Emvali Metruke Kanunları ve Mevzuatı

 Emvali Metruke Kanunlarının çıkarılış amacını anlayabilmek için öncelikle 1. Dünya Savaşı sırasında ülkenin içinde bulunduğu durumun hatırlanması gerekmektedir. Düşman ile işbirliği yapan ve dolayısıyla ülke güvenliği açısından yerinde kalmaları sakıncalı görülen kişiler aleyhine savaş sırasında bir takım tedbirler alınmış ve zorunlu olarak yerleri değiştirilmiştir. 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında düşman ile işbirliği yapan, hükümet emirlerine karşı gelen veyahut ta savaş sonrasında savaş sırasındaki tutum ve davranışlarından dolayı ceza alacağını düşünüp ülkeden firar eden veya hükümet makamlarınca başka yerlere nakledilen şahıslar firari ve mütegayyip eşhas (kaçak ve yitik kişiler) olarak adlandırılmış ve kaçak ve yitik kişiler hakkında Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri zamanında 7 adet Kanun ve çok sayıda Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılmış olup, bu kanun ve Bakanlar Kurulu Kararları uygulamada Emvali Metruke mevzuatını oluşturmuştur.

Birinci Kanun: 14 Mayıs 1331 (1915) Tarihli Muvakkat Kanun

14 Mayıs 1331 tarihinde kabul edilip, 19 Mayıs 1331 gün ve 2189 sayılı Takvimi Vakayi Gazetesinde yayınlanarak yürürlüğe giren ve asıl ismi “Vakti Seferde İcraatı Hükümete Karşı Gelenler İçin Ciheti Askeriyece İttihaz Olunacak Tedabir Hakkında Kanunu Muvakkat” olan bu Kanunun birinci maddesine göre; memleketin savunması, asayişin korunması amacıyla verilen emirlere itaat etmeyen ve silahla karşı koyanları Ordu, Kolordu ve Tümen (Fırka) Komutanları cezalandırmaya ve saldırıyı yok etmeye izinli ve mecburdurlar.

Aynı Kanunun ikinci maddesine göre de; Ordu, Kolordu ve Tümen Komutanları casusluk veya ihanet eden köy veya kasaba halkını, teker teker veya toplu olarak başka yerlere nakletmeye ve iskan ettirmeye yetkilidirler.

İkinci Kanun: 13 Eylül 1331 (1915) Tarihli Muvakkat Kanun

Birinci, yani 14.05.1331 (1915) tarihli Kanunda; Ordu, Kolordu ve Tümen Komutanlarının emriyle başka yerlere nakledilen ve iskan edilen şahısların mallarının ne olacağı hakkında hiçbir hüküm yer almamıştı. Bu durum, başka yere nakledilenlerin ayrıldıkları yerde bıraktıkları taşınır ve taşınmazlarının sahipsiz kalmasına ve harap olmasına yol açtığından, bu durumun önlenmesi ve malların hukuki durumlarının açıklığa kavuşturulması amacıyla “Ahar Mahallere Nakledilen Eşhasın Emval ve Düyun ve Matlubatı Metrukesi Hakkında Kanunu Muvakkat” isimli Kanun çıkarılarak 14 Eylül 1331 gün ve 2303 sayılı Takvimi Vakayi gazetesinde yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

11 maddeden meydana gelen bu Kanunun konumuzla ilgili maddeleri, 1. ve 2. maddeleridir.

Birinci madde hükmüne göre; 14 Mayıs 1331 tarihli (Birinci Kanun) Kanun hükmünce başka yerlere nakledilenlerin para, taşınmaz ve alacakları, bu amaçla kurulacak Komisyonların her şahıs için düzenleyecekleri ayrı ayrı mazbatalar üzerine, mahkemelerce tasfiye edilecektir. Aynı Kanunun üçüncü maddesine göre de; tasfiye sonucu elde edilecek paralar, sahipleri adına emaneten mal sandıklarına teslim edilecektir.

İkinci madde hükmüne göre; başka yerlere gönderilen ve iskan edilenlerin tasarrufları altında bulunan çift icarlı (icareteynli), çatılı (üstü örtülü ev, dükkan vb.) ve üstü açık (bağ, bahçe, arazi vb.) vakıf yerler Vakıflar idaresi adına, mülk taşınmazlar da (özel mülkiyetlerindeki taşınmazlar) Hazine adına tapuya tescil edilecek ve bu idareler tarafından verilecek bedelleri sahiplerine ödenecektir.

