1. Ana Sayfa
  2. Gayrimenkul Makaleleri

Yapı Kayıt Belgesi İptalinin Sonuçları ve Yapı Kayıt Belgesi İptaline İtiraz/Dava


Yapı Kayıt Belgesi müracaatta bulunan tarafından e-Devlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine sistem tarafından otomatik olarak üretilmekte olup, Yapı Kayıt Belgesi için herhangi bir idareye müracaat edilmesi, herhangi bir idare tarafından belge verilmesi veya belgenin herhangi bir idarece onaylanması söz konusu değildir.

3194 sayılı İmar Kanunu‘nun geçici 16. maddesiyle düzenlenen ve kamuoyunda imar barışı olarak adlandırılan uygulama ile 31/12/2017 tarihinde önce yapılmış olan yapıların kayıt altına alınması ve bu yapıları kullanan kişilere abonelik hakkı tanınarak yapının kullanımına olanak tanıyacak şekilde yapı kayıt belgesi düzenlenmesinin öngörüldüğü, yapı kayıt belgesi verilen yapılar hakkında yıkım kararı alınması engellenirken, yapı kayıt belgesinin ise yalnızca, hakkında yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapı olması durumunun tespiti halinde iptalinin söz konusu olacağı anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda kişilerin kendi arazileri üzerine 31.12.2017 tarihinde önce yaptıkları ve imar barışına konu ederek gerekli işlemleri tamamladıkları yapılar hakkında yapı kayıt belgesi düzenleneceği, bu belgenin anılan yapılar yenileninceye ve alan kentsel dönüşüme konu edilinceye kadar geçerli olacağı, söz konusu yapılarda yenileme veya kentsel dönüşüm söz konusu olmadığı sürece verilmiş olan yapı kayıt belgesinin iptal edilmesinin söz konusu olamayacağı görülmektedir.

Geçici 16. maddeye hükümlerine aykırı olarak (yapının yapılış tarihi, mülkiyet durumu vb. sebeple) Yapı Kayıt Belgesi alındığı yönünde ilgili belediyeler, diğer idareler veya vatandaşlarca Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) bildirimde bulunulması halinde, gerekli incelemelerin yapılması ve buna göre anılan Geçici 16 ncı madde hükmüne aykırı olarak usulsüz alındığı tespit edilen Yapı Kayıt Belgelerinin, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 8 inci maddesinin (2). fıkrası uyarınca iptal edilmesi gerekmektedir.

2) Yapı Kayıt Belgesindeki Hataların Düzeltilmesi

Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 10. maddesine göre; Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda; Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur. Bu konu hakkında detaylı bilgi için şu yazımıza bakabilirsiniz: Yapı Kayıt Belgelerinde Tespit Edilen Hatalar Nasıl Düzeltilir? Yapı Kayıt Belgesi Güncellenebilir mi?

3) Yapı Kayıt Belgesinin İptali

Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara göre (madde 8) “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”

a) Yapı Kayıt Belgesi Hangi Durumlarda İptal Edilir?

Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara göre Yapı Kayıt Belgesi, sadece yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda iptal edilebilir.  Usul ve Esasların “Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” başlıklı 8. maddesine göre; Yapı Kayıt Belgesi;

a) 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,

b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16ncımaddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,

c) 19/5/2014tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,

ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,

d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde,

bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez. Bu maddede yer almamakla birlikte Usul ve Esasların 4. maddesine göre, Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir.  Bu tarihten sonra yapılan yapılar için yapı kayıt belgesi alınmış olsa bile iptali gerekir.

b) Yapı Kayıt Belgesi İptalinde Para İadesi

Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda veya Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda yapı kayıt belgesi iptal edilirse para iadesi yapılmaz.

4) Yapı Kayıt Belgesi İptalinin Sonuçları

Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda yapı kayıt belgesi iptal edilirse bunun önemli sonuçları söz konusu olacaktır.

Yapı kayıt belgesi iptal olursa;

a) İmar Kanunu’nun 42. maddesi kapsamında para cezası uygulanır.

b) İmar Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında yıkım işlemi uygulanır.

c) Su, elektrik ve doğalgaz abonelikleri iptal edilir.

d) (Varsa) İşyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir.

e) Hazine arazilerinin veya belediye arazilerinin satışı yapılamaz.

f) TCK 184. madde kapsamında imar kirliliğine neden olma suçundan soruşturma açılır.

g) Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan soruşturma açılır.

a) Yapı Kayıt Belgesi İptal Olan Bina ve Yapıya Para Cezası Uygulanabilir mi?

Bu sorunun cevabı da evet şeklindedir. Yapı kayıt belgesi iptal olan binaya 3194 sayılı İmar Kanunu‘nun 42. maddesine göre imar para cezası kesilebilir.

b) Yapı Kayıt Belgesi İptal Olan Bina Yıkılabilir Mi? Yapı Kayıt Belgesi İptal Olan Bina Yıkılabilir Mi?

