İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Gayrimenkul Makaleleri
  3. Sit Alanı Nedir? Sit Alanları Kaça Ayrılır? Sit Alanlarında İnşaat ve Ziraat Yapılabilir mi?

Sit Alanı Nedir? Sit Alanları Kaça Ayrılır? Sit Alanlarında İnşaat ve Ziraat Yapılabilir mi?


Sit Alanı Nedir?

Sit alanları; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır.

Sit Alanlarında Koruma Amaçlı İmar Planı Nasıl Yapılır?

Bu konuda şu yazımıza bakınız: Koruma Amaçlı İmar Planı Nedir? Nasıl Hazırlanır ve Onaylanır?

Sit Alanları İçin Devlet Tarafından Yapılan Yardımlar

1982 Anayasası’nın 63. maddesinin ikinci fıkrasında “Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.” hükmü yer almıştır. Bundan dolayı özel mülkiyette bulunan kültür ve tabiat varlıklarının mülkiyetine getirilen sınırlamalar nedeniyle maliklere yardım yapılması ve bazı muafiyetler tanınması anayasal bir zorunluluktur.

Aslında Danışma Meclisi özel mülkiyette bulunan kültür ve tabiat varlıklarının mülkiyetine getirilen sınırlamalar karşılığında yardım ve muafiyet değil, tazminat ödenmesi esasını benimsemiştir.

Maddenin görüşmeleri esnasında Anayasa Komisyonu Başkanı burada taşınmaz malikine bir yardım değil, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını kullanamamasından kaynaklanan bir tazminatın söz konusu olduğunu açıkça vurgulamıştır. Komisyon Başkanı Orhan Aldıkaçtı bu konuda şu ifadeleri kullanmıştır (Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 10, Sayfa: 616): “Önerge bu ise, yine karşı olacağız efendim; çünkü yardım bahis konusu değildir, mülkiyet hakkının kullanılamamasından bir tazminat bahis konusudur olsa olsa veyahut da devletin bu mülkü mal sahibinden alması, kamulaştırmasıdır. Binaenaleyh, burada bir yardım sorununu kabul etmiyoruz. Bu, bizim Anayasada kabul ettiğimiz mülkiyet kavramı ile bağdaşmaz ve esasen bizim maddemizde de «Zararlar devletçe ödenir» dediğimiz zaman, devletin bunu bir kanunla yapması da doğaldır.”

Maddenin Danışma Meclisince kabul edilen şeklinde de tazminattan söz edilmektedir. Danışma Meclisi tarafından kabul edilen maddenin ikinci fıkrası şu şekildeydi: “Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara kanunla getirilecek sınırlamalar nedeniyle hak sahiplerinin uğrayacakları zararlar Devletçe karşılanır.”

Madde gerekçesinde ise “Tarih ve kültür varlıkları özel mülkiyette ise ve bunlar için kanunla sınırlama getirilmişse, hak sahiplerinin uğradığı zararın Devletçe tazmin edilmesi gerekir.” ifadelerine yer verilmiştir.

Fakat ikinci fıkra Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu tarafından, madde metninde geçen «zararlar Devletçe ödenir.» hükmünün ölçüsüz uygulamalara neden olabileceği ve madde ile getirilmek istenen hükmün «yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler» olduğu gerekçesiyle “Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir (Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu Raporu, Sayfa: 76, Alıntı: Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, Cilt: 7, Sayfa: 532)

Netice itibarıyla Anayasa mülkiyet hakkına getirilecek sınırlama karşısında malike yardım yapılmasını ve bazı muafiyetler tanınmasını emretmektedir.

Bunun gerekleri 2863 sayılı Kanun’la yerine getirilmiştir. Bu Kanun’un 12. maddesine göre özel hukuka tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, bakım ve onarımı için Kültür ve Turizm Bakanlığınca ayni, nakdi ve teknik yardım yapılır.

