Parselasyon İşlemlerinde Hazine Adına Tescil Edilmesi Gereken Kapanan Yollar

Makalemizi paylaşır mısınız?

Kapanan yolların ne şekilde ihdas edileceğine değinmeden önce Hazine adına tescil edilmesi gereken bazı kapanan yolların izah edilmesi gerekmektedir. Çünkü kapanan bazı yolların Hazine adına tescili konusunda mevzuatımızda özel hükümler (örneğin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 8. maddesi gibi) yer almaktadır. Kapanan diğer yolların ne şekilde ihdas edileceği konusunda şu yazımıza bakabilirsiniz: Parselasyon İşlemlerinde Düzenleme Alanındaki Kapanan Yolların Durumu

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 8. maddesi gibi hükümler, kapanan bazı yolların Hazine adına tescili açısından özel hüküm niteliğindedir ve bu konudaki diğer hükümlere nazaran evveliyatla uygulanmaları gerekmektedir. Bir başka ifadeyle bu yollarla ilgili olarak özel kanunlarında hükümler bulunmaktadır ve bu özel hükümler, hem Tapu Kanunu’nun 21. maddesine, hem de İmar Kanunu’nun 11. maddesinin son fıkrasına nazaran evveliyatla uygulanır.

Bu kapsamda, uygulama esnasında düzenleme alanında bulunan ve kapanan yollardan (imar ya da kadastro yolu olması fark etmez) aşağıda sayılan yerlerin Hazine adına tescili gerekir. Bu gibi yerlerin belediye adına tescili mümkün olmadığı gibi, düzenleme ortaklık payı (DOP) içinde (umumi hizmet alanları hesabında) değerlendirilmesine de imkan yoktur. Normal koşullar altında, 18. madde uygulamasından önce 11. maddeye göre Hazine adına tescil edilmesi gereken bu taşınmazlar, eğer parselasyon yapılıncaya kadar Hazine adına tescil edilmemiş ise uygulama esnasında Hazine adına ihdas edilir ve Hazine taşınmazı gibi değerlendirilir. Dolayısıyla bu yerlerden diğer Hazine taşınmazları gibi DOP kesilebilir.

1. İmar Kanunu’nun 11. Maddesi veya Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 7. Maddesi Kapsamında Terk Edilen Yerlerin Durumu

Bilindiği üzere 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi ile (mülga) 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 8. fıkrası, imar planına göre umumi hizmet alanlarına denk gelen Hazine taşınmazlarının, belediyelere veya il özel idarelerine terkini öngörmektedir.

İmar Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasına göre “imar planlarında; meydan, yol, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir.” Keza 3030 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 8. fıkrası şu hükmü ihtiva etmekteydi: “İmar ve yol istikamet planlarında meydan, yol park, yeşil saha ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan alanlarda ve imar uygulaması sırasında yapılmak kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarına ait gayrimenkuller görev alanları itibariyle büyük şehir ve ilçe belediyelerine Maliye ve Gümrük Bakanlığı kararı ile bedelsiz olarak terkedilebilir ve tapu kaydı terkin edilir.”

Bu şekilde terk edilen yerlerin, sonradan yapılacak imar planına göre özel mülkiyete konu olabilecek alanda kalması durumunda, arazi ve arsa düzenlemesi esnasında bunların Maliye Hazinesi adına ihdas edilmesi gerekmektedir. Çünkü 3194 sayılı İmar Kanununun 11. maddesi veya (mülga) 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanunun 7. maddesi kapsamında belediyelere veya il özel idarelerine terk edilen yerlerin, imar planı değişikliği ile özel mülkiyete konu olabilecek hale gelmesi halinde Hazine adına tescil edilmesi, 3194 Kanun’un 11. maddesinin amir hükmüdür. 11. maddenin 3. fıkrasına göre belediyelere veya il özel idarelerine terk edilen bu yerlerin kullanılış şekli, yeni bir imar planıyla değiştirilip özel mülkiyete konu olabilecek hale getirildiği takdirde, bu yerler devir alınan idareye belediye veya özel idarece aynı usulle iade edilir. Buna aykırı davranışı sabit olan ilgililer şahsen sorumludur.

