İmar Para Cezalarına Nasıl, Nerede ve Hangi Sürede Dava Açılır?

Makalemizi paylaşır mısınız?

İmar para cezalarının haksız olduğunu düşünen kişiler imar para cezalarına karşı dava açabilirler. Bu konuda öncelikle, iptal davasının ön koşullarının (imar para cezalarına karşı açılacak iptal davalarda görevli yargı ve yetkili mahkeme, imar para cezalarına karşı açılacak iptal davalarda idari merci tecavüzü, imar para cezalarına karşı açılacak iptal davalarda ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, imar para cezalarına karşı açılacak iptal davalarda dava açma süresi, husumet, dilekçenin İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesine uygun olup olmadığı) dikkate alınması ve açıklanması gerekir.

İmar Planlarına Dava Dilekçesi Örneği

İmar para cezalarına karşı açılacak davalarda şu dilekçe örneğinin kullanılması mümkündür: İmar Kanunu 42. Madde İdari Para Cezasına İtiraz Dilekçesi (İmar Para Cezasına İtiraz Dilekçesi Örneği)

A. İmar Para Cezalarına Hangi Mahkemede Dava Açılır?

3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin beşinci fıkrasında idari para cezalarına itirazın yapılacağı yetkili yargı yeri sulh ceza mahkemesi olarak belirlenmişti. Ancak bu hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar imar para cezalarına karşı idare mahkemelerinde dava açılmakta idi.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu yürürlüğe girdikten sonra idari para cezasına itiraz edilecek yetkili mahkeme açısından bir belirsizlik oluşmuştur. Bu konu hakkında şu yazımıza bakabilirsiniz: İmar Para Cezalarına Karşı Açılacak İptal Davalarında Görevli Yargı ve Yetkili Mahkeme

B. İmar Para Cezalarına Dava Açma Süresi, İmar Kanunu 42. Madde Dava Açma Süresi

Kanunda dava açmak için özel bir süre öngörülmediği için para cezalarına 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrası gereği tebligat tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir.

C. İmar Para Cezalarına Karşı Açılacak İptal Davalarda İdari Merci Tecavüzü

Para cezalarına dava açabilmek için idareye başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu’nda bu yönde bir düzenleme yer almamaktadır. Ancak para cezası işlemine karşı dava açmadan önce 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında idareye başvurmanın önünde de herhangi bir engel bulunmamaktadır.

İmar para cezaları için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 124. maddesi kapsamında düzeltme ve şikayet başvurusunda bulunulamaz. Bu maddede düzenlenen düzeltme ve şikayet yolunun, aynı Kanunun kapsam maddesiyle belirli vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanması zorunlu olup, bunlar dışında kalan ve vergi niteliğinde bulunmayan para cezası hakkında uygulanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Zira para cezaları, gerek bu cezayı doğuran olay ve yasal dayanağı yönünden, gerekse amacı yönünden vergi, resim ve harç niteliğinde değildir (Danıştay 6. Dairesi, 24.09.1987, E:1987/806, K:1987/843).

Ç. İmar Para Cezalarına Karşı Kimler Dava Açabilir?

Para cezasına karşı, adına para cezası düzenlenen kişilerin dava açma ehliyeti bulunduğu açıktır.

Apartman yöneticilerin, özel bir yetkiye gerek olmaksızın, apartman adına düzenlenen para cezasının iptali için dava açma ehliyetleri bulunmaktadır.

Danıştay 6. Dairesi, 15.03.2006, E:2004/979, K:2006/1140: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35. maddesinde de yöneticinin genel yönetim işlerinin görülmesine ilişkin görevleri ayrıntılı olarak sayılmıştır. Anılan yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, apartman yöneticisinin özel bir yetkiye gerek olmaksızın apartman yönetimi adına tesis edilen idari bir işlemin iptali istemiyle apartmanı temsilen dava açabileceği sonucuna varıldığından, dava açıldığı tarihide apartman yöneticisi olan (…)’ın temsil belgesini sunmaması nedeniyle apartman adına dava açma ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

D. İdari Davaya Konu Olacak Kesin ve Yürütülmesi Gereken Bir İşlem Olup Olmadığı

İmar para cezalarının uygulanabilmesi imar mevzuatına aykırı yapı hakkında tutanak düzenlenmesi ve para cezası uygulanmasını gerektiren nedenlerin, yapıda imar mevzuatına, ruhsata ve fen ve sağlık koşullarına aykırı olan hususların ve bu hususların İmar Kanununun hangi maddesine aykırılık teşkil ettiğinin tutanaklarda açık olarak belirtilmesi gerekir.

