Arazi ve Arsa Düzenlemesi (18. Madde Uygulamalarında) Aynı Yerden Parsel Verilmesi Zorunluluğu

Arazi ve arsa düzenlemesi yapan idareler, bu konuda tamamen serbest değildir. Arazi ve arsa düzenlemesinin gerek imar mevzuatında ve gerekse Danıştay içtihatlarından kaynaklanan ilkeleri söz konusudur.

Arazi ve Arsa Düzenlemesi Aynı Yerden Parsel Verilmesi Zorunluluğu

Bu ilkelerinden en önemlilerinden bir tanesi de aynı yerden parsel verilmesidir. Bu ilkeye göre arazi ve arsa düzenlemesinde, imar uygulamasına giren imar ya da kadastro parselinin bulunduğu yerden parsel verilmesi zorunludur.

Arazi ve Arsa Düzenlemesi Yönetmeliğin 10/a maddesine göre, düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır.

Aynı yerden parsel verilmesi, arazi ve arsa düzenlemesine tabi tutulan parselin kadastral durumuyla, bu parselin şuyulandırılması sonucu oluşan imar parsellerinin coğrafi konumunun çakışması demektir. Bir başka ifadeyle, aynı yerden parsel verilmesi kuralının gerçekleşebilmesi için, taşınmazın düzenlemeden önceki coğrafi konumu ile düzenlemeden sonraki coğrafi konumunun çakışması gerekmektedir.

Bu tahsisin sağlanabilmesi ve aynı yerden parsel verilmesi kuralının gerçekleşebilmesi için, taşınmazın düzenlemeden önceki coğrafi konumu ile düzenlemeden sonraki coğrafi konumunun çakışması gerekmektedir.  Örneğin aşağıda verilen mal sahipleri araştırma ve özet formuna göre 307 nolu kadastro parseli 10198/3, 10198/4, 10203/3 ve 10202/4 parsele dağıtım görmüştür.

  

İşte aynı yerden parsel verilmesi kuralına uyulmuş olabilmesi için 307 nolu kadastro parselinin coğrafi konumuyla, bu parselin şuyulandırılması sonucu oluşan 10198/3, 10198/4, 10203/3 ve 10202/4 parselin coğrafi konumunun çakışması gerekmektedir.

Yine aşağıda verilen parselasyon haritası incelendiğinde, 307 parselin kadastral durumu ile bu parselin uygulamaya tabi tutulması sonucu oluşan parsellerin kadastral durumunun çakışmadığı görülmektedir. Bu da demektir ki 307 parsel için aynı yerden parsel verilmesi zorunluluğuna uyulmamıştır.

Malikin bu aşamadan sonra yapması gereken ilk şey, kadastro parselinin bulunduğu yerden parsel verilmesini engelleyen hukuki, fiili veya teknik bir zorunluluğun bulunmadığını tespit etmektir.

Bunun için de imar planının incelenmesi gerekir. Kadastro parselinin bulunduğu alanın imar planında umumi ya da resmi hizmet alanlarında kalması gibi hukuki ya da teknik veya fiili bir zorunluluk bulunup bulunmadığı araştırılır. Böyle bir zorunluluk yok ise ve parsel maliki başka yerden verilen parselleri istemiyor ise dava açmalıdır. Kadastro parselinin bulunduğu yerden parsel verilmesini engelleyen hukuki, fiili veya teknik bir zorunluluğun bulunduğunun tespit edilmesi halinde, verilen parsellerin yeri ve değeri, kadastro parselin bulunduğu imar adasının yapılaşma koşulları ile karşılaştırılır. Eğer aynı imar adasından ve eşdeğer yer tahsis yapılmamış ise parsel malikinin dava açma hakkı mevcuttur.

İmar Kanunun 18’inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır.

Bu nedenle, hukuki, teknik veya fiili bir zorunluluk bulunmadığı halde aynı yerden parsel verilmesi imar mevzuatına aykırılık teşkil etmektedir. Çünkü İmar Kanunun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır. Bundan dolayı, bir parselden düzenleme ortaklık payı kesintisinden sonra geriye kalan alan için fiili, hukuki ve teknik zorunluluk yok ise, aynı yerde oluşan parsele tahsis yapılması gerekir[1]. Düzenlemeye alınan taşınmazın, düzenlemeye giren parselin bulunduğu yerde oluşturulan imar parselinde değerlendirilmesi gerekirken fiili, hukuki ve teknik zorunluluk bulunmadığı halde kişiye başka bir adada oluşturulan parselden pay verilmesi hukuka aykırıdır ve 18. madde uygulaması açısından iptal nedenidir[2].

Danıştay 6. Dairesi, 21.01.1998, E:1997/810, K:1998/460        

Davacının payının, kadastral parselinin bulunduğu yerde oluşturulan imar parselinde değerlendirilmesi gerekirken herhangi bir hukuki ve teknik bir zorunluluk bulunmadığı halde başka bir adada oluşturulan parsellerden pay verilmesinin hukuka aykırı olduğu.

İdare Mahkemesince, eski 4262 sayılı 653 m2'lik parselin 129 m2'si düzenleme ortaklık payı olarak alındıktan sonra geri kalan 524 m2'lik alana karşılık yeni oluşturulan 897 ada, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlardan hisse verildiği, davacının parselinden daha önceki imar uygulamasında kamuya terk edilen oran dikkate alınarak düzenleme ortaklık payının %25.5 yerine %19.7 oranında tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, davacının payının öncelikle kadastral parselinin bulunduğu yerde oluşturulan 896 ada,3 sayılı parselde değerlendirilmesi gerekirken herhangi bir hukuki ve teknik bir zorunluluk bulunmadığı halde başka bir adada oluşturulan parsellerden pay verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; bu karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu İzmir 1.İdare Mahkemesinin (…) kararında, (…) bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından (…) mahkeme kararının onanmasına karar verildi.
Danıştay 6. Dairesi, 28.01.1999, E:1998/426, K:1999/479       

İmar parselasyonu yapılırken olanaklı olduğu ölçüde eski parseller, eski parsele yakın yerler tahsis edilmelidir.

3194 sayılı Yasanın 18. maddesinin 1. fıkrasında, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve resen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.

İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10/a maddesinde, düzenleme ile oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisinin sağlanacağı, aynı madde (b) bendinde de plan ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesinin sağlanacağı kuralı yer almaktadır.

Anılan yasa ve yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesinden parselasyon işlemiyle amaçlananın imar planı, plan raporu ve imar yönetmeliği hükümlerine göre imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle sorunsuz, üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak olduğu açıktır.

Bu durumda yukarıda anılan yasa ve yönetmelik hükümleri gereği dava konusu parselasyon işlemiyle davacının hissesi oranında müstakil parsel oluşturmak mümkün olmasa bile kadastral parselinin bulunduğu yerden hisse verilmesi gerekirken zorunluluk olmadığı halde üzerinde yapı bulunan bir parselden hisse verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

İmar kanunu 18. madde uygulamalarında aynı yerden parsel verilmesiyle ilgili diğer konular

Şu yazılarımızı da okumalısınız:

18. Madde Uygulamalarında Aynı Yerden Parsel Tahsisi Olanağını Kaldıran Zorunluluk Durumları

18. Madde Uygulamalarında Başka Yerden Parsel Verilirken Dikkat Edilecek Hususlar

[1] Danıştay 6. Dairesi, 23.12.1999, E:1998/5820, K:1999/6845

[2] Danıştay 6. Dairesi, 21.01.1998, E.1997/810, K.1998/460

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2699 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.