Bu nedenle bu tür taşınmazlar açısından ne 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesinin son fıkrası, ne de 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesi uygulanabilir.

2. Karayolları Genel Müdürlüğü Tarafından Satın Alma, Kamulaştırma veya Maliye Bakanlığından Devralınmak Suretiyle Edinilen ve Sonrasında Yol Ağı İçin Terk Edilen Yollar

Bu yollar, adı geçen Genel Müdürlük tarafından satın alındıktan, kamulaştırıldıktan veya Maliye Bakanlığından devralındıktan sonra tapu sicilinden terkin edilmektedir.

Bu yolların, daha sonra yapılacak imar planına göre özel mülkiyete konu olabilecek alanda kalması durumunda, ihdasın Hazine adına yapılması gerekmektedir. İhdas işleminin, arazi ve arsa düzenlemesi esnasında yapılması, sonucu değiştirir bir durum değildir. Parselasyon işlemleri esnasında da bu yerlerin tescili Maliye Hazinesi adına yapılır. TKGM’nin 1477 sayılı Genelgesine göre; Karayolları Genel Müdürlüğünce yol için kamulaştırılarak sicilden terkin edilen yerlerin güzergahının değişmesi sebebiyle kapanması halinde, bu yerlerin Karayolları Genel Müdürlüğünün istemiyle Maliye Hazinesi adına tescil edilmesi gerekir. Ancak Karayolları Genel Müdürlüğü, tarafından kendi adına tescil isteminde bulunulması halinde, bu tür kapanan yolların, adı geçen Genel Müdürlük adına tescili de mümkündür[1].

Aynı durumun, Hazine tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne devredildikten[2] sonra sicilden terkin edilen yollar için de geçerli olması (bir başka ifadeyle evveliyatla uygulanması) gerekir. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından satın alınan ya da kamulaştırılan yolların ihdasının Maliye Hazinesi adına yapıldığı dikkate alınırsa, Hazine tarafından bu Genel Müdürlüğe devredilen yolların ihdasının da Hazine adına yapılması gerektiği görülecektir. Buna göre Hazine (Maliye Bakanlığı) tarafından Karayolları Genel Müdürlüğü’ne devredilen yerlerin ihdas edilmesi halinde, ihdas Hazine adına yapılır.

Dolayısıyla 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesi bu alanların ihdası açısından uygulanmaz[3]. Çünkü 21. maddede belirtilen yollar, kadimden beri yol olarak kullanılan kadastro yollarıdır. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesinin son fıkrası da bu yollar açısından uygulanabilir değildir.

3. Turizmi Teşvik Kanunu Kapsamında Kalan Yollar

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 8/a maddesine göre, kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgeleri ile turizm alan ve merkezlerinde kapanan yol ve yol fazlalarının Hazine adına ihdas edilmesi gerekir.

Bu hüküm hem 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesine, hem de Tapu Kanunu’nun 21. maddesine nazaran özel hüküm niteliğindedir. Turizm Teşvik Kanunu özel hüküm, İmar Kanunu ise genel hüküm niteliğindedir. Turizm Teşvik Kanunu’nun uygulama önceliğinin bulunması lex specialis (özel hüküm genel hükmü ilga eder) genel hukuk ilkesine de uygunluk arz etmektedir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 4. maddesi dikkate alındığında, turizm hizmeti ile bu hizmetin gereği, turizm bölgeleri, turizm alanları ve turizm merkezlerinin tespiti ve geliştirilmeleri, turizm yatırım ve işletmelerinin teşvik edilmesi, düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla çıkarılan 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun uygulandığı alanlarda öncelikle, 2634 sayılı Kanun’da öngörülen imarla ilgili hükümlerin uygulanması, İmar Kanunu’nun ise sadece Turizm Teşvik Kanunu’nun hükümlerine aykırı olmadığı oranda uygulanması gerektiği açıktır.

