1. Anasayfa
  2. Yargı Kararı Özetleri

Paydaşlıktan Çıkarma Yargıtay Kararları


Paydaşlıktan çıkarma davası, kendi tutum ve davranışlarıyla veya malın kullanılmasını bıraktığı ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin tutum ve davranışlarıyla diğer paydaşların tamamına veya bir kısmına karşı olan yükümlülüklerini ağır biçimde çiğneyen paydaşın, dava acıkmak suretiyle hisseli tapudan çıkarılmasıdır. Konu hakkında bilgi almak için şu yazımıza bakabilirsiniz: Hisseli Tapuda Paydaşlıktan Çıkarma Davası

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 1981/1029 K: 1981/1904

Kiracının tapuda ikametgah olarak kayıtlı bölümü işyeri olarak kullanması ve köpek beslemesi diğer maliklere 25. maddeye dayanarak tahliye talep etme hakkını bahşetmez. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1996/8046 K: 1996/9435

Davalıya ait bağımsız bölümlerin devrine ilişkin dava mahkemece icra takiplerine konu olan borçların ödenmiş olduğu gerekçesi ile reddedilmiş ise de, sözü edilen takiplere ait dosyalar bu dosya içerisine konulmadığı gibi icra takip dosyalarındaki sonuçlar belirlenip tutanağa geçirilmediğinden davalının tüm borçlarının ödendiği belgelendirilmemiştir. Mahkemece, takip konusu edilen ortak giderlerin tahsiline ilişkin icra dosyaları getirtilip her birindeki ödemenin tam olarak yapılıp yapılmadığı saptanmalıdır. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1997/1368 K: 1997/4037

Kat Mülkiyeti Kanununda rahatsız edici durumlar sebebiyle bağımsız bölümlerin tahliyesi öngörülmemiştir. Bu husus ancak KMK. nun 24. maddesinde öngörülen yasak işlerde geçerlidir. Kötü kullanımın devam etmesi halinde ve koşulların gerçekleşmesi durumunda Kat Mülkiyeti Kanununun 25. maddesinde öngörülen devir söz konusu olabilir. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1997/2749 K: 1997/4904

Kat Mülkiyeti Kanununun 25. maddesinin uygulanabilmesi için kat maliklerinden birinin kanuna göre kendisine düşen borç ve yükümlülükleri yerine getirmemesi suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını ihlal etmesi gerekmektedir. Önceki malik hakkında yapılan icra takipleri sonraki malik hakkında uygulanamaz. Devamını Oku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E: 1980/1938 K: 1981/24

Apartmanda huzursuzluk çıkaran ve kiracı olan davalı aleyhine Kat Mülkiyeti Yasası’nın 18. maddesine göre dava açılabilir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 25. maddesi, ancak kat malikleri hakkında uygulanabileceğinden ve kiracı hakkında yalnız 18. maddeye göre dava açılabilir. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1997/8069 K: 1997/10621

Kat Mülkiyeti Kanununun 25. maddesinin (a) bendindeki koşulun gerçekleşmesi için yalnız icra takibinin yapılması yeterli olmayıp bu takibin haklılığının da belirlenmesi söz konusudur. Son iki takibe vaki itirazın kaldırılması için herhangi bir girişimde bulunulmamış olması icra takibinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığını askıda bırakmakta olup, bu durumda yasada öngörülen 3 haklı icra takibi koşulu gerçekleşmemiştir. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1998/1639 K: 1998/2304

Çekilmezlik halinin mevcut olup olmadığı yargılama ile belirlenecek ise de, davanın ön şartı, kat maliklerinin bir araya gelerek hem çekilmezlik halini hem de bağımsız bölümün devrini kendi aralarında konuşup tartışmalarını öngören kat malikleri kurulu toplantısıdır. Bu toplantı yapılmadan, devir istemi ile dava açılamaz. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 1999/821 K: 1999/2027