Üçüncü Kanun: 22 Eylül 1332 ( 1916 ) Tarihli Muvakkat Kanun

14 Mayıs 1331 tarihli Kanun gereğince başka yerlere nakledilen şahıslar hakkında ikinci Kanunda bu şahıslarla ilgili meseleleri tam olarak çözümleyememiş ve bu Kanunda da boşluk kalmıştır. Bu boşluk nakledilenlerin nakledildikleri yerlerde geçimlerini nasıl sağlayacakları sorunudur. Bunun üzerine “Ahar Mahallere Nakledilen Eşhasın Emval ve Düyun ve Matlubatı Metrukesine Mütedadir 17 Zilkade 1333 Tarihli Kanunu Muvakkatın 2. maddesinin 1 inci Fıkrasına Müzeyyel İbare Hakkında Kanunu Muvakkat” isimli üç maddelik bahse konu Kanun yürürlüğe konmuştur.

Bu Kanunla 13 eylül 1331 tarihli Kanunun (İkinci Kanun) ikinci maddesine bir fıkra eklenmiştir. Böylece başka yerlere nakledilen şahıslara, gittikleri yerlerde ikamet ve geçimlerini sağlayacak miktarda parasız olarak mesken ve arazi verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Birinci Kararname: 8 Kanunusani 1336 (8.1.1920) Tarihli Reddi Emval Kararnamesi

Asıl ismi “Ahar Mahallere Nakledilmiş Olan Eşhasın 17 Zilkade 1333 Tarihli Kararname Mucibince Tasfiyeye Tabi Tutulan Emvali Hakkında Kararname” olan 33 maddelik bu kararnameye uygulamada “Reddi Emval” kararnamesi ismi verilmektedir.

Birinci Kanun ile bazı kişilerin başka yerlere nakledilebilecekleri ikinci Kanun ile başka yerlere nakledilenlerin tasarrufları altında bulunan vakıf malları Vakıflar İdaresine özel mülk taşınmazların ise Hazine adına tescil edileceği hüküm altına alınmıştı.

1918 yılında sona eren 1. Dünya Savaşından sonra İstanbul’u işgal eden Devletler, azınlıklara, savaş sırasında yaptıkları vaatleri yerine getirdiklerini ispatlamak için İstanbul’da bulunan Padişah ve Hükümetine yukarıda belirtilen Kanunlar uyarınca başka yerlere nakledilen ve mallarına el konulan şahısların eski yerlerine dönmelerini sağlamak için bu Kararnameyi kabul ve ilan ettirmişlerdir.

Kararnamenin 1 inci maddesi ile her ne sebeple olursa olsun bulundukları yerlerden çıkarılarak başka yerlere nakledilen kimselerin, eski yerlerine dönmeleri ve Vakıflar İdaresi ile Hazine adına tescil edilen mallarının kendilerine geri verilmesi sağlanmış oluyordu.

Fakat bu Kararname T.B.M.M’nin 14.9.1338 tarihli ve 284 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu nedenle bahse konu Kararname hiçbir değeri olmayan bir belge olmaktan öteye gidememiştir.

Dördüncü Kanun: 20.4.1338(1922) Tarihli 224 Sayılı Kanun

Yedi maddelik bu Kanunun birinci maddesiyle; düşman istilasından kurtulan bu yerlerde, sahibinin firar veya kaybolması sebebiyle sahipsiz kalmış olan taşınırların hükümetçe usulü dairesinde açık arttırma ile satılması, taşınmazlar ile toprak ürünlerinin yine hükümetçe idare edilerek kira ve diğer gelirlerden yapılan masraflar düşüldükten sonra bakiye kalan miktarın emanet hesabına kaydedilmek üzere mal sandıklarına teslim edilmesi ve bunlardan geri dönen şahıslara ait taşınmazlar ile emanet hesabına alınan paraların kendilerine geri verilmesi kabul edilmiştir.

