1. Anasayfa
  2. Gayrimenkul Makaleleri

Riskli Yapıda Tespit Süreci: Başvuru, İnceleme, Karar ve İtiraz


Riskli bina tespiti nasıl yapılır?

Öncelikle malikler tarafından riskli yapı tespit çalışması yapabilecek kurum, kuruluşlar ve şirketlere riskli yapı tespiti başvurusu yapılması gerekir. Riskli yapı için başvurulduktan sonra sıra, yetkili kuruluş tarafından risk çalışması yapılmasına gelmektedir.

Riskli bina tespit raporu nereden alınır?

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 6. maddesine göre riskli yapılar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya dönüşümü gerçekleştirecek idare (TOKİ Başkanlığı veya belediyeler) tarafından tespit edilebilir.

Bunun yanı sıra riskli bina tespit raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırılan,

1) Kamu kurum ve kuruluşlarından,

2) Üniversitelerden,

3) Sermayesinin en az yüzde kırkı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketlerden,

4) Depremden korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından,

5) Bakanlıktan izin belgesi almış yapı denetimi kuruluşları ile laboratuvar kuruluşlarından,

6) İnşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlardan,

Alınabilir. Yönetmeliğin ifadesinden anlaşıldığına göre yetkilendirme şartı, yukarıda sayılan tüm kurum ve kuruluşlar için geçerlidir. Lisanslı kurum ve kuruluşlar herhangi bir alan ile sınırlı olmaksızın Ülke genelinde riskli yapı tespiti yapabilir.

Yapıların Lisanslandırılmış Kuruluşlar Tarafından İncelenmesi ve Değerlendirme Raporu Düzenlenmesi

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 2. fıkrasına göre, Riskli yapılar, Ek-2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinde riskli yapı “riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı” olarak tanımlamıştır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere 6306 sayılı Kanun’da iki çeşit riskli yapı tipi söz konusudur:

  • Ekonomik ömrünü tamamlamış olan yapı.
  • Yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı.

Dolayısıyla riskli yapı tespiti için lisanslandırılmış kurum ve şirketler, Yönetmelik ekinde (Ek-2) yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre yaptıkları değerlendirme neticesinde ilgili yapının ekonomik ömrünü doldurmuş ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı gerekçesiyle afet riskli olduğu ya da olmadığı yönünde bir değerlendirme yapmak zorundadırlar.

Bu değerlendirme sonucunda lisanslandırılmış kuruluş tarafından her yapı için bir rapor düzenlenir. Riskli yapı tespit raporunda, tespite konu binanın Ulusal Adres Veri Tabanında belirtilen adresinin ve bina kodunun yer alması zorunludur.

Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrası, bu konudaki muhtemel suiistimalleri önlemek amacıyla bir kural getirmiştir. Buna göre, itiraz veya yargı kararı üzerine yeniden riskli yapı tespit raporu tanzim edilmesinin gerekmesi, raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespit edilmiş olması ve yapının risk durumunu etkileyebilecek kasti bir müdahale dışında somut bir hadisenin gerçekleşmiş olması halleri hariç olmak üzere, her yapı için sadece bir adet riskli yapı tespiti raporu düzenlenebilir.

Lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlar riskli yapı tespit talebi üzerine, o yapı hakkında daha önce riskli yapı tespit raporu düzenlenip düzenlenmediğini elektronik yazılım sistemi üzerinden kontrol eder.

Elektronik yazılım sistemi üzerinden yapı kaydı oluşturulduktan sonra riskli yapı tespitinin; iki ay içerisinde yapılmaması halinde maliklerden herhangi birinin talebi üzerine, altı ay içerisinde yapılmaması halinde ise Bakanlıkça resen elektronik yazılım sisteminden yapı kaydı silinir.

Raporun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü Tarafından İncelenmesi

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 4. fıkrasına göre Riskli yapı tespitine ilişkin raporlar, tespiti yapan İdarece veya lisanslandırılmış kurum veya kuruluşça, tespite konu yapının bulunduğu ildeki Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye elektronik yazılım sistemi üzerinden gönderilir.

Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 27.03.2013 tarihli ve 1391 sayılı Genelgesine göre ilgili müdürlük; Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Müdürlüğü olan illerde bu Müdürlük, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüdür.

Raporlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğü tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen esaslara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği yönünden incelenir. Herhangi bir eksiklik veya yanlışlık tespit edilmesi halinde bu raporlar gerekli düzeltmeler yapılmak üzere raporu düzenleyen kurum veya kuruluşa iade edilir.

Müdürlük, Bakanlık tarafından yetki devri yapılması durumunda İdare ve teknik heyetler tarafından riskli yapı tespit raporunda tespit edilen teknik inceleme eksikliklerinin tamamının, raporu düzenleyen kurum veya kuruluşa bildirildiği tarihten itibaren bu kurum ve kuruluşlarca otuz gün içinde düzeltilmesi zorunludur. Lisanslı kurum veya kuruluşun otuz günlük süre içerisinde gerekçeli talebi üzerine, bu kuruluşlara eksikliklerin giderilmesi için ek süre verilebilir.

Yapılan incelemede raporlarda herhangi bir eksiklik yok ise, riskli yapılar, Müdürlükçe en geç on iş günü içinde, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, ilgili tapu müdürlüğüne bildirir.

Yapının Riskli Olduğunun Tapu Kütüğünün Beyanlar Hanesine İşlenmesi

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 3. maddesinin ikinci fıkrasında “Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.” hükümleri yer almaktadır. Bu madde gereğince, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğüne sunulan raporlar üzerinde, bu Müdürlükler tarafından yapılan incelemede raporlarda herhangi bir eksiklik ve yanlışlığın bulunmadığının tespit edilmesi halinde, riskli yapılar, ilgili müdürlükçe en geç on iş günü içinde, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesi ve bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bilgi verilmesi öngörülmüştür.

Yapının Riskli Yapı Olarak Belirlendiğinin Ayni ve Şahsi Hak Sahiplerine Bildirilmesi

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 3. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verilir.

Arsa paylı tapularda, arsa üzerindeki riskli yapının arsa malikleri dışındaki bir başkasına ait olması durumunda Müdürlükçe tapu müdürlüğüne bildirilecek yapı sahibine; arsa üzerinde birden fazla yapı olması ve riskli yapının arsa maliklerinden sadece bazılarına ait olması durumunda ise sadece riskli yapının sahibi olan arsa hissedarlarına ve ilgili aynî ve şahsî hak sahiplerine tebligat yapılır.

Buna göre ilgili tapu müdürlüğünce, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler, riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren on beş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe itiraz edilebileceği, aksi takdirde İdarece altmış günden az olmamak üzere verilecek süre içinde riskli yapının yıktırılması gerektiği de belirtilmek suretiyle, aynî ve şahsî hak sahiplerinin adreslerine, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebliğ edilecek ve yapılan bu tebligat yazılı olarak veya elektronik ortamda Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Müdürlüğü olan illerde bu Müdürlüğe, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirilecektir.

Yapının riskli yapı olarak belirlendiğinin, ayni ve şahsi hak sahiplerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre bildirilmesi gerekmektedir. Zaten Yönetmeliğin 7. maddesinin 4. fıkrasında 25.07.2014 tarihli ve 29071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle yapılan değişiklikle, maliklerin “Ulusal Adres Veri Tabanında belirtilen adreslerine” tebligat yapılması uygulaması kaldırılmıştır.

Maliki ölmüş olan yapılarda tebligatın mirasçılara yapılabilmesi için Yönetmelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile bu Bakanlığın il müdürlüklerine özel bir yetki vermiştir. Buna göre tapuda kayıtlı malikin ölmüş olması hâlinde, Bakanlık, Müdürlük veya İdare tebligat işlemleri için 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye veya tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkilidir.

