Hangi Yapılara ve Fiillere İmar Para Cezası Uygulanır?

Bu Makalede Neler Var?

İmar Para Cezası Uygulanmasını Gerektiren Durumlar: Kaçak Yapı Cezası Kime Kesilir?

3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin ilk fıkrasında ceza verilebilecek bazı fiiller sayılmış, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise İmar Kanununun bazı maddelerine göndermede bulunarak bu maddelerde belirtilen fiillerin işlenmesi halinde belediye veya il özel idaresi tarafından para cezası uygulanması öngörülmüştür. 42. maddede hangi fiillerin işlenmesi halinde para cezası uygulanacağı madde numaraları belirtilerek ifade edildiği için 42. maddede sayılmayan maddelerde işlenen fiiller için imar para cezası uygulanması mümkün değildir. Örneğin İmar Kanununun 29. maddesi ya da Alt yapı Hizmetleri Yönergesinin 20. maddesine dayanılarak para cezası düzenlenemez (Danıştay 6. Dairesi, 12.04.2006, E:2004/1434, K:2006/1891) Keza yapı denetim bedellerinin ödenmemesi nedeniyle imar para cezası verilemez (Danıştay 14. Dairesi, 13.12.2012, E:2011/13952, K:2012/9691) İmar Kanununa göre para cezası uygulanması gereken fiiller şunlardır:

İmar para cezaları konusunda rehber niteliğindeki yazımız için şu linke tıklayınız: İmar Para Cezaları Rehberi: İşlem Süreçleri, İtiraz ve Dava Bu rehberde "Hangi yapılara ve fiillere imar para cezası uygulanır? İmar para cezaları kime uygulanır? İmar para cezaları nasıl hesaplanır? İmar para cezası uygulama yetkisi hangi kurumda?  İmar para cezasını kim verir? İmar para cezaları hangi sürede ödenir? Zamanaşımı var mı? İmar para cezalarına nasıl itiraz edilir? İmar para cezasına nasıl dava açılır?" konularında bilgiler yer almaktadır.

1. Ruhsat Almadan veya Ruhsat ve Eklerine Aykırı Yapı Yapmak

a. Ruhsat Almadan Yapı Yapmak

İmar Kanununun 21. maddesine göre Kanunda yer alan istisnalar hariç olmak üzere bütün yapılar için inşaat ruhsatı alınması gerekmektedir. Ruhsat alınmadan inşaata başlamak, para cezası uygulanmasını gerektirir. Üstelik yapının sonradan ruhsatlı hale getirilmesi, para cezası uygulamasını engellemez.

Ruhsat alınmadan inşaat yapmaya başlamak açısından temel açılmış olması başlangıç noktasıdır. Danıştay 6. Dairesinin 07.04.2004 tarihli ve E:2002/6380, K:2004/1992 sayılı kararına göre yapı yapılmak üzere temel açılması yapıya başlandığını gösterdiğinden, başka bir ifadeyle yapının bir aşaması olduğundan, “ruhsat almadan yapı yapmak” kapsamında değerlendirilmesi ve imar para cezası uygulanması gerekir.

42. maddede geçen “yapı” terimi parseli değil yapıyı ifade etmektedir. 3194 sayılı imar Kanununun 19 maddesinin 3. fıkrasında; bir parsel üzerinde birden fazla bina ve tesislerin yapımı gerektiğinde (Kooperatif evleri, siteler, toplu konut inşaatı gibi) imar parselasyon planlarının ifraza gerek kalmadan bu ihtiyacı karşılayacak şekilde düzenleneceği veya değiştirileceği ve burada talep halinde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükmü getirilmiştir. Bu düzenlemelere göre bir parsel üzerine kooperatif evleri, siteler, toplu konutlar gibi birden fazla bina ve tesisin tek ruhsatla yapılmasına imar mevzuatı izin vermektedir. Ancak bu kolaylık ruhsat maliyetini azaltarak ucuz konut ihtiyacını karşılamak amacı taşımaktadır. Bu nedenle tek parsel üzerine bulunan birden fazla binadaki imar mevzuatına aykırılıklar ayrı ayrı değerlendirilerek para cezası verilebilir. Örneğin, tek parsel üzerine ve tek bir yapı ruhsatına dayalı olarak inşa edilen, farklı bloklardaki ruhsat eki projelere aykırılıklar ayrı ayrı değerlendirilerek para cezası verilebilir. (Danıştay 6. Dairesi, 05.05.2004, E:2003/84, K:2004/2843)

