Afet Riskli Yapılarda Riskli Yapılarda Tespit Süreci: Başvuru, İnceleme, Karar ve İtiraz

Suat ŞİMŞEK, Daire Başkanı, ÇŞB Milli Emlak Genel Müdürlüğü

Riskli Yapı Tespiti Nasıl Yapılır?

Öncelikle malikler tarafından riskli yapı tespit çalışması yapabilecek kurum, kuruluşlar ve şirketlere riskli yapı tespiti başvurusu yapılması gerekir.

Başvurunun nasıl yapılacağı konusunda şu yazımızı inceleyebilirsiniz: Kentsel Dönüşümde Riskli Yapıların Tespitine Kimler Başvurabilir?

Riskli yapı için başvurulduktan sonra sıra, yetkili kuruluş tarafından risk çalışması yapılmasına gelmektedir.

1. Riskli Yapı Tespit Çalışması Yapabilecek Kurum, Kuruluşlar ve Şirketler

Yönetmeliğin 6. maddesine göre riskli yapılar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya dönüşümü gerçekleştirecek idare (TOKİ Başkanlığı veya belediyeler) tarafından tespit edilebileceği gibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırılan,

1) Kamu kurum ve kuruluşları,

2) Üniversiteler,

3) Sermayesinin en az yüzde kırkı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler,

4) Depremden korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları,

5) 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna göre Bakanlıktan izin belgesi almış yapı denetimi kuruluşları ile laboratuvar kuruluşları,

6) 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına[1] büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlar,

Yönetmeliğin ifadesinden anlaşıldığına göre yetkilendirme şartı, yukarıda sayılan tüm kurum ve kuruluşlar için geçerlidir. Lisanslı kurum ve kuruluşlar herhangi bir alan ile sınırlı olmaksızın Ülke genelinde riskli yapı tespiti yapabilir.

2. Yapıların Lisanslandırılmış Kuruluşlar Tarafından İncelenmesi

Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrasına göre, Riskli yapılar, Ek-2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir.

Bu maddede, 02.07.2013 tarihli ve 28695 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Yönetmelik değişikliğinden önce riskli yapılar, lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlarca, 06.03.2007 tarihli ve 26454 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmekteydi. Bu Yönetmelik yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek resmi ve özel tüm binaların ve bina türü yapıların tamamının veya bölümlerinin depreme dayanıklı tasarımı ve yapımı ile mevcut binaların deprem öncesi veya sonrasında performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirilmesi için gerekli kuralları ve minimum koşulları belirlemektedir. Yönetmelik değişikliği ile bu uygulamadan vazgeçilmiş ve riskli yapı tespitinin Yönetmelik ekinde yer alan hesaplamalara göre yapılması esası benimsenmiştir.

Ancak Yönetmelik değişikliği ile bir geçiş dönemi öngörülmesi de ihmal edilmemiştir. 02.07.2013 tarihli ve 28695 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Yönetmelikle eklenen geçici maddeye göre Ek-2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esasların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay süre ile hem anılan Esaslarla ve hem de 6/3/2007 tarihli ve 26454 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre riskli yapı tespiti yapılabilir. Altı ayın sonunda riskli yapı tespitleri sadece Ek-2’de yer alan Esaslara göre yapılabilir.

3. Lisanslandırılmış Kuruluşlar Tarafından Değerlendirme Raporu Düzenlenmesi

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinde riskli yapı “riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı” olarak tanımlamıştır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere 6306 sayılı Kanun’da iki çeşit riskli yapı tipi söz konusudur:

  • Ekonomik ömrünü tamamlamış olan yapı.
  • Yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı.

Dolayısıyla riskli yapı tespiti için lisanslandırılmış kurum ve şirketler, Yönetmelik ekinde (Ek-2) yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre yaptıkları değerlendirme neticesinde ilgili yapının ekonomik ömrünü doldurmuş ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı gerekçesiyle afet riskli olduğu ya da olmadığı yönünde bir değerlendirme yapmak zorundadırlar.

Bu değerlendirme sonucunda lisanslandırılmış kuruluş tarafından her yapı için bir rapor düzenlenir. Riskli yapı tespit raporunda, tespite konu binanın Ulusal Adres Veri Tabanında belirtilen adresinin ve bina kodunun yer alması zorunludur.

Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrası, bu konudaki muhtemel suiistimalleri önlemek amacıyla bir kural getirmiştir. Buna göre, itiraz veya yargı kararı üzerine yeniden riskli yapı tespit raporu tanzim edilmesinin gerekmesi, raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespit edilmiş olması ve yapının risk durumunu etkileyebilecek kasti bir müdahale dışında somut bir hadisenin gerçekleşmiş olması halleri hariç olmak üzere, her yapı için sadece bir adet riskli yapı tespiti raporu düzenlenebilir.

Lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlar riskli yapı tespit talebi üzerine, o yapı hakkında daha önce riskli yapı tespit raporu düzenlenip düzenlenmediğini elektronik yazılım sistemi üzerinden kontrol eder.

Elektronik yazılım sistemi üzerinden yapı kaydı oluşturulduktan sonra riskli yapı tespitinin; iki ay içerisinde yapılmaması halinde maliklerden herhangi birinin talebi üzerine, altı ay içerisinde yapılmaması halinde ise Bakanlıkça resen elektronik yazılım sisteminden yapı kaydı silinir.

4. Raporun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğüne Gönderilmesi

Yönetmeliğin 7. maddesinin 4. fıkrasına göre Riskli yapı tespitine ilişkin raporlar, tespiti yapan İdarece veya lisanslandırılmış kurum veya kuruluşça, tespite konu yapının bulunduğu ildeki Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye elektronik yazılım sistemi üzerinden gönderilir.

Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 27.03.2013 tarihli ve 1391 sayılı Genelgesine göre ilgili müdürlük; Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Müdürlüğü olan illerde bu Müdürlük, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüdür.

5. Raporun İncelenmesi

Raporlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğü tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen esaslara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği yönünden incelenir.

Herhangi bir eksiklik veya yanlışlık tespit edilmesi halinde bu raporlar gerekli düzeltmeler yapılmak üzere raporu düzenleyen kurum veya kuruluşa iade edilir.

Müdürlük, Bakanlık tarafından yetki devri yapılması durumunda İdare ve teknik heyetler tarafından riskli yapı tespit raporunda tespit edilen teknik inceleme eksikliklerinin tamamının, raporu düzenleyen kurum veya kuruluşa bildirildiği tarihten itibaren bu kurum ve kuruluşlarca otuz gün içinde düzeltilmesi zorunludur. Lisanslı kurum veya kuruluşun otuz günlük süre içerisinde gerekçeli talebi üzerine, bu kuruluşlara eksikliklerin giderilmesi için ek süre verilebilir.

Yapılan incelemede raporlarda herhangi bir eksiklik yok ise, riskli yapılar, Müdürlükçe en geç on iş günü içinde, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, ilgili tapu müdürlüğüne bildirir.

6. Yapının Riskli Olduğunun Tapu Kütüğünün Beyanlar Hanesine İşlenmesi

Kanun’un 3. maddesinin ikinci fıkrasında “Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.” hükümleri yer almaktadır. Bu madde gereğince, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğüne sunulan raporlar üzerinde, bu Müdürlükler tarafından yapılan incelemede raporlarda herhangi bir eksiklik ve yanlışlığın bulunmadığının tespit edilmesi halinde, riskli yapılar, ilgili müdürlükçe[2] en geç on iş günü içinde, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesi ve bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bilgi verilmesi öngörülmüştür.

7. Yapının Riskli Yapı Olarak Belirlendiğinin Ayni ve Şahsi Hak Sahiplerine Bildirilmesi

Kanun’un 3. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verilir.

Arsa paylı tapularda, arsa üzerindeki riskli yapının arsa malikleri dışındaki bir başkasına ait olması durumunda Müdürlükçe tapu müdürlüğüne bildirilecek yapı sahibine; arsa üzerinde birden fazla yapı olması ve riskli yapının arsa maliklerinden sadece bazılarına ait olması durumunda ise sadece riskli yapının sahibi olan arsa hissedarlarına ve ilgili aynî ve şahsî hak sahiplerine tebligat yapılır.

Buna göre ilgili tapu müdürlüğünce, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler, riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren on beş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe itiraz edilebileceği, aksi takdirde İdarece altmış günden az olmamak üzere verilecek süre içinde riskli yapının yıktırılması gerektiği de belirtilmek suretiyle, aynî ve şahsî hak sahiplerinin adreslerine, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebliğ edilecek ve yapılan bu tebligat yazılı olarak veya elektronik ortamda Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Müdürlüğü olan illerde bu Müdürlüğe, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirilecektir[3].