Yapı kayıt belgesi iptal olan binaların yıkımı açısından herhangi bir engel bulunmamaktadır. Bu binalar, hem İmar Kanunu, hem de özel mevzuatına göre yıkıma konu olabilir. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Yapı Kayıt Belgesi Olan Yapı, Bina, Ev Yıkılabilir mi?

c) Yapı Kayıt Belgesi İptal Edilirse Abonelikler

3194 sayılı İmar Kanunu‘nun Geçici 16 maddesinin üçüncü fıkrasında, “Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapı kayıt belgesi iptal edilirse bu abonelikler de iptal edilir.

d) Yapı Kayıt Belgesi İptal Edilirse İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı

Yapı kayıt belgesi ile, bu yapıların kayıt altına alınması karşılığında yenilenmesine kadar mevcut hali ile kullanımına imkân verilerek Devletle vatandaş arasında uzlaşma sağlanmış, taşınmazların kullanımı yasal hale gelmiş, işyeri açma ruhsatı ile ilgili sorunlar giderilmiş, elektrik, su vb. abonelik işlemlerinin yapılabilmesine imkân sağlanmış, yapının imar mevzuatına aykırı durumundan kaynaklanan ihtilaflar sona erdirilmiştir. 

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı, Kanun’da yer alan bu geçici hüküm kapsamında sadece yapı kayıt belgesi alınması durumunda verilebildiği için yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda işyeri açma ve çalışma ruhsatı da iptal edilebilir.

e) Yapı Kayıt Belgesi İptal Edilen Hazine Taşınmazlarında Hazine Tasarrufta Bulunabilir mi?

Hazineye ait taşınmaza yapı kayıt belgesi konusunda idare ile mahkemelik durumdayız. İdare taşınmaz hakkında kesin bir hukuki durum yokken yani mülkiyeti hakkında belirsizlik varken irtifak hakkı tesisi ihalesi yapabilir mi?

Hukuki olarak baktığınızda yapı kayıt belgesi iptal edilen taşınmaz üzerinde Hazine’nin irtifak hakkı gibi tasarruflarda bulunmasının önünde bir engel yoktur. Çünkü YKB iptal edildiğine göre ortada geçerli bir yapı kayıt belgesi bulunmamaktadır. Bu konuda açılacak dava da (yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece) sadece yapı kayıt belgesi geçerli hale getirmez. Dolayısıyla irtifak hakkı tesisi işleminin haksız olduğunu düşünüyorsanız bir dava da ona açmanız gerekir.

f) Yapı Kayıt Belgesi İptal Olan Bina İmar Kanunu’nun 39. Maddesine Göre Yıkılabilir mi?

3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16 ncı maddesinin (4) üncü fıkrası uyarınca Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak sadece 3194 sayılı Kanun ile 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecek olup, belirtilen Kanunlar dışında herhangi başka bir kanun uyarınca verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise, Yapı Kayıt Belgesi bahse konu cezaların veya kararların iptalini sağlamayacaktır.

Bu kapsamda, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapının can ve mal güvenliği bakımından tehlike arz ettiği tespit edilmesi halinde bu yapı hakkında belediyesince 3194 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca yıkım kararı alınabilecek ve Yapı Kayıt Belgesi bu kararın uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Yapı Kayıt Belgesi Olan Yapı, Bina, Ev Yıkılabilir mi?

g) İptal Edilen Yapı Kayıt Belgesine İstinaden Tamamlanmış Olan Tapu İşlemleri de İptal Edilecek Midir?

3194 sayılı Kanun’ un Geçici 16 ncı maddesi kapsamında usulsüz olarak alındığı tespit edilen Yapı Kayıt Belgelerinin iptal edilmesinden sonra bu belgelere istinaden yapılan herhangi bir işlem var ise bunların da geri alınması için durumun ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmesi gerekmektedir. Ancak, alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden tapuda işlem yapılmış ve hatta tapudaki tescil işleminden sonra yapıların başkalarına devri konusunda yeni işlemler tesis edilmiş ise, Yapı Kayıt Belgesinin iptali yönünde idarece yapılan işlem, tapudaki bu işlemlerin de doğrudan iptali neticesini doğurmayacaktır. Zira tapuda işlem yapılmasına ilişkin mevzuata göre, tapu sicilindeki kayıtların terkini, tescil işleminin taraflarının muvafakati veya konuya ilişkin yargı kararlarına istinaden yapılabilmektedir. Belirtilen sebeple, Yapı Kayıt Belgesi iptal edildiğinde tapudaki işlemlerin de iptali için tapu müdürlüğüne bildirimde bulunulması ve tapudaki işlemlerin iptalinin nasıl yapılacağı hususunun tapu müdürlüğünce değerlendirilmesi uygun olacaktır.

h) Yapı Kayıt Belgesi İptalinde Ceza

Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.

3194 sayılı Kanun’un Geçici 16 ncı maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınamayacak yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alındığının tespit edilmesi sebebiyle Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 8 inci maddesinin (2) nci fıkrası uyarınca başvuru sahibi hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan yapılan suç duyurusuna istinaden yürütülen soruşturmalar neticesinde başvuru sahibi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi bahse konu Yapı Kayıt Belgesinin Geçici 16 ncı madde kapsamında usulüne uygun olduğu anlamına gelmemektedir. Belirtilen sebeple, usulsüz alındığı tespit edilen Yapı Kayıt Belgeleri hakkında Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8 inci maddesinin (2) nci fıkrası uyarınca işlem yapılmasına devam edilmesi gerekmektedir.