Buna paralel olarak birden fazla parsel üzerinde bulunan tek bir yapı için de tek bir para cezası uygulanması gerekir. Yapının üzerinde bulunduğu imar parselleri dikkate alınarak her parsel için ayrı ayrı para cezası verilmesi mümkün değildir. (Danıştay Altıncı Daire, 20.02.2006, E:2004/4776, K:2006/659)

b. Ruhsat veya Eklerine Aykırı Yapı Yapmak

İnşaat ruhsatı ile yapının kat adedi, yüksekliği ve cinsi gibi hususlar belirtilir. Hazırlanan projeler ile de yapının teknik unsurları gösterilir. Bu nedenle yapı yapılırken ruhsat ve eklerine uygun inşaat yapılmalıdır. Buna aykırı hareket para cezası uygulanmasını gerektirir. Ruhsat ve eklerine aykırılığın sonradan giderilmesi, para cezası uygulanmasını engellemez.

Bu konuda şu yazımıza da bakabilirsiniz: Hatalı Olarak Düzenlenen Ruhsata Dayanılarak Yapılan Yapılara Para Cezası Verilebilir mi?

Ruhsatlı olarak yapımına başlanan bir yapıya ruhsata ve eklerine veya mevzuata aykırı olarak kat ilavesi yapıldığının tespit edilmesi halinde sadece fazladan yapılan katlar için para cezası uygulanması gerekir. Bu tür durumlar için yapının tamamına para cezası uygulanması doğru değildir. (Danıştay 6. Dairesi, 14.04.2006, E:2005/7550, K:2006/1946)

Cezanın uygulanabilmesi için, yapı sahibine yapıdaki aykırılıkların giderilebilmesi amacıyla süre verilmesi şart değildir. Süre verilmesi yapıdaki aykırılığın giderilmesi ile ilgilidir. Oysa yapıdaki aykırılık giderilse bile imar para cezası uygulanması gerekir. Danıştay 6. Dairesi, 20.10.2006, E:2004/3982, K:2006/4919 sayılı kararında; yapı sahibine para cezası verilebilmesi için idarece ruhsatsız yapılaşmanın veya ruhsata aykırılığın tespit edilmiş olması yeterli olup, ruhsata aykırılığın tesbiti üzerine mevzuata uygunluğun sağlanması için ilgiliye tanınacak sürenin para cezası verilmesi yönünde tesis edilecek işlemle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı gibi ruhsata aykırılığın giderilmiş olmasının da para cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, ancak para cezası verilmesine neden olan tutanakta ruhsat ve eklerine aykırılık durumunun 3194 sayılı İmar Kanunu’nda öngörülen düzenlemelere uygun şekilde ortaya konulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ifade edilmiştir.

Yapı sahibine para cezası verilebilmesi için idarece ruhsatsız yapılaşmanın veya ruhsata aykırılığın tespit edilmiş olması yeterli olup, ruhsata aykırılığın tesbiti üzerine mevzuata uygunluğun sağlanması için ilgiliye tanınacak sürenin para cezası verilmesi yönünde tesis edilecek işlemle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı gibi ruhsata aykırılığın giderilmiş olmasının da para cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği kuşkusuzdur. Ancak tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.

Keza, yapıda ruhsata aykırılığın giderilmiş olması veya yapının ruhsata bağlanmasının, sorumlulara imara ilişkin idari para cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği de açıktır.

c. Yapı Kayıt Belgesine Sahip Yapıların Durumu

3194 sayılı İmar Kanunu’na 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanun’la eklenen geçici 16. maddeye göre “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir.”

