İmar Planlarına Karşı Dava Açma Süresi

Düzenleyici idari işlem olarak kabul edilen imar planları da diğer tüm idari işlemler gibi, menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davasına konu edilebilmektedir. Bu iptal davalarında dava açma süresi, genel olarak İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesine tabidir. Söz konusu maddenin 4. fıkrası gereğince, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamaktadır.

İmar planlarına karşı dava açma süresi konusunda İmar Kanununda özel bir hüküm yer almamaktadır. Bu nedenle, imar planlarına karşı açılacak davalarda süre, İYUK’un 7. maddesi gereğince, ilan ya da tebliğ tarihinden itibaren altmış gündür.

Gerek öğreti ve gerekse Danıştay içtihatları ışığında imar planlarına karşı dava açma süreleri aşağıda açıklanmıştır:

1. İtiraz Edilmemişse İmar Planlarına Dava Açma Süresi

Eğer itiraz edilmeden doğrudan dava açılacak ise dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Bu durumda dava açma süresi 60 gündür.

NOT 1: Buradaki “ilan tarihi” ibaresini; ilanın ilk günü olarak değil, son günü olarak algılamak gerekir. Bu husus, İdari Yargılama Usulü Kanununun “süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar” hükmünü ihtiva eden 8. maddesi gereğidir. Bu nedenle, imar planlarına karşı itiraz yoluna gidilmemiş ise askı ilan süresinin son gününden itibaren altmış gün içerisinde dava açılması gerekir.      

NOT 2: İmar planına karşı, İmar Kanunu’nun 8. maddesi kapsamında belediye meclisine veya il genel meclisine itiraz edilmesi, dava açılabilmesi açısından zorunlu değildir. Bir başka ifade ile, belediye ya da il genel meclisine yapılacak itiraz, iptal davasının ön koşulu değildir. 

NOT 1 ve 2’de bahsedilen hususlar için aşağıdaki karar özetini inceleyiniz.

Danıştay 6. Dairesi, 10.12.2001, E:2000/5692, K:2001/6248: İmar planlarına karşı dava açma süresinin, askı ilanının son gününden itibaren başladığı.

İmar planlarına karşı, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya, idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği gibi; planlara karşı askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük yasal idari dava açma süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11.maddesi kapsamında başvuruda bulunulması halinde ise, işlemeye başlayan idari dava açma süresinin duracağı ve 60 gün içinde cevap verilmemesi halinde istek reddedilmiş sayılacağından, 60 günlük yasal idari dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı, bu sürenin son gününe kadar cevap verilmesi halinde ise bu tarihi izleyen günden itibaren yine kalan sürenin işlemeye başlayacağı ve toplam olarak 60 günlük bu süre içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.

Uyarı: Dava açma süresinin başlayabilmesi için planın 3194 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre ilanı ve plan yapımına ait esaslara dair yönetmeliğin 20. maddesinde belirtilen usule göre ilgili planın nerede ve nasıl görülebileceğinin mahalli haberleşme araçları ile duyurulması ve tutanağa bağlanması gerekir.    

 

Danıştay 6. Dairesi, 14.05.2014, E:2013/6634, K:2014/3737: İmar planlarına karşı dava açma süresinin başlatılabilmesi için, planın 3194 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre ilanı ve plan yapımına ait esaslara dair yönetmeliğin 20. maddesinde belirtilen usule göre ilgili planın nerede ve nasıl görülebileceğinin mahalli haberleşme araçları ile duyurulması ve tutanağa bağlanması gerektiği hakkında.