Uygulamada para cezası ve İmar Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında yıkım işlemleri birlikte yapılmakta ve tespit; devam eden inşaatlarda yapı tatil zaptı, tamamlanmış olan yapılarda ise yapı tespit zaptının düzenlenmesiyle gerçekleşmektedir. Bu suretle işlem idari kimliğe bürünmekte, söz konusu işlemler, yerleşik yargı kararlarında idari davaya konu oluşturabilecek nitelikte idari işlemler olarak kabul edilmektedir. Çünkü her iki tutanak da (yapı tatil zaptı ve yapı tespit zaptı) para cezası açısından olmasa dahi, yıkım işlemleri açısından 3. kişiler için sonuç doğurmaktadır.

Buna karşılık yıkım işlemi sonucu doğurmayan (bir başka ifadeyle yıkım ve durdurma işlemine konu olmayacak), sadece para cezasının hazırlık işlemi niteliğinde olan tespit tutanakları, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde değildir. Örneğin İmar Kanunu’nun 34. maddesinde öngörülen yükümlülüklere uyulmaması nedeniyle verilecek para cezası için düzenlenen tespit tutanağı, sadece bir hazırlık işlemi niteliğinde olduğu için idari davaya konu olamaz.

Para cezaları, belediye başkanlığının ve il özel idaresi genel sekreterliğinin teklifi üzerine belediye encümeni veya il encümeni tarafından verilmektedir. Bunlardan “belediye başkanlığının ve il özel idaresi genel sekreterliğinin teklifi”, encümene para cezası alınmasını teklif eden bir yazıdır; encümen dilerse para cezası kararı vermeyebilir, bu nedenle bu teklif yazısı idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde değildir.

Encümen kararının idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde olduğu, izahtan varestedir.

F. İmar Para Cezalarında Dava Kime Karşı Açılır?

Para cezası işlemleri belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde belediye encümeni, bu sınırlar dışında ise il encümeni tarafından onaylanmaktadır. Ancak, para cezası işleminin iptali istemi ile açılacak davalarda husumet belediye veya il encümenine yöneltilemez. Çünkü bu organların, belediyeyi ve il özel idaresini temsile yetkileri yoktur. Belediyeyi temsil yetkisi 5393 sayılı Belediye Kanununun 37. maddesi gereği belediye başkanına aittir. 37. madde hükmüne göre belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Aynı şekilde 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 29. maddesine göre vali, il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Bu nedenle, iptal davalarında husumetin belediye başkanlığına veya il özel idaresini temsilen valiliğe yöneltilmesi gerekir.

G. Dilekçenin İYUK’un 5. Maddesine Uygun Olup Olmadığı

Para cezası öngören encümen kararıyla birlikte yapı tatil zaptı ve yapı tespit zaptına, hatta yıkıma dair encümen kararına tek dilekçeyle dava açılması mümkündür.

H. Bilirkişi Görevlendirilmesini Gerektiren/Gerektirmeyen Durumlar

Bu davada mahkeme gerekiyorsa bilirkişi görevlendirir. Bilirkişi olarak görevlendirilecekler uyuşmazlığın niteliğine göre mühendisler veya fen adamları arasından seçilmelidir.

1. Bilirkişi Görevlendirilmesini Gerektiren Durumlar

Para cezalarına karşı açılacak davalarda, uyuşmazlıkların bir kısmı teknik bilgi gerektiren konulardır. Bu kapsamda bilirkişi görevlendirilmesi gereken uyuşmazlık konuları şunlardır:

  • Ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapmak: Yapının ruhsat ve eklerine aykırı olmadığı ileri sürülmüş ise bu durumun belirlenmesi için bilirkişi görevlendirilmesi gerekir.
  • İmar mevzuatına aykırı yapmak: Yapının imar mevzuatına aykırı olmadığı ileri sürülmüş ise bu durumun belirlenmesi için bilirkişi görevlendirilmesi gerekir.
  • Standartlara uygun malzeme kullanmamak: Standartlara uygun malzeme kullanmamak nedeniyle ceza verilmiş ve davacı tarafından malzemenin standartlara uygun olduğu ileri sürülmüş ise bu durumun belirlenmesi için bilirkişi görevlendirilmesi gerekir.
  • Kapıcı daireleri ve sığınaklarla ilgili zorunluluklara uyulmaması: Kapıcı dairelerinin ve sığınakların İmar Kanunu’na ve Sığınak Yönetmeliğine aykırı olup olmadığı, bilirkişi incelemesi gerektirir.
  • Tehlike arz eden yapısını yıkmamak: Tehlike arz eden yapısını yıkmamak nedeniyle para cezası uygulanmış ve davacı tarafından yapının tehlike arz etmediği ileri sürülmüş ise bu durum bilirkişi incelemesini gerektirir.

