Belediye Sınırı Nedir? Mücavir Alan Nedir? Belediye Sınırı ve Mücavir Alan Sınırı Nasıl Belirlenir?

İmar Kanunu hükümlerine göre belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde genel olarak plan yapma yetkisi belediyelere aittir. Ancak, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun yürürlüğe girdiği 04.03.2005 tarihinden itibaren belediye sınırları dışında plan yapma yetkisi il özel idarelerine geçmiştir. Önce belediye sınırı ve mücavir alan sınırı kavramlarını inceleyelim.

Belediye Sınırı Nedir?

5393 sayılı Belediye Kanununun 5. ve 6. maddeleri, belediye sınırlarının tespiti ile ilgili hükümler içermektedir.  Kanunun 5. maddesine göre, yeni kurulan bir belediyenin sınırları, kuruluşu izleyen altı ay içinde aşağıdaki şekilde tespit edilir:

a) Eskiden beri o yerleşim yerine ait sayılan tarla, bağ, bahçe, çayır, mera, otlak, yaylak, zeytinlik, palamutluk, fundalık gibi yerler ile kumsal ve plajlar belediye sınırı içine alınır.

b) Belediye sınırlarını dere, tepe, yol gibi belirli ve sabit noktalardan geçirmek esastır. Bunun mümkün olmaması durumunda, sınır düz olarak çizilir ve işaretlerle belirtilir.

c) Belediyenin sınırları içinde kalan ve eskiden beri komşu belde veya köy halkı tarafından yararlanılan yayla, çayır, mera, koru, kaynak ve mesirelik gibi yerlerden geleneksel yararlanma hakları devam eder. Bu haklar için sınır kağıdına şerh konulur.

ç) Çizilen sınırların geçtiği yerlerin bilinen adları sınır kağıdına yazılır. Ayrıca yetkili fen elemanı tarafından düzenlenen kroki sınır tespit tutanağına eklenir.

Belediye Sınırı Nasıl Belirlenir?

5393 sayılı Kanunun 6. maddesine göre belediye sınırları, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile kesinleşir. Kesinleşen sınırlar, valilikçe yerinde uygulanmak suretiyle taraflara gösterilir ve durum bir tutanakla belirlenir. Kesinleşen sınır kararları ile dayanağı olan belgelerin birer örneği belediyesine, mahalli tapu dairesine, il özel idaresine ve o yerin mülki idare amirine gönderilir.

Kesinleşen sınırlar zorunlu nedenler olmadıkça beş yıl süre ile değiştirilemez. Bir il dahilindeki beldeler veya köyler arasında sınır uyuşmazlığı çıkması halinde ilgili belediye meclisi ve köy ihtiyar meclisi ile kaymakamın görüşleri otuz gün süre verilerek istenir. Vali, bu görüşleri değerlendirerek sınır uyuşmazlığını karara bağlar. Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe ve ilk kademe belediyelerinin sınır değişikliklerinde büyükşehir belediye meclisinin de görüşü alınır.

İl ve ilçe sınırlarının değiştirilmesini gerektirecek sınır uyuşmazlıklarında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uygulanır.

Belediye sınırlarının belirlenmesi idari bir işlem olduğundan sınırlarla ilgili uyuşmazlıklar idari yargıda çözümlenir.

Mücavir Alan Nedir?

Mücavir alan kavramı planlama literatürümüze ilk kez 6785 sayılı (mülga) İmar Kanunu ile girmiştir. Kanunun 47. maddesine göre belediye hudutlarına mücavir (komşu) bulunan ve beldenin müstakbel inkişafı (gelecekteki gelişmesi) bakımından lüzumlu görülen ve belediyenin teklifi üzerine vilayet idare heyetinin (il idare kurulunun) kararı ve Nafıa Vekaletinin (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) tasdiki ile kabul edilen sahalarda da bu kanun hükümleri tatbik olunur.

6785 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesi mücavir alanı, “imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş alanlar” olarak tanımlamaktadır.

Diğer bir değişle mücavir alanlar, sadece imar açısından belediyelerin kontrolü altında alınmış alanlardır. Belediyeler, imar mevzuatından kaynaklanan tüm yetkilerini ( yapıların denetimi, ruhsat ve yıkım işleri dahil) mücavir alanda da kullanabilmektedirler.

Elbette ki belediyelerin mücavir alanlarda özel kanunlardan kaynaklanan diğer bazı yetkileri olabilir. Ancak bu durum, İmar Kanununun 5. maddesindeki tanımı bertaraf edici nitelikte değildir. İmar Kanunu, mücavir alanlarda belediyelere sadece imar mevzuatından kaynaklanan yetkileri kullanma izni vermektedir.

Mücavir alanların belediye sınırına bitişik olması gerekmez. Ayrıca mücavir alanlar da köyler de bulunabilir.

Bu köyler eğer herhangi bir uygulama imar planı kapsamında ise öncelikle İmar Kanunu, sonrasında ise sırası ile imar planı hükümleri ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği uygulanır.

