Parselasyon Yapmaya Hangi Kamu İdaresi Yetkili? Parselasyon İşlemlerini Kim Onaylar?

Makalemizi paylaşır mısınız?

Parselasyon Yapma Yetkisi:  Parselasyon Planlarını Kim Yapar?

Gerek 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi ve gerekse diğer özel kanun hükümleri gereğince yapılan arazi ve arsa düzenlemesi işlemleri, idari işlemlerdir. Danıştay’a göre, parselasyon işlemi, sübjektif (bireysel) idari bir işlemdir. Bu nedenle idari işlemin taşıması gereken bütün unsurlar (yetki, şekil, sebep, konu ve amaç) parselasyon işlemleri için de geçerlidir. Bu unsurlardan bir tanesi ise yetkidir.

Yetki, bir idari işlemin hangi kamu idaresi tarafından yapılması gerektiğini ifade eder. Dolayısıyla yetki konusu, parselasyon işleminin yetkili kamu idaresi ve bu kamu idaresinin yetkili organı tarafından yapılıp yapılmadığının incelenmesini içerir. Bu ilkeyi arazi ve arsa düzenlemesi açısından uygularsak, yetki, parselasyon işleminin yetkili kamu idaresi ve bu idarenin yetkili organı tarafından yapılıp yapılmadığını ifade eder. Yetki unsurunun; yer yönünden yetki, kişi yönünden yetki, konu yönünden yetki ve zaman yönünden yetki olmak üzere dört önemli yönü bulunmaktadır. Şimdi sırayla bunları parselasyon açısından irdeleyelim.

Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde/Dışında Parselasyon Yapma Yetkisi

Parselasyon açısından yer yönünden genel yetki kuralı, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu maddenin 1. fıkrasına göre imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Buna göre arazi ve arsa düzenlemesi yapma yetkisi, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde belediyelere; bu sınırlar dışında valiliklere (5302 sayılı Kanun’dan sonra il özel idarelerine) aittir.

Büyükşehir Belediyesi Olan Yerlerde Parselasyon Yapma Yetkisi

Büyükşehir belediyelerinde parselasyon yetkisi, büyükşehir belediyesi denetiminde ilgili ilçe belediyesince kullanılır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânları” ibaresi yer almaktadır. Bu nedenle büyükşehir belediyelerinde parselasyon yetkisi, ilçe belediyeleri tarafından kullanılmaktadır.

Büyükşehir Belediyelerinin Parselasyon Yapmaya Yetkili Olduğu Durumlar

Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilen görevlerin gerektirdiği parselasyon işlemleri büyükşehir belediyeleri tarafından yerine getirilir. Ayrıca bazı özel kanunlarda (örneğin 6306 sayılı Kanun) büyükşehir belediyelerine görevler yüklenmiştir. İşte bu görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili imar planlarını ve imar uygulamalarını (buna parselasyon da dâhildir) yapma yetkisi büyükşehir belediyelerine verilmiştir.

Nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilçe belediyelerince parselasyon plânlarının yapılmaması durumunda, bu yetki büyükşehir belediyesine geçmektedir.

İlçe Belediyelerinin Yaptığı Parselasyon İşlemlerinin Büyükşehir Belediyesinin Onayına Tabi Olması

Büyükşehir içindeki ilçe belediyeleri tarafından yapılan arazi ve arsa düzenlemesi işlemleri (parselasyon planları), büyükşehir belediyesinin onayına ve denetimine tabidir. 5216 sayılı Kanun’un 7/b maddesine göre büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek büyükşehir belediyesinin yetkisindedir.

Belediyelerde Parselasyon İşlemlerini Kim Onaylar?

Belediyelerde, arazi ve araz düzenlemesi yetkisi belediye encümenine aittir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 19. maddesinin 1. fıkrasında, imar planlarına göre yapılan parselasyon planlarının belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni tarafından onaylanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle, encümen dışındaki diğer organların (örneğin belediye meclisinin ya belediye başkanının) düzenleme yapma yetkisi bulunmamaktadır.