Aynı maddenin 4. fıkrasına göre “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.” Bu fıkranın, sadece maddenin yürürlüğe girme tarihi itibarıyla alınmış olan yıkım kararlarıyla ilgili olduğu görülmektedir. Ancak maddeyi amaçsal olarak yorumladığımız takdirde, Yapı Kayıt Belgesi alınmış olan yapılar hakkında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yıkım kararı alınamayacağı değerlendirilmektedir. Kanun koyucunun bu maddedeki amacı, Yapı Kayıt Belgesi almış yapılar hakkında yıkım ve para cezası kararı alınmasını engellemektir. Bu nedenle Yapı Kayıt Belgesi alınmış yapılar hakkında yıkım ve para cezası işlemi uygulanamayacağını düşünüyoruz.

d. Ruhsat Süresi Dolmuş Yapılar

İmar Kanunun 42. maddesi uyarınca, ancak ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapı yapılması durumunda para cezası verilmesi mümkündür. Bu nedenle, ruhsat ve eklerine aykırılık bulunmadığı ve ruhsat süresinin dolmasından sonra inşaata devam edilmediği sürece, sadece ruhsat süresinin dolmuş olması ve inşaatın ruhsatsız duruma düşmesi nedeni ile imar para cezası verilmesi mümkün değildir. Yani ruhsat süresi dolduktan sonra da inşaata devam edilmediği sürece sırf ruhsat süresinin dolması para cezası uygulanması için yeterli değildir.

Danıştay 6. Dairesi, 16.06.2004, E:2003/281, K:2004/3882 sayılı kararında “Ruhsat ve eklerine aykırılık bulunmadığı ve ruhsat süresinin dolmasından sonra inşaata devam edilmediği sürece, sadece ruhsat süresinin dolduğundan ve inşaatın ruhsatsız duruma düştüğünden bahisle anılan madde hükmü uyarınca para cezası verilmesinin mümkün olmadığı” ifadeedilmiştir. Bu nedenle 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesi uyarınca, ancak ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapı yapılması durumunda para cezası verilmesi mümkün olup, ruhsat ve eklerine aykırılık bulunmadığı ve ruhsat süresinin dolmasından sonra inşaata devam edilmediği sürece, sadece ruhsat süresinin dolduğundan ve inşaatın ruhsatsız duruma düştüğünden bahisle anılan madde hükmü uyarınca para cezası verilmesi mümkün değildir.

Ruhsat alınması ve aykırılıkların giderilmesi durumunda para cezası uygulanıp uygulanmayacağı konusunda şu yazımızı okuyabilirsiniz: Kaçak Yapıya Ruhsat Alınırsa Para Cezası Verilebilir mi?

Yıkım kararı verilip verilmemesinin de para cezası ile doğrudan ilgisi yoktur. Yıkım kararı verilsin veya verilmesin para cezasının uygulanması mümkündür.

f. İmar Mevzuatına Aykırı Olarak Yapı Yapmak

İmar planında belirtilen yapı yoğunluklarına, yapı nizamına (bitişik, ayrık ya da blok nizam gibi), bina yüksekliklerine, bahçe mesafelerine, bina taban alanına vb. hususlara aykırı inşaat yapılması da para cezası uygulanmasını gerektirir.

g. Kaçak Yapıya Ruhsat Alınırsa Para Cezası Verilebilir mi?

Kaçak olarak yani ruhsatsız olarak başlanılan fakat belediyenin tespiti sonrasında ruhsat alınan yapıya para cezası verilebilir mi? Kaçak yapıdan kastedilen, ruhsat alınması gerektiği halde ruhsat alınmayan veya ruhsat olmasına rağmen ruhsata aykırı şekilde inşa edilen yapılardır. İmar Kanununa göre, ruhsatsız yapılan veya ruhsat ve eklere aykırı yapılan yapılar için para cezası uygulanması gerekmektedir.

Bu hükümlere göre, yapı sahibine para cezası verilebilmesi için idarece ruhsatsız yapılaşmanın veya ruhsata aykırılığın tespit edilmiş olması yeterli olup, ruhsata aykırılığın tespiti üzerine mevzuata uygunluğun sağlanması için ilgiliye tanınacak sürenin para cezası verilmesi yönünde tesis edilecek işlemle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı gibi ruhsata aykırılığın giderilmiş olmasının da para cezası verilmesine engel teşkil etmez.

