1. Anasayfa
  2. Yargı Kararı Özetleri

İmar Kanunu 18. Madde Uygulamalarıyla (Parselasyon) İlgili Danıştay Kararları


Arazi ve arsa düzenlemesi, belediyelerce ve il özel idarelerince alınan idari bir karara dayanmaktadır. İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemleri bir idari işlemdir.  Bu konu hakkında şu yazılarımıza bakabilirsiniz: 

Danıştay 6. Dairesi E: 2009/3446 K: 2011/4308

Yargı kararının uygulanması istemiyle genel zamanaşımı süresi içinde idareye başvuran davacının, zımnen ret kararı üzerine tazminat davası açabileceği hakkında. ilgili, ilamın kendisine tebliğinden itibaren 10 yıl içinde idareye başvurarak ilam gereklerinin yerine getirilmesini isteyebileceği gibi 2577 sayılı Yasa’nın 28. maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde mahkeme kararı gereğini yerine getirmeyen idareye karşı sonraki 60 gün içinde iptal kararına göre işlem yapılmaması nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle dava açılabileceğinin de kabulü gerekmektedir. 10 yıllık süre idareye başvuru süresi olup dava açma süresi değildir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2021/8192 K: 2022/1087

7221 sayılı Kanunun 6. maddesi ile getirilen 5 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin düzenlemenin, yasanın yayım tarihinden önce kesinleşmiş imar planı ve parselasyon planlarına karşı dava açma süresini beş yıl olarak sınırlandırdığı biçiminde yorumlanamayacağı, bu durumda parselasyon işlemi tebliğ edilmemiş ise, davacıların işlemi öğrendiğinin ispatlanamaması halinde, davacıların dava konusu işlemi öğrenme tarihinin dava dilekçesinde belirttikleri tarih olarak kabul edilmesi davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2021/7412 K: 2022/1088

7221 sayılı Kanunun 6. maddesi ile getirilen 5 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin düzenlemenin, yasanın yayım tarihinden önce kesinleşmiş imar planı ve parselasyon planlarına karşı dava açma süresini beş yıl olarak sınırlandırdığı biçiminde yorumlanamayacağı, bu durumda parselasyon işlemi tebliğ edilmemiş ise, davacıların işlemi öğrendiğinin ispatlanamaması halinde, davacıların dava konusu işlemi öğrenme tarihinin dava dilekçesinde belirttikleri tarih olarak kabul edilmesi davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği Devamını Oku

Danıştay İDDK E: 2014/63 K: 2016/1023 T: 24.3.2016

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, imar planında ağaçlandırılacak alan (mezarlık) kullanımında kalan bölgenin yeşil alan olarak kabulü gerekmekte olup, yeşil alanların düzenleme ortaklık payından karşılanabileceği açıktır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2014/3563 K: 2017/1066 T: 16.2.2017

Davacı tarafından iptali istenilen işlemin hangi hususlardan hukuka aykırı olduğu ve hangi kanun maddesinin ihlal edildiği ortaya konulmasa da İdare Mahkemesince bu hususların resen araştırılması gerektiği gibi davacı tarafından davaya konu parselasyon planının dayanağı olarak gösterilen imar planlarının da bulunduğu yere dair olup olmadığının araştırılarak asıl dayanak imar planlarının ortaya konulması gerekmektedir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2015/9290 K: 2016/336 T: 2.2.2016

İdari yargıda, parselasyon işlemine karşı birden fazla taşınmaz için tek dava dilekçesi ile iptal davası açılabilir…”Bu durumda, dava konusu parselasyon işlemiyle aynı düzenleme alanı sınırı içindeki taşınmazlarla ilgili olarak düzenleme yapıldığına ve aynı iddialara dayanılarak dava açıldığına göre, parselasyon işleminin bütün halinde incelenmesinin bu yolla mümkün olması karşısında, tek bir dilekçe ile davanın açılmasında 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine aykırı bir yön bulunmadığı, dolayısıyla mahkemece önce dilekçenin reddine karar verilip, bilahare aynı yanlışlığın tekrarlandığından bahisle davanın reddine hükmedilmesinde usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2005/1684 K: 2007/3246