Ortak giderlerden ve avanstan kendine düşen borçları ödemeyenler aleyhine açılan müstakil bölümünün mülkiyet hakkının devredilmesi davalarında, dava sebebinin ortadan kalkması durumunda, dava hakkının düştüğünün kabulü ile davanın reddine karar verilmelidir. Devamını Oku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 1999/1052 K: 2000/10

Davalı her üç takibe de itiraz etmiş, itirazların icra tetkik merciinde kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, takibe konu borçların tamamını davadan önce ödemiş, sonuncu ödemeden üç ay sonrada kat mülkiyetinin devri davası açılmışsa da; 634 sayılı Kanunun 25. madde 4. fıkrasının (a) bendinde öngörülen dava sebebinin ortadan kalkması, düşme sonucunu doğurur. Davalının borcunu icra takibi sonucu ödemesinin dava hakkının düşmesi için yeterli olmadığı doğrultusundaki yorum hak, nesafet ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayan sonuçlar doğmasına neden olacağı ve eylemle önlem arasında adil olmayan bir dengesizlik yaratacağı açıktır. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2002/10749 K: 2002/12058

Somut olayda; Yasanın yukarıda açıklanan hükmüne göre dava açılabilmesinin ön şartı olan kat malikleri kurulundan karar alınması suretiyle diğer kat maliklerinin devir isteme haklarını kullanmalarına olanak sağlanmamış bulunduğundan davacının dava koşulu yerine getirilmeden açtığı bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2003/8423 K: 2003/10272

Kat Mülkiyeti Kanununun 25. maddesinde yazılı koşulların oluşması için, aynı Kanunun 33. maddesine göre açılan davanın kabul edilip kesinleşmesi, sonra da davalının bir sene içinde bu kararı kendiliğinden yerine getirmesinin beklenmesi yeterli değildir. Bu koşulların gerçekleşmesi için böyle bir mahkeme kararı ile birlikte bu kararın infazı için davalının usulüne uygun biçimde uyarılması, veya icraya başvurularak, bu konudaki davranışının kesin olarak belirlenmesi gerekir. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2004/9658 K: 2005/1122

Davacı tarafın ileri sürdüğü hususlar Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi kapsamında olup, bu durumda davalı tarafın diğer bağımsız bölümlerde oturanlara verdikleri rahatsızlığın saptanması ile bunların giderilmesi için alınması gereken önlemlere hükmedilmesi gerekir. Uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile bu madde hükmü çerçevesinde değerlendirme yapılıp oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 25. madde açısından değerlendirilip, bu maddede öngörülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2013/9176 K: 2013/11671

Kat Mülkiyeti Yasası’nın 25. maddesinin 1. fıkrasında (…), aynı maddenin 3. fıkrasında ise birinci fıkrada yazılı çekilmezlik hallerinin mevcut farz edildiği durumlar sayılmış olup, dava konusu uyuşmazlığın sözü edilen madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Kat Mülkiyeti Kanununun 47. maddesinin 4. fıkrasında ise (…) şeklinde düzenleme getirilmiş olup, istem bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Devamını Oku

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2020/4125 K: 2021/1110

Davacı taraf dava konusu 512 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davalının paylı mülkiyet ilişkisini çekilmez hale getirdiğinden bahisle paydaşlıktan çıkarılmasını talep ettiğinden, davanın Türk Medeni Kanunun 696. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir. Devamını Oku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2023/556 K: 2023/567

Bölge adliye mahkemesince, sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren ve paydaşlıktan çıkarma istemine ilişkin olan davada verilen kararın temyizinin kabil olmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Devamını Oku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E: 2021/7823 K: 2021/3198 T: 24.11.2021

Bölge adliye mahkemesince, sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren ve paydaşlıktan çıkarma istemine ilişkin olan davada verilen kararın temyizinin kabil olmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, temyiz isteminin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediği Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2011/4877 K: 2011/9195 T: 19.9.2011