Konu hakkında Danıştay 6. Dairesi, 20.10.2006, E:2004/3982, K:2006/4919 sayılı kararında “Ruhsata aykırılığın tespiti üzerine mevzuata uygunluğun sağlanması için ilgiliye tanınacak sürenin para cezası verilmesi yönünde tesis edilecek işlemle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, ruhsata aykırılığın giderilmiş olmasının da para cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği” ifade edilmiştir. Karara göre, yapı sahibine para cezası verilebilmesi için idarece ruhsatsız yapılaşmanın veya ruhsata aykırılığın tespit edilmiş olması yeterli olup, ruhsata aykırılığın tespiti üzerine mevzuata uygunluğun sağlanması için ilgiliye tanınacak sürenin para cezası verilmesi yönünde tesis edilecek işlemle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı gibi ruhsata aykırılığın giderilmiş olmasının da para cezası verilmesine engel teşkil etmeyecektir.

2. Mevzuata Aykırılığı Yapı İnşaat Alanı Üzerinden Hesaplanması Mümkün Olmayan, Yapının Cephelerini ve Diğer Yapı Elemanlarını Değiştiren İnşaat Yapmak veya Standartlara Aykırı Yapı Malzemesi Kullanmak

42. maddenin 2. fıkrasının (b) bendine göre, mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin %20’si kadar idari para cezasıverilir.

Ruhsat almayı gerekli kılan bazı imalatlar bir alan işgal etmediğinden alan cinsinden m2 olarak hesap edilebilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bahçe duvarı, pencere, kapı açılması, yangın merdiveni ve direk şeklindeki imalatlar bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bu tür imalatlar için para cezasının 42. maddenin 2. fıkrasının (b) bendine göre hesaplanması gerekir.

Danıştay 14. Dairesi, 28.01.2015, E:2014/7423, K:2015/500 sayılı kararına göre, para cezasına konu imalatın binanın statiğini etkileyip etkilemediğinin idarece yapılacak inceleme sonucu somut olarak ortaya konulduktan sonra; yapılan imalat binanın statiğini etkilemiyor ise para cezasının, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının b) bendi uyarınca yapı maliyet birim fiyatları üzerinden, statiğini etkilemesi halinde ise aynı fıkranın a) bendi uyarınca yapı inşa alanı üzerinden hesaplanması gerekir.

Bir inşaat binanın statiğini etkiliyor ise 42. maddenin 2. fıkrasının (a) bendine, statiği etkilemiyor ise (b) bendine göre para cezası uygulanmalıdır. 42. maddenin 2. fıkrasının a ve b bentleri arasındaki fark, statiği etkileme yönünden değildir. Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmaması yönündendir. Bununla birlikte Danıştay’ın yukarıda bahsettiğiniz ve makalemde de yer alan kararında, aslında Kanun’da olmayan bir ayrım yapılmıştır. Ve bu ayrım “mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmaması” konusunda da farklıdır. Buradaki kararda ayrım statiği etkileyip etkilememe yönündendir. Fakat uygulama “mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmaması” açısından yapılmamalıdır. 

Eğer mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmaması” durumu söz konusu ise statiği etkileyip etkilemediğine bakılmaksızın 42-2/b maddesine göre “birim fiyat listesine göre” işlem yapılır. Eğer mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün ise; 1) Statiği etkiliyor ise (aykırılıktan etkilenen alan) x (a bendi uyarınca yapı inşa alanı) üzerinden işlem yapılır. 2) Statiği etkilemiyor ise (aykırılıktan etkilenen alan) (b bendi birim fiyat listesi) işlem yapılır. Örneğin binanın terasında sökülüp takılabilir malzeme ile kapalı alan oluşturulması durumunda, (statiği etkilemediği için) sökülüp takılabilir malzemenin birim fiyat listesine göre işlem yapılır. Buna karşılık statiği etkileyen tadilat yapılması durumunda ana yapının kendi inşaat sınıfı dikkate alınarak işlem yapılır.

Ancak mevzuata aykırılık inşaat alanı üzerinden hesaplanamıyorsa her durumda (b) bendi uygulanmalıdır. Örneğin konteynır şeklinde bulunan baz istasyonunun m2 bazında etkileme alanı hesaplanabiliyorsa 42/a bendinde yer alan hesaplamayla para cezası verilebileceği, ancak direk şeklinde bir baz istasyonu ise bunun ancak 42/b’de yer alan yapı maliyet biriminden para cezasının hesaplanması gerektiği görülür.