3194 sayılı Kanun’un planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması başlıklı 8. maddesinde “(…)” hükmü yer almaktadır.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda 12/11/2012 tarihinde bir takım değişiklikler yapılarak söz konusu kanunun 3. maddesinde, Büyükşehir Belediyesi, sınırları il mülki sınırı olan ve sınırları içerisindeki ilçe belediyeleri arasında koordinasyonu sağlayan; idarî ve malî özerkliğe sahip olarak kanunlarla verilen görev ve sorumlulukları yerine getiren, yetkileri kullanan; karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişisi; İlçe Belediyesi, büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe belediyesi olarak tanımlanmış; 7. maddesinde de, Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları, Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu planlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak şeklinde tanımlanmıştır.
Anılan kanun hükümlerine göre, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yapılan değişiklik sonucu büyükşehir belediyesi sınırları il mülki sınırları olarak değiştirilerek ilçe belediyeleri büyükşehir belediyesi sınırlarına dahil edilmiş ve buralara götürülecek hizmetler de büyükşehir belediyesi sorumluluğuna verilmiş ve buna bağlı olarak planlanan alan, merkez ilçe dışında bir ilçede olsa bile planın büyükşehir belediyesi tarafından ilan edilmesi ve bu ilanla birlikte, ilgili planın nerede ve nasıl görülebileceğinin mahalli haberleşme (hoparlör) araçları ile duyurulması ve bunun tutanağa bağlanması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, dava konusu imar planı revizyonunun 13/04/2012 tarihli, 419 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla kabul edilerek 3194 sayılı Kanun’un 8. maddesine uygun olarak büyükşehir belediye başkanlığı ilan panosunda ve belediyenin internet sitesinde 24/05/2012-25/06/2012 tarihleri arasında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edildiği ve İzmir İlinde yayınlanmakta olan bölgesel bir gazetenin 24/05/2012 tarihli baskısında ilan edildiği anlaşılmakta, ancak plan yapımına ait esaslara dair yönetmeliğin 20. maddesinde belirtilen şekilde planın nerede nasıl görülebileceğinin mahalli haberleşme araçları ile duyurulduğuna dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.

Bu durumda, davacının İzmir İli, Urla İlçesi, Tekeli Mahallesinde ikamet ettiği ve bu yerde söz konusu planın nerede ve nasıl görülebileceğine ilişkin bir duyuru yapılmadığından, plan değişikliği işleminden davacının haberdar olduğu tarih esas alınmak suretiyle davanın süresinde açıldığı kabul edilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

2. İtiraz Edilmişse İmar Planlarına Dava Açma Süresi

İmar planlarına karşı belediye veya il genel meclisine itiraz edilmesi durumunda meclisin itiraz tarihinden itibaren, altmış gün içinde itiraza yönelik olarak işlem tesis etmesi gerekir.

  • Yapılan itiraz reddedilir ise, ret kararının tebliği tarihinden itibaren altmış gün içerisinde dava açılır. Bir başka ifade ile imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde başvuruda bulunulması ve son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabilir.
Danıştay 6. Dairesi, 10.12.2001, E:2000/5692, K:2001/6248: İmar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya, idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği gibi; planlara karşı askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük yasal idari dava açma süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması halinde ise, işlemeye başlayan idari dava açma süresinin duracağı ve 60 gün içinde cevap verilmemesi halinde istek reddedilmiş sayılacağından, 60 günlük yasal idari dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı, bu sürenin son gününe kadar cevap verilmesi halinde ise bu tarihi izleyen günden itibaren yine kalan sürenin işlemeye başlayacağı ve toplam olarak 60 günlük bu süre içinde idari dava açılabileceği.
Danıştay 6. Dairesi, 08.06.2011, E:2010/12920, K:2011/2120: İmar planlarına yönelik olarak, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği.

3194 sayılı İmar Kanununun, “Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması” başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde “(…)” kuralı yer almaktadır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.

Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekir.

Uyarı: Ret kararı askı süresinin son gününden önce tebliğ edilirse 60 günlük dava açma süresinin tebliğ tarihinden itibaren değil, askı süresinin son gününden itibaren başlaması gerekir. 

  • Yapılan itiraza olumlu yönde cevap verilir, fakat bu cevap itiraz eden kişinin beklentilerini karşılamaz ise, cevabın tebliği tarihinden (eğer cevap askı ilan süresinin son gününden önce gelmiş ise askı ilan süresinin son gününden) itibaren altmış gün içerisinde dava açılabilir.
  • Askı ilan süresi içerisinde imar planına karşı yapılan itiraza, askı süresinin son gününden itibaren 60 gün içinde idarece cevap verilmemişse, bu altmış günlük süreyi takip eden altmış gün içinde dava açılması gerekir.
Danıştay 6. Dairesi, 15.10.1998, E:1997/5279, K:1998/4592: Dava konusu nazım imar planına, davacılar tarafından askı süresi içeri sinde itirazda bulunulduğu anlaşıldığından, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmemek suretiyle itirazların reddedilmiş sayılması sonucunda bu tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra itirazların reddedilmesi yolundaki belediye meclisi kararının tebliği üzerine açılan davanın süresinde bulunmadığı.