3194 sayılı İmar Kanununun “Parselasyon Planlarının Hazırlanması ve Tescili” başlıklı 19.maddesinde, imar planlarına göre parselasyon planlarının yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin 25. maddesine göre parselasyon planları, parselasyon planına ait belgelerle beraber; büyükşehirlerde, Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamında parselasyon planlarının büyükşehir belediyesince yapılması halinde büyükşehir belediyesi encümeni kararı ile; parselasyon planlarının ilçe belediyesince yapılması halinde, ilçe belediye encümeni kararı ve büyükşehir belediyesi encümeni kararı ile; diğer belediyelerde, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni kararı; dışında ise il idare kurulu kararı veya parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarenin onayından sonra yürürlüğe girer.

Bu düzenlemelerin ışığı altında parselasyon planlarının hazırlanması ve parselasyon işlemlerinin yapılmasında yetkili organın belediye ve mücavir alanı içinde belediye encümenleri olduğu anlaşılmaktadır. Buna paralel olarak, belediye encümeni tarafından onaylanarak yürürlüğe giren bir parselasyon işlemi, belediye meclisince veya başka herhangi bir organ tarafından alınacak bir kararla ortadan kaldırılamaz[1].

Elbette ki parselasyona ilişkin hazırlık işlemleri belediyelerin imar müdürlükleri tarafından yapılmaktadır; ancak bu işlemler encümen kararı ve onayı olmadan geçerlik kazanmazlar. Bu konudaki yetki encümendedir. Zaten parselasyon işlemleri, belediye encümeni tarafından onaylanıncaya kadar idari dava konusu edilemezler.

Belediye encümeni, belediye başkanının başkanlığında; il belediyelerinde ve nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyelerde, belediye meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği üç üye, malî hizmetler birim amiri ve belediye başkanının birim amirleri arasından bir yıl için seçeceği iki üye olmak üzere yedi kişiden; diğer belediyelerde, belediye meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği iki üye, malî hizmetler birim amiri ve belediye başkanının birim amirleri arasından bir yıl için seçeceği bir üye olmak üzere beş kişiden oluşur.

Encümen üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Oyların eşitliği durumunda başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. Çekimser oy kullanılamaz. Alınan kararlar başkan ve toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanır. Karara muhalif kalanlar gerekçelerini de açıklar.

İl Özel İdarelerinde Parselasyon İşlemlerini Kim Onaylar?

3194 sayılı İmar Kanunu’nda belediye sınırları dışında yapılacak parselasyon işlemlerinin il idare kurulu tarafından onaylanacağı belirtilmiş ise de yukarıda da açıklandığı üzere 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunundan sonra belediye ve mücavir alan sınırları dışında parselasyon yapma yetkisi il özel idarelerine aittir. İl özel idareleri, bu yetkilerini il encümenleri vasıtası ile yürütürler. Buna göre İl Özel İdaresi Kanununun yürürlüğe girdiği 2005 yılından itibaren parselasyon planlarının ve buna ilişkin cetvellerin il encümeni tarafından onaylanması gerekmektedir. Bu husus, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından yayınlanan 29.02.2008 tarihli ve 2008/02 sayılı Genelgede de belirtilmiştir.

İl encümeni valinin başkanlığında, genel sekreter ile il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından seçeceği üç üye ve valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği iki üyeden oluşur. Encümen üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Oyların eşitliği durumunda başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. Çekimser oy kullanılamaz. Alınan kararlar başkan ve toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanır. Karara muhalif kalanlar gerekçelerini de açıklar.

Ancak, il encümeni kararları valinin denetimine tabidir. İl Özel İdaresi Kanununun 27. maddesine göre vali kanun, tüzük, yönetmelik ve il genel meclisi kararlarına aykırı gördüğü encümen kararının bir sonraki toplantıda tekrar görüşülmesini isteyebilir. Encümen, kararında ısrar ederse karar kesinleşir. Bu takdirde, vali, kesinleşen encümen kararının uygulanmasını durdurur ve idari yargı mercilerine yürütmeyi durdurma talebi ile birlikte on gün içinde başvurur. İtiraz Danıştay tarafından en geç altmış gün içinde karara bağlanır.