3. Kanunun Diğer Maddelerinde Belirtilen Zorunluluklara Uymamak

42. maddenin üçüncü fıkrası Kanunun 18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41. maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine para cezası uygulanmasını öngörmektedir. Bu fiiller aşağıda açıklanmıştır:

a. Özel Parselasyon ile Hisse Karşılığı Belirli Bir Yer Satmak veya Almak

İmar Kanunun 18. maddesinin son fıkrasına göre; veraset yolu ile intikal eden, İmar Kanunu hükümlerine göre şuyulandırılan, Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz. 42. maddede de bu şekilde satılan ve alınan parseller için para cezası öngörmektedir.

Madde metninde “özel parselasyon ile hisse karşılığı belirli bir yer satmak veya almak” ibaresi yer aldığına göre özel parselasyon ile hisse satımında hem satan kişiye hem de alan kişiye para cezası uygulanması gerekir.

Özel parselasyon ile alınan taşınmazlar üzerine ruhsatsız olarak yapı yapılmış ise hem ruhsatsız olarak inşaat yapmaktan hem de özel parselasyona dayalı olarak taşınmaz almaktan dolayı ayrı ayrı para cezasının uygulanması gerekir.

İmar Kanununun 18. maddesine göre bazı durumlarda hisseli olarak satış yapılabilmektedir. Bu nedenle para cezası uygulanmadan önce, yapılan satışın 18. maddede belirtilen istisnaya girip girmediğinin tespit edilmesi gerekir. İstisna kapsamında yapılan satışlara para cezası uygulanmaması gerekir.

b. 28. Maddedeki Yükümlülüklere Uymamak

Kanunun 28. maddesine göre bu Kanun kapsamındaki mimarlık, mühendislik ve planlama hizmetine ilişkin harita, plan, etüt, proje ve eklerinin düzenlenmesi ve bunların yerine getirilmesinin; uygulamada bulunulacak alanın, yerleşme merkezinin ve yapının sınıfına, özelliğine ve büyüklük derecesine göre, uzmanlık alanlarına uygun olarak 38. maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılması mecburidir.

Müellifler ve uygulamada bulunan meslek mensupları, işlerini bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirmekten sorumludur.

Yapıda inşaat ve tesisat işleri ile kullanılan malzemelerin kamu adına denetimine ilişkin fenni mesuliyet, ruhsat eki etüt ve projelerin gerektirdiği uzmanlığı haiz meslek mensupları tarafından ayrı ayrı üstlenilmek zorundadır.

Fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre; yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevlidir.

Yapı sahibine ve idareye karşı sorumlu olan fenni mesuller, uzmanlık alanına uygun olarak yapıda yetki belgesi olmayan usta çalıştırılması veya şantiye şefi bulundurulmaksızın yapım işinin sürdürülmesi veya yapının mevzuata aykırı yapılması veya istifaları halinde, bu durumları altı iş günü içinde ilgili idareye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, fenni mesuller kanuni mesuliyetten kurtulamaz. Bildirim üzerine, en geç üç iş günü içinde 32. maddeye göre işlem yapılır.

Fenni mesulün istifası veya ölümü halinde, başka bir meslek mensubu fenni mesuliyeti üstlenmedikçe yapının devamına izin verilmez. Fenni mesulün istifası halinde, istifa tarihinden önce yapılan işlere dair sorumluluğu devam eder. Yeni atanan fenni mesul, daha önce yapılan işlerin denetlenmesinden ve eksiklik ve hata var ise giderilmesini sağlamaktan ve bildirimde bulunmaktan da sorumludur. Tespit edilen bu eksiklik ve hatalar giderilmedikçe inşaatın devamına izin verilmez.

Fenni mesuller, Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikte belirlenen sınıf, özellik ve büyüklüğe sahip bulunan yapıların denetimi faaliyetine yardımcı olmak üzere, 38’inci maddeye göre uygun nitelikte ve sayıda fen adamı istihdam etmek mecburiyetindedir.

Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir. Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir.

Fenni mesuller, mesuliyet üstlendikleri yapı ile alakalı olarak yapı müteahhitliği, şantiye şefliği, taşeronluk ve malzeme satıcılığı yapamaz. Yapı sahibi, yapısının fenni mesuliyetini üstlenemez.