Parselasyon işleminin 3194 sayılı Kanunun 18’inci maddesi uyarınca yapılması gerektiğinden Tapu senedi ile kadastro yüzölçümleri arasındaki fark olduğu ve bu tapu kayıtlarının esas alınarak parselasyon işlemi yapılamayacağı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2002/2368 K: 2003/5127

Bir bölgede parselasyon işleminin mahkemece iptal edilmesi halinde, düzenlemenin yapıldığı bölgede kadastral mülkiyete dönüş sağlanmış olacağından, yeni yapılan düzenlemenin Kadastral durum dikkate alınmak suretiyle yapılması gerekirken, iptal edilen düzenlemede yer alan parseller üzerinden yapılan düzenlemede mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/2378 K: 1994/4284 T: 15.11.1994

3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesine göre düzenlemeye giren hisselerin bedele dönüştürülmesi mümkün değildir. Aynı şekilde, 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesine göre de, müstakil imar parseli olabilecek büyüklükteki hisselerin bedele dönüştürülmesi mümkün değildir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/4620 K: 1994/2899 T: 15.09.1994

18 inci Madde Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü maddesine göre parselasyon masrafı tespit edilirken, parselasyon masrafı ile değer artışının ayrı ayrı değerlendirilerek beyan edilen değere göre oranının belirlenmesi gerekir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/1572 K: 1993/889 T: 08.03.1993

Hisselerle oluşturulması gereken kamu alanlarının düzenleme ortaklık payı hesabına dahil edilmesinde isabet görülmemiştir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1998/7510 K: 2000/88 T: 17.01.2000

Tescilli türbe binası bulunan parsellerin yol, meydan, otopark ve yeşil saha gibi yerlere giren kısımları ile bitişiğinde düzgün imar parseli teşkil etmek için bahçelerinden gerekli miktar ifraz edilerek düzenleme ortaklık payı olarak alınır. Alınacak miktar düzenleme ortaklık payından fazla ise kamulaştırma ile alınabilir Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/1325 K: 1993/832T: 05.03.1993

Davacıya parselasyon sonucu büyük olan kadastral parselinden daha fazla alanlı müstakil imar parseli verilerek bu şekilde yapılaşma hakkının arttırılması ve kalan kısmı için de teknik zorunluluk nedeniyle başka parsellerden hisselendirilmesi hususları gözetilmeden mahkeme bilirkişi raporuna dayanılarak işlemin iptaline karar verilmesi yanlıştır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/118 K: 1991/1209 T: 18.05.1991

İmar Kanunu 18 inci madde ile ilgili Yönetmeliğin 10/a maddesi hükmü, mutlak uygulanması gerekli bir kural olmayıp, düzenleme ile oluşan imar parsellerinin ancak ‘mümkün olması’ halinde aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsele tahsisinin sağlanmasını öngörmektedir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2002/2922 K: 2003/5324 T: 20.09.2001

Davacılara ait taşınmazlar; yapı yapılamayacak olan kıyı ve sahil şeridinin ilk 50 metrelik bölümünde kaldığından ve parselasyon paftasında da buradaki taşınmazlar park olarak gösterildiğinden Eski yerinin daha değerli olması mümkün olmayıp, bulunduğu yer dışında imar parseli verilmesi mevzuata uygundur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1998/1233 K: 1999/1112 T: 24.02.1999

3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesine göre yapılan parselasyon işleminde hisselerin ferdileştirilmesinin mümkün olmamasına karşın, 2981 sayılı Yasanın EK: 1 madde koşullarının dava konusu olayda mevcut olmadığı halde, hisselerin ferdileştirilmesi amacıyla 2981 sayılı Yasanın EK: 1 maddesinin uygulanması mevzuata aykırıdır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1990/2974 K: 1992/2171 14.05.1992

İfraz sonucu üzerinde imar affı kapsamına giren bir yapı bulunan parselin, yapının sahibine müstakilen tahsis edilmesinde mevzuata aykırılıktan söz edilemeyeceğinden, işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralının yanlış yorumu ile iptal kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/4147 K: 1994/3075 21.09.1994