6306 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 10. fıkrasına göre tapu müdürlükleri tarafından yapılan tebligatlar, ilgililerin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminde belirtilen adreslerine yapılacaktır. Ancak bu hüküm Anayasa Mahkemesinin 27.2.2014 tarihli ve E: 2012/87, K: 2014/41 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Mahkemeye göre adres değişikliğinin adres kayıt sistemine bildirilmesinin unutulduğu veya sistemin güncellenmesinde idareden kaynaklanan gecikme olduğu durumlarda, adres kayıt sistemindeki adres ile idari işlemi yapacak ilgili kuruma bildirilen son adres farklı olacaktır. Böyle bir durumda, ilgili kurum, dava konusu kural uyarınca, kendisine bildirilen son adres yerine, bireyin ikamet etmediği adres kayıt sisteminde bulunan eski adresine tebligat yapmak zorunda kalacaktır. Dava açma sürelerinin, idari işleme ilişkin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başladığı dikkate alındığında, bu şekilde uygulama yapılması, bireylerin haklarındaki işlemden haberdar olamamaları, dava açma sürelerini kaçırmaları ve hukuka aykırı olduğunu düşündükleri işlemlere karşı yargı yoluna başvuramamaları sonucunu doğurabilir. Bu sonuç, hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma hakkı kapsamında olan mahkemeye erişim hakkıyla bağdaşmaz.

Bu nedenle yapının riskli yapı olarak belirlendiğinin, ayni ve şahsi hak sahiplerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre bildirilmesi gerekmektedir. Zaten Yönetmeliğin 7. maddesinin 4. fıkrasında 25.07.2014 tarihli ve 29071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle yapılan değişiklikle, maliklerin “Ulusal Adres Veri Tabanında belirtilen adreslerine” tebligat yapılması uygulaması kaldırılmıştır.

Maliki ölmüş olan yapılarda tebligatın mirasçılara yapılabilmesi için Yönetmelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile bu Bakanlığın il müdürlüklerine özel bir yetki vermiştir. Buna göre tapuda kayıtlı malikin ölmüş olması hâlinde, Bakanlık, Müdürlük veya İdare tebligat işlemleri için 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye veya tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkilidir.

8. Riskli Yapı Tespitine Karşı İtiraz ve İtirazın Karara Bağlanması

Riskli Yapı Tespitine Karşı Nasıl İtiraz Edebilirim? İtirazın Nasıl Karara Bağlanır?

[1] 15.12.2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 6. maddesinin ilk fıkrasının ilk halinde 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca büro tescilinin yaptırılması yeterli görülmüş iken 02.07.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile “6235 sayılı Kanun uyarınca inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına büro tescilinin” yapılması öngörülmüştür.

[2] Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 27.03.2013 tarihli ve 1391 sayılı Genelgesine göre ilgili müdürlük; Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Müdürlüğü olan illerde bu Müdürlük, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüdür

[3] Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 08.10.2012 tarihli ve 1736 (2012/12) sayılı Genelgeye göre ilgili tapu müdürlüğü, Çevre ve Şehir Bakanlığı ve yetkili idareler tarafından riskli yapı olarak tespit edilen ve tapu müdürlüğüne bildirilen taşınmazlara ait tapu kütüğünün beyanlar sütununda “6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır, tarih ve yevmiye” şeklinde belirtme yaparak, sonucundan tüm ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verir.

Her ne kadar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün Genelgesinde, bildirimin niteliğiyle ilgili herhangi bir ifade yer almasa da Yönetmeliğin 7. maddesinin 5. fıkrasından bu bildirimin sadece beyanlar hanesine “6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır, tarih ve yevmiye” şeklinde yapılan belirtmeyi tebliğinden daha fazla bir fonksiyonu olması gerektiğini anlıyoruz. Yönetmeliğin 7. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre ilgili tapu müdürlüğünce, tapu kütüğüne işlenen belirtmelerin yanı sıra;

a) Riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren on beş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğüne itiraz edilebileceği,

b) Bu şekilde itiraz edilmediği takdirde, idarece altmış günden az olmamak üzere belirlenen süre içerisinde yapının yıkılmasına dair yapılacak tebligat tarihinden itibaren belirlenen süre içinde yapının yıktırılması gerektiği,

Belirtilmek suretiyle, aynî ve şahsî hak sahiplerine tebliğ edilir ve yapılan bu tebligat Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il müdürlüğüne bildirilir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.