2. Bilirkişi Görevlendirilmesini Gerektirmeyen Durumlar

Buna karşılık aşağıdaki hususlarda bilirkişi görevlendirilmesine gerek olmadığı kanaatindeyiz:

  • Ruhsat almadan yapı yapmak,
  • Özel parselasyon ile hisse karşılığı belirli bir yer satmak veya almak
  • 28. maddedeki yükümlülüklere uymamak (harita, plan, etüt, proje ve eklerinin düzenlenmesi ve bunların yerine getirilmesinin; uygulamada bulunulacak alanın, yerleşme merkezinin ve yapının sınıfına, özelliğine ve büyüklük derecesine göre, uzmanlık alanlarına uygun olarak 38. maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılmaması)
  • Ruhsatsız yapılar için ruhsat almamak, ruhsat ve eklerine aykırılığı gidermemek
  • Geçici inşaat ve tesislerin yıktırılmaması
  • İnşaat ve tamirat yapılırken uyulması gereken kurallara uyulmaması,
  • 35. maddedeki yükümlülüklere uyulmaması (İmar Kanunundan önce her ne sebeple olursa olsun ön bahçeleri yaya kaldırımı seviyesinden 0.50 metreden daha aşağıda teşekkül etmiş bulunan binalarla bu gibi arsaların sahiplerinin, gelip geçenlerin emniyetini temin etmek üzere, yol kenarına yönetmelikle belirtilen veya civarın karakterine göre ilgili idarece tespit edilen şekilde bahçe duvarı veya parmaklık yapmaması ve gereken emniyet tedbirlerini almaması)
  • Yapı kullanma iznialındıktan sonra otopark yerlerinin, plana ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilmesi
  • Kamunun selameti için alınması gereken tedbirlerin alınmaması (Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman yayan tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin sakıncalarının giderilmemesi ve bunların ortaya çıkmasına meydan verilmesi)
  • 41. maddeye aykırı davranmak (Belediyelerin ve il özel idarelerinin belirli yollar üzerinde mahzurlu bina bulunan veya binasız arsaların yola bakan yüzlerinin tayin edilen tarzda kapatılmasına karar vermesi üzerine taşınmaz sahiplerinin idarece verilen müddet içinde bu yerleri kapatmaması)
  • Köy yerleşme alanı sınırı içinde muhtarlık izni olmadan yapı yapmak.

I. Muhtemel Hukuka Aykırılık Nedenleri ve İptal Kararı

İmar para cezalarına karşı idari yargıda dava açılmaktadır. Sonrasında muhtemel hukuka aykırılık nedenleri dikkate alınarak karar verilir. Açılan davalarda idari yargı para cezalarının hukuka uygun olup olmadığına karar vermektedirler.  Bu davalarda muhtemel hukuka aykırılık nedenleri (muhtemel iptal sebepleri) şunlardır: 

  • Para cezasının yetkisiz kamu idaresi tarafından uygulanması,
  • Para cezasının idarenin yetkisiz organı tarafından uygulanması,
  • Para cezası uygulanmasını gerektiren fiillerin tespitinin yapılmadan ceza uygulanması,
  • Para cezasına dayanak teşkil eden tutanakların gerekli bilgileri içermemesi,
  • Tespit tarihinden makul süre geçtikten sonra para cezası uygulanması,
  • Para cezası uygulanması gerekmeyen durumlarda ceza uygulanması,
  • Ceza miktarının hatalı olarak belirlenmesi,
  • Para cezasının yanlış kişiye uygulanması,
  • Ceza ihbarnamesinin hatalı olarak düzenlenmesi veya süresinde düzenlenmemesi.

Burada imar para cezalarına karşı açılacak davalarla ilgili önemli bir hususu daha açıklamak gerekir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Danıştay içtihatlarına göre, idare mahkemeleri, para cezası verilmesine ilişkin idari işlemi sadece iptal edebilirler, bunun yerine davalı idarenin yerine geçerek para cezası miktarını tayin edemezler. Bu konuyu şu yazımızda irdelemiştik: İmar Para Cezalarına Karşı Açılan Davalarda Kısmen Kabul, Kısmen Ret Mümkün mü? Bununla birlikte, temel para cezasının hesaplanmasında hukuka aykırılık yok ise ve sadece artırım sebepleri yönünden hukuka aykırılık söz konusu ise sadece artırım yönünden iptale karar verilmesi mümkündür.

İ. Kararın Temyizi

Son olarak şunu belirtelim: Danıştay (14. Dairesi, 15.04.2015, E:2013/3547, K:2015/2962) imar para cezalarına karşı idari yargıda açılacak davalarda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin 10. fıkrasında yer alan “Üçbin Türk Lirası dahil idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.” hükmünün uygulama alanı bulunmadığına karar vermiştir. 

Imar-Para-Cezalarina-Nasil-Nerede-ve-Hangi-Surede-Dava-Acilir
İmar Para Cezalarına Nasıl, Nerede ve Hangi Sürede Dava Açılır?
Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2376 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.