Turizm Amaçlı İmar Planı Nedir? Nasıl Hazırlanır?

Turizm amaçlı imar planları, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde hazırlanan planlardır.

Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi Nedir?

Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, tarihi ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı ve/veya turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak, kullanmak, sektörel kalkınmayı ve planlı gelişimi sağlamak amacıyla değerlendirilmek üzere sınırları Kültür ve Turizm Bakanlığının önerisi ve Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan edilen bölgelerdir.

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, resen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir. Bu kapsamda, nazım ve uygulama imar planları Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanacaktır.

Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinin nasıl belirleneceği Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri İle Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına İlişkin Yönetmelik ile;  bu bölgeler içinde imar planlarının nasıl hazırlanacağı, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde ve Turizm Merkezlerinde İmar Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına İlişkin Yönetmelik ile düzenlenmiştir.

Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgeleri Nasıl Tespit Edilir?

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 3. maddesine göre kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgelerinin Kültür ve Turizm Bakanlığının önerisi üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespite ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri İle Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına İlişkin Yönetmelikte gösterilmiştir.

Yönetmeliğin 5. maddesine göre fotoğraf, video kaydı ve benzeri görsel malzeme ile desteklenen ve mahallinde yapılan alan araştırmasına dayanan, bölgenin konumunu, mülkiyet durumunu, fiziksel ve doğal özelliklerini, teknik ve sosyal alt yapısını, sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerini, arazi kullanım ve ulaşım sistemleri ile doğal ve çevresel verilerini içeren gerekçeli raporlar, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünce hazırlanarak Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Bakanlık İçi Komisyona sunulur.

Bakanlık İçi Komisyon; Bakanlık müsteşar yardımcısının başkanlığında birinci hukuk müşaviri, kültür varlıkları ve müzeler genel müdürü, yatırım ve işletmeler genel müdürü ile yatırım ve işletmeler genel müdürlüğünün ilgili genel müdür yardımcısı ve daire başkanından oluşur. Komisyonun sekretarya hizmetleri, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünce yürütülür. Bakanlık İçi Komisyon; ilan edilmesi öngörülen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinin mevkii ve sınırlarını belirlemekle görevlidir.

Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri; ülkenin doğal, tarihi, arkeolojik ve sosyo-kültürel turizm değerleri ile deniz, kış, dağ, yayla, sağlık, termal, kültür, spor, av, doğa turizmi ile mevcut diğer turizm imkanları göz önünde bulundurularak belirlenir.

Bakanın onayı ile kesinleşen öneriler, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Bakanlıklararası Komisyona götürülür. Bakanlıkça ilan edilmesi öngörülen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinin mevkii ve sınırlarını gösteren haritalar ile bu yerlere ilişkin hazırlanan açıklama raporlarını içeren bilgi ve belgeler, Bakanlıklararası Komisyonun toplantı tarihinden en az bir ay önce Komisyon üyesi kuruluşlara iletilir ve toplantının tarihi bildirilir.

Komisyon, Bakanlıkça belirlenen tarihlerde toplanarak kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinin mevkii ve sınırlarına ilişkin önerileri inceler ve istişari nitelikte olan görüşünü bu toplantılar sonucunda birer tutanakla belirler.

Bakanlıklararası Komisyonun görüşlerini içeren tutanak ile birlikte mevkii ve sınırları haritalar üzerinde belirlenen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri ilanına ilişkin öneri, Cumhurbaşkanının onayına sunulmak üzere gönderilir.

Cumhurbaşkanınca tespit edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri, Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle ilan olunur. Cumhurbaşkanının, bir bölgenin kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgesi ilanına ilişkin kararı idari bir işlemdir ve idari yargı denetimine tabidir.

2575 sayılı Danıştay Kanununun 24. maddesine göre Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılacak davalara bakma yetkisi Danıştay’a aittir. Bu nedenle bir bölgenin kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgesi olarak tespitine ilişkin bu kararlara karşı Danıştay’da dava açılması gerekir. Davada hasım olarak Cumhurbaşkanı değil, Başbakanlık gösterilir.

Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgelerinde Planlama Yetkisi

Kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgelerindeki her ölçekteki planlar (nazım imar planı, uygulama imar planı, revizyon imar planı, ilave imar planı, mevzii imar planı, koruma amaçlı imar planı) Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılabileceği/yaptırılabileceği gibi, özel kişiler de bu Bakanlığa plan teklifinde bulunabilirler.

Bunun yanı sıra, Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik kapsamında kendisine kamu arazisi tahsis edilen yatırımcılara da imar planı yapılması konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından izin verilebilir.

Ancak, özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve araziler, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalsa bile bu alanlarda plan yapma yetkisi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığındadır.

Turizm Amaçlı Planlar Nasıl Hazırlanır?

Turizmi Teşvik Kanununa ve Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde ve Turizm Merkezlerinde İmar Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına İlişkin Yönetmeliğe göre, bu alanlardaki her ölçekteki planlar (nazım imar planı, uygulama imar planı, revizyon imar planı, ilave imar planı, mevzii imar planı, koruma amaçlı imar planı) Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılabileceği ya da yaptırılabileceği gibi, özel kişiler de bu Bakanlığa plan teklifinde bulunabilirler.

Bunun yanı sıra, Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik kapsamında kendisine kamu arazisi tahsis edilen yatırımcılara da imar planı yapılması konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından izin verilebilmektedir.

Kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgeleri ile turizm merkezlerinde bulunan yerlerde kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler de gerekçeleri ile birlikte her ölçekte plan veya plan değişikliğini Kültür ve Turizm Bakanlığına teklif edebilmektedirler. Bu bölgelerde plan yapımına başlanabilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığından izin alınması gerekir. Bu Bakanlıktan ön uygunluk kararı alınmadan imar planı yapımına başlanamaz.

