Danıştay 6. Dairesi E: 2006/1662 K: 2008/2479 T: 22.4.2008
Mera vasıflı taşınmazlar, parselasyona tabi tutulamaz. Parselasyon işleminin amacı imar planına uygun düzgün imar parselleri oluşturmak olduğundan, yeni imar planına göre yeniden parselasyon yapılma nedenlerinin olup olmadığı, plana uygun parselasyon yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmasından sonra karar verilmesi gerekir. Devamını Oku
Danıştay 6. Dairesi E: 2002/1843 K: 2003/4061
Mera olarak tahsis amacı değiştirilmeyen ve halen mera vasfını koruyan bir alanın, mevzi imar planı ile “spor tesisleri alanı” olarak belirlenmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı hakkında. Devamını Oku
Danıştay 6. Dairesi E: 1996/5742 K: 1997/4865 T: 10.11.1997
Davacı tarafından ruhsatsız olarak yapılan inşaatın meraya tecavüzlü kısımlarının yıkımı yolundaki belediye başkanlığı işlemi, 775 s. Kanun’un 18. maddesi uyarınca hukuka uygundur. Devamını Oku
Danıştay 6. Dairesi E: 1992/4260 K: 1993/2813
Meraların 775 sayılı Yasanın 3. maddesine göre doğrudan belediye mülkiyetine geçmesinin söz konusu olamayacağı, olaya 2981/3290 sayılı Yasanın geçici 2.maddesinin uygulanamayacağı. Devamını Oku
Danıştay 6. Dairesi E: 1991/3594 K: 1992/5103 T: 22/12/1992
Mera üzerinde yapılan gecekondunun 2981 sayılı yasadan yararlanmasının mümkün bulunmadığı Devamını Oku
Danıştay 6. Dairesi E: 1992/1257 K: 1992/3202 T: 22/09/1992
Bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, uyuşmazlık konusu olan ve belediye sınırları içerisinde meranın plan değişikliği ile vasfını kaybedip kaybetmediği, olduğu gibi yada küçük sanayi sitesi rezerv alanı olarak kullanılması hallerinden hangisinin daha fazla kamu yararına uygun bulunduğunun açıklığa kavuşturulmaması nedeniyle bu hususların mahkemece yeniden incelenmesi gerektiği Devamını Oku
Danıştay 6. Dairesi E: 1991/445 K: 1991/2006 T: 14/10/1991
Belediye mücavir sahasına dahil edilen yerdeki meranın belediyeye devrolunacağı, üniversiteye tahsisli olan bu yerin meralık vasfının kaldırılarak üniversiteye tahsisinde isabetsizlik görülmediği Devamını Oku
Danıştay 1. Dairesi E: 1996/46 K: 1996/88 T: 19/04/1996
Mera vasıflı taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesine göre bu vasfı taşıdığı sürece kamu kurum yada kuruluşlarına devrine olanak bulunmadığından Anadolu Üniversitesi Rektörlüğünün devralmaya ilişkin isteminin reddi. Devamını Oku
Danıştay 6. Dairesi E: 2006/1662 K: 2008/2479 T: 22.4.2008
Mera vasıflı taşınmazların, parselasyona tabi tutulamayacağı hakkında Devamını Oku
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E: 2003/5337 K: 2003/4970 T: 26.5.2003
Taşınmazın öncesinin mera olduğu yazılı mera norm kararı davacının miras bırakanı tarafından imzalanmış olup, bu beyanlar taşınmazın öncesinin mera olduğu olgusu yönünden halefiyet yolu ile mirasçısı olan davacıyı da bağlayacağından kazandırıcı zamanaşımına dayalı davanın reddi yerindedir. Devamını Oku
Danıştay 1. Dairesi E: 2003/179 K: 2004/9 T: 29.01.2004
Harman yerlerinin tahsis amaçlarının değiştirilip değiştirilemeyeceği, değiştirilmesi mümkün ise yetkili idarenin hangisi olduğu hususlarında düşülen duraksamanın giderilmesi Devamını Oku
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2006/5-227 K: 2006/265 T.3.5.2006
Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinde kamu malları; hizmet malları, orta malları, sahipsiz mallar ile genel sular ve ormanlar olmak üzere dört gruba ayrılmış; anılan maddenin b bendinde, orta mallarından olan meraların özel mülkiyete konu teşkil etmeyecekleri belirtildikten sonra, c bendinde ayrıca açıklanan sahipsiz yerlere ilişkin bu şekilde bir düzenlemeye yer verilmemiştir; buna göre meralar, özel mülkiyete konu olamazken; sahipsiz yerlerin, devletin veya özel bir kişinin mülkü haline gelmesi imkan dahilindedir. Devamını Oku
Danıştay 6. Dairesi E: 2004/3883 K: 2005/971 T: 18.02.2005
Mera olarak tescil edilen ve İmar affı başvurusu tarihi itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bu niteliğini koruyan uyuşmazlık konusu taşınmaz, 2981 sayılı Yasa kapsamında üzerindeki gecekonduların aftan yararlanabileceği taşınmazlar arasında yer almadığından, anılan taşınmazın belediyeye devredilemeyeceğine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı hakkında. Devamını Oku