İmar planlarına karşı 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle İsteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Danıştay 6. Dairesi, 28.03.2014, E:2013/1015, K:2014/2428         

İmar planlarına yönelik olarak, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu baş-vuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihin-den itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ise: “(...)” hükümleri yer almaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri, yine aynı Kanun’un “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.

Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında yapılacak başvurular için, 3194 sayılı Kanun’un 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, imar planlarına yönelik olarak, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. Buna göre, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılması gerekir.
  • 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra idare tarafından olumlu yönde işlem tesis edilir ise, tesis edilen işlem yeni bir idari işlem niteliğinde olduğu için bu ikinci işlemin itiraz sahibine tebliği tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılabilir.
Danıştay 6. Dairesi, 20.04.1999, E:1998/1839, K:1999/2054: 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca yapılan başvuru üzerine altmış gün içerisinde yanıt verilmesi halinde istemin reddedilmiş sayılacağı, bu tarihten sonra verilen yanıtın istemin reddine ilişkin olmayıp bir işlem tesisine yönelik olması durumunda ise yeni bir hukuki sonuç yaratan bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabileceği.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11.maddesi uyarınca idari işleme karşı idari dava açma süresi içerisinde yapılacak olan başvuru üzerine altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, bu tarihten itibaren durmuş olan dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve dava açma süresi geçtikten sonra aynı nitelikte başvuruların ve idarece verilen cevapların dava açma süresini ihya etmeyeceği açık ise de, süresi geçtikten sonra idarece verilecek olan yanıtın dava açma süresini ihya etmemesi için istemin reddi yolunda bir yanıt olması gerektiği, idare tarafından başvuru değerlendirilerek yeni işlem tesis edilmiş olması halinde ise yeni bir hukuki durum ortaya çıkacağından, önceki işlemden farklı bir hukuki sonuç yaratan bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabileceği sonucuna varılmıştır. Olayda, davacının itiraz dilekçesi üzerine 7.8.1997 günlü encümen kararı ile istemin reddedilmeyerek itirazın değerlendirilmek suretiyle yeni bir işlem tesis edilmesi ve böylece önceki parselasyon işleminin ortadan kalkması, davacının yeni tesis edilen bu işlemin de iptalini istemiş olması karşısında, anılan encümen kararının 5.9. 1997 tarihli yazı ile davacıya tebliği üzerine 9.10.1997 gününde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu parselasyon işleminin incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu işleme ilişkin olarak da davanın süre yönünden reddi yolundaki idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
  • 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra yapılan itirazın reddi yönünde tesis edilen işlem, geçmiş olan dava açma süresini yeniden başlatmaz.
Danıştay 6. Dairesi, 18.02.1998, E:1997/1582, K:1998/893: Askı süresi içerisinde parselasyon işlemine yapılan itirazın, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine, takip eden 60 günlük süre içinde parselasyon işlemine karşı dava açılması gerektiği, bu süreler geçtikten sonra davalı idareye yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin dava açma süresini yeniden başlatmayacağı.

(...) maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemlerine karşı, 2577 sayılı Yasanın 11.maddesi kapsamında başvuru için, özel bir kanun olan 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, parselasyon işlemlerine karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açabileceği sonucuna varılmaktadır.

(...) Oysa bir aylık askı süresi içinde parselasyon işlemine yapılan itirazın, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi söz konusu olduğundan, takip eden 60 günlük süre içinde açılması gereken davanın bu süreler geçirildikten sonra ... tarihinde açılması nedeniyle davada süreaşımı bulunduğundan sonuç itibariyle mahkeme kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Danıştay 6. Dairesi, 01.10.1998, E:1997/5279, K:1998/4592: Dava konusu nazım imar planına, davacılar tarafından askı süresi içeri sinde itirazda bulunulduğu anlaşıldığından, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmemek suretiyle itirazların reddedilmiş sayılması sonucunda bu tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra itirazların reddedilmesi yolundaki belediye meclisi kararının tebliği üzerine açılan davanın süresinde bulunmadığı.

Özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun “Planların hazırlaması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ise “(…)” kuralı yer almaktadır.
Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı. 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde raya son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle İsteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu 17.4.1995 onay tarihli nazım imar planının 5.6.1995-5.7.1995 tarihleri arasında ilan edildiği, davacıların da askı süresi içerisinde 21.6.1995,23.6.1995 ve 28.6.1995 tarihlerinde itirazda bulundukları anlaşıldığından, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmemek suretiyle itirazların reddedilmiş sayılması sonucunda bu tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra itirazların reddedilmesi yolundaki 6.9.1996 günlü, 889 sayılı belediye meclisi kararının tebliği üzerine 6.2.1997 tarihinde açılan davanın süresinde bulunmaması nedeniyle, davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

Uyarı: İmar planlarına karşı İmar Kanununun 8. maddesi kapsamında itirazda bulunulduktan sonra idarenin itiraz üzerine tesis ettiği işleme karşı altmış gün içinde dava açılması zorunludur. Böyle bir durumda, imar planı itiraz eden kişi açısından kesinleşeceği için, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra İYUK’un 11. maddesi kapsamında idareye başvuruda bulunulması, itiraz eden kişiye yeni bir dava açma süresi kazandırmaz.           

3. İYUK 11. Maddenin Uygulanması

İmar planlarına karşı dava açılması konusunda İYUK 11. maddesi hükmü uygulanabilir mi? 11. madde aşağıdaki gibidir:

“(1) İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. (2) Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. (3) İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”

Bu madde uyarınca imar planlarına dava açılmadan önce imar planının geri alınması, değiştirilmesi için planı hazırlayan idari makama başvurmak mümkündür. Kanaatimizce askı ilan süresi geçtikten sonra 11. maddeye dayanarak idareye başvurmak ve idarece tesis edilecek işlem üzerine dava açmak mümkündür. Danıştay kararları da bu yöndedir.

Ek Bilgi: Askı ilan süresi içerisinde 11. maddede öngörülen yolun kullanılamayacağı kanaatindeyiz. Bu görüşümüzün iki temel nedeni bulunmaktadır: Öncelikle askı süresi içerisinde kişilerin belediye meclisine zaten itiraz etme imkanları bulunmaktadır ve İmar Kanunu, meclise başvuru ve meclisin karar vermesi konusunda özel hükümler ihtiva etmektedir. Üstelik askı süresinde meclise başvuru hali ile 11. maddeye göre idareye başvuru halinde, dava açma süreleri farklılık göstermektedir. Bu nedenle, özel kanun olan İmar Kanununun İYUK’a göre öncelikle uygulanması gerektiği kanaatindeyiz. İkinci neden ise 11. maddenin uygulanabilmesi için dava açma süresinin başlamış olması gereğidir. Gerçekten de 11. madde hükmüne göre idareye yapılan başvuru işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Dava açma süresi başlamadan idareye başvuruda 11. madde değil, imar mevzuatı hükümleri uygulanmalıdır.                              

Danıştay içtihatlarında 11. maddenin uygulanmasında sürelerle ilgili hususları aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:

  • 11. maddeye göre dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvuru dava açma süresini durdurur. Bir başka ifade ile planlara karşı askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük yasal idari dava açma süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması halinde, işlemeye başlayan idari dava açma süresi durur.
  • Başvuru tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinde başvuruya cevap verilmez veya başvuruya olumsuz cevap verilir ise idari dava açma süresi;
  • a) Başvuruya cevap verilmemesi durumunda 60 günlük cevap süresinin bitiminden,
  • b) Başvurunun reddedilmesi durumunda, ret kararının tebliği tarihinden,

İtibaren, kaldığı yerden işlemeye başlar.

Danıştay 6. Dairesi, 10.12.2001, E:2000/5692, K:2001/6248: Planlara karşı askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük yasal idari dava açma süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması halinde ise, işlemeye başla-yan idari dava açma süresinin duracağı ve 60 gün içinde cevap veril-memesi halinde istek reddedilmiş sayılacağından, 60 günlük yasal idari dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı, bu sürenin son gününe kadar cevap verilmesi halinde ise bu tarihi izleyen günden itibaren yine kalan sürenin işlemeye başlayacağı ve toplam olarak 60 günlük bu süre içinde idari dava açılabileceği.

Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği gibi; planlara karşı askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük yasal idari dava açma süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11.maddesi kapsamında başvuruda bulunulması halinde ise, işlemeye başlayan idari dava açma süresinin duracağı ve 60 gün içinde cevap verilmemesi halinde istek reddedilmiş sayılacağından, 60 günlük yasal idari dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı, bu sürenin son gününe kadar cevap verilmesi halinde ise bu tarihi izleyen günden itibaren yine kalan sürenin işlemeye başlayacağı ve toplam olarak 60 günlük bu süre içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.

