha geniş alana sahip komşu taşınmazlardan geçit tesisinin değerlendirilip, bu taşınmazlar yönünden alternatif geçit güzergahlarının belirlenmesi gerekirken diğer parsellere göre daha küçük olan 113 ada 23 parselden geçit tesisi fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine aykırı olduğundan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/2727 K: 2023/3504 T: 21.6.2023
Taşınmazın “B” harfiyle gösterilen geçit güzergahı üzerinde bulunan kargir okul binası ve arsası kamu hizmetine tahsis edilmiş olup bir başka maksat için kullanılması olanaksız bulunduğundan diğer alternatifler de değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/2939 K: 2023/3660 T: 6.7.2023
Davalı DSİ dava tarafı olmayıp geçit hakkı tesisi kararının infazı aşamasında İİK’nın 30 uncu maddesi hükmü gereğince, hükmün infazı tarihinde kanaletlerin deplase işleminin yapılması için gereken bedel belirlenip tahsil edileceğinden, mahkemece bu aşamada DSİ’nin infaz aşamasında yapacağı giderler hesaplanarak hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/3002 K: 2023/4274 T: 28.9.2023
Taşınmazın civarında bulunan 5 No.lu parselin yüz ölçümü diğer tüm taşınmazlardan daha büyük olması yanında (…) sayılı dosya üzerinden daha önce kurulan geçit irtifakı da… Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/3056 K: 2023/3845 T: 18.9.2023
Mahkemece 31.01.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen 2. alternatif üzerinden geçit hakkı tesisine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle üzerinde ev ve çeşme bulunan 1. alternatiften mülkiyet hakkını kısıtlayacak şekilde geçit hakkı tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/3159 K: 2023/3865 T: 18.9.2023
Dere yatakları kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir ve bu özelliği itibariyle de kamu malıdır. Kamu malı olan bir yerin, kişinin özel yararlanmasına terki olanaklı değildir. Geçit davalarında amaç yol ihtiyacı içinde bulunan bir taşınmazın genel yola ulaşımını kesintisiz olarak sağlanmaktır. Dere yatağı tapuya tescil edilmiş bir yer de olmadığından kesintisizlik ilkesi ihlal edilmiş olur. Bu nedenle mahkemece dava konusu taşınmazın geniş paftası getirtilerek genel kadastral yolla bağlantısını sağlayacak farklı alternatifler araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/3104 K: 2023/4039 T: 21.9.2023
Geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel hükümden önce depo ettirilmelidir. Bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Devamını Oku
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/3388 K: 2024/3857 T: 16.9.2024
Mahkemece, aleyhine geçit hakkı tesis edilen taşınmazı ya da taşınmazları ikiye bölmesinin bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması, başka hiçbir çözüm bulunamadığı taktirde, aleyhine geçit hakkı tesis edilen parsellerin ikiye bölünmesi nedeniyle taşınmazlarda meydana gelebilecek değer kaybı da bilirkişiye hesaplattırılarak bu bedelin aleyhine geçit irtifakı kurulan taşınmaz maliklerine verilmek üzere depo ettirilmesi, dava değeri belirlenirken hem geçit irtifak bedeli hem de değer kaybının birlikte hesaplanması, söz konusu bu bedelinde istinaf ve temyiz kesinlik sınırı tespit edilirken dikkate alınması gerekmektedir. Devamını Oku