27. madde kapsamındaki yapılar ile entegre tesis niteliğinde olmayan ruhsata tabi tarım ve hayvancılık yapılarına ait 22. maddede yer alan etüt ve projeler, il özel idarelerince veya Bakanlığın taşra teşkilatınca hazırlanabilir. Bu tarım ve hayvancılık yapılarına dair fenni mesuliyet, il özel idaresinin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir. Yapı müteahhidi ve şantiye şefi, ilgili fenni mesullerin denetimi olmaksızın inşaat ve tesisatlarına ilişkin yapım işlerini sürdüremez, inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgesi olmayan usta çalıştıramaz.

Bakanlıktan veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş idareden yetki belgesi almaksızın, inşaat ve tesisat dahil yapım işlerinin müteahhitliği üstlenilemez. Yetki belgeleri geçici veya daimi olarak düzenlenebilir. Gerçek kişilere ve özel hukuk tüzel kişilerine yapı inşa eden müteahhitlerin kayıtları, her yapı için ayrı ayrı tutulur. Bu kayıtların birer nüshası, ilgili yapı müteahhidinin yetki belgelendirmesi işlemlerinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Müteahhitlere yetki belgesi verilmesi işlemleri, bu kayıtlar da değerlendirilerek Bakanlıkça yürütülür.

Fenni mesullerce denetime ilişkin mimarlık ve mühendislik raporları hazırlanan, yapı sahibi, fenni mesuller ve ilgili idare elemanlarının birlikte düzenlediği tespit tutanağı ile tamamlandığı belirlenen, ancak, yapı müteahhidinin yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarının ve diğer sorumluluklarının gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle yapı kullanma izin belgesi verilmesi işlemleri tamamlanamayan yapılar için, yapının müteahhidi olmayan yapı sahibinin talebi üzerine, ilgili idarece durum tespit edilerek yapı kullanma izin belgesi verilir. Bu belgenin bir örneği, ilgili kurumlara ve ilgililerin kayıtlarına işlenmek ve değerlendirilmek üzere ilgili meslek odalarına ve Bakanlığa gönderilir.

Yapı sahibi, ruhsat süresi dolmamış olan bir yapının etüt ve proje müellifliği, yapı müteahhitliği ve şantiye şefliği görevlerinden herhangi birini üstlenmemiş ise bütün sorumluluk, ilgisine göre etüt ve proje müelliflerine, yapı müteahhidine, şantiye şefine ve ilgili fenni mesullere aittir.

42. madde, 28. maddede belirtilen bu zorunluluklara uygulamaması durumunda para cezası uygulanmasını öngörmektedir.

c. Ruhsatsız Yapılar İçin Ruhsat Almamak, Ruhsat ve Eklerine Aykırılığı Gidermemek

Kanunun 32. maddesine göre yapı sahibinin, yapının mühürlenmesinden itibaren en çok bir ay içinde, yapısını ruhsata uygun hale getirmek veya ruhsat almak zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması para cezası uygulanmasını gerektirir. Burada yer alan fiili, ruhsatsız yapı yapmakla veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapmakla karıştırmamak gerekir. Bu fiil, ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapının idarece mühürlenmesinden itibaren en geç bir ay içinde ruhsat almamak ya da yapıdaki aykırılığı gidermemektir.

d. Geçici İnşaat ve Tesislerin Yıktırılması

Kanunun 33. maddesi, maddede sayılan şartları taşıyan parsellerde geçici inşaata izin verilebileceğini, plan uygulanırken bu inşaat ve tesislerin planın uygulanması esnasında yıktırılacağını hüküm altına almıştır. Plan uygulanırken idarece yapılan bildirim üzerine bu yapıların yıktırılmaması para cezası uygulanmasını gerektirir.

e. İnşaat ve Tamirat Yapılırken Uyulması Gereken Kurallara Uyulmaması

İmar Kanununun 34. maddesi inşaat ve tamirat yaparken ya da bahçe tanzimi esnasında uyulması gereken bazı kurallar getirmiştir. 34. maddenin birinci fıkrasına göre; inşaat ve tamiratın devamı ve bahçelerin tanzim ve ağaçlandırılması sırasında yolun ve yaya kaldırımlarının, belediye veya valiliklere ve komşulara ait yerlerin işgal edilmemesi ve buralardaki yeraltı ve yerüstü tesislerinin tahrip edilmemesi ve bunlara zarar verilmemesi, taşıt ve yayaların gidiş ve gelişinin zorlaştırılmaması, yapı, yol sınırına üç metre ve daha az mesafede yapıldığı takdirde her türlü tehlikeyi önleyecek şekilde yapı önünün tahta perde veya münasip malzeme ile kapatılması ve geceleri aydınlatılması gerekmektedir.

