Mevzuata ve İmar Planına Aykırı Olarak Verilen Ruhsatlardan Doğan Sorumluluk

Belediyeler, il özel idareleri ve özel kanunları uyarınca ruhsat vermeye yetkili diğer kamu idareleri, ruhsat verme işlemi esnasında verilecek ruhsatın; imar planına ve imar mevzuatına uygunluğunu denetlemekle görevlidirler.

İmar planına ve mevzuata aykırı olarak verilen ruhsatların her zaman için idarece geri alınabilmesi mümkündür. Açık hataya düşülerek verilen bu ruhsatlar, yapı yapılmış olsa bile, yapıyı yapan kişi açısından kazanılmış hak teşkil etmezler.

Kazanılmış bir hakkın doğabilmesi için düzenlendiği tarih itibariyle imar planına ve imar yönetmeliğine uygun bir projenin buna dayanılarak verilmiş olan bir ruhsatın varlığı gereklidir.

Projenin ve dolayısıyla ruhsatın imar planına aykırı olması durumunda daha başlangıçta usulüne uygun olarak verilmiş bir ruhsatın varlığından bahsedilemeyeceğine göre binanın bitmiş olması da davacıya kazanılmış hak sağlamayacaktır. 

Bu husus birçok Danıştay kararında da açıkça belirtilmiştir. Örneğin Danıştay Altıncı Dairesi tarafından verilen 18.10.1994 tarihli ve E:1994/183, K:1994/3626 sayılı kararda “hukuken geçerli bir plana dayalı olmadığı anlaşılan imar durumunun kazanılmış hak sağlamayacağı” vurgulanmıştır.[1]

Aynı şekilde mevzuata aykırı olarak verilen inşaat ruhsatları da geri alınabilir. Örneğin tescilli sit alanı olan yere verilen inşaat ruhsatı, ruhsat sahibi açısından kazanılmış hak teşkil etmez.

Gerek imar planına ve gerekse mevzuata aykırı olarak verilen ruhsat ilgili idare tarafından he zaman geri alınabilir.

Bu durumda inşaat yapılmış ise yıkım gerekir. Ancak yapı sahibi iyi niyetli ise yıkım nedeni ile uğradığı zararı yıkımı gerçekleştiren idareden tazmin edebilir. İdare, bu şekilde yapılan yıkım nedeni ile ortaya çıkan zararı tazmin etmek durumundadır.[2]

Mevzuata aykırı olarak yüksek gerilim hattının hemen bitişiğinde inşaat ruhsatı ve kullanma izni verilen yapıda bulunan kişilerin yüksek gerilim hattı nedeni ile zarara uğramaları durumunda da zararın idarece karşılanması gerekir.[3]

Böyle bir durumda yapı maliki, uğradığı zararı kanıtlamak zorunda değildir. Zarar mahkemece takdiren belirlenir.[4]

Burada zarar olarak; ruhsatın alınması için yapılan giderler (proje vb. maliyetler), yıkılan binanın maliyeti, yıkım nedeni ile mahrum kalınan kar gibi unsurlar dikkate alınır.

[1] Benzer bir karar olarak Danıştay Altıncı Dairesi, 16.10.1991, E:1990/2078, K:1991/2045

[2] Danıştay Altıncı Dairesi, 16.01.1971, E:1968/2452, K:1971/195

[3] Danıştay Altıncı Dairesi, 25.11.1992, E:1991/3205, K:1992/4470

[4] Danıştay Altıncı Dairesi, 24.12.1992, E:1991/1598, K:1992/5169

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2699 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.