Kanun’un 21. maddesine göre tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan ve I. ve II.  grup olarak gruplandırılmış bulunan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerine kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

Kültür varlıklarının korunması maksadıyla tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon ve kazı ile müzelerin güvenliği için kullanılmak şartıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Savunma Bakanlığı, Bakanlıkça ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce dışarıdan getirilecek her türlü araç, gereç, makine, teknik malzeme ve kimyevi maddeler ile altın ve gümüş varak, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

Koruma kurulları kararına uygun olarak bu taşınmaz kültür varlıklarında yapılan onarım ve inşaat işleri Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınacak vergi, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesnadır. Bu Kanun kapsamında tescil edilen taşınmaz kültür varlıkları için 29.6.2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz.

Kültür ve Tabiat Varlıklarının (Sit Alanları) Mülkiyetine Getirilen Sınırlamalar

Anayasa’nın 63. maddesi hükmüne paralel olarak 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda mülkiyet hakkının çeşitli yönlerden sınırlandırılmasına ilişkin hükümler yer almıştır. Bu konuda şu yazımıza bakınız: Kültür ve Tabiat Varlıklarının (Sit Alanları) Mülkiyetine Getirilen Sınırlamalar

Sit Alanları Kaça Ayrılır?

Bu alanlar; a) arkeolojik sit, b) tarihi sit, c) kentsel sit, d) doğal sit alanı olmak üzere 4 kısma ayrılır.

1) Arkeolojik Sit Nedir?

Arkeolojik Sit: İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır.

a) 1. Derece Arkeolojik Sit

1 derece arkeolojik sit alanlar, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır.

1. Derece Arkeolojik Sit Alanına İnşaat Yapılabilir Mi?

Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmez, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamaz. Bu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin koruma kurulundan izin alınarak yapılabilir.

Resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları için müze müdürlüğünün ve varsa kazı başkanının görüşüyle konunun koruma kurulunda değerlendirilebilir.

Taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılamaz; toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülemez.

Bu alanlar içerisinde bulunan ve günümüzde halen kullanılan umuma açık mezarlıklarda sadece defin işlemlerinin yapılabilir.

1. Derece Arkeolojik Sit Alanında Ziraat Yapılabilir Mi?

Höyük ve Tümülüsler de toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaktır. Bu alanlarda ağaçlandırmaya yapılamaz; yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabilir.

b) 2. Derece Arkeolojik Sit Nedir?

İkinci derece arkeolojik sit alanları; korunması gereken, ancak koruma ve kullanma koşulları koruma kurulları tarafından belirlenecek, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır.

2. Derece Arkeolojik Sit Alanına İnşaat Yapılabilir Mi?

Bu alanlarda, yeni yapılaşmaya izin verilmez fakat; günümüzde kullanılmakta olan tescilsiz yapıların basit onarımlarının yürürlükteki ilke kararı doğrultusunda yapılabilir. Resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları için müze müdürlüğünün ve varsa kazı başkanının görüşüyle konunun koruma kurulunda değerlendirilebilir.

Bu alanlar içerisinde bulunan ve günümüzde halen kullanılan umuma açık mezarlıklarda sadece defin işlemlerinin yapılabilir.

Taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılamaz; toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülemez.

2. Derece Arkeolojik Sit Alanında Ziraat Yapılabilir Mi?

Höyük ve Tümülüsler de toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaktır. Bu alanlarda ağaçlandırmaya yapılamaz; yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabilir.

c) III. Derece Arkeolojik Sit Nedir?

Üçüncü derece arkeolojik sit alanları, koruma – kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlardır.

3. Derece Arkeolojik Sit Alanına İnşaat Yapılabilir Mi?

Bu alanlarda, belediyesince veya valilikçe inşaat izni verilmeden önce, ilgili müze müdürlüğü uzmanları tarafından sondaj kazısı gerçekleştirilerek, sondaj sonuçlarının bu alanlarla ilgili, varsa kazı başkanının görüşleriyle birlikte müze müdürlüğünce koruma kuruluna iletilip kurul kararı alındıktan sonra uygulamaya geçilebilir.

Üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen arkeolojik sit alanlarında koruma kurullarının, sondaj kazısı yapılacak alanlara ilişkin genel sondaj kararı alabilir.

Bu alanlarda, taş, toprak, kum vb. alınmasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocaklarının açılamaz; toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülemez.