5) Yapı Kayıt Belgesi Hatalıysa Milli Emlak Genel Tebliğinin 11. Maddesi Nasıl Uygulanır?

Yapı kayıt belgesi gerçeği yansıtmıyorsa 396 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 11. maddesi nasıl uygulanır? 396 sıra sayılı Milli Emlak Genel tebliğinin 11. Maddesinde, belge ile tespit alanı arasında bir farklılığın görülmesi halinde 6.6.2018 tarihli tebliğe atıf yapılıp, orada da suç duyurusu ile yapı kaydın iptali konusuna değinilmiştir Örneğin, yapı kayıt belgesinde yüzölçümü 200 m2, tespit yüzölçümü 180 m2, burada yüzölçümü fazla olan yapılar için bu atıf yapılan tebliğ hükümleri mi uygulanır? Diğer taraftan yapı 300 m2 yapı kayıt belgesi 100 m2, o zaman ne yapılacak? Yine yapı kaydın iptali için ilgili müdürlükçe yazışmalar mı yapılmalı? Bir de bu satış işlemlerinde, ilçede yetki konusunda Milli Emlak Müdürünün imzası ile tapuda ferağ verilebilir mi?

Öncelikle belirteyim “396 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 11. Maddesinde, belge ile tespit alanı arasında bir farklılığın görülmesi halinde 6.6.2018 tarihli tebliğe atıf yapılıp, orada da suç duyurusu ile yapı kaydın iptali konusuna değinilmiş” ifadesi tam olarak doğru değildir. 396 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği (Hazineye ait taşınmazların, Yapı Kayıt Belgesi sahiplerine satışına ilişkin usul ve esaslar) ne göre “Yapı Kayıt Belgesi ile tespit sonucu belirlenen alanlar arasında bir farklılık bulunduğunun belirlenmesi halinde, satış işlemlerine devam edilir ancak, bu konuda 6/6/2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 10 uncu maddesine göre işlem yapılması istenir.”

10. madde şu şekilde: “(2) (Değişik fıkra: 20.09.2018/30541)[10] Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda;

a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.

b) Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğe başvurulur. Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun bir nüshası müracaat sahibinin talep dilekçesi ile birlikte resmi yazı ekinde iade işlemi yapılmak üzere il defterdarlık muhasebe müdürlüğüne gönderilir. İade işleminden sonra yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder.”

Yani illa ki suç duyurusunda bulunmak gerekmiyor. YKB’deki bilgilerle (kullanılan alan, yapının alanı vb) bir farklılık bulunması halinde sadece ÇŞB İl Müdürlüğünde İmar ve Altyapı Müdürlüğü (ismi yanlış biliyor olabilirim) bildirimde bulunulması gerekiyor.

YKB’nin iptal edilmesi, düzeltilmesi, suç duyurusu gibi konular bu birim tarafından yapılması gerekiyor. Sonrasında bu birim tarafından tesis edilen işleme uygun işlem yapılacak. İptal edilmiş ise satış yapılamaz. Düzeltme var ise düzeltilmiş rakamlar üzerinden satış yapılmalı.

6) Yapı Kayıt Belgesi İptaline İtiraz

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından yapılan iptal işlemlerine karşı itiraz edilmesi mümkündür.

a) Yapı Kayıt Belgesi İptaline Karşı Nereye İtiraz Edilir?

Yapı kayıt belgeleri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından iptal edilmektedir. Bu neden le yapı kayıt belgesi iptali işlemine karşı yine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine itiraz edilebilmektedir. 

İtiraz gerekçeleri, yapı kayıt belgesinin iptal gerekçelerine göre değişecektir. Ama genellikle yapı kayıt belgesi, ya 31.12.2017 den sonra yapılan yapılar için alındığı, ya da aslında hiç mevcut olmayan yapılar için alındığı gerekçesiyle iptal edilmektedir. Bu nedenle itirazda bu hususları çürüten ve  yapı kayıt belgesine konu yapının 31.12.2017 den önce yapıldığını ve halen mevcut olduğunu ispata yarar bilgiler verilmesi gerekmektedir.

b) Yapı Kayıt Belgesi İptaline İtiraz Dilekçesi Örneği

… Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğüne

İlgi: ……/…../………. tarihli …..…. –.…- E…… sayılı yazınız.

İlgi yazınızda; …………. İlçesi, ………… Mahallesi, ……… Ada, ……. Parseldeki yapıya alınmış olan; ……/……/……….. düzenleme tarihli, ………..……….. başvuru numaralı, ………….……… belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin; ……/……/……..…. tarihli ……..… sayılı Tutanak ile iptal edildiği bildirilmiştir.

Söz konusu yapıya alınmış olan, yapı kayıt belgemin iptaline ilişkin tespitlerin tekrar gözden geçirilmesi hususunda; gereğini arz ederim.