Davacının hissesinin kendisine müstakil ya da hisseli olarak bir yer verilmesini gerekli kılacak büyüklükte olmasına karşın, bu hissenin bütünüyle bedele dönüştürülmesi imar mevzuatına aykırıdır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2001/6163 K: 2002/5755

Emlak vergisi beyannamesinin verildiği tarihte parselasyon işleminden haberdar olunduğundan, davada süre aşımı bulunduğu. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2003/5830 K: 2005/1997

2981 sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik ek-1 maddesinin 3194 sayılı yasanın 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağladığı, bu maddenin amacının özel parselasyona dayalı olarak ve hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu, 2981 sayılı yasanın ek-1 maddesinin 3194 sayılı yasanın 18. maddesinden farklı olarak özel parselasyona dayalı olarak satın alınan yerlerinin müstakil tahsis edilmesi olanağını sağladığı, hisseli taşınmazların ise paylı mülkiyet esaslarına göre tahsis edileceği. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2004/968 K: 2004/5379

Parselasyon işleminin yargı kararıyla iptal edilmiş olması, bu işleme dayalı olarak verilmiş inşaat ruhsatlarının iptalini gerektirmez. idarece, yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla tesis edilecek yeni parselasyon işlemi sonrasında inşaatların durumunun değerlendirilmesi, bu yeni parselasyon işlemine göre yapıların ruhsata bağlanması mümkün değilse Kazanılmış hak ilkesi de gözönünde bulundurularak bu aşamadan sonra inşaat ruhsatlarının iptal edilmesi gerektiği. 

Danıştay 6. Dairesi E: 2004/5446 K: 2006/1146

Kamu ortaklık payı kapsamında alanların olmasına rağmen kamu ortaklık payı oranının hesaplanmamasında ve davacıya kamu ortaklık payı ile oluşturulması gereken alandan hisse verilmesinde, yoldan ihdas suretiyle oluşturulan alanlardan imar parseline dönüştürülmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2004/8073 K: 2007/1098

Parselasyon işleminin yargı kararı ile iptali sonucunda iptal kararının gereğinin yerine getirilmesinin ilk koşulunun, ilgilisi açısından parselasyon öncesi hukuki duruma yeniden gelinmesinin sağlanması olduğu, bu… Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2003/493 K: 2004/385 T: 16.06.2004

Hibe adıyla yeşil alan için yapılan terkin kamu alanı için yapılan bedelsiz terkten ayrı düşünülemez ve bu miktarın DOP’tan düşülmesi gerekir. “….. Dava Edremit İlçesi,… Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1996/1478 K: 1997/1367 T: 13.03.1997

Parselasyon işlemi sırasında Taşınmazlardan ilk ifraz işlemi sırasında alınan terk oranını düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayacak kadar fark alınabilir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1989/801 K: 1990/477 T: 28.08.1990

3194 sayılı İmar Yasasının 18 inci maddesinin uygulamasına ilişkin yönetmeliğin 11 inci maddesine göre evvelce ifraz edilmiş bulunan parsellerin, düzenleme işlemine tabi tutulması halinde, düzenleme… Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi  E: 1993/174 K: 1993/5180 T: 08.12.1993

1984 yılında meri imar plânına göre parselasyon işlemine tabi tutulan ve %21 oranında düzenleme ortaklık payı alınan taşınmazın daha sonra yeniden parselasyona tabi tutulması halinde bu taşınmazın hesaba katılmaması ve düzenleme ortaklık payı alınmaması gerekir.” Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2003/5978 K: 2004/3545 T: 07.06.2004

Düzenleme ortaklık payının Yasada öngörülen orana düşürülmesi için belirlenen aşamalar uygulanmaksızın yeşil alanda parsel oluşturularak dağıtımının yapılmasında mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1990/5 K: 1991/2101 T: 22.10.1991

Parselasyon işlemi nedeniyle, düzenleme sınırı içindeki kamu alanlarının karşılanması amacıyla %35’e kadar düzenleme ortaklık payı alınabileceğinden, belediyece böyle bir hesaplama yapılmaksızın %35 pay alınmak suretiyle belediye adına imar parselleri oluşturulmasında isabet görülmemiştir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1996/959 K: 1997/874 T: 19.02.1997