Düzenleme Alanında Parseli Bulunan Encümen Üyeleri Parselasyon Oylamasına Katılabilir mi?

Belediyelerde, arazi ve araz düzenlemesi yetkisi belediye encümenine aittir. 3194 sayılı İmar Kanunu’un 19. maddesinin 1. fıkrasında, imar planlarına göre yapılan parselasyon planlarının belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni tarafından onaylanacağı açıkça belirtilmiştir. Encümen üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Oyların eşitliği durumunda başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. Çekimser oy kullanılamaz. Alınan kararlar başkan ve toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanır. Karara muhalif kalanlar gerekçelerini de açıklar.

Encümen başkan ve üyeleri, münhasıran kendileri, ikinci derece dâhil kan ve kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü encümen toplantılarına katılamazlar. 1580 sayılı (mülga) Belediye Kanununun yürürlükte olduğu dönemde belediye başkanı ve encümen üyeleri kendilerini ilgilendiren konulardaki encümen toplantılarına katılamamaktaydı. Bu kapsamda olmak üzere belediye başkanına ve encümen üyelerine ait taşınmazların bulunduğu parselasyon işlemlerinin onayına ilişkin encümen toplantılarına bu kişiler katılamamaktaydı.

Danıştay da kendi taşınmazları da uygulamaya dâhil olan belediye başkanı ve encümen üyelerinin parselasyon işleminin onayına ilişkin encümen toplantılarına katılmalarını hukuka aykırı bulmaktaydı. Örneğin Danıştay 6. Dairesinin 14.05.1990 tarihli ve E:1989/2251, K:1990/870 sayılı kararında düzenleme sahasında belediye başkanının taşınmazı da bulunduğu anlaşıldığından, onun katılmasıyla parselasyon planının onaylanmasında usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı vurgulanmıştır.

Milli Emlak Kitabı

Danıştay 6. Dairesi, 14.05.1990, E:1989/2251, K:1990/870: Özel suretle ilgili oldukları sorunların görüşmelerinde encümen görüşmelerine katılmaması gerekli başkanın katılımı sonucunda verilen belediye encümeni kararının mevzuata aykırı olduğu. 1580 sayılı Belediye Kanununun 77.maddesinde belediye encümeninin belediye başkanı ile seçilmiş encümen üyelerinden ve 88.maddede yazılı daire başkanlarından oluşacağı belirtilmiş, aynı yasanın 80.maddesinde ise, encümen üyelerinin özel suretle ilgili oldukları sorunların görüşmelerinde bulunamayacakları kuralı yer almıştır. Aynı yönde Danıştay 6. Dairesinin 16.04.1990 tarihli ve E:1989/919, K:1990/710 sayılı kararına bakılabilir.

Ancak, 5393 sayılı Belediye Kanunu bu konuda daha farklı bir düzenleme getirmiştir. Kanunun 35. maddesinde “Encümen başkan ve üyeleri, münhasıran kendileri, ikinci derece dâhil kan ve kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü encümen toplantılarına katılamazlar.” hükmü yer almaktadır.

Maddenin 1580 sayılı Kanundan farklı yönü, madde metnine “münhasıran” kelimesinin dâhil edilmesidir. Kelime olarak “özellikle” anlamına gelen bu kelime, sanki sadece encümen başkan ve üyelerini ilgilendiren toplantılara katılmayı yasaklamaktadır. Bu kapsamda, parselasyon gibi encümen başkan ve üyeleri dışındaki kişileri de ilgilendiren toplantılara encümen başkanı ve üyelerinin katılabilecekleri gibi bir anlam ortaya çıkmaktadır. Ancak, bu durumun da hukuki açıdan olmasa bile etik açıdan sıkıntılar oluşturacağı açıktır. Bu konu, Danıştay kararları ile netleşecektir.