Riskli Yapı Tespitine Karşı İtiraz

Riskli yapı tespit süreciyle ilgili olarak bilgi almak için şu yazımıza bakabilirsiniz: Afet Riskli Yapılarda Riskli Yapılarda Tespit Süreci: Başvuru, İnceleme, Karar ve İtiraz

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 6. fıkrasına göre riskli yapı tespitine karşı malikler veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğüne veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebilir.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir:  Kadastro İşlemleri Nasıl İlan Edilir? Kadastro İşlemlerine Karşı İtiraz Davası Nasıl Açılır?

Ancak belirtmek gerekir ki 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 3. maddesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya idare tarafından yaptırılan riskli yapı tespitlerine itirazdan bahsetmektedir. Maddenin 1. fıkrasının 5. cümlesi şu şekildedir: “Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince on beş gün içinde itiraz edilebilir.” Bu hükmün Yönetmeliğin 7. maddesinin 6. fıkrasına göre daha dar kapsamlı olduğu görülmektedir. Fakat 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği tüm tespitlere itiraz edilebileceğini hüküm altına aldığı için uygulamada Yönetmeliğin dikkate alınması daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Bu on beş günlük süre, tapu sicil müdürlüğü tarafından, yapı maliklerine yapılan bildirimin tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır.

İtirazın süresi içerisinde ve yapı malikince veya kanunî temsilcilerince yapılıp yapılmadığı Müdürlükçe veya İdarece kontrol edilir. Süresi içinde yapılmayan itirazlar ile yapı malikince veya malikin vefat etmiş olması halinde mirasçılarınca yapılmayan itirazlar işleme alınmaz.

a) Riskli Yapı Tespitine İtiraz Nereye Yapılır?

Riskli yapı tespitine karşı, riskli yapının bulunduğu yerdeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğüne verilecek bir dilekçe ile itiraz edilir.

b) Riskli Yapı Tespitine İtiraz Dilekçesi Örneği

……………. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne

… ili, … ilçesi, … mahallesi, … caddesi, … sokağı, no: … adresindeki … pafta, …. ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan yapımız için  düzenlenmiş olan ‘Risk Raporuna’ ve ilgili yıkım kararına itiraz ettiğimi bildirir gereğinin yapılmasını tarafınızdan talep ederim.

Tarih:              İmza:          Adres:             Tel:

c) Riskli Yapı Tespitine İtiraz Süresi Ne kadar?

Riskli yapı tespitine ilişkin raporlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir. Raporlar, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde incelenir ve herhangi bir eksiklik tespit edilmez ise riskli olan yapılar, en geç on işgünü içinde, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.

Tapu müdürlüğü riskli yapıya ilişkin raporu, yapının sahiplerine 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebliğ eder. Bu tebligatta “riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren onbeş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe itiraz edilebileceği, aksi takdirde İdarece verilecek süre içinde riskli yapının yıktırılması gerektiği” de belirtilir.

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğine göre riskli yapı tespitine karşı malikler veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde bir dilekçe ile itiraz edilebilir. Bu on beş günlük süre, tapu sicil müdürlüğü tarafından, yapı maliklerine yapılan bildirimin tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır.

Riskli Yapı Tespitine Yapılan İtirazların Karara Bağlanması

Bu itirazlara yönelik dilekçeler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğü tarafından, itirazı karara bağlayacak teknik heyete havale edilir. 

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesine göre riskli yapı tespitlerine karşı yapılacak itirazları değerlendirmek üzere, ihtiyaca göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerekli görülen yerlerde yeteri kadar teknik heyet teşkil edilir. Eğer riskli yapının bulunduğu ilde itirazı değerlendirecek teknik heyet henüz teşkil edilmemiş ise, itiraz dilekçeleri ile itiraz edilen tespite ilişkin raporlar, riskli yapının bulunduğu yerdeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğü tarafından, o il için yetkilendirilmiş teknik heyetin bulunduğu ildeki müdürlüğe gönderilir. Böyle bir durumda itiraz, bu ildeki teknik heyet tarafından karara bağlanır.

