Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 110 sayılı Genelge

Linkedin

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Yapı İşleri Müdürlüğü

SAYI: B-01-Gn. Md./110          15 Temmuz 1987

KONU: Kıyılardaki Uygulamalar

Genelge[1]

Bilindiği üzere 3086 Sayılı Kıyı Kanunu, 10.7.1986 gün ve 19160 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1986/4 Sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiş bulunmaktadır.

Yeni Kıyı Kanunu yürürlüğe girene kadar uygulamadaki tereddütleri gidermek amacıyla; Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen karar ve gerekçesinde Anayasaya aykırı bulunmayan hususlar, daha önceki mevzuat ve uygulamalarda yerleşmiş prensipler dikkate alınmak suretiyle aşağıda belirtildiği şekilde işlem yapılması uygun görülmüştür.

Bu genelge deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan şeritlerinde, bu yerlerin özelliklerini gözeterek koruma ve kullanma esaslarını tespit etmek ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartlarını belirlemek amacı ile düzenlenmiştir. Özel kanunlarla verilmiş olan yetki alanlarında bu genelge hükümlerinin yerine, ilgili kanun hükümleri uygulanacaktır.

Kıyı ile ilgili tanımlar:

Bu genelgede geçen deyimlerden;

Kıyı çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgiyi,

Kıyı kenar çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda kıyı çizgisinden sonra, bunların tamamlayıcısı olarak, kara yönünde devam eden su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık, taşlık, sazlık ve bataklık alanların tabii sınırını,

Kıyı: Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alanı,

Sahil Şeridi: Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde;

a- Uygulama imar planı bulunan alanlarda en az 10 metre,

b- Uygulama imar planı bulunmayan belediyeler ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışındaki köy ve mezraların yerleşik alanlarında en az 30 metre,

c-“Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği’nin 6. Bölümüne göre yapı yapılabilecek alanlarda en az 30 metre genişliğindeki alan,

Dar Kıyı: Kıyı kenar çizgisinin kıyı çizgisi ile çakışmasını ifade eder.

Kıyı ile ilgili genel esaslar:

Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır.

Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.

Kıyı kenar çizgisi tanımı içinde kalan yerlerde , mülkiyet yönünden aksi ispat edilmedikçe kamulaştırma yapılıncaya kadar mülkiyet hakkı saklıdır.

Kıyılarda Medeni Kanunun 641 nci maddesi esaslarına öncelikle uyulur.

Kıyı kenar çizgisi tespit edilmeden kıyıda, sahil şeridinde ve kıyıda doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan alanlar üzerinde planlama ve uygulama yapılamaz.

Kıyıda yapılabilecek yapılar:

Kıyıda ancak plan kararı ile:

a- İskele, liman, barınak, yanaşma yeri, rıhtım, dalgakıran, köprü, menfez, istinat duvarı, fener, çekek yeri, kayıkhane, tuzla, dalyan, tasfiye ve pompaj istasyonları gibi kıyının kamu yararına kullanımına ve kıyıyı korumak amacına yönelik altyapı ve tesisler,

b- Turizm Yatırım ve İşletmeleri Nitelikleri Yönetmeliğine uygun olarak yapılacak turizm tesisleri,

c- Faaliyetlerin özellikleri gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan tersane, gemi söküm yeri, santral ve su ürünleri tesisleri gibi özelliği olan yapı ve tesisler yapılabilir.

Bu yapı ve tesisler yapım amaçları dışında kullanılamazlar.

D- Kıyıda doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan araziler üzerinde yapılabilecek yapılar:

Kamu yararının gerektirdiği hallerde kıyıda doldurma ve kurutma suretiyle kazanılan alanlar üzerinde yine ancak plan kararı ile “Kıyıda yapılabilecek yapılar” yapılabilir. Bunlara ilaveten bu alanlar üzerinde, yol, açık otopark, park ve çocuk bahçeleri gibi teknik ve sosyal altyapı alanları düzenlenebilir.

E – Sahil şeridinde yapılabilecek yapılar:

Sahil şeritleri özel mülkiyete konu olabildiğinden bu alanlar üzerinde yine plan kararı ile “Kıyıda doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan araziler üzerinde yapılabilecek yapılar” ile birlikte toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile turizm, dinlenme ve sportif amaçlı yapı ve tesisler yer alabilir.