Diğer İdarelerde Parselasyon İşlemlerini Kim Onaylar?

Diğer idarelerde parselasyon işlemlerinin hangi organ tarafından onaylanacağına dair belirgin bir kural bulunmamaktadır. Her idare kendi kuruluş kanununda ya da parselasyon yetkisi veren özel kanunda hüküm varsa buna göre işlemleri hazırlamak ve onaylamak yetkisine haizdir.

[1]     Danıştay 6. Dairesi, 22.12.1998, E: 1998/549, K: 1998/569. Aktaran: Köktürk, Erdal ve Köktürk, Erol (2007) “Arsa Düzenlemelerinin Hukuksal Dayanağı”, s: 11

2981 sayılı Kanun Kapsamında Kalan Alanlarda Parselasyon Yapma Yetkisi

2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun’un 10. maddesinin parselasyon işlemlerini düzenleyen (c) bendinde “İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastro müdürlüklerince de kullanılır” hükmü yer almaktadır.

Burada yer alan yetki de bir parselasyon yetkisidir ve buradaki yetki kuralları, tıpkı genel yetki kurallarında olduğu gibidir. Buna göre 2918 sayılı Kanun’a tabi olup belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde bulunan yerlerde belediyeler (büyükşehirlerde ilçe belediyeleri), bu sınırlar dışında il özel idareleri parselasyon yapmakla görevli ve yetkilidir.

Buradaki tek fark; belediyelerin ya da il özel idarelerinin talep etmeleri durumunda 10. maddenin (c) bendindeki yetkilerin kadastro müdürlükleri tarafından da kullanılabilir olmasıdır.

Gecekondu Alanlarında Parselasyon Yetkisi

775 sayılı Gecekondu Kanununun ilk şekline göre gecekondu alanlarında planlamaya ilişkin yetkiler Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından kullanılmaktaydı. Ancak daha sonra gecekondu alanlarında planlama ile ilgili yetkiler 3414 sayılı Kanunun[1] 2. maddesi ile belediyelere devredilmiştir. Söz konusu madde; “775 sayılı Gecekondu Kanununun belediye sınırları ile mücavir alanlardaki tatbikatı için Bayındırlık ve İskân Bakanlığına verilen hak, yetki ve görevler ilgili belediyelere devredilmiştir. Belediyeler bu hak, yetki ve görevleri yetkili organları eliyle kullanırlar. Büyük şehirlerde bu Kanunun tatbikatı büyükşehir belediyelerinin koordinatörlüğünde ilçe belediyelerince yapılır.” hükmünü ihtiva etmektedir.

Ancak 3414 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ile, daha önceden Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından başlanılan işlerin yine aynı Bakanlık tarafından tamamlanacağı öngörülmüştür. Madde hükmüne göre; 11.06.1985 tarihinden önce 775 sayılı Kanun hükümlerine göre Bayındırlık ve İskân Bakanlığının yetkisine dayanılarak başlatılmış olan iş ve işlemlere adı geçen Bakanlıkça devam edilecektir. Ayrıca Kanunda öngörülen iş ve işlemlerle yeniden başlatılacak işlemlerin 09.09.2009 tarihine kadar sonuçlandırılması gerekmektedir.

Fakat daha sonra 5609 sayılı Kanunla 3414 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle “11.06.1985 tarihinden önce 775 sayılı Kanun hükümlerine göre Bayındırlık ve İskân Bakanlığının yetkisine dayanılarak başlatılmış olan iş ve işlemler” yönünden adı geçen Bakanlığın yetkisi kalmamıştır.

Zaten 5609 sayılı Kanunla, 775 sayılı Kanunda geçen “Bayındırlık ve İskân Bakanlığı” ibareleri “Toplu Konut İdaresi Başkanlığı” olarak değiştirilerek gecekondu alanlarında planlama yetkileri adı geçen Başkanlığa devredilmiştir.