Paydaşlıktan çıkarma davalarında da paydaşlığın giderilmesi davasında olduğu gibi paya ait satış kararı cebri icra yoluyla paraya çevirmeye ilişkin hükümler uyarınca yerine getirilir. Bu benzerlikler nedeniyle yasa koyucu eski bu dava türü için görevli mahkeme hakkında özel bir düzenleme yapılmasına gerek görmemiştir. Dairemizin yerleşen devamlılık gösteren içtihatlarında yasa koyucunun görev hususunda düzenleme yapmaması ve yasa düzenlemesi dikkate alınarak bu tür davalara bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu kabul edilmiştir. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2010/2725 K: 2010/6722 T: 03.06.2010

Paydaşlığın giderilmesi davası paylı mülkiyeti tamamen sona erdirdiği halde paydaşlıktan çıkarma davası paylı mülkiyeti tamamen ortadan kaldırmayan ve sadece paydaşlıktan çıkarılması istenilen paydaşın paydaşlıktan çıkarılmasını sağlayan bir davadır. Ancak, araştırma, inceleme ve yöntem açısından her iki davada benzerlikler taşımaktadır. Bu nedenle, yasa koyucu paydaşlıktan çıkarma davaları için görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla ayrı bir düzenlemeye gerek görmemiştir. Bu sebeple görevli mahkemenin ortaklığın giderilmesi davalarında olduğu gibi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2008/3140 K: 2008/5335 T: 28.04.2008

Paydaşlığın giderilmesi davası paylı mülkiyeti tamamen sona erdirdiği halde paydaşlıktan çıkarma davası paylı mülkiyeti tamamen ortadan kaldırmayan ve sadece paydaşlıktan çıkarılması istenilen paydaşın paydaşlıktan çıkarılmasını sağlayan bir davadır. Ancak, araştırma, inceleme ve yöntem açısından her iki davada benzerlikler taşımaktadır. Bu nedenle, yasa koyucu paydaşlıktan çıkarma davaları için görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla ayrı bir düzenlemeye gerek görmemiştir. Bu sebeple görevli mahkemenin ortaklığın giderilmesi davalarında olduğu gibi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1993/3996 K: 1993/4191 T: 06.04.1993

Bir kısım hissedarların bizzat kendileri veya malın kullanılmasını bıraktıkları ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin tutum ve davranışlarıyla diğer hissedarların tümüne veya bir kısmına karşı olan yükümlülüklerini, ağır surette ihlal edip etmediklerinin, bu yüzden müşterek mülkiyet ilişkisinin çekilmez hale gelip gelmediği hususundaki uyuşmazlık tarafların tüm delilleriyle değerlendirilerek çözülmelidir. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1996/2606 K: 1996/2885 T: 25.03.1996

Ortaklığın giderilmesi davasının davalısı, davacı aleyhine paydaşlıktan çıkartılması davası açtığını iler sürdüğüne göre adı geçen dosyanın mahkemesinden celp edilmesi, neticelenmemiş ise sonucunun beklenmesi ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1999/5022 K: 1999/5019 T: 02.06.1999

Çıkarılacak paydaşın payını karşılayacak kısmın müşterek mülkten ayrılıp ayrılmayacağının ve çıkarılacak paydaşa tahsisinin mümkün olup olamayacağının incelenmesi, tahsis mümkünse fen ehline tanzim ettirilerek krokinin, taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise, imar yasası ve yönetmeliği uyarınca bu ayrımın mümkün olup olmadığının Belediyeden, taşınmaz Belediye ve mücavir alan dışındaysa aynı hususun İl İdare Kurulundan sorularak saptanması gerekir. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2001/6589 K: 2001/6768 T: 18.09.2001

Maddede bahsedilen yükümlülüklerin ağır surette ihlali deyiminden kusurun özel bir yoğunlukta ve önemde bulunması amaçlanmıştır. Ağır surette ihlal unsurunun gerçekleşebilmesi için paydaşın kasten ve bilerek müşterek mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi gerekir. Davalının kanuni hakkı olan ortaklığın giderilmesi davası açması müşterek mülkiyet ilişkisinin ağır surette ihlalı anlamına gelmediği gibi paydaşlığı çekilmez halede getirmez. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1992/14169 K: 1992/14944 T: 24.12.1992

