LPG ve Akaryakıt İstasyonlarının Planlanmasında ve Ruhsatlandırılmasında Dikkat Edilecek Hususular

Danıştay kararlarına göre konut adası içerisinde tampon bölge oluşturulmadan LPG istasyonu kullanımı getirilemez.

Danıştay 6. Dairesi, 28.03.2014, E:2013/5536, K:2014/2440         

Konut adası içinde tampon bölge oluşturulmadan akaryakıt ve LPG kullanımı getirilmesine ilişkin imar planı değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.

Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Plan değişikliği istemlerinin sadece plan değişikliği yapılan alanın değil plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak, kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, plan değişikliğine konu edilen taşınmazların davacının maliki olduğu taşınmaz ile aynı imar adası içerisinde ve söz konusu taşınmaza komşu halde bulunduğu, bu alanın imar planında iki katlı müstakil konut yapımına uygun bir alan olarak planlandığı, ancak; dava konusu plan değişiklikleri ile bu yapı adasındaki yan yana üç parselin LPG ikmal ve akaryakıt istasyon alanına dönüştürüldüğü, davacı tarafından alana hizmet eden imar yolunun yetersiz olduğu, komşu parsellerin risk altında olacağı, çevrenin bağ-bahçe nizamında iki katlı yapılaşma koşullarına tabi olduğu, yakınında trafo bulunduğu, LPG ve akaryakıt istasyonu ihtiyacının bulunmadığı, çok yakın bir mesafede faal olarak çalışan LPG ve akaryakıt istasyonlarının bulunduğu iddialarıyla bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, söz konusu taşınmazların “LPG ikmal ve akaryakıt istasyon alanı” olarak planlanması için tüm teknik koşullara sahip olduğu belirtilmiş, İdare Mahkemesince sözü edilen rapora dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.

İmar planları bölgenin planlı gelişiminin sağlanması için çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla hazırlandığından, yalnızca taşınmazın mevzuatta belirtilen tüm teknik koşulları sağlaması nedeniyle belirli bir işleve ayrılması mümkün olmayıp, o kullanıma yönelik olarak bölgenin ihtiyacı, şehircilik ve planlama ilkeleri ve taşınmaz ile çevresinin durumu plan bütünlüğü içerisinde değerlendirilerek taşınmazın plandaki fonksiyonuna karar verilmelidir. Aksi bir düşünce mevzuattaki koşulları sağlayan tüm parsellerin şehircilik ve planlama ilkeleri açısından uygun olan değil istenilen fonksiyona dönüştürülmesi anlamına gelir. Oysa planda akaryakıt istasyonu kullanımının plan bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Belirtilen hususlar doğrultusunda, şehircilik ve planlama ilkeleri gözetilmeden ve konut adası içinde konut işleviyle tampon bölge oluşturulmadan uyuşmazlığa konu taşınmaza mevcut imar planında konut parselleri arasında plan bütünlüğü göz önüne alındığında ada bazında öngörülen fonksiyonlarla örtüşmeyecek şekilde ayrıcalıklı bir konumda akaryakıt ve LPG istasyonu kullanımı getirilmesinde şehircilik ilkelerine planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmamaktadır.

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 8. maddesinin 4. fıkrasında: “…Kurul, teknik ve ekonomik kriterlere göre bayilik kategorileri oluşturabilir. Bu durumda bayilik lisansları kategorilerine göre düzenlenir. Akaryakıt ve LPG istasyonları arasındaki mesafeler, aynı yönde olmak üzere, şehirler arası yollarda on kilometreden, şehir içi yollarda bir kilometreden az olmamak üzere Kurul tarafından çıkarılacak ve 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe girecek yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.

Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 45. maddesine göre ise iki akaryakıt ve/veya LPG istasyonu arasındaki mesafe, aynı yönde olmak üzere;

a) Şehirlerarası yollarda on,

b) Şehir içi yollarda bir,

Kilometreden az olamaz. Bu nedenle akaryakıt ve LPG istasyonlarına inşaat ruhsatı verilirken ve bunlar planlanırken Kanunun ve Yönetmeliğin bu hükümlerinin de dikkate alınması gerekmektedir.

Danıştay 6. Dairesi, 26.12.2005, E:2004/287, K:2005/6605

Akaryakıt istasyonu yaptırmak için yapı ruhsatı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, plan hükümlerinin yanı sıra enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı tarafından çıkarılan 14.6.1997 günlü, 23019 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ hükümlerine de uygun olması gerektiği, tebliğdeki belediye ve mücavir alan sınırları içindeki karayolları kenarında aynı istikamette olan istasyonlar arasındaki mesafenin 2 km olması koşulunun daha sonra 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 8.maddesi ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 45.maddesi ile değişikliğe uğradığından bu hükümlerin göz önünde bulundurmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.