Düzenleme ortaklık payı oranının kamu alanlarına ayrılan yerler toplamından Kapanan kadastral yolların düşülmesi suretiyle hesaplanması gerekir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1991/1550 K: 1992/3867 T: 22.10.1992

İmar plânına göre toplu taşım yolu olan yerin, parselasyon işlemi sonucu düzenlenen ortaklık payı ile oluşturulması gerekir İdarece bu yerin parselasyona dahil tüm parsellerden alınan paylarla oluşturulması isabetli görülmemiştir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1995/1737 K: 1995/4591 T: 16.11.1995

Pazar yeri de 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesinde düzenlenen umumi hizmetler kapsamındaki yerlerden olduğundan, bu yer de, düzenleme ortaklı payı ile karşılanabilir Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1998/6414 K: 2000/106 T: 17.1.2000

Parselasyon işleminde kişilerin düzenlemeye giren parselleri ile düzenleme sonrası tahsis edilen parselleri arasında değer farkı bulunması durumunda, parselasyon işlemlerinin yasa ve yönetmeliklere aykırılığı öne sürülerek iptalinin istenilmesi gerekmektedir. Söz konusu değer farkı bir iptal nedenidir ve tazminat hukuku kapsamında değildir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1999/1445 K: 2000/91 T: 17.1.2000

Üzerinde yapı bulunan taşınmazların parselasyon işlemine tabi tutulması halinde bu parsellerin yol, meydan, otopark ve yeşil alan gibi yerlere giren kısımlarının ve bitişiğinde düzgün imar parseli oluşturmak için bahçesinden gerekli miktar düzenleme ortaklık payı olarak alınabileceğinden, dava konusu parselden belirtilen yerlere giren kısımlarının bulunmaması nedeniyle düzenleme ortaklık payı alınmaması ve aynen korunması gerektiği. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1999/1215 K: 2000/1847 T: 4.4.2000

Parselasyon işleminin amacı imar planı ile yörenin konut, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarının belirlenmesinden sonra bu ihtiyaçların hayata geçirilmesini sağlamaktır. Bu işlemler bir kez yapıldıktan ve yörenin ihtiyaçları giderildikten sonra gelişmeler sonucunda imar planı değişikliği ile yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmadıkça parselasyon yapılması mümkün değildir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2001/6013 K: 2002/6006 T: 16.12.2002

Dava konusu parselasyon işleminde eşit oranda düzenleme ortaklık payı alınmadığı, imar planı gereği kapanan yollardan ihdas suretiyle oluşan taşınmazların düzenleme ortaklık payından karşılanan yerlere tahsisi gerekirken belediye adına tescil edilerek fazla düzenleme ortaklık payı alınmasına neden olunduğu, Uygulama Yönetmeliğinin 12.maddesi uyarınca düzenlemeye girenlerin eşit oranda hisselendirilmesi gereken kamu tesis alanlarının büyük bir bölümünün hazine taşınmazlarından karşılandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2001/2999 K: 2003/1045 T: 19.2.2003

Parselasyon işlemi imar planında okul alanı olarak ayrılan ve bu amaçlı kullanımı devam eden taşınmazda değer artışı yaratmayacağından, düzenleme ortaklık payı alınamaz. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2002/6584 K: 2004/2274 T: 14.4.2004

İmar planında gösterilen spor alanının semt spor alanı olması halinde düzenleme ortaklık payından karşılanması, bölgesel bir spor alanı ve tüm kente hizmet verecek bir kamu tesis alanı olması halinde ise kamu ortaklık payı ile oluşturulması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, spor alanının niteliği araştırılarak irdelenmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2003/493 K: 2004/3850 T: 16.6.2004

İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, cami ve karakol gibi umumi hizmetler için düzenleme ortaklık payı alınabilecek olması karşısında yol veya yeşil alan için yapılan terkin amacının aynı olduğu, salt adının hibe olması nedeniyle anılan yeşil alan için yapılan terkin kamu alanı için yapılan terkden ayrı düşünülemeyeceği, yukarıda anılan yönetmelik hükmünde tevhid ve ifraz sırasında yapılan terkin niteliğinden söz edilmediği ve olayda taşınmazların ifrazını sağlayabilmek için aynı işlemle ve aynı zamanda yola terk ve hibenin yapıldığı hususları gözönünde bulundurulduğunda ilk parsellerin tevhid ve ifrazı sırasında yapılan 718 m2 hibenin de davacı taşınmazlarından alınacak düzenleme ortaklık payından düşülmesi gerekmektedir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2004/1082 K: 2006/953 T: 8.3.2006

Belediye encümeni kararıyla yapılan parselasyon işleminin yargı kararıyla iptal edilmesinden sonra ilk kadastral parsele (kök parsele) dönülmesi ve yargı kararının gerekçesi dikkate alınarak yeniden parselasyon işlemi yapılması gerekirken iptal edilerek hukuk aleminden kalkmış olan imar parselleri üzerinden yeniden parselasyon yapılmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2004/8126 K: 2007/841 T: 13.2.2007

Rekreasyon alanında, yeşil alan yanında lokanta, gazino Kahvehane gibi taşınmazların yapılabileceği, bu alanın düzenleme ortaklık payından karşılanacak alan olarak kabul edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2005/1982 K: 2007/5267 T: 28.9.2007

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin tapuda kayıtlı taşınmazlarla ilgili olması ve tapu maliklerini ilgilendirmesi nedeniyle, ancak mülkiyet sahibi olanların dava açabileceği Tapu ile ilişkisi olmayanların, parselasyon işlemini dava konusu edemeyecekleri hakkında. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2006/991 K: 2008/968 T: 15.2.2008

İmar planı değişikliği suretiyle, yeni bir düzenleme yapılmasını gerektirecek bir neden ortaya konulmaksızın, aynı bölgede üçüncü kez imar uygulaması yapılmasında, hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2006/720 K: 2008/1760 T: 14.3.2008

Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi (imar uygulaması) yapılmadan kamulaştırma yapılamayacağına yönelik bir sınırlama bulunmadığından kanunlarla sınırlanmayan bir hususun yorum yoluyla sınırlandırılmasında ve kamulaştırma yetkisinin daraltılmasında, hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenle planlı bir bölgede imar uygulaması yapılmadan kamulaştırma da yapılamayacağı yorumundan hareketle dava konusu işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2006/2217 K: 2008/2361 T: 16.4.2008

Davacıya parselasyonun amacına aykırı olarak, yapılaşabileceği bir imar parselinden hisse verilmeksizin düzenleme ortaklık payından oluşturulması gereken ağaçlandırılacak alandan tahsis yapılamayacağı hakkında. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2006/1662 K: 2008/2479 T: 22.4.2008

Mera vasıflı taşınmazlar, parselasyona tabi tutulamaz. Parselasyon işleminin amacı imar planına uygun düzgün imar parselleri oluşturmak olduğundan, yeni imar planına göre yeniden parselasyon yapılma nedenlerinin olup olmadığı, plana uygun parselasyon yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmasından sonra karar verilmesi gerekir. Devamını Oku

Danıştay İDDK E: 2005/3220 K: 2009/35 T: 19.2.2009

Yol için rızaen yapılan terk ile yeşil alan için yapılan bağış düzenleme ortaklık payı kapsamında olduğundan 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca düzenlemeye tabi tutulan yerlerden daha önce yapılan yola terk ile yeşil alan için yapılan bağış miktarını % 35’e tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınabilecektir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2009/8585 K: 2010/167 T: 18.1.2010

Dava taşınmazı da kapsayan alanda parselasyonun onaylanmasına ilişkin belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmıştır. 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara İlişkin Yasanın10/b maddesin Tapu Vermeye hükmünün uygulanması sonucunda kamu hizmetlerine ayrılan alanları karşılamak üzere terk yapılan alanda 3194 sayılı İmar Yasasının Arazi ve Arsa Düzenleme Hükümlerine göre uygulama yapılırken yeniden düzenleme ortaklık payı alınmasına olanak bulunmadığı dikkate alınmalıdır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2008/5832 K: 2010/3900 T: 16.4.2010

