İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Gayrimenkul Makaleleri
  3. Türk Medeni Kanunu’na Göre Devletin Mirasçılık ve Gaiplik Yoluyla Mal Edinmesi

Türk Medeni Kanunu’na Göre Devletin Mirasçılık ve Gaiplik Yoluyla Mal Edinmesi


Mirasçılık Nedir?

Mirasçı, ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş bulunan bir kimsenin mirasının intikal ettiği hakiki veya hükmi şahıstır. Ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş olması dolayısıyla malvarlığı mirasçılara intikal eden kimseye “miras bırakan”, miras bırakanın malvarlığına ise “tereke” veya “miras” denir.

Mirasçılık Türleri

Medeni Kanunumuz iki türlü mirasçılık kabul etmiştir. Bunlardan biri doğrudan doğruya kanundan doğan mirasçılıktır ki buna “Yasal mirasçılık” denir. Diğeri ise murisin ölüme bağlı bir tasarrufundan, yani iradesinden doğan mirasçılıktır ki buna da “iradi mirasçılık” adı verilir. Kanuni mirasçılar murisin kan hısımları, evlatlığı, sağ kalan eşi ve Devlettir.

Kan hısımları arasında mirasçılık zümrelere göre tayin olunur ki buna “parantel sistemi” denir. Parantel sistemi nesillerin birbirini takip etmesi esasına dayanır. Parantel bir kimse ile ondan inen nesilleri ifade eder.

Medeni Kanuna göre ilk üç parantelde yer alan mirasçılar kanuni mirasçıdır ve bu üç parantelde hiç mirasçı yoksa keza eşi de kendisinden önce ölmüş ise ve nihayet muris herhangi bir kimseyi de mirasçı tayin etmemiş ise miras Hazineye kalır.

Devletin Mirasçılığı Nedir?

Türk Medeni Kanununun 501 inci maddesine göre, mirasçı bırakmaksızın vefat eden kimsenin mirası Devlete geçer. Medeni Kanuna göre ilk üç zümrede yer alan mirasçılar kanuni mirasçıdır ve bu üç zümrede hiç mirasçı yoksa, keza eşi de kendisinden önce ölmüş ise ve nihayet muris herhangi bir kimseyi de mirasçı tayin etmemiş ise miras Türk Medeni Kanununun 501. maddesine göre Hazineye (devlete) kalır.

Devlet Hangi Durumda Mirasçı Olur?

Keza Medeni Kanun’un 594. maddesine göre, mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. İlân süresinde kimse başvurmazsa ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer. Kanun’un 631. maddesine göre; mirasın devlete geçmesi hâlinde sulh mahkemesi, re’sen terekenin resmî defterini düzenler.

Keza 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 20. maddesine göre, miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir. Türkiye’de bulunan mirasçısız tereke devlete kalır.

Mirasçıların Uzun Yıllar Bölüşmediği Miras Malı Devlete Kalır Mı?

Bu soruya verilecek cevap hayır olmalıdır. Zira Medeni Kanun sadece “mirasçı bırakmaksızın vefat eden kimsenin mirasının Devlete geçmesini” öngörmektedir. Ortada mirasçılar var ise bunların mirası uzun yıllar paylaşamaması, mirasın devlete intikalini gerektirmez.

Devlet Tereke Borçlarından Sadece Bu Miras Yoluyla Edindiği Değerler Ölçüsünde Sorumlu Mudur?

Medeni Kanun’un 631. maddesine göre; Devlet, deftere yazılan borçlardan sadece miras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde sorumludur.

Gaiplik ve Devletin Gaiplik Yoluyla Mal Edinmesi

Gaiplik bir kişinin hukuken ölü sayılması demektir. Kişinin hukuken ölü sayılması, mallarının ve mirasçılarının belirlenmesi açısından önemlidir. Medeni Kanun’un Kanunun 32. maddesine göre “ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine hakim gaipliğe karar verebilir”

Hazine de Kanunun 32. maddesine dayanarak ilgililerin gaipliğini isteyebilir. Çünkü Hazine de mirasçı durumunda bulunabilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçmektedir.

Gaiplik kararının verilebilmesi için ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde bu olaydan itibaren en az 1 yıl, kendisinden uzun süredir haber alınamama halinde son haber alınma tarihinden itibaren en az 5 yıl geçmesi gerekmektedir.

Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulanan kimseleri, belli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır. Bu süre, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır. İlandan bir sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Ancak gaipliğine karar verilecek kişi, ilan süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisinden haber alınırsa ya da öldüğü tespit edilirse gaiplik istemi düşer. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son

Hazine’nin Gaiplikle İntikal Eden Malları İade Yükümlülüğü ve Bu Hususta Zamanaşımı

a) İade Yükümlülüğü

4721 sayılı Kanun’un 585. maddesine göre gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler.

Aynı Kanun’un 588. maddesine göre Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse Hazine kendisine intikal eden malları iyi niyetli zilyet gibi iade etmekle yükümlüdür.

b) İade Yükümlülüğü Konusunda Zamanaşımı

Zamanaşımı konusu ise 4721 sayılı Kanun’un 585. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre iyiniyetli olanların üstün hak sahiplerine geri verme yükümlülükleri, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tâbidir.

4721 sayılı Kanun’un 639. maddesine göre miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.

Gaiplikle Hazine’ye İntikal Eden Taşınmazlarda Hazine’nin Tasarruf Hakkı

Gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler.

Dolayısıyla gaiplikle Hazine’ye intikal eden taşınmazlarda Hazine’nin tasarruf hakkı zilyetlik kurallarına tabidir.

Gaiplikle Hazine’ye intikal eden taşınmazlarda Hazine’nin tasarruf hakkı, iyi niyetli zilyedin tasarruf hakkına ilişkin kurala göre belirlenir. Çünkü Hazine’nin kötü niteli olması düşünülemez.

4721 sayılı Kanun’un “Yararlanma” başlıklı 993. maddesine göre iyiniyetle zilyedi bulunduğu şeyi, karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan veya ondan yararlanan zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir. İyiniyetli zilyet, şeyin kaybedilmesinden, yok olmasından veya hasara uğramasından sorumlu olmaz.

a) Kullanma ve Yararlanma

Dolayısıyla Hazine gaiplikle kendisine intikal eden mallar üzerinde karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanabilir veya ondan yararlanabilir. Bundan dolayı herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir. Hatta söz konusu taşınmazların elden çıkarılmasında da hukuken bir engel bulunmamaktadır.

b) Zarardan Sorumluluk

Hazine gaiplikle intikal eden taşınmazlardaki yapıların kaybedilmesinden, yok olmasından veya hasara uğramasından sorumlu olmaz.

c) Zorunlu ve Yararlı Giderleri Talep

4721 sayılı Kanun’un 994. maddesine göre iyiniyetli zilyet, geri vermeyi isteyen kimseden şey için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri tazmin etmesini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten kaçınabilir.

İyiniyetli zilyet, diğer giderler için tazminat isteyemez. Ancak, şeyin geri verilmesinden önce kendisine bu giderler için bir tazminat önerilmezse, kendisi tarafından o şeyle birleştirilen ve zararsızca ayrılması mümkün bulunan eklemeleri o şeyi geri vermeden önce ayırıp alabilir.

Zilyedin elde ettiği ürünler, yaptığı giderler sebebiyle doğan alacaklarına mahsup edilir.

Türk Medeni Kanunu’na Göre Devletin Mirasçılık ve Gaiplik Yoluyla Mal Edinmesi
Yorum Yap

Yorum Yap