F – Kıyı Kenar çizgisinin tespiti:

Kıyı kenar çizgisi, Valiliklerce oluşturulacak 5 kişilik bir komisyonca tespit edilir. Bu komisyon aşağıda belirlenen ve kamu görevlisi olan meslek mensuplarından oluşturulacaktır

– Jeoloji Mühendisi, Jeolog, Jeomorfolog,

– Harita ve Kadastro Mühendisi,

– Ziraat Mühendisi,

– Mimar,

– İnşaat Mühendisi,

Bunların bulunmaması halinde İnşaat Mühendisi yerine İnşaat Teknikeri, Harita ve Kadastro Mühendisi yerine Harita ve Kadastro Teknisyeni, Ziraat Mühendisi yerine Ziraat Teknisyeninden oluşturulabilir.

Komisyonca arazide tespit edilen kıyı kenar çizgisi halihazır harita, hava fotoğrafı veya kadastral paftalardan birisi üzerine işlenir. Bu işlem şehir ve kasaba haritalarının yapılmasına ait teknik yönetmelik esaslarına göre yapılır.

Tespit edilen kıyı kenar çizgisi daha sonra yukarıda belirtilen paftalardan var olan herhangi birinin şeffaf ozaliti üzerine işlenir. Paftalar ve ölçü evrakları komisyon üyeleri tarafından imzalanır. Ayrıca arazide tespit edilen kıyı kenar çizgisinin nerelerden ve hangi verilere göre geçtiğini açıklayan bir tutanak 7 nüsha olarak düzenlenir ve komisyon üyeleri tarafından mahallinde imzalanır.

Kıyı kenar çizgisi geçirilmiş paftalar, arazide tutulan tutanakla birlikte Valilikçe İller Bankası Genel Müdürlüğüne gönderilir. İller Bankası Genel Müdürlüğünce incelenerek teknik yönden uygunluğu belgelenen kıyı kenar paftaları Bakan Oluru alınmak suretiyle işleme konulmak üzere Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı işleri Genel Müdürlüğüne iletilir. İşleme koyulan kıyı kenar paftalarının birer nüshası Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerine, bir nüshası Defterdarlığa ve tespit belediye veya mücavir saha sınırları içinde ise ilgili belediyesine iletilmek üzere Valiliğine gönderilir.

Kıyı kenar çizgisinin geçirildiği paftalar bir ay süre ile ilgili Valilik veya Belediyesince ilan olunur. İlgililer bu paftaları Valilik ve Belediyelerinde tetkik edebilirler.

Daha önce tespit edilmiş kıyı kenar çizgileri ise geçerlidir.

G – Kıyıda, sahil şeridinde ve kıyıda doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan araziler üzerinde yapılacak planlama:

Kıyıda, sahil şeridinde ve kıyıda doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan araziler üzerinde, bu genelgede belirlenen esaslar çerçevesinde düzenlenen planlar, İmar mevzuatına ve yerin özelliğine göre 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesine göre onaylanarak kesinleşir.

Ancak bu planların onanmasından önce Ulaştırma Bakanlığı, Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü, Deniz ve Liman İşleri Dairesi Başkanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Planlama ve Yatırımlar Dairesi Başkanlığının olumlu görüşlerinin alınması şarttır. Ulaştırma Bakanlığınca gerekli durumlarda askeri mercilerin uygun görüşü de alınacaktır.

Bilgi alınmasını, gereğini ve bu genelgenin iliniz dahilinde bulunan Belediye Başkanlıklarına duyurulmasının teminini rica ederim.

İ. Safa GİRAY             Bayındırlık ve İskan Bakanı

[1] Bilindiği üzere; 3086 sayılı Kıyı Yasası Anayasa Mahkemesi tarafından 10 Temmuz 1986 günlü R.G. de yayımlanan iptal kararıyla yürürlükten kalktı. 3086 sayılı Yasanın iptali nedeniyle bu Yasaya dayanılarak çıkarılan Yönetmelikte hükümsüz kaldı. Yeni bir Kıyı Yasası çıkıncaya kadar doğan hukuki boşluğu doldurmak için yukarıdaki 110 sayılı Genelge çıkarıldı. Bu Genelge, 3621 sayılı Kıyı Yasasının R.G. de yayımlandığı 17 Nisan 1990 gününe kadar uygulamada kaldı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.