Aynı maddenin 3. fıkrasına göre ise; yapı, yol kenarına yapıldığı takdirde mülk sahibi veya inşaatı deruhte eden kişinin veya kuruluşun sahiplerinin gelip geçenlere zarar vermeyecek ve tehlikeyi önleyecek tedbirleri alması gerektiği ifade edilmiştir. Maddenin 4. fıkrasında ise; zemin katlarda, dükkan yapılmasına müsaade edilen yapılarda, yaya kaldırımı ile aynı seviyedeki ön bahçeleri yayaya açık bulundurulacak, yayaların can emniyetini tehlikeye düşürecek duvar ve manialar yapılması yasaklanmıştır. Bu hususlara aykırı davranmak para cezası uygulanmasını gerektirir.

f. 35. Maddedeki Yükümlülüklere Uyulmaması

Kanunun 35. maddesi İmar Kanunundan önce her ne sebeple olursa olsun ön bahçeleri yaya kaldırımı seviyesinden 0.50 metreden daha aşağıda teşekkül etmiş bulunan binalarla bu gibi arsaların sahiplerinin, gelip geçenlerin emniyetini temin etmek üzere, yol kenarına yönetmelikle belirtilen veya civarın karakterine göre ilgili idarece tespit edilen şekilde bahçe duvarı veya parmaklık yapmaya ve gereken emniyet tedbirlerini almaya mecbur olduklarını hükme bağlamıştır. Bu zorunluluğa uyulmaması para cezası uygulanmasını gerektirir.

g. Kapıcı Daireleri ve Sığınaklarla İlgili Zorunluluklara Uyulmaması

Kanunun 36. maddesi, kapıcı daireleri ve sığınaklarla ilgili bazı zorunluluklar getirmektedir. Buna göre;

  • Kapıcı dairesi ve sığınak ayrılması mecburiyeti olan binalarda, bu dairelerin yönetmelikte belirtilen şart ve ölçülerde olması gerekir.
  • Kapıcı dairelerinin mevzuata, fen ve sağlık şartlarına aykırı olmaması gerekir.
  • Bekçi, bahçıvan, kaloriferci gibi kişilerin ikameti için ayrılan yerler için ayrıca ruhsat ve yapı kullanma izni alınması gerekir.

Bu maddede sayılan bu kurallara uyulmaması para cezasını gerektirir.

h. Otoparklarla İlgili Zorunluluklara Uyulmaması

Kanunun 37. maddesi, yapı kullanma izni alındıktan sonra otopark yerlerinin, plana ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilemeyeceğini, buna aykırı hareket edildiği takdirde ilgili idarece yapılacak tebligat üzerine en geç üç ay içerisinde bu aykırılığın giderileceğini hüküm altına almıştır. Bu zorunluluklara uyulmadığı taktirde para cezası uygulanır.

i. Kamunun Selameti İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Alınmaması

Kanunun 40. maddesine göre; arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman yayan tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin sakıncalarının giderilmesi ve bunların ortaya çıkmasına meydan verilmemesi gerekmektedir. Bu gibi bir durum ortaya çıktığında bu sakıncaların giderilmesi ilgilisine belediye tarafından bildirilir. Yapılan bildirime rağmen bu sakıncalar ilgilisi tarafından giderilmez ise belediye tarafından giderilir ve masrafı %20 fazlası ile tahsil edilir ve ilgili hakkında para cezası uygulanır. Masrafların yapı sahibinden tahsil edilmesi, para cezası uygulanmasına engel değildir.

j. 41. Maddeye Aykırı Davranmak

Kanunun 41. maddesi, belediyelerin ve il özel idarelerinin belirli yollar üzerinde mahzurlu bina bulunan veya binasız arsaların yola bakan yüzlerinin tayin edilen tarzda kapatılmasına karar vermeye yetkili olduklarını, bu durumda taşınmaz sahiplerinin idarece verilen müddet içinde bu yerleri kapatmaya mecbur olduklarını hüküm altına almıştır. İdarece yapılan bildirim üzerine bu yerlerin kapatılmaması, para cezası uygulanmasını gerektirir.