Bakanlığa sunulan teklifler kadastral durumun da işlendiği ölçekli haritalar üzerine gerekçe raporu ile birlikte iki takım olarak hazırlanır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, kendisine gelen plan tekliflerini, kendi belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde değerlendirerek plan hazırlanması için ön uygunluk kararı verebilir, reddedebilir veya planlama sınırını değiştirebilir.

Bakanlık tarafından ön uygunluk kararı verilmesi durumunda teklif sahibi plan yapımı aşamasına geçebilir.

Turizm Amaçlı Planlarda Belediyelerin ve İl Özel İdarelerinin Görüşlerinin Alınması

Belediye sınırları içinde ilgili belediyeye, bu sınırlar dışında ise il özel idarelerine verilen planlar, belediye ve özel idare tarafından incelenir ve görüşleri, gerekçeleri ile birlikte en geç otuz gün içinde Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirilir.

Bu süre sonunda cevap alınmadığı takdirde olumlu görüş verilmiş sayılır.

Ancak, gerek Turizmi Teşvik Kanununda ve gerekse Yönetmelikte belediye veya özel idarenin itiraz etmesi durumunda ne gibi bir işlem yapılacağına dair hüküm bulunmamaktadır.

Turizm Amaçlı Planların Onaylanması

Hangi yöntemle yapılırsa yapılsın kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgelerinde hazırlanan tüm planların Kültür ve Turizm Bakanlığı (Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü) tarafından onaylanması gerekir.

Bu Bakanlık dışındaki kişiler tarafından hazırlanan planların onayı da aynı usule tabidir. Bu planların da Bakanlık tarafından onaylanması gerekir.

Uygun bulunmayan planlar onaylanmaz ve onaylanmama sebepleri de belirtilerek teklif sahibine iade edilir. Onaylı planlar, plan kapsamında bulunan ilgili idarelere ve ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilir.

Turizm Amaçlı Planların İlanı

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan planlar onay tarihinden itibaren bir ay içinde il özel idaresi ya da ilgili belediyenin duyuru alanlarında herkesin görebileceği şekilde bir ay süre ile asılır.

Askı, belediyelerin ve ilgili dairelerin araçları ile halka duyurulur. Bu işlemlere ilişkin olarak düzenlenecek tutanaklar süresiz saklanır ve bir örneği askı tarihinden itibaren yedi gün içinde Kültür ve Turizm Bakanlığına gönderilir.

Turizm Amaçlı Planların Nasıl İtiraz Edilir?

Planlar kamuya açıktır. Plan kararlarına gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşları bir aylık ilan süresi içinde itiraz edebilirler. İtirazlar koordinasyonu sağlayan ilgili kurum tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığına iletilir.

Bu Bakanlığa gönderilen itirazlar Bakanlıkça, Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilir ve sonuçlandırılır.

Gerek Kanunda ve gerekse Yönetmelikte itirazların ne kadarlık bir sürede sonuçlandırılacağına ve kararın ne kadarlık bir sürede tebliğ edileceğine dair hüküm bulunmamaktadır.

Plana yapılan itirazlar, planın yürürlüğünü durdurmaz.

Turizm Amaçlı Planların Nasıl Dava Açılır?

Turizm amaçlı planlara karşı dava açılması konusunda gerek Turizmi Teşvik Kanununda ve gerekse Yönetmelikte hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, burada idare hukukunun iptal davası açılmasına ilişkin genel hükümleri geçerlidir.

Bu planlara bir aylık askı ilan süresi içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz dava açmanın şartı değildir. Yani itiraz etmeden doğrudan idari yargıda iptal davası açılması mümkündür. Ancak, bir aylık askı ilan süresi bitmeden planlar kesinleşmeyeceğine göre askı ilan süresi içinde iptal davası açılamaması gerekir.

İtirazın, askı süresinin son gününden itibaren altmış gün içinde cevaplanması halinde kararın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir.

Askı ilan süresinin son gününden sonra altmış gün içinde itiraz karara bağlanmaz ise bu altmış günlük sürenin son gününden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir.

İtiraz yolu kullanılmak istenilmediği durumda askı ilan süresinin son gününden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir.

İmar planına yukarıda belirtilen sürelerde dava açılmaması halinde, imar planının uygulama işlemleri olan inşaat ruhsatı, imar durumu, parselasyon, terk, izaleyi şüyu, kamulaştırma gibi işlemlere süresi içinde açılan davada dayanak olan imar planının (üst ölçekli planlar dahi) da iptali istenebilir.

Üstelik bu dava açma durumu sadece turizm amaçlı imar planları için değil, aynı zamanda Cumhurbaşkanınun bir bölgenin kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgesi ilan edilmesine ilişkin kararını da kapsar.

Cumhurbaşkanınun bu kararları düzenleyici işlem niteliğindedir ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. maddesi gereğince düzenleyici işlem için dava açma süresi geçmiş olsa bile uygulama işlemine karşı süresi içinde açılan davada düzenleyici işlemin de iptali istenebilir.

Örneğin, turizm amaçlı imar planına dayanılarak verilen inşaat ruhsatına karşı açılan davada turizm amaçlı imar planının iptali istenebileceği gibi Cumhurbaşkanı kararının da iptali istenebilir. (D.İ.D.D.K. 11.11.2004, E:2004/741, K:2004/1854)

İdare hukukunun genel ilkesi gereği, yok hükmünde olan işlemler için süre şartı olmaksızın her zaman dava açılabilir.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.