Eğer bu köyler herhangi bir uygulama imar planı kapsamında değil ise bu durumda Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği uygulanacaktır.

Mücavir alan, mahalli idarelerden sadece belediyelere tanınmış bir haktır. Özel idare ve köylerin böyle bir yetkisi yoktur. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da bunlar için resen mücavir alan kararı veremez.

Mücavir Alan Sınırı Nasıl Belirlenir?

3194 sayılı İmar Kanununun 45. maddesine göre mücavir alan sınırları belediye meclisi ve il idare kurulu kararına dayanılarak vilayetlerce Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir. Bu Bakanlık teklifleri inceleyerek aynen veya değiştirerek tasdik etmeye veya değiştirilmek üzere iadeye yetkilidir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gerekli gördüğü halde mücavir alana alma ve çıkarma konusunda resen karar verebilir.

Mücavir alanın belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan çeşitli genelgeler ile belirlenmiştir. Bu genelgelere göre mücavir alan tespiti işlem akışı aşağıda açıklanmıştır.

1) Mücavir Alan Belirlemesinin Şartları

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 14.04.1986 tarihli ve 114 sayılı Genelgesine göre, bir bölgenin mücavir alan olarak tespit edilebilmesi için;

 Mücavir alan sınırları içine alınması istenen yörenin, o kentin müstakbel gelişmesi açısından mutlaka ilgili belediyece denetim altında tutulması gerekli alanlar niteliğinde bulunması,

 Talepte bulunan belediyelerin bu alanlara hizmet götürebilecek ve o alanları denetleyebilecek düzeyde personel ile araç ve gereçle teçhiz edilmiş bulunması,

Gerekmektedir.

Ayrıca mücavir alana alınması teklif edilen bölgenin, teklif sahibi belediyenin bağlı bulunduğu ilçenin mülki sınırlarına ve bir başka belediyenin belediye sınırlarına tecavüz etmemesi gerekir.

Teklif edilen alanların çok parçalı ve ilgili belediyenin hizmet götüremeyeceği kadar geniş ve büyük ya da parsel ölçeğinde küçük olmamasına dikkat edilmelidir. (Özer, 2008: 15)

2) Mücavir Alan Teklifi Nasıl Hazırlanır?

Mücavir alan tekliflerinde aşağıdaki bilgi/belgelerin yer alması gerekir.

A- Belediye ile ilgili;

1- Belediyenin kuruluş tarihi, son nüfus sayımına göre nüfusu,

2- İmar planı olup olmadığı, varsa onama tarihiyle birlikte 1/25.000 ölçekli haritaya işlenmek suretiyle sınırları, planın gerçekleşme seviyesi,

3- Belediyelerin personel, araç ve gereç donanımı (belediyenin istenilen alanlara hizmet götürebilecek ve alanları denetleyebilecek düzeyde elemanlar ile araç ve gereçle teçhiz edilip edilmediği),

4- Büyükşehir belediyeleri ile ilgili önerilerde büyükşehire bağlı belediye ve ilçe sınırları (1/25.000 ölçekli haritaya işaretlenmek suretiyle),

5- Mevcut belediye alanının, varsa mevcut mücavir alanın 1/25.000 ölçekli haritaya işlenmek suretiyle hektar olarak büyüklüğü,

6- Belediyenin bütçesi (yıllık gelir-gider durumu),

7- Belediyenin mücavir alan isteme gerekçesinin gelişme, koruma veya başka amaçla mı istendiğinin de belirtilmesi suretiyle mücavir alana alma amacını gerçekleştirecek tedbirler,

B- Önerilen mücavir alan ile ilgili;

1- Yörenin doğal, tarihi ve ekonomik değerleri ve sit alanları 1/25.000 ölçekli haritada  belirtilmek suretiyle (sanayi, toplu konut, organize sanayi bölgeleri gibi mevcut yatırımların bulunup bulunmadığı) sınırları,

2- Öneri alanda köy ve mahalle olup olmadığı, varsa sınırları (1/25.000 ölçekli haritada belirtilmek suretiyle) ve alınabildi ise köy ihtiyar heyeti kararı,

3- Öneri alan ve çevresinde yeni kurulmuş belediye ve ilçe varsa Resmi Gazetede yayımlanış tarihi ve 1/25.000 ölçekli haritada belirtilmek suretiyle sınırları,

4- Onaylı imar planı olup olmadığı varsa 1/25.000 ölçekli haritada belirtilmek suretiyle sınırları,

5- Önerilen alanın belediye ve bağlı olduğu il merkezine uzaklığı,

6- Önerilen alanın hektar olarak büyüklüğü,

7- Önerilen alanın diğer bir belediyenin mücavir alanında veya gelişme alanında olup olmadığı,

8- Önerilen alandaki teknik alt yapı hizmetlerine ilişkin (su, elektrik, kanalizasyon, ulaşım, çöp vb.) hizmetlerin hangi idare tarafından yapıldığı,

9- Öneri alandaki gerçekleştirilmesi amaçlanan yatırımlar (toplu konut, sanayi, küçük sanayi, alt yapı vb.)