4. Köy Yerleşme Alanı Sınırı İçinde Muhtarlık İzni Olmadan Yapı Yapmak

Köylerde Muhtarlıktan İzin Alınmaksızın Yapılan Yapılara Para Cezası Verilir mi?

5. Tehlike Arz Eden Yapısını Yıkmamak

42. maddenin 4. fıkrasına göre yapıldığı tarih itibarıyla plana ve mevzuata uygun olmakla beraber, mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği veya edeceği ilgili idare veya mahkeme kararı ile tespit olunan yapılara, ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya bu yapıları 39 uncu madde uyarınca yıkmayan yapı sahibine on bin Türk Lirası idari para cezasıverilir. Yıkım kararına uymayan yapı sahibi hakkında para cezası uygulanır. Yıkım masraflarının yapı sahibinden tahsil edilmesi, para cezası uygulanmasına engel değildir.

Çevre Kanunu Kapsamında Ceza Verilen Hallerde Ayrıca İmar Para Cezası Uygulanabilir mi?

İmar Kanunu uyarınca para cezası uygulanmasını gerektiren bazı eylemler, aynı zamanda Çevre Kanunu kapsamında de ceza verilmesini gerektirmektedir. Örneğin İmar Kanununun 40. maddesine göre gürültü ve duman yayan tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmemesi ve bunların ortaya çıkmasına neden olunması, para cezası uygulanmasını gerektirmektedir.

Bu eylemlerin aynı zamanda Çevre Kanunu hükümleri kapsamında para cezası uygulanmasını gerektiren fiiller olması da söz konusudur. Bu şekilde, bir fiilin hem Çevre Kanunu hem de İmar Kanunu kapsamında para cezası uygulanmasını gerektirmesi halinde, Çevre Kanunu uyarınca verilen para cezası, İmar Kanununun 42. maddesi kapsamında para cezası uygulanmasını engellemez. Çevre Kanununun 27. maddesine göre Çevre Kanununda yer alan fiiller hakkında verilecek idari nitelikteki cezalar, bu fiiller için diğer kanunlarda yazılı cezaların uygulanmasına engel olmaz. 2872 sayılı Çevre Kanununun 27.maddesinde, bu Kanunda yazılı fiiller hakkında verilecek idari nitelikteki cezaların bu fiiller için diğer kanunlarda yazılı cezaların uygulanmasına engel olmayacağı, hükme bağlanmıştır. Bu nedenle Çevre Kanunu kapsamında ceza uygulanan fiiller için aynı zamanda İmar Kanunu açısından para cezası uygulanması mümkündür.

Konu hakkında Danıştay 6. Dairesi, 02.06.2003, E:2002/2363, K:2003/3420 sayılı kararında şu ifadelere yer verilmiştir: “Dosyanın incelenmesinden, fabrikanın bacasından çıkan dumanın aşırı derecede hava ve çevre kirliliğine neden olduğundan halk sağlığı bakımından sakınca oluşturduğunun tutanakla tespit edildiği ve 10 gün içerisinde gerekli önlemin alınması için davacı idareye tebligat yapıldığı, ancak, 30.7.2001 günlü denetimde olumsuzluğun giderilmediğinin anlaşılması üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır. Olayda, Çevre Kanunu uyarınca ceza verilebilecek olması, belediyenin 3194 sayılı Kanunun 40. ve 42. maddesinden doğan yetkisini ortadan kaldırmadığı gibi, anılan maddelerde bu yetkinin kullanılabilmesi için fabrika bacasında herhangi bir fiziki eksikliğin bulunduğu, standartlara uygun olarak yapılmadığı yönünde bir tespit yapılması koşulu da getirilmediğinden, İdare Mahkemesince, İmar Kanunu hükümlerine göre idari para cezası verilmesini gerektirecek durum bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.