Arsa ve arazi düzenlemesi ile ilgili genel düzenlemeler uyarınca kamu ortaklık paylarının ıslah imar planlarının geçerli olduğu alanlarda 2981 Sayılı Yasa’nın 10-c maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemleri sırasında düzenlemeye giren parsellerden de alınması uygulamanın niteliği gereği olduğundan, idare mahkemesinin ıslah imar planına dayalı olarak yapılacak parselasyon işlemleri sırasında “kop” alınamayacağı yolundaki gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2008/9022 K: 2010/6191 T: 15.6.2010

Plan gereği Sağlık ve Rehabilitasyon Merkezi olarak ayrılan 3613 m2 lik tam parsel oluşturulduğu, böylece kamu ortaklık payından karşılanması gereken sağlık tesisinin davacının taşınmazından alındığı gibi 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemleri sırasında hisseli mülkiyetin korunması gerekirken hisselerin birleştirilmesi suretiyle de bir çeşit ferdileştirme yapıldığı anlaşıldığından; İdare Mahkemesince, bu hususlar göz önüne alınmak suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2008/8349 K: 2010/6342 T: 16.6.2010

Kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurulu kararıyla; dava konusu imar uygulaması ile, hisseli olan tescilli yapı parselinden müstakil parsel oluşturulması, mevcut imar planında yol olarak görülen yerde imar parseli oluşturularak imar planına aykırı uygulamaya gidilmiş olması ve düzenleme sınırının yol ekseninden geçirilmiş olması nedenleri ile 3194 sayılı yasa’nın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasının uygun olmadığına karar verildiği ve 2863 sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu uyarınca Kamu kurumu ve kuruluşları ile belediyelerin koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2008/5856 K: 2010/3899 T: 16.4.2010

3194 Sayılı İmar Kanunu’nun arazi ve arsa düzenlemesi başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, milli eğitim bakanlığı’na bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerin oluşturulması amacıyla %40’a varan oranda düzenleme ortaklık payı alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2010/10709 K: 2011/2200 T: 14.6.2011

3194 sayılı Yasa’nın 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemleri arsa ve arazilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati alınmaksızın tesis edilebileceğinden bu işlemlere karşı açılan davaların da tapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahipleri tarafından açılabilir. Malik olmayıp ancak taşınmaz üzerinde hak iddia edenlerin ise taşınmazın tapu kaydını adlarına tescil ettirmeleri üzerine dava açabileceği gözetilmelidir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2011/3813 K: 2012/447 T: 6.2.2012

Daha önce yapılan yola terk işlemi parselasyon işlemi olmadığından, ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesilemeyeceği gerekçesiyle parselasyon işleminin iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2011/3367 K: 2012/3902 T: 28.6.2012

Parselasyon planı belediyelerce re’sen yapılan bir işlem niteliğinde olduğundan, parselasyon planının esasının incelenmesi gerekirken, düzenleme sahasındaki arsa payı itibariyle çoğunluğu sağlamayan parsel maliklerinin istemi üzerine parselasyon planının yapıldığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde, hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 2011/7373 K: 2013/956 T: 18.2.2013

Planda kamu kullanımına ayrılan alanların, düzenlemeye giren tüm taşınmaz maliklerinden eşit oranda alınacak düzenleme ortaklık payı ile karşılanması gerekirken, Hazine taşınmazlarının düzenleme sınırı dışında bırakılarak kamu kullanımına açılmasına neden olan dava konusu parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Devamını Oku

Uyuşmazlık Mahkemesi E: 2011/243 K: 2012/64 T: 9.4.2012

2981/3290 sayılı Kanun gereğince tesis edilen idari nitelikteki uygulama işlemlerinden doğan zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği. Devamını Oku

Uyuşmazlık Mahkemesi E: 2012/41 K: 2012/77 T: 9.4.2012

İmar uygulaması sonucu oluştuğu önesürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1998/2676 K: 1999/2714 T: 18.05.1999