3) Belediye Meclisi Kararı Alınması

5393 sayılı Kanun kapsamında kalan belediyelerin mücavir alanları kapsamına almak istedikleri yerler ile ilgili olarak meclis kararı almaları gerekir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 26.04.2007 tarihli ve 2007/03 sayılı Genelgesine göre, büyükşehir belediyesi kapsamında kalan belediyelerde, büyükşehir belediyeleri mücavir alan teklifleri için sadece büyükşehir belediye meclis kararı yeterlidir. Bu teklifler için ilçe ve ilk kademe belediyeleri meclis kararına gerek bulunmamaktadır.

Söz konusu Genelgede, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 5216 sayılı Kanundan önce onaylanan ve 5216 sayılı Kanun uyarınca yeniden belirlenen büyükşehir belediyesi sınırları içindeki mücavir alanların ikinci bir işleme gerek kalmadan ortadan kalktığı, söz konusu alanlarda hangi alt kademe belediyesinin (ilçe veya ilk kademe belediyesinin) yetkili olacağının büyükşehir belediye meclisi tarafından karara bağlanacağı ifade edilmiştir.

5216 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca yeniden belirlenen büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalarak büyükşehir belediyelerinin alt kademe belediyesi haline gelen belediyelerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından daha önceden onaylanmış mücavir alanları, (ilçe ve ilk kademe belediyelerinin münhasıran kendilerine ait mücavir alanlarının bulunamaması nedeni ile) Kanunun geçici 2. maddesi ile belirlenen sınırların dışında kalsalar bile hiçbir işleme gerek kalmadan büyükşehir belediyesinin mücavir alanı haline gelir. Bu alanlarda da yetki dağıtımı konusunda büyükşehir belediye meclisleri yetkilidir.

4) Valilik Kontrolü

Yukarıda sayılan belgelerin valilikler (Çevre ve Şehircilik il müdürlükleri) tarafından kontrol edilmesi, konuya ilişkin gönderilen tüm bilgi ve belgelerin aslına uygunluğunun valilikçe onaylanması, valilikçe hazırlanan konuya ilişkin teknik gerekçe raporu ve görüşü ile bu çerçevede önerilen alanların gelişme alanı niteliğinde olup olmadığına ilişkin hususların değerlendirme formu doldurulmak suretiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletilmesi gerekmektedir.

5) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ön Onayı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan 14.06.1990 tarihli ve 13022 sayılı Genelgeye göre, mücavir alan teklifleri il idare kurulu onayına sunulmadan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görüşünün alınması gerekmektedir. Teklif bu Bakanlık tarafından uygun görüldüğü takdirde, il idare kurulu kararı alınması amacı ile valiliklere gönderilir.

6) İl İdare Kurulu Kararı Alınması

İmar Kanununun 45. maddesine göre mücavir alanlar için il idare kurulu kararı alınması gerekmektedir.

Her ne kadar 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun yürürlüğünden itibaren belediye sınırları dışında imar ile ilgili yetkiler il özel idarelerine geçmiş ise de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 26.04.2007 tarihli ve 2007/03 sayılı Genelgesine göre mücavir alan tekliflerinde il idare kurulu kararı alınması yönündeki uygulamaya devam edilmesi gerekmektedir. Bu teklifler için il genel meclisi kararı alınması gibi bir durum söz konusu değildir.

Ancak belediye sınırı dışında planlama yapma yetkisi il özel idarelerinde olduğu için, mücavir alan tekliflerinde il özel idarelerinin de görüşünün alınması gerekir.

7) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Nihai Onayı

İl idare kurulu alınarak tekrar Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilen teklifler, bu Bakanlık tarafından onaylanarak yürürlüğe girer. Onaylı haritaların birer örneği İller Bankası Genel Müdürlüğü ile valiliklere gönderilir.

Mücavir Alan Tespitine İlişkin İşlemlere Karşı Dava Açılması

Mücavir alan tespitine ilişkin işlemlere karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. İdari yargıda görevli mahkeme, Danıştay değil, idare mahkemeleridir.

Danıştay kararlarına göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının mücavir alanlarla ilgili olarak gerek talep üzerine ve gerekse resen yapabileceği işlemler, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24/d maddesinde belirtilen düzenleyici işlem niteliğinde değildir. Bu nedenle, mücavir alan tespitine ilişkin olarak yapılan işlemlere karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da değil, idare mahkemelerinde iptal davası açılması gerekir. (D.6.D. 03.11.1992, E. 1992/3740, K. 1992/3957)

Yetkili mahkeme ise, mücavir alanı tespit edilen belediyenin mülki sınırları içerisinde bulunduğu ilçenin bağlı olduğu idare mahkemesidir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.