Çıkarma istemini haklı gören hakimin çıkarılacak paydaşın payını karşılayacak kısmın müşterek mülkten ayrılıp ayrılamayacağının ve çıkarılacak paydaşa tahsisinin mümkün olup olamayacağının incelenmesi ayrımı mümkün olmayan payın dava tarihindeki değeri ile, devrinin isteyene verilmesinin dava dilekçesinde istenip istenmediğinin gözönünde tutulması, hisseyi karşılayacak kısmın maldan aynen ayrılması mümkün olmazsa ve bu paya talip olan paydaş bulunmazsa, ancak tayin edilen uygun süre içinde temlik edilmeyen payın açık artırma ile satışına karar verileceğinin düşünülmesi icabeder. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1995/4043 K: 1995/4221 T: 20.04.1995

Davacı ve davalı arasında ticari ilişkilerden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu kesinlikle anlaşılmaktadır. Davacının davalı ile olan şahsi ve ticari ilişkilerinden kaynaklanan olumsuz uyuşmazlıklarını ileri sürerek davalının MK: 626/a gereğince ortaklıktan çıkarma isteminde bulunması yasanın amacına uygun değildir. Davalı paydaşın müşterek mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirdiğini belirleyen kanıt yoktur. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1998/10361 K: 1998/10327 T: 03.12.1998

Davacı kat karşılığı inşaat yaptırma isteklerine davalının karşı çıkmış olmasını dava sebebi olarak göstermiş davalı ise böyle bir direnme olmadığını sadece yasal hakkını talebettiğini bildirmiş, iddia mahiyeti itibariyle madde de amaçlanan mükellefiyetin ağır surette ihlali kapsamına girmediği gibi mevcut delillerle de kanıtlanamamıştır. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1998/10797 K: 1998/10953 T: 21.12.1998

Madde de bahsedilen yükümlülüklerin ağır surette ihlali deyiminden kusurun özel bir yoğunlukta ve önemde bulunması amaçlanmıştır. Ağır surette ihlal unsurunun gerçekleşebilmesi için, paydaşın kasten ve bilerek müşterek mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi gerekir. Fiilin işleniş tarzı, paydaşların sosyal ve ekonomik koşulları ile, objektif iyi niyet kuralları değerlendirilerek, her olayın özelliğine göre hakkaniyete uygun adil bir çözüm getirilmelidir. Devamını Oku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2014/6-2408 K: 2016/797 T: 15.6.2016

Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkemeyi belirleyen kanun koyucu, paydaşlıktan çıkarma davalarında görev konusunda bir düzenleme getirmemiştir. Ancak, uyuşmazlığın çözümü için izlenecek yol ve yapılacak araştırma, hakkın ve taşınmazın paylaştırılması ve satış aşamaları açısından benzerlikler taşımakta olduğuna göre daha kapsamlı olan ortaklığın giderilmesi davalarında görevli olan sulh hukuk mahkemesinin, daha dar kapsamlı olan paydaşın ortaklıktan çıkarılması davasında da görevli olması gereklidir. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2013/17665 K: 2014/8780 T: 13.05.2014

Kat Mülkiyeti Yasası’nın 25. maddesinde, diğer kat maliklerinin haklarının onlar için çekilmez hale gelecek derecede ihlal eden bağımsız bölüm maliklerinin, bu maddede sayılı koşulların gerçekleşmesi halinde bağımsız bölümlerinin diğer kat malikleri tarafından devralınması hususu düzenlenmiştir. Kat mülkiyetinin devri zorunluluğu getiren bu maddede sayılı koşullardan biri de diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar vermesidir. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 1998/10763 K: 1998/10762 T: 15.12.1998