Parselasyon işlemi sırasında aynı düzenleme alanında bulunan davacıya ait parsellerin birlikte değerlendirilmesinde ve parsellerin toplam yüzölçümleri üzerinden düzenleme ortaklık payı alınarak, imara uygun parseller oluşturulup Eski yerlerinden tahsis yapılmasından mevzuata aykırılıktan söz edilemez Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1990/873 K: 1992/230 T: 27.01.1992

Düzenlemeye giren iki kadastro parselinden düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kalan kısımlarının imar plânı ile getirilen ebatları sağlamaması durumunda, iki kadastro parseline karşılık iki imar parseli verilmesi teknik olarak mümkün olamayacağından, bu halde müstakil imar parseli tahsisi yasaya uygundur Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1998/2193 K: 1998/5507 T: 17.11.1998

18 inci madde uyarınca yapılan parselasyon işleminde, mülkiyetin ferdileştirilmesi mümkün değildir. Bu durumda, oluşturulan imar parsellerinin paydaşlara yine ‘müşterek mülkiyet’ şeklinde tahsisi gerekir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1992/1205 K: 1993/826 T: 05.03.1993

Müşterek mülkiyetin, yapılan uygulama ile ferdileştirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ferdileşmeyi öngören parselasyon plânının mevzuata aykırılığı nedeniyle tapuya tescili isteminin idarece reddi doğrudur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1993/3010 K: 1994/2444 T: 13.06.1994

3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca yapılan düzenleme işlemindeki şekil eksikliği daha sonra alınan encümen kararı ile giderilebilir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/2996 K: 1994/3721 T: 24.10.1994

Parselasyon işlemleri bizzat muhatabına tebliği gerekli sübjektif ve kişisel işlemler olduğundan, parselasyon işlemi sonucunda verilen yeni parsellerin tapularının düzenleme tarihinin, işlemi öğrenme tarihi olarak alınması suretiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesinde yasal isabet yoktur. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/2344 K: 1994/3829 T: 26.10.1994

Parselasyon işleminin taşınmaz sahibine, 7201 sayılı Tebligat Yasası hükümlerine göre bizzat tebliğ edilmesi gerekir. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1988/1456 K: 1988/1497 T: 29.11.1988

Parselasyon plânına karşı açılan davalarda dava açma süresi, Anayasa’nın 125 inci maddesine göre yazılı bildirim tarihinden itibaren başlar. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1998/4543 K: 1999/4156 T: 22.06.1999

İmar plânında farklı bir amaca tahsisli bir yerde kalan yapının, parselasyon işlemi sırasında korunmamış olmasında ve davacıya başka bir parselden tahsis yapılmasında mevzuata aykırılık yoktur Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1994/712 K: 1994/3393 T: 07.10.1994

3194 sayılı İmar Yasasının 18 inci maddesi uyarınca yapılan parselasyonun sınırlarının dayanağı olan imar plânı sınırları ile mutlaka çakışması zorunlu olmayıp; imar plânlarının parça parça olarak da imar düzenlemesine tabi tutulması mümkündür. Devamını Oku

Danıştay 6. Dairesi E: 1996/789 K: 1997/385 T: 21.01.1997

Belediye sınırları içinde 18 inci madde uygulaması yapma yetkisi belediye encümenine aittir. Belediye meclisinin bu konuda yaptığı öneri niteliğindeki işlemi, kesin ve yürütmesi zorunlu bir işlem niteliğinde değildir. Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi E: 2011/23 K: 2012/3 T: 12.1.2012

2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesi köy ve belediye sınırları içinde kapanmış yollarla yol fazlalarının köy veya belediye namına tescil olunmasını öngörmektedir. Bu hüküm gereğince plan değişikliği ya da benzeri nedenlerle bir yolun kapanması ya da bazı bölümlerinin yol olmaktan çıkarılması durumunda bu şekilde açığa çıkan taşınmazların belediye ya da köy sınırları içinde bulunması halinde bu tüzelkişilikler adına tescil edilmesi gerekmektedir. Kural Anayasa’ya aykırı değildir. Devamını Oku

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.