Teknik heyet, itiraz dilekçesinde gösterilen itiraz sebebi ile bağlı olmaksızın riskli yapı tespit raporunun 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna ve bu 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığını inceler.

Teknik heyet, en az beş üyenin iştiraki ile toplanır ve toplantıya katılan üyelerin çoğunluğu ile karar alır; oyların eşitliği hâlinde, Başkanın taraf olduğu görüş çoğunlukta sayılır. Teknik heyet toplantısı sonunda alınan kararlar, dayanakları ve ilmî gerekçeleri belirtilerek yazılır, başkan ve üyelerce imzalanır. Kararlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığına, tespiti yapan veya yaptıran idareye ve itiraz edene bildirilir.

Teknik heyet yapının riskli olduğuna, bir başka ifadeyle yapının yıktırılması gerektiğine karar verirse, lisanslandırılmış kuruluşun tespiti idari açıdan kesinleşir. Bu karara karşı sadece idari yargı yolu kullanılabilir. Dava açılmaması durumunda yapının yıktırılması aşamasına geçilir. Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 27.03.2013 tarihli ve 1391 sayılı Genelgesine göre, bu durumda, Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Müdürlüğü olan illerde bu Müdürlük, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ilgili belediyeden gerekli tebligatların yapılması ve riskli yapının yıktırılması talep edilecektir.

Eğer riskli yapı tespiti, teknik heyet tarafından değiştirilirse (örneğin riskli olan bir yapının, riskli olmadığına karar verilirse) 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 8. fıkrası gereğince, durum aynı şekilde ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Riskli yapı tespiti neticesinin, itiraz üzerine veya yargı kararı ile değişmesi halinde, durum ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu müdürlüğü, tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki belirtmeyi kaldırır ve durumu, söz konusu taşınmaz üzerine ayni ve şahsi hakkı bulunan kişilere ve ilgili müdürlüğe bildirir.

Riskli Yapı Tespit Masrafları Nasıl Tahsil Edilebilir?

a) Riskli Yapı Tespiti İçin Malikler Tarafından Yaptırılan Tespitin Masrafları

Gerek 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’a ve gerekse 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğine göre riskli yapı tespit ve yıkım işleri mülkiyet sahipleri tarafından masrafları kendilerine ait olmak üzere gerçekleştireceklerdir. Özellikle riskli alan dışında kalan riskli yapılarda kentsel dönüşüm malikler tarafından yapılacağından tespit masrafları mülkiyet sahipleri tarafından karşılanacaktır.

Anayasa Mahkemesi’nin 27.02.2014 tarihli ve E: 2012/87, K: 2014/41 sayılı kararında, tespit masraflarının, yapı maliklerine yükletilmesi Anayasa’ya aykırı bulunmamıştır. Kanun’un 1. maddesine göre, Kanun’un amacının, riskli yapıları fen ve sanat norm ve standartlarına uygun hâle getirmek, bunların maliklerine sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenileme olduğunu vurgulayan Anayasa Mahkemesi, bunda riskli yapı maliklerinin önemli kişisel menfaatleri bulunduğunu, dolayısıyla, anılan amacın gerçekleştirilmesi için yapılacak uygulamaların birinci aşaması olan riskli yapıların tespitine ilişkin masrafların, amacın gerçekleştirilmesinde kişisel menfaati bulunan yapı maliklerine yüklenmesinde Anayasal sorun bulunmadığını vurgulamıştır.

Ancak kat mülkiyetinde bulunan ya da kat irtifakı tesis edilmiş olan yapılarda veyahut birden fazla maliki bulunan yapılarda, paydaşlardan herhangi biri tarafından yapılan tespit masraflarının, diğer paydaşlardan ne şekilde tahsil edileceği konusunda Kanun’da ya da Yönetmelik’te açık hüküm bulunmamaktadır. Bu masrafların tapu kütüğünde ipotek tesis edilmek suretiyle diğer paydaşlar üzerine dağıtılacağı konusunda da gerek Kanun’da ve gerekse Yönetmelikte herhangi bir hüküm yer almamaktadır.

b) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ya da İdare Tarafından Yaptırılan Tespitin Masrafları

Yapının riskli alan içerisinde kalması ve tespitin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ya da idare tarafından yapılması söz konusu ise, tespit masrafları, tespiti yaptıran idare tarafından ödenir. Fakat daha sonra tespit çalışmalarının tüm masrafları yapı malikleri tarafından karşılanır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ya da idare tarafından yapılan tespit masraflarının taşınmaz malikleri tarafından karşılanması konusunda üç seçenek bulunmaktadır.