……/……/……….. İsim Soyisim, TCKN: …  Adres: … Tel:….

c) Yapı Kayıt Belgesi İptal İşlemlerine Karşı  İtirazda Bulunulması Halinde Ne Yapılacak?

Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yapılan incelemeler neticesinde usulsüz olarak alındığı tespit edilen Yapı Kayıt Belgeleri hakkında Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar‘in 8 inci maddesinin (2) nci fıkrası uyarınca işlem yapılarak bu belgenin iptal edilmesinden sonra, söz konusu belgenin iptal kararına karşı yapılan itirazlar kapsamında şayet Valiliğinize iptal gerekçesini çürütecek nitelikte (mesela yapının/aykırılığın 31/12/2017 tarihinden önce yapıldığını gösteren)  ek somut bilgi ve belge sunulmuş ise, konunun bu bilgi ve belgeler çerçevesinde Valiliğinizce yeniden değerlendirilmesi uygun olacaktır. Bu kapsamda, Yapı Kayıt Belgesi iptal işleminin hatalı yapıldığı tespit edilir ise söz konusu belgelerin sistem üzerinden aktif edilmek üzere Bakanlığımıza bildirilmesi gerekmektedir.

8) Yapı Kayıt Belgesinin İptaline Karşı Dava

Yapı kayıt belgesi iptali işlemine karşı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine yapılan itiraz kabul görmezse bu işleme karşı idari yargıda dava açılabilir.

a) Yapı Kayıt Belgesinin İptaline Nerede Dava Açılır?

Yapı kayıt belgesi iptaline ilişkin işlemler, bireysel idari işlem olduğu için bu işlemlere karşı idari yargıda ve idare mahkemelerinde dava açılır.

b) Yapı Kayıt Belgesinin İptaline Dava Açma Süresi Nedir?

3194 sayılı İmar Kanunu‘nun geçici 16. maddesi, yapı kayıt belgesi iptaline karşı açılacak davalar için özel bir dava açma süresi öngörmemiştir. Bu nedenle dava açma süresi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre 60 gündür. Bu süre yapı kayıt belgesi iptaline ilişkin yazının, yapı kayıt belgesi sahibine tebliğ tarihinde başlar.

Ayrıca yapı kayıt belgesi iptali işlemine karşı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine itiraz edilmesi durumunda dava açma süresi konusunda İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 11. maddesi uygulanır. Bu kapsamda yapı kayıt belgesi iptaline ilişkin yazının, yapı kayıt belgesi sahibine tebliğ tarihine başlayan dava açma süresi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine yapılan itiraz tarihinden durur. İtirazın reddedilmesi durumunda ret kararının tebliği tarihinde kaldığı yerden işlemeye devam eder.

9) Yapı Kayıt Belgesi İptaline Karşı Açılan Davanın Sonucu

Yapı kayıt belgesi iptaline karşı açılan dava kaybedilirse ve dava reddedilirse yapılacak herhangi bir işlem kalmamaktadır. 

Yapı kayıt belgesi iptaline karşı açılan davada mahkemenin, yapı kayıt belgesi sahibini haklı bulması durumunda yapı kayıt belgesi iptaline ilişkin işlem yargı kararıyla iptal edilmektedir. Bu kapsamda, idarî işlemlerin yürütülmesinin durdurulması veya iptali yönündeki yargı kararları, idarî işlemi ve ona bağlı olarak yapılan “bağlı işlemleri” hukuk âleminden kaldırarak, işlemden evvel var olan hukukî statünün ve hakların geri gelmesini sağlar. Bir başka ifadeyle, yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, davaya konu edilen işlemi ve o işleme bağlı işlemleri hukuk âleminde “hiç yapılmamış” hâle getirir.

3194 sayılı İmar Kanunu‘nun Geçici 16 ncı maddesi kapsamında alınan Yapı Kayıt Belgeleri ile ilgili açılan davalarda verilen yargı kararının uygulanması ile alakalı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bütün Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) gönderilen 14/11/2019 tarihli ve E.264816 sayılı yazıya göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Bu durumda olan, yani yapı kayıt belgesinin iptaline dair idari işlemin iptaline karar verilmiş olan dosyalarda yapı kayıt belgesini tekrar aktif hale getirmeye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü) yetkilidir.

Bu kapsamda yapı kayıt belgelerinin Valilikçe (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) iptal edilmesi yönündeki işlemlerin iptali talebiyle açılan davalarda, dava konusu işlemin (yapı kayıt belgesinin iptaline dair idari işlemin) “yürütülmesinin durdurulması” veya “iptali” yönünde karar verilmesi durumunda, yargı kararı uyarınca işlem yapılması adına, iptal edilmiş olan Yapı Kayıt Belgesinin sistem üzerinden aktif hale getirilmesi için durumun Çevre ve Şehircilik Bakanlığına (Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü) bildirilmesi gerekmektedir.

10) Yapı Kayıt Belgesi İkinci Kez İptal Edilebilir mi?

yapı kayıt belgelerinin Valilikçe (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) iptal edilmesi yönündeki işlemlerin iptali talebiyle açılan davalarda, dava konusu işlemin (yapı kayıt belgesinin iptaline dair idari işlemin) “yürütülmesinin durdurulması” veya “iptali” yönünde karar verilmesi durumunda yapı kayıt belgeleri tekrar aktif hale getirilmektedir.