Milli Emlak Kitabı

Fakat bu Kanun yaklaşık bir yıl yürürlükte kaldıktan sonra 15.4.1339 (1923) tarih ve 333 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Beşinci Kanun: 15.4.1339 (1923) Tarih ve 333 Sayılı Kanun

Bu Kanunla, 20.4.1338 tarih ve 224 sayılı Kanun (Dördüncü Kanun) yürürlükten kaldırılmıştır. 13 Eylül 1331 tarihli Kanunun ise bazı maddeleri değiştirilmiştir.

333 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 2 nci Fıkrasıyla, 13 Eylül 1331 tarihli Kanunun 2. maddesi değiştirilmiş ve başka yerlere nakledilenlerin bıraktıkları taşınmazlardan vakıf olanların Vakıflar İdaresi, mülk olanların Hazine adına tesciline ve bu idarelerce takdir olunacak bedellerin sahipleri adına emanete alınmasına karar verilmiştir.

Yine aynı Kanunun birinci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında ise açılan davalarda Hazinenin hasım olacağı muvazaalı olmamak şartıyla davada her türlü senedin geçerli olacağı başka yerlere nakledilenlerin gitmeden önce yaptıkları satışların muhakeme sonunda muvazaalı olduğu anlaşılanların iptal olunacağı hüküm altına alınmıştır.

Altıncı Kanun: 24.5.1928 Tarih ve 1331 Sayılı Mübadil Gayrimübadil Muhacir ve Saireye Kanunlarına Tevfikan Tefviz veya Adiyan Tahsis Olunan Gayrimübadil Emvalin Tapuya Raptına Dair Kanun (Temlik Kanunu)

On iki maddeden oluşan bu Kanunun asıl konusu mübadil, muhacir ve benzerlerine çeşitli kanunlara dayanılarak dağıtılan veya tahsis olunan taşınmazların tapuya bağlanmasına dairdir. Fakat bu Kanunun 6 ncı ve 7 nci maddelerinde Emvali Metruke hakkında hükümler mevcuttur.

Mübadeleye tabi şahıslardan metruk olanlar hariç olmak üzere bütün emvali metrukenin bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihe kadar tefviz edilmiş veya edilmek üzere bulunmuş olanlardan geriye kalanı Maliye Hazinesine intikal eder. Mübadeleye tabi şahıslara ait olup ta şimdiye kadar usulüne uygun olarak dağıtılmayan veya tahsis olunmayan emvalden harap olacağına İçişleri Bakanlığınca karar verilen emval gayri mübadil kişilere ait iken gerektiğinden dolayı iskan emrine verilmiş olan envale mahsuben Maliye Hazinesine devrolunmuştur.

13 Eylül 1331 tarihli (ikinci kanun) ve 15 Nisan 1339 tarih 333 sayılı (beşinci kanun) Kanunlara uygun olarak el konulmuş ve konulacak gerek Hazine uhdesinde kalmış gerek mübadillere dağıtılmış olsun hükmen tahakkuk edecek sahiplerine geri verilmeyip kayıtlı değerleri 15.4.1341 tarihli Kanuna uygun olarak Maliye Hazinesince ödenecektir.

Bu madde hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, el konulan bir taşınmazın artık eski sahibine geri verilmesi mümkün değildir. Hükmen bir hak sahibi çıkarsa buna taşınmazın bedeli Hazinece ödenecektir. Burada hükmen hak sahibi çıkmasından kastedilen firar veya tegayyüp etmeyen bir kimsenin mallarına yanlışlıkla el konulmasıdır.

Yedinci Kanun: 24.5.1928 Tarih ve 1349 Sayılı Emvali Metruke Hesap ve Carilerinin Bütçeye İrat Kaydedilmesine Dair Kanun

Başka yere nakledilen, firar (kaçak) veya tegayyüp (kaybolan) olan veyahutta yabancı veya işgal altındaki yerlere gidenlere ait iken Vakıflar idaresi ile Hazinece el konulan ve tapuda adlarına tescil edilen taşınmazların bedelleri bu idarelerce sahipleri adına emanet hesabına alınan paralar bu Kanunla 1928 yılı bütçesinin “müteferrik gelirler” bölümüne irat kaydedilerek Hazineye intikal etmiştir. Bu Kanunun birinci maddesine göre de bu tarihten sonra meydana gelecek gelirler hakkında da aynı şekilde işlem yapılacaktır.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2699 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.