Bunlardan birincisinde tespit masrafları, tespitten hemen sonra malikler tarafından doğrudan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ya da idareye ödenir.

İkincisinde, eğer riskli yapı tespitinin yaptırıldığı alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ya da idare tarafından gerçekleştirilmesi düşünülen bir proje söz konusu ise, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ya da idare tarafından yapılan tespit masrafları, yapı maliklerinin borç hanesinde değerlendirilebilir. Bunun için, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ya da idare tarafından, yapı maliklerinin hak sahipliliğinin proje bazında değerlendirilmesi sonucu alacaklı veya borçluluk durumu belirlenecektir. Bir başka ifadeyle tespit masrafları, gerçekleştirilecek projede, ilgili yapı sahibinin borç hanesine de yazılabilecektir.

Son olarak tespit masraflarından maliklerin müşterek sorumlu olmalarını sağlamak amacıyla tapu kütüğüne şerh konulması imkânı vardı. Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasının 7. ve 8. cümlelerinde “Bakanlık veya İdare tarafından yapılan tespit işleminin masrafı ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu müdürlüğü, binanın paydaşlarının müteselsil sorumlu olmalarını sağlamak üzere tapu kaydındaki arsa payları üzerine, masraf tutarında müşterek ipotek belirtmesinde bulunarak Bakanlığa veya İdareye ve binanın ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verir.” hükümleri yer almaktaydı. 

Ancak Anayasa Mahkemesi’nin 27.02.2014 tarihli ve E: 2012/87, K: 2014/41 sayılı kararıyla 8. cümleyi Anayasa’ya aykırı bulduğu için, 7. cümleyi ise 6126 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin 4. fıkrası gereğince iptal etmiştir.

6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği de buna paralel olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ya da idare tarafından yaptırılan tespitin masraflarının tapu siciline işlenmeksizin maliklerden tahsil edilmesini öngörmüştür.  Yönetmeliğe göre malikler tarafından yaptırılmadığı için Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespitinin masraflarından malikler hisseleri oranında sorumludur. Riskli yapı tespitinin masrafları, Bakanlıkça veya İdarece ilgilisine yapılacak tebligatı takip eden bir aylık süre içerisinde ödenir. Süresinde ödenmeyen masraflar, tespit Bakanlıkça yapılmış veya yaptırılmış ise Bakanlığın ilgili vergi dairesine bildirmesi üzerine vergi dairesince, İdarece yapılmış veya yaptırılmış ise İdarece 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.

c) Kamu Binalarında Riskli Yapı Tespit Masraflarını Kim Öder?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığına göre kamu binalarında yapılacak tespitin masrafı malik kamu idaresince karşılanmalıdır. Bir kamu idaresinin mülkiyetinde olup da bir diğer kamu idaresine tahsis edilmiş taşınmaların riskli yapı tespit masraflarının, adına tahsis yapılan kamu idaresi tarafından ödenmesi gerekir. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “Tahsisli taşınmazlarla ilgili olarak harcamalara katılma payı da dâhil olmak üzere her türlü malî yükümlülükler ve diğer giderler, tahsis yapılan kamu idaresi tarafından ödenir.” hükmü de tespit masraflarının, adına tahsis yapılan kamu idaresi tarafından ödeneceğini göstermektedir.

Afet-Riskli-Yapilarda-Riskli-Yapilarda-Tespit-Sureci
Afet Riskli Yapılarda Riskli Yapılarda Tespit Süreci: Başvuru, İnceleme, Karar ve İtiraz