Tekrar aktif hale getirilen bu yapı kayıt belgesinin ikinci kez iptal edilip edilmeyeceği konusu, yargı kararının gerekçesine göre değişmektedir. Yargı kararında yapının 31.12.2017 öncesi yapıldığının veya yapı kayıt belgesi alınabilecek yerlerden ve yapılardan olduğunun kesin olarak karara bağlanması ve bu kararın kesinleşmesi durumunda yapı kayıt belgesi aynı gerekçelerle tekrar iptal edilemez.

Buna karşılık yargı kararlarının gerekçelerine göre aynı konuda yeniden idari işlem yapılması mümkün olduğundan özellikle yargı kararında, “Valilikçe yapılan Yapı Kayıt Belgesinin iptali işleminin somut bilgi ve belgelere dayandırılmadan yapıldığı” gerekçesi ile iptal kararı verilen hallerde, yargı kararının gerekçeleri de gözetilerek, şayet bahse konu yapı ve Yapı Kayıt Belgesine ilişkin olarak Valilikçe yeniden yapılacak incelemelere göre somut bilgi ve belgelere istinaden yeniden Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilmesi yönünde işlem yapılması mümkün olacaktır.

11) Yapı Kayıt Belgesi İptali Emsal Karar Örneği

Danıştay Altıncı Daire,  01.07.2019, E: 2019/2461, K: 2019/6700, Tarih   

MADDİ OLAY:

Mersin İli, Erdemli İlçesi, Adnan Menderes Mahallesi, 219 ada, 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde toplam 992 m² ebadında ruhsatsız yapı yapıldığının 26/08/2014 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği, anılan tespit üzerine dava konusu 28/04/2014 tarihli işlemle yapının yıkımına ve davacıya 992 m² üzerinden hesaplanan 80.203,00-TL para cezasının verilmesine karar verilmiştir.

Davacı vekili ve Mersin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından davaya konu taşınmazla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. maddesine göre düzenlenmiş olan 30/10/2018 tarih, 4A75UBLJ belge numaralı ”Yapı Kayıt Belgesi”nin Mahkeme dosyasına sunulduğu, dava konusu taşınmazla ilgili olarak imar barışından yararlanıldığı görülmektedir.

Bununla birlikte, dava dosyasında uyuşmazlık konusu yıkım ve para cezasına yönelik işlemlerin iptal edildiğine dair encümen kararı bulunmamaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinin ilk cümlesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanun’un 42. maddesi; “(…) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı işgünü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır. (…)” şeklinde düzenlenmiştir.

18/05/2018 günlü, 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddenin 1. fıkrasında; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.” hükmüne, 4. fıkrasında ise; “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan madde uyarınca 06/06/2018 günlü, 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinin 1. fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.” hükmü, 3. fıkrasında da “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. ” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptali için encümen tarafından karar alınması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır.

Bu durumda, uyuşmazlık konusu yapı hakkında yapı kayıt belgesinin düzenlendiği anlaşılmakla birlikte, beyan edilen bilgiler ile uyuşmazlık konusu yapının mevcut durumunun tespitine yönelik işlemlerin devam ettiği, bununla birlikte davacıya verilen 80.203,00-TL para cezasının 40.203,00-TL’lik kısmının 24/06/2016 tarihinde ödendiği ve encümen tarafından yıkım ve para cezasına yönelik işlemlerin iptallerine ilişkin bir kararın henüz alınmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, İdare Mahkemesince işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir.

Danıştay Altıncı Daire,  18.06.2019, E: 2019/7203, K: 2019/6009

MADDİ OLAY:

Adana İli, Karaisalı İlçesi, Körüklü Mahallesi, 816 parsel sayılı hisseli taşınmaz üzerinde diğer hissedarların muvafakati alınmaksızın ve izinsiz olarak 100 m² yüzölçümünde tek katlı betonarme bina bitmiş ve kullanılır halde olduğu 15.01.2015 tarihli tutanakla tespit edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca anılan yapının yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya 6.600,00 TL para cezası verilmesine ilişkin 12.03.2015 tarih ve 25 sayılı Karaisali Belediye Encümeni kararı alınmıştır. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

3194 sayılı İmar Kanununun 27. maddesinin 08.08.2011 günlü, 648 sayılı KHK’nın 22. maddesiyle değişikliğe uğramadan önceki halinde: “Belediye ve mücavir alanlar dışında köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanların köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yaptıracağı konut, hayvancılık ve tarımsal amaçlı yapılar için inşaat ve iskan ruhsatı aranmaz. Ancak, yapının fen ve sağlık kurallarına uygun olması ve muhtarlıktan izin alınması gerekir.” hükmü yer almakta iken; 12.07.2013 günlü, 6495 sayılı Kanunun 73. maddesiyle değiştirilen 27. maddesi ile; “Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerinin valilikçe incelenmesi, muhtarlıktan yazılı izin alınması ve bu yapıların yöresel doku ve mimarı özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur.” düzenlemesi getirilmiştir.

Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 20. bendinde, “İmar mevzuatına aykırı yapı” muhtarlıktan izin alınmadan yapılan yapılar, ruhsatsız, ruhsat ve eklerine, fen ve sağlık kurallarına aykırı olan, kat nizamı, taban alanı, komşu mesafeleri, ön cephe hattı, bina derinliği ve benzeri konulardaki mevzuat hükümlerine uygun olmayan yapılar ile komşu parsele, yola, kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış alanlara tecavüz eden veya inşaat yasağı olan yerlere inşa edilen yapılar şeklinde belirtilmiş, 30. bendinde, “Muhtarlık izni” köy ve mezraların yerleşik alanı ve civarında, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca, konut, hayvancılık veya tarımsal amaçlı yapı yapılabilmesi için ilgili köy ihtiyar heyetince verilen yazılı izin olarak tanımlanmıştır.

Aynı Yönetmeliğin 57. maddesinde, köy ve mezraların yerleşik alanlarında ve civarında sadece köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca yapılacak konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile müştemilat binaları yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi olmadığı, ancak, yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair valilik görüşü alınmasından sonra, muhtarlıkça izin verilmesi ve bu izne uygun olarak yapının yapılmasının şart olduğu, inşa edilen yapının fen ve sağlık kurallarına uygunluğunun İmar Kanununun 30. maddesine göre valiliklerce belirleneceği, valiliklerin, talep halinde köy yerleşik alanlarında yapılacak yapılar için, yörenin geleneksel, kültürel ve mimari özelliklerine uygun olarak üretilmiş projeleri temin edebilecekleri kurallarına yer verilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin 59. maddesinde ise, imar mevzuatına aykırı yapılar hakkında 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde de; “Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

12/11/2012 tarihinde yürürlüğe giren On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanunun 1. maddesinin 4. fıkrasında “İstanbul ve Kocaeli il mülki sınırları içerisinde bulunan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak bağlı bulundukları ilçe belediyesine mahalle olarak katılmış olup aynı Kanunun geçici 1. maddesinde bu Kanunla mahalleye dönüşen köylerde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi Sistemine kayıtlı veya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyon, tanıtım ve teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır. Bu işletmelerin bulunduğu binalar ile konutlardan, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılır. Ayrıca bu yapılar elektrik, su ve bunun gibi kamu hizmetlerinden yararlandırılır. Ancak; bu fıkranın öngördüğü uygulamaların özel kanun hükümlerine aykırı olması durumunda, özel kanun hükümleri geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dosyanın incelenmesinden; yapının üzerinde inşa edildiği taşınmazın 2006 yılından itibaren köy yerleşik alan sınırları içerisinde olduğu, 2010 yılından itibaren orman köyü sınırları içerisinde olduğu, 31/03/2014 tarihinden itibaren bu statüsünün sona ererek davalı idareye bağlı mahalleye dönüştüğü, hisseli taşınmazda hissedarların muvafakati alınmaksızın izinsiz olarak tek katlı konut niteliğinde yapı inşa edildiğinin idare tarafından usulüne uygun olarak tespit edildiği, inşa edildiği tarih itibarıyla söz konusu yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair valilik görüşü ve muhtarlıkça verilmiş herhangi bir yazılı iznin bulunmadığı, yapının 2004 yılı öncesi yapıldığına ilişkin ihtiyar heyeti tarafından düzenlenen belge nedeniyle, resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılama sonucunda davacı ve ihtiyar heyeti üyeleri hakkında Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, inşa edildiği tarih itibarıyla köy yerleşik alanı içerisinde kalan ihtilaf konusu yapının, İmar Kanununun 27. maddesi ile Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin yukarıda yazılı maddelerindeki gerekli şartları taşımadığı gibi yasal olarak alınması gerekli izinlerin alınmadığının anlaşıldığı, davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, yıkım ve para cezası yönünden işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, uyuşmazlık konusu yapı hakkında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığının tespitine ilişkin olarak, davacı tarafından dosyaya sunulmuş teknik rapor, tespit tutanağı niteliğinde herhangi bir somut tespitin de bulunmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Davacı tarafından verilen 17/07/2018 tarihli dilekçe ile ekindeki 05 /07/2018 günlü, 129335 başvuru numaralı yapı kayıt belgesi dikkate alınarak temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinin 4. fıkrası ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde yer alan, yapı kayıt belgesi ilgili belediyesine verildikten sonra 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği düzenlemesi karşısında, söz konusu işlemleri tesis eden idarelerce gerekli iptal işlemleri yapılacağından, davacının belirtilen iddiası yerinde görülmemiştir.