5609 sayılı Kanunun 3. maddesi ile de 3414 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi değiştirilerek, 09.09.2000 tarihinden önce 775 sayılı Kanun ile 3414 sayılı Kanun hükümlerine göre başlatılmış olan iş ve işlemleri tamamlamaya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yetkili kılınmıştır. Bu kapsamda 09.09.2000 tarihinden önce 775 sayılı Kanun ile 3414 sayılı Kanun hükümlerine göre başlatılmış işler açısından TOKİ Başkanlığının yetkisi bulunduğuna kuşku yoktur.

Ancak 3414 sayılı Kanunun, 5609 sayılı Kanunla değişik geçici 4. maddesinde “9/9/2000 tarihinden sonra başlatılacak olan iş ve işlemleri yapmaya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır. Bu durum ise kafa karışıklığına neden olmaktadır. Bu yetki 3414 sayılı Kanunla belediyeler devredilmiş olmasına rağmen, aynı Kanun’un geçici maddeleri ile de daha önceden başlanılan işlemleri tamamlamaya önce Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, sonrasında ise TOKİ Başkanlığı yetkili kılınmıştır. Fakat 3414 sayılı Kanunun, 5609 sayılı Kanunla değişik geçici 4. maddesinde yer alan “9/9/2000 tarihinden sonra başlatılacak olan iş ve işlemleri yapmaya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yetkilidir.” hükmü, bu tarihten sonra da 775 sayılı Kanun kapsamında TOKİ Başkanlığının işlem tesis etmeye yetkili olduğu izlenimi doğurmaktadır. Bu durumun ise 3414 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeye aykırı olduğu gayet açıktır.

Üstelik 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak, 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmak” büyükşehir belediyesinin yetkileri arasında sayılmıştır. Buna göre 775 sayılı Kanun kapsamında kalan alanlarda büyükşehir belediyeleri de işlem tesis edebilecektir. 5216 sayılı Kanun’un 7. maddesinin son fıkrası “Büyükşehir belediyeleri birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen yetkilerini, imar plânlarına uygun olarak kullanmak ve ilgili belediyeye bildirmek zorundadır. Büyükşehir belediyeleri bu görevlerden uygun gördüklerini belediye meclisi kararı ile ilçe ve ilk kademe belediyelerine devredebilir, birlikte yapabilirler.” hükmünü taşımaktadır. Bu hükümlere göre, 775 sayılı Kanun ile belediyelere verilen yetkilerin kullanılması büyükşehir belediyelerinin görevleri arasındadır, ancak meclis kararı ile ilçe veya ilk kademe belediyelerine devredilmesi mümkündür.

Bunun yanı sıra, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yetkileri TOKİ Başkanlığına devredilmiş olsa da bu Bakanlık, 3194 sayılı Kanunun 9. maddesi ve 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesi kapsamında gecekondu alanlarında planlama yetkisine sahiptir. 644 sayılı KHK’nın 2. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendine göre bu Bakanlık 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan uygulamalara ilişkin her tür ve ölçekte etüt, harita, plan ve parselasyon planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak, yetkisine sahiptir.

Özel Kanunlar Kapsamında Kalan Alanlarda Parselasyon Planlarını Kim Yapar?

Genel yetki kurallarının yanı sıra bazı özel kanunlar belediyeler ve il özel idareleri dışındaki idarelere parselasyonla ilgili yetkiler vermiştir. İşte biz bunları yer yönünden özel yetki kuralları olarak adlandırıyoruz. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz:Parselasyon İşlemlerinde Özel Kurumların Yetkili Olduğu Bölgeler

[1]     Bu Kanunun maddeleri 3520 sayılı Bazı Kanunların Madde Numaralarının Değiştirilmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile 775 sayılı Kanuna ek maddeler haline getirilmiştir.

Parselasyon Yapmaya Hangi Kamu İdaresi Yetkili? Parselasyon İşlemlerini Kim Onaylar?
Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2462 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.