Yine, 1934 yılında yayımlanan 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesindeki, köy ve belediye sınırları içinde kapanmış yollarla yol fazlaları köy veya belediye namına tescil edileceği hükmüne karşılık 1982 yılında çıkarılan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 8. maddesinin (A) fıkrasının birinci bendinde, imar planları yapılmış ve turizme ayrılmış yerlerdeki taşınmaz mallardan Hazine adına tescili yapılmamış Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle, kapanan yollar ve yol fazlalarının (köy veya belediye namına değil) Hazine adına resen tescil edileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, kanun koyucunun 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu ile turizme ayrılmış yerlerdeki taşınmaz malların korunması amacıyla imar uygulamalarını ve dolaysıyla yoldan ihdasları daha farklı düzenlediği izahtan varestedir. İmar planı uygulamaları sonrasında kapanmış yollarla yol fazlalarının hangi kurum adanı tescil edileceğine ilişkin her iki kanun arasında bir çelişki varmış gibi görünse de; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 2644 sayılı Tapu Kanunu’na göre daha özel ve yürürlük tarihi itibariyle daha yeni bir düzenleme niteliğinde olması sebebiyle 2634 sayılı Kanun kapsamındaki alanlarda kapanan yollar Hazine adına ihdas edilir.

Dolayısıyla kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgeleri ile turizm alan ve merkezlerinde yapılacak arazi ve arsa düzenlemelerinde öncelikle bu hükmün uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle bu alan ve merkezlerde yapılacak arazi ve arsa düzenlemelerinde kapanan yollar ve yol fazlaları, Hazine adına ihdas ve tescil edilir. TKGM Hukuk Müşavirliğinin 2009 yılında verdiği B.09.1.TKG.061-647-03-01-09-501 sayılı görüşü de bu yöndedir[4].

4. Afet Bölgesi İçinde İmar Planına Göre İnşaat Alanında Kalan Yollar

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 21. maddesi; afet bölgesi içinde ve dışında tespit olunan imar ve iskân alanları içindeki taşınmazlardan Hazineye, özel idareye, belediyeye, köy tüzel kişiliğine veya katma bütçeli dairelere ait olanlardan (Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmazları ile, Hazineye, özel idare ve belediyeye ait taşınmazlardan bir kamu hizmetine tahsis edilenler hariç) ihtiyaç duyulan miktarın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının isteği üzerine bedelsiz olarak tahsis ve temlik olunacağı hükmünü amirdir.

Her ne kadar Kanun metninde kapanan yollardan bahsedilmemiş ise de, tüm kamu idarelerine ait taşınmazların Hazine adına tescil edildiği bir durumda kapanan yolların da Hazine adına tescil edilmesi gerektiği muhakkaktır.

[1]     Çelik, Kemal (2006) Planlama ve İmar Kanunu Uygulaması, Arazi ve Arsa Düzenlemesi, s: 261, Koçak, Hüseyin ve Beyaz, Metin (2007) İmar Uygulamaları, s: 234

[2]     (Mülga) 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 6. maddesine göre, il yolları ağına giren taşınmazlar, üzerindeki tesisler ile birlikte ilgili idareler tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne parasız olarak devir ve temlik olunur.

Milli Emlak Kitabı

[3]     Koçak, Hüseyin ve Beyaz, Metin (2007) İmar Uygulamaları, s: 234

[4]     Erişim adresi: www.tkgm.gov.tr/sites/default/files/icerik/ekleri/647-03-01-09-501.doc, Erişim Tarihi: 09.05.2016

Parselasyon İşlemlerinde Hazine Adına Tescil Edilmesi Gereken Kapanan Yollar
Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2451 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.