Danıştay Altıncı Daire,  29.05.2019, E: 2019/14284, K: 2019/5141 

MADDİ OLAY:

Uyuşmazlığa konu yapılara Bolu İl Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünce 28/12/2007 günlü, 108 sayılı onarım ve tadilat ruhsatı verilmiş, ancak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan teftiş sonucunda düzenlenen 25/03/2011 günlü, 3184 sayılı inceleme raporu ile yapıya ait inşaat ruhsatı olmadığının tespiti üzerine, onarım ve tadilat ruhsatı iptal edilerek 17/06/2011 günlü yapı tatil tutanağıyla yapılar mühürlenmiş ve yapıların ruhsatsız olduğundan bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca, 09/08/2011 günlü, 309 sayılı Bolu İl Encümeni kararı ile davacıya 56.918,00 TL idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanacağı, 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz TL’dan az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanacağı belirtilmiş, 2. fıkranın (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için uygulanacak olan ceza miktarları sayılmış ve bu miktarlar esas alınarak idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298.maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanacağı hükmüne yer verilmiş, aynı fıkranın (c) bendinde ise; (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapını niteliğine göre para cezasında uygulanacak artırım nedenleri (13) alt bent olarak sayılmış, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezası miktarına belirtilen alt bentlerdeki uygulanacak artırım nedenlerine göre ayrı ayrı hesap edilecek cezaların ilave olunacağı, para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alanın dikkate alınacağı düzenlenmiştir. 18/05/2018 günlü, 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddenin 1. fıkrasında; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.” hükmüne, 4. fıkrasında ise; “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.” hükmü yer almıştır.

Anılan madde uyarınca 06/06/2018 günlü, 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinin 1. fıkrasında; “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.” hükmü, 3. fıkrasında da “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. ” düzenlemesi yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptali için encümen tarafından karar alınması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; Bolu İli, Merkez İlçesi, Tatlar Köyü, G27-a-25-b pafta,444 parsel sayılı taşınmazdaki kümeslerin için Bolu İl Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünce 28/12/2007 günlü, 108 sayılı onarım ve tadilat ruhsatı verildiği, ancak, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan teftiş sonucunda düzenlenen 25/03/2011 günlü, 3184 sayılı inceleme raporu ile söz konusu onarım ve tadilat ruhsatının öncesinde alınmış herhangi bir inşaat ruhsatı bulunmadığından geçerli olmadığının belirlendiği, anılan inceleme raporu uyarınca davalı idare tarafından yapıya ilişkin onarım ve tadilat ruhsatının iptal edildiği ve yapılan denetimde uyuşmazlığa konu taşınmazdaki yapıların ruhsatsız olduğunun 17/06/2011 günlü yapı tatil tutanağıyla tespit edilerek yapıların mühürlendiği, bu tespitlerden sonra, dava konusu işlem ile davacıya 56.918,00 TL para cezası verildiği,İdare Mahkemesince, uyuşmazlığa konu yapılara 16/10/2018 tarihli ve 9ZZZTY4N belge numaralı Yapı Kayıt Belgesi verildiği ve 3194 sayılı Kanuna eklenen geçici 16. maddenin 4. fıkrası gereği ödenmemiş idari para cezalarının iptal edileceğinden bahisle, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda; uyuşmazlık konusu yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiş ise de, işlemi tesis eden Bolu İl Encümeni tarafından dava konusu işlemin iptaline ilişkin bir kararın dosyaya sunulmamış olduğu dikkate alındığında, İdare Mahkemesince işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir.

Yapı Kayıt Belgesi İptalinin Sonuçları

Yorum Yap

Yorumlar (8)

  1. Kemal Öztürk 6 ay önce

    Hayırlı günler hayırlı işler Suat bey. vaktinizi alıyorum ama müsait zamanınızda kısa da olsa bir cevap yazabilirseniz çok memnun olurum. Şimdiden teşekkürler
    960m2lik bir hazine arazisi içinde, müstakil ada parseli olmayan ve 20 yıldır ecrimisil ödediğimiz 289m2lik bahçeli arazideki 2 katlı evimiz için YKB aldık ve arazinin satışı için milli emlaka başvurduk. gelen cevabi yazıda:
    1- YKB’de 2 katlı evin 68+102=170m2 olduğunu yazdığımız kendi tespitlerinde ise yapının 2×95=190m2 olduğunu ve bunu düzeltmemiz gerektiği iddia ediliyor. Oysa alt kat üst kattan küçük, üst kat taşmalardan dolayı daha geniş. Yani iddiaları kesinlikle yanlış! adrese gelip evde herhangi bir ölçüm de yapılmadı. İdarenin dediği gibi yapsam gerçeğe aykırı beyanda bulunmuş olacağım. ne yapmalı, nasıl bir yol izlemeliyim?
    2- YKB’de arsa yüzölçümü olarak binanın oturum alanını yani alt katın kapladığı alanı (68m2) yazdık. cevabi yazıda satışa konu olan yer bahçemizi de içerdiğinden arsa yüzçölçümüne bahçenin de dahil edilip 289m2 yazılması gerektiği ve bunu da düzeltmemiz gerektiği söyleniyor. oysa başvuru zamanında ilgili belediye personeliyle yaptığım görüşmede ilgili kanuna göre hazine arazilerinde sadece oturum alanının yazılacağı bahçenin dahil edilmeyeceği söylenmişti. kanunda bir değişiklik mi oldu ya da yeni bir durum mu var? doğrusu nedir? ne yapmalı, nasıl bir yol izlemeliyim?
    3- son olarak cevabi yazıda herhangi bir itiraz süresinden bahsetmemiş. itiraz için belli bir süre sınırı var mı?
    biraz uzun oldu. kusura bakmayın.
    çok teşekkürler
    saygılar selamlar