Madde de bahsedilen yükümlülüklerin ağır surette ihlali deyiminden kusurun özel bir yoğunlukta ve önemde bulunması amaçlanmıştır. Ağır surette ihlal unsurunun gerçekleşebilmesi için, paydaşın kasten ve bilerek müşterek mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi gerekir. Fiilin işleniş tarzı, paydaşların sosyal ve ekonomik koşulları ile, objektif iyi niyet kuralları değerlendirilerek, her olayın özelliğine göre hakkaniyete uygun adil bir çözüm getirilmelidir. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2009/6241 K: 2009/9713 T: 10.11.2009

Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda elbirliği hali devam ettiği sürece paydaşlardan birinin paydaşlıktan çıkartılması mümkün bulunmadığı. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2010/12449 K: 2011/1410 T: 15.02.2011

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 696. maddesi gereğince paydaşlıktan çıkarma kararı verilebilmesi için bir paydaşın tutum ve davranışlarıyla diğer paydaşların tümüne veya bir kısmına karşı olan yükümlülüklerini ağır suretle ihlal etmesi ve bu davranışı yüzünden müşterek mülkiyet ilişkisinin devamının çekilmez hale gelmesi gerekmektedir. Maddede bahsedilen yükümlülüklerin ağır surette ihlali deyiminden kusurun özel bir yoğunlukta ve önemde bulunması amaçlanmıştır. Ağır surette ihlal unsurunun gerçekleşebilmesi için, paydaşın kasten ve bilerek müşterek mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi gerekir. Devamını Oku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2011/14107 K: 2012/2502 T: 21.02.2012

Yükümlülüklerin ağır surette çiğnenmesi deyiminden kusurun özel bir yoğunlukta ve önemde bulunması amaçlanmıştır. Bu unsurun gerçekleşebilmesi için paydaşın kasten ve bilerek paylı mülkiyet ilişkisini çekilmez hale getirmesi gerekir. Fiilin işleniş tarzı, paydaşların sosyal ve ekonomik koşulları ile objektif dürüstlük kuralları değerlendirilerek her olayın özelliğine göre hakkaniyete uygun adil bir çözüm getirilmelidir. Devamını Oku

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2013/3752 K: 2013/6325 T: 29.04.2013

Paydaşlıktan çıkarma davası 6100 sayılı HMK’nın 165/1. maddesi gereğince 2010/270 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele teşkil eder. Devamını Oku

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E: 2014/481 K: 2014/5901 T: 01.04.2014

Kat Mülkiyeti Yasası’nın Ek 1.maddesi uyarınca, bu Yasadan doğan her türlü anlaşmazlığın -değerine bakılmaksızın- sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği gözetilerek paydaşlıktan çıkarma davasında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, asliye hukuk mahkemesince davaya bakılıp işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Devamını Oku

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2015/7945 K: 2017/852 T: 08.02.2017

Paydaşlığın giderilmesi ve paydaşlıktan çıkarma davaları amacı ve sonucu itibariyle farklılık göstermekte ise de uyuşmazlığın çözümü için izlenecek yol ve yapılacak araştırma, inceleme açısından benzerlikler taşımaktadır. Gerçekten konunun düzenlendiği TMK.nun 696. maddesinde (MK 626/a) açıklanan yönteme göre paydaşlıktan çıkarma davasında da paydaşlığın giderilmesi davasında olduğu gibi öncelikle paydaşlıktan çıkarılması istenen paydaşın payını karşılayacak kısmın maldan ayırmaya olanak bulunup bulunmadığının yani payın aynen ayrılmasının mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Devamını Oku

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E: 2017/6425 K: 2018/3554 T: 08.05.2020

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, dava konusu taşınmazda kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulu olmadığı ve davacının da söz konusu taşınmazın ½ hissesine malik olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 696. maddesine göre mahkeme kararıyla paydaşlıktan çıkarmaya ilişkin dava açılabilmesi için pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanmadığı anlaşılmakla Devamını Oku

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.