11. maddedeki “Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır” cümlesinde yer alan “cevap” ibaresi “isteğin reddedilmesine” yönelik işlemleri ifade etmektedir. Dolayısıyla işlemin reddine yönelik olmayan ve idarenin istek üzerine yapılan ya da yapılacak işlemlerle ilgili olarak bilgi verme amaçlı olarak tesis ettiği işlemler, dava açma süresinin başlangıcına esas alınamaz.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 23.6.2006, E:2006/133, K:2006/763: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesinde belirtilen cevaptan anlaşılması gereken “isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması” hali olup; idarenin işleyişiyle ilgili cevapların dava açma süresinin hesaplanmasında esas alınamayacağı hakkında.

Olayda, davacının uyuşmazlığa konu ettiği Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 21.11.2003 günlü, 248/14 sayılı kararını 7.4.2005 tarihinde ayrıntılı olarak öğrendikten sonra 12.4.2005 tarihinde davalı idareye başvurarak anılan kararın kaldırılması, uygulamanın durdurulması yolunda istemlerde bulunduğu; davacının bu başvurusu ve benzer nitelikteki diğer başvuruları üzerine davalı idarece verilen 10.5.2005 ve 17.5.2005 tarihli cevapların başvuruyla ilgili gerekli çalışmaların yapıldığına ilişkin olduğu görülmekte olup, belirtilen süreç sonunda davacı tarafından 28.7.2005 tarihinde bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Temyiz istemine konu Daire kararında, her ne kadar, davalı idarece 10.5.2005 tarihinde tebliğ edilen kesin olmayan cevap aleyhine en son 4.7.2005 tarihine kadar dava açılmasının gerektiği, 2577 sayılı Yasanın 11.maddesinde kesin cevapların beklenmesi olanağının öngörülmediği belirtilmekte ise de, adı geçen Yasanın 11. maddesinde belirtilen cevaptan anlaşılması gereken “isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması” hali olup davalı idarece verilen cevapların ise, idarenin işleyişiyle ilgili olduğu görülmektedir.

Dolayısıyla, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesinde belirtilen nitelikte kabul edilemeyecek cevaplar esas alınarak dava açma süresinin hesaplanmasında hukukî isabet bulunmamakta olup, davacının başvurusunun zımnen reddi üzerine başvuru tarihine kadar geçen süre de dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre, 28.7.2005 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmaktadır.
  • Dava açma süresi geçtikten sonra idarece ret kararı verilmesi, geçmiş olan dava açma süresini yeniden başlatmaz, ancak dava açma süresi geçtikten sonra idarece başvuru doğrultusunda işlem tesis edilmesi halinde bu işlem yeni bir idari işlem niteliği taşıdığı için bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabilir.
Danıştay 6. Dairesi, 20.04.1999, E:1998/1839, K:1999/2054: 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca yapılan başvuru üzerine altmış gün içerisinde yanıt verilmesi halinde istemin reddedilmiş sayılacağı, bu tarihten sonra verilen yanıtın istemin reddine ilişkin olmayıp bir işlem tesisine yönelik olması durumunda ise yeni bir hukuki sonuç yaratan bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabileceği.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11.maddesi uyarınca idari işleme karşı idari dava açma süresi içerisinde yapılacak olan başvuru üzerine altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, bu tarihten itibaren durmuş olan dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve dava açma süresi geçtikten sonra aynı nitelikte başvuruların ve idarece verilen cevapların dava açma süresini ihya etmeyeceği açık ise de, süresi geçtikten sonra idarece verilecek olan yanıtın dava açma süresini ihya etmemesi için istemin reddi yolunda bir yanıt olması gerektiği, idare tarafından başvuru değerlendirilerek yeni işlem tesis edilmiş olması halinde ise yeni bir hukuki durum ortaya çıkacağından, önceki işlemden farklı bir hukuki sonuç yaratan bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabileceği sonucuna varılmıştır.

4. Uygulama İşlemi Üzerine Planlara Dava Açılması

Dava Açma Süresi Geçmiş İmar Planlarına Uygulama İşlemi Üzerine Dava Açılabilir mi?

5. Plan Değişikliği Talep Edilmişse

Yürürlükteki imar planının değiştirilmesi yönünde idareye yapılan başvurunun idarece reddedilmesi üzerine ret işleminin iptali istemi ile açılacak davalarda imar planlarının da iptali istenebilmektedir. Bu uygulamanın dayanağı, İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesidir. 10. madde hükmüne göre;

“İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.”