    • 1) Birinci iddianızla ilgili olarak öncelikle bir haritacıya veya inşaat mühendisine ölçüm yaptırıp idareye tekrar itiraz etmeniz mümkündür.
      2) “Hazineye ve belediyelere ait taşınmazlar üzerinde inşa edilmiş yapılar için yapının oturum alanına karşılık gelen arsa payı üzerinden,” beyan yapılır. Yaptığınız işlem doğru. Ancak milli emlaka yapılan başvuruda toplam kullandığınız alanın belirtilmesi gerekir. Milli Emlak bunu kastetmiş olabilir.
      3) itiraz için belli bir süre sınırı yok

  2. Saygıdeğer hocam.İskanlı,ruhsatlı fakat cins tahsisi yapılmamış bir binanın maliklerinden biriyim.Diğer malikler tarafımı dava ederek ortaklığın kendi aramızda satış talebinde bulunarak mahkemeye gittiler.İlgili mahkeme benim talebim doğrultusunda bilirkişi raporuyla paylı olarak ortaklığın giderilmesine karar verdi ve binın eklentilerindeki imara aykırılıkların tarafımca kaldırılması içinde üç aylık kesin süre verdi.Bu sorunu ortadan kaldırmak için yapının maliklerinden biri olarak(Diğer malikler buna yanaşmadılar.Çünkü maddi olarak güçlü oldukları için binayı her halikarda satışa getirmek istiyorlar)İmar Barışına bir mimar aracılığıyla noksansız hazırlıklarını yaptırarak Yaoı Kayıt Belgesine başvuruda bulundum.Müracaatım uygun bulunarak binanın eklentilkerindeki imara aykırılıkların tamamı için 31990 TL. ücrette tarafımca ödenerek Binaya Yapı Kayıt Belgesini aldım.Böylece Kat mülkiyeti kurmanın engeli aşılmış oldu.Davacı tarafın istemediği bu durum için davacılar Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve Bulunduğum ilin Valiliğine karşı Yapı Kayıt Belgesinin İPTALİ için Dava açtılar.Hukuki durumumu ilgilendirdiği için bende müdahil Davalı oldum.Yerel Mahkeme bu davada almış olduğum yapı kayıt Belgesini ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE AİT ÖZEL MÜLKİYETKİ YAPILAR maddesine sokarak Yapı Kayıt Belgesini İPTAL etti.ÇevreŞehircilik Bakanlığı Mahkemedeki BEYANLARINDA VE SAVUNMASINDA yaptıkları işlemin ve tarafımın müraacatının Usul ve Esaslara uygun olduğunu ısrarla savunmalarına rağmen karar İstinaf Mahkemesine Taşındı ve İstinaf Mahkemeside Yerel Mahkemenin almış olduğu kararı KESİN olarak gerekçede göstermeden onadı.Şimdi sayın hocam.Ben imar Barışının Usul ve esalarına uygun olarak devletin çıkarmış olduğu bu kanuna inanarak müraacatımı yaptım.Anlamadığım konu şudur.Bu İmar Barışı Kanunu Hazırlanırken,Madeni Kanun ve Mülkiyet Hakkı kanunlarına uygunluğu burada sizlere anttığım ve Benim için Ortaklığın Giderilmesi Davasında büyük bir mağduriyete sebebiyet verecek bu durum ,Yargıdaki Kanunlarla neden eşleşmiyor. tezat bir durum oluşturuyor.Biz vatandaş olarak neye göre hareket edecez.Sizden bu konu hakkında bilgi almak istiyorum .Saygılarımı Arz ederim.

  3. Ali İhsan Çevik 9 ay önce

    Yapi kayit belgesi iptal olmus bir araziyi satin almak mantikli mi?uzerinde yeni yapilmis gozukuyor?Yani kacak.(idari para cezasi odenmiş ama bu cezanin ne icin odendigini bilmiyorum)Mal sahibi hazine arazisi olmadigi icin yikilmaz diyor.Evi begendim ama durum bu.Karar veremiyorum.Riske girsem mi bilmiyorum?

  4. Benim yapı kayıt belgenin bir tanesi onaylanmadı.
    Nedeni ise normal gözükmüyor.
    2018 yılında müracaat ettim. O zaman Havuz, İstinat Duvarı v.s imar barışına dahildi. Ben de muracatimi yaptım ve parayı ödedim.
    2019 Aralık ayında genelge değiştirilmiş ve sadece konut alanı ibaresi konmuş.
    Son değişikliğe dayanarak YKB kabul edilmedi.
    Bu adalet acisindan kabul edilebilir bir durum değil gibi duruyor.
    Bu durumda vatandaş olarak biz ne yapmalıyız?

  5. Yapı kayıt belgesi alınmış taşınmazlarin Hazine tarafından satışı için başvuru süresi uzatılacak mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.