Ülke enerji üretimine getireceği katkı ve kamu yararı doğrultusunda bu alanlarda koruma kurulunca uygun görülmesi halinde rüzgar enerji santralları yapılabilir.

d) Kentsel Arkeolojik Sit Nedir?

kentsel arkeolojik sit alanları; 2863 sayılı Kanun kapsamına giren arkeolojik sit alanları ile birlikte korunması gerekli kentsel dokuları içeren ve bu özellikleri ile bütünlük arz eden korumaya yönelik özel planlama gerektiren alanlar kentsel arkeolojik sit alanlarıdır.

Bu alanlarda, arkeolojik değerlerin bilimsel yöntemlerle açığa çıkarılması, onarılması ve sergilenmesi  işlemlerinin esas alınarak sağlıklı ve kapsamlı arkeolojik envanter temeline dayalı öz gerekli bütün ölçeklerdeki planlama çalışmalarının ivedilikle yapılır. Bu planlar onanmadan, parsel ölçeğinde uygulamaya geçilmez.

2) Tarihi Sit Nedir?

Tarihi sitler, Milli tarihimiz ve askeri harp tarihi açısından önemli tarihi olayların cereyan ettiği ve doğal yapısıyla birlikte korunması gerekli alanlardır. Bu alanlarda;

Uzun devreli gelişme planı ilgili koruma bölge kurulunca uygun görülünceye kadar zorunlu altyapı uygulamaları dışında, bitki örtüsünü, topografik yapıyı, siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir inşai ve fiziki uygulamada bulunulamaz.

Önceden süregelen tarımsal faaliyet ile bağ ve bahçeciliğin devam ettirilebilir, bu amaç dışında kesinlikle kullanılamaz

3) Kentsel Sit Nedir?

Kentsel sitler, mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar) birlikte bulundukları alanlardır.

Kentsel sit alanın bulunduğu çevre içinde korunmasında, geliştirilmesinde etkinlik taşıyan ve kentle bütünleşmesine olanak sağlayacak kararlara konu alanlar ise etkileşim geçiş sahası olarak tanımlanır.

Geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları bulunmayan kentsel sit alanlarında; her ne surette olursa olsun yeni yapı veya imar uygulaması yapılamaz. Tescilli kültür varlığı yapılar ile tescilsiz yapıların esaslı onarımlarının koruma bölge kurulu kararı doğrultusunda yapılabilir. Tescilli kültür varlığı yapılar ile yürürlükteki yasal düzenlemelere göre ruhsatı bulunan tescilsiz taşınmazlardaki tadilat ve tamiratların ilgili Yönetmelikler kapsamında yapılabilir. Zorunlu alt yapı uygulamalarının koruma bölge kurulu kararı doğrultusunda yapılabilir.

Geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenmiş kentsel sit alanlarında; yeni yapı veya imar uygulamaları ile zorunlu alt yapı uygulamalarının geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları doğrultusunda hazırlanmış projelerinin koruma bölge kurulunca uygun bulunması koşulu ile yapılabilir. Tescilli kültür varlığı yapıların esaslı onarımlarının, projelerinin koruma bölge kurulunca uygun bulunması koşulu ile yapılabilir.

Koruma amaçlı imar planı onaylanmış kentsel sit alanlarında; tescilli taşınmaz kültür varlığı parseline komşu olan veya aralarından yol geçse dahi bu parsellere cephe veren parsellerdeki her türlü inşai ve fiziki uygulama ile yeni yapılanma için koruma bölge kurulundan izin alınması gerekir. Diğer parsellerdeki yeni yapı veya imar uygulamaları için koruma amaçlı imar planı ve planın tamamlayıcı eklerinde belirtilen koşullar doğrultusunda ilgili idarelerce izin verilir. Tescilli kültür varlığı yapıların esaslı onarımlarının koruma amaçlı imar planı hükümleri doğrultusunda hazırlanan projelerinin koruma bölge kurulunca uygun bulunması koşulu ile yapılabilir.