Bu kapsamda 10. madde uyarınca ilgilisi tarafından imar planı değişikliği istemiyle yapılan başvurunun yetkili organlarca reddi üzerine dava açma süresi içerisinde hem imar planı değişikliği isteminin reddi işlemine, hem de imar planı değişikliği istemine konu imar planına karşı birlikte dava açılması ve her iki işlemin birlikte incelenerek karara bağlanması mümkündür. Bu durumda dava açma süresi, yetkili organ kararının plan değişikliği talebinde bulunan kişiye tebliği tarihinden itibaren 60 gündür.

Danıştay 6. Dairesi, 20.2.2004, E:2002/6968, K:2004/944: İmar planı değişikliği istemiyle yapılan başvurunun yetkili organlarca reddi üzerine, dava açma süresi içinde, hem imar planı değişikliği İsteminin reddi işlemine, hem de imar planı değişikliği istemine konu imar planına karşı birlikte dava açılması durumunda, her iki işlemin birlikte incelenerek karara bağlanabileceği, diğer taraftan imar planı değişikliği isteminin yetkili organlarca görüşülerek karara bağlanmaması halinde ise ilk planın açılan bu davada incelenemeyeceği.

Plan değişikliği istemine karşı yetkili makamlarca 60 gün içerisinde herhangi bir cevap verilmezse, plan değişikliği istemi zımnen reddedilmiş sayılacağından, 60 günlük sürenin bitiminden itibaren 60 gün içerisinde hem plan değişikliği talebinin zımnen reddine ilişkin işlem, hem de planın kendisi dava konusu edilebilir.

Uyarı: İmar planı değişikliği isteminin yetkili organlarca (belediye meclisi) görüşülerek karara bağlanmaması halinde ise, ilk planın, açılan bu son davada incelenmesi olanaklı değildir. Böyle bir durumda öncelikle, yetkili olmayan organlar tarafından tesis edilen “ret” işlemine karşı (imar planının iptali dava konusu edilmeden) idari yargıda dava açılıp bu işlemin iptal ettirilmesi gerekir. Yetkisiz organca tesis edilen işlemin yargı yerince iptali sonrasında, plan değişikliğinin yetkili organ tarafından karara bağlanması üzerine açılacak davada, bu işlemle birlikte imar planı değişikliği istemine konu olan imar planının esasının incelenebileceği açıktır.

Danıştay 6. Dairesi, 20.02.2004, E:2002/6968, K:2004/944: Davacının plan değişikliği isteminin belediye meclisince incelenmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, belediye başkanlığı işlemi ile reddedilmesinde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. İmar planı değişikliği istemiyle yapılan başvurunun yetkili organlarca reddi üzerine dava açma süresi içerisinde hem imar planı değişikliği isteminin reddi işlemine hem de imar planı değişikliği istemine konu imar planına karşı birlikte dava açılması durumunda, her iki işlemin birlikte incelenerek karara bağlanması mümkündür. Diğer taraftan, imar planı değişikliği isteminin yetkili organlarca görüşülerek karara bağlanmaması halinde ise, ilk planın açılan bu davada incelenmesi olanaklı değildir. Ancak yetkisiz organca tesis edilen işlemin yargı yerince iptali sonrasında plan değişikliğinin yetkili organ tarafından karara bağlanması üzerine açılacak davada bu işlemle birlikte imar planı değişikliği istemine konu olan imar planının esasının incelenebileceği de açıktır.

6. İşlem Yok Hükmünde İse

İdare hukukunun genel ilkeleri gereği, yok hükmünde olan işlemler için süre şartı olmaksızın her zaman dava açılabilmektedir.

Aslında açılan bu dava, iptal davası değil, tespit davasıdır. Çünkü yok hükmünde olan işlemlere karşı iptal davası açılamaz. Bu tür işlemlerin idarece ısrarla uygulanmak istenmesi durumunda, ancak tespit davası açılabilir. Örneğin, belediye meclisi yerine belediye encümenince onaylanan imar planları yok hükmünde olduğu için, bunlara karşı da iptal değil, tespit davası açılması gerekir. Ancak, idari yargıda tespit davası açılması mümkün olmadığı için açılan dava iptal davası niteliği taşıyacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.