4) Doğal Sit Alanları

Doğal (tabii) sit alanları; jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır. Bu alanlarda yapılacak tespit çalışmalarında, alanın özelliğine göre ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması esastır. Doğal sit alanları koruma ve kullanma koşulları ilke kararı konusunda şu yazımıza bakınız: Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı

a) I. Derece Doğal (Tabii) Sit Nedir?

Birinci derece doğal sit alanları, bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır. Bu alanlarda, bitki örtüsü, topografya, silüet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulamaz

1. Derece Doğal Sit Alanına İnşaat Yapılabilir Mi?

Bu alanlarda kesin yapı yasağı olmakla birlikte, resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu olan alanlarda, teknik altyapı hizmetleri (kanalizasyon, açık otopark, telesiyej, teleferik, içme suyu, enerji nakil hattı, telefon hattı, doğalgaz hattı, GSM baz istasyonu ve benzeri) uygulamalarının koruma bölge kurulunun uygun göreceği şekliyle yapılabilir.

Bu alanlarda, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamalar, ekolojik dengeye etkisine ilişkin Çevre ve Orman Bakanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görüşleri ile Üniversitelerin ilgili bölümlerince hazırlanan rapor doğrultusunda; jeotermal kaynak suyunun kullanımına yönelik uygulamalarda bunlara ek olarak Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) ve Bakanlığımız Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün görüşleri ile, koruma bölge kurulunun uygun göreceği şekliyle yapılabilir.

1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı veya 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı doğrultusunda hazırlanacak projesine göre ilgili koruma kurulundan izin almak koşulu ile halka açık rekreasyon amaçlı günübirlik tesisler (lokanta, büfe, kafeterya, soyunma kabinleri, wc, gezi yolu, açık otopark ve benzeri) ile alanın ve çevrenin özelliklerinden kaynaklanan faaliyetlerin korunması ve geliştirilmesi amacına yönelik yapıların (iskele, balıkçı barınağı, bekçi kulübesi ve benzeri) yapılabilir.

1. Derece Doğal Sit Alanında Ziraat Yapılabilir Mi?

Bu alanlarda, alanın doğal bitki dokusunu değiştirmeden Orman Genel Müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak uygun görüş doğrultusunda koruma kurulunca ağaçlandırmaya izin verilebilir.

Kar ve rüzgar devrikleri, doğal afetlerden etkilenmiş, hastalanmış veya kıymet ağacı olmayan ağaçlar ile ormanların bakımı ve doğal dengenin korunmasını sağlamak amacıyla Orman Genel Müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak teknik rapor doğrultusunda ağaç kesimine koruma kurulunca izin verilebilir.

Taş, toprak, kum alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılamaz; toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülemez, ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiye edilir.

b) II. Derece Doğal (Tabii) Sit Nedir?

İkinci derece doğal sit alanları, doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yanında kamu yararı göz önüne alınarak kullanıma açılabilecek alanlardır.

2. Derece Doğal Sit Alanına İnşaat Yapılabilir Mi?

Bu alanlarda, turizm yatırım ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında herhangi bir yapılaşmaya gidilemez.

Kullanıma açılacak bölgelerde geçici dönem yapılanma koşulları ilgili kurumların görüşleri alınarak Koruma Kurullarınca belirlenir. Bu belirlemede varsa çevre düzeni planı veya nazım plan kararları ile arazinin topografya, peyzaj, silüet vb. karakteristiklerinin göz önünde tutulur. Ancak hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunluktaki uygulamalara Koruma Amaçlı İmar Planı yaptırılmadan izin verilemez.

Taş, toprak, kum alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılamaz, toprak, curuf, çöp, sanayi artığı ve benzeri malzemenin dökülemez, ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiye edilir.

2. Derece Doğal Sit Alanında Ziraat Yapılabilir Mi?

Bu alanlarda, mevcut tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilmesinin yanı sıra, koruma kurulundan izin almak koşuluyla yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabilir.

c) III. Derece Doğal (Tabii) Sit Nedir?

Üçüncü derece doğal sit alanları, doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yolunda, yörenin potansiyeli ve kullanım özelliği de göz önünde tutularak konut kullanımına da açılabilecek alanlardır.

Bu alanlarda, kullanıma açılacak bölgelerde geçici dönem yapılanma koşulları ilgili kurumların görüşleri alınarak Koruma Kurullarınca belirlenir. Bu belirlemede varsa çevre düzeni planı veya nazım plan kararları ile arazinin topografya, peyzaj, silüet vb. karakteristiklerinin göz önünde tutulur. Ancak hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunluktaki uygulamalara Koruma Amaçlı İmar Planı yaptırılmadan izin verilemez.

Doğal peyzaj ve siluet dikkate alınarak koruma kurulunca belirlenecek koşullar doğrultusunda kum, çakıl, taş, maden ve benzeri malzeme alınabilir, bu amaçla ocak açılabilir, toprak, curuf, çöp, sanayi artığı ve benzeri dökülmez.

2. Derece Doğal Sit Alanında Ziraat Yapılabilir Mi?

Bu alanlarda, mevcut tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilmesinin yanı sıra, koruma kurulundan izin almak koşuluyla yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabilir.

Sit Alanlarında Kalan Parseller Emlak Vergisinden Muaf mı?

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21. maddesine göre tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan ve 1. ve 2. grup olarak gruplandırılmış bulunan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerine kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

Bu maddedeki muafiyetin emlak vergisi muafiyetini de kapsayıp kapsamadığı uzunca bir süre tartışma konusu olmuş ve mesele Danıştay kararları ile açıklığa kavuşmuştur. Bu konuda Danıştay’ca “her ne kadar 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 22. maddesinde bina ve arazi vergileri ile ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği belirtilmiş ise de 2863 sayılı Kanunun 1319 sayılı Kanundan sonra yürürlüğe girdiği ve kanun koyucunun amacının, eski eserlerin korunması ve değerlendirilmesi için bunların malik ve zilyetleri tarafından kullanımını cazip hale getirir tedbirler alınması yolu ile vergi hukuku açısından eski eser sahiplerine olanak sağlamak olduğu göz önünde tutulduğunda, 2863 sayılı Kanunun 21. maddesinde yer alan muafiyet hükmünün emlak vergisini de kapsamına aldığının kabulünün zorunlu olduğu” gerekçesiyle 2863 sayılı Kanunun 21. maddesinde belirtilen taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının emlak vergisinden muaf tutulması gerektiği yönünde kararlar verilmiştir.

Bir başka anlatımla, burada yer alan “her türlü vergi, resim ve harç” ibaresi emlak vergisini de kapsamaktadır.  Dolayısıyla yukarıdaki fıkra kapsamına giren taşınmazlar emlak vergisinden (bina vergisi ve arazi vergisi) muaftır.

Öte yandan, Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21. maddesinde yer alan taşınmazlar için kısıtlı (1/10 oranında) vergi uygulanmakta iken Danıştay’ın 15.11.1988 tarih ve E:1987/80, K:1988/3460 sayılı kararı ile 2863 sayılı Kanunun 21. maddesinde belirtilen taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının emlak vergisinden muaf tutulmasının zorunlu olduğu, bu taşınmazlar için kısıtlı vergi uygulanmayacağı gerekçesiyle söz konusu yönetmeliğin 4. maddesi iptal edilmiş bulunmaktadır.

İkinci Derece Sit Alanları Emlak Vergisinden Muaf Mıdır?

Arkeolojik sit alanları, insanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır. 1. ve 2. derece olmak üzere iki ye ayrılır. I. Derece Arkeolojik Sit alanları, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. II. Derece Arkeolojik Sit alanları ise Korunması gereken, ancak koruma ve kullanma koşulları koruma kurulları tarafından belirlenecek, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır.

2863 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre “Tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Bu hükme göre taşınmazın tapu kütüğünde “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş ise veya koruma amaçlı imar planında kesin yapılanma yasağı getirilmiş ise emlak vergisinden muaftır.

Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi

Bu konuda şu yazımıza bakınız: Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi

Sit Alanı Nedir? Sit Alanları Kaça Ayrılır? Arkeolojik Sit Nedir? Tarihi Sit Nedir? Kentsel Sit Nedir? Doğal Sit Alanları Nedir?
Yorum Yap

Yorum Yap