Tasarrufu Kısıtlanan Arazi ve Arsanın Emlak Vergisi

Emlak Vergisi Kanununun 30. maddesi hükmüne göre “Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur. 9 ve 19 uncu madde hükümleri saklıdır.

Kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takibeden bütçe yılından itibaren emlakin vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödenir.

Kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10’u bina, arsa veya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanları muaccel hale gelir.

Kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunur.”

Maddenin son fıkrası ile öngörülen yönetmelik, Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik olup, 17.11.1986 tarihli ve 19284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Bu duruma taşınmazların tasarruflarının kısıtlanması denilmektedir.

Bu dönem, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 30. maddesi ile öngörülmüştür. Taşınmazın bulunduğu alanın imar planlarının kesinleşmesi ile başlayıp taşınmazın 5 yıllık imar programına alınmasına kadar devam etmektedir.

Burada öngörülen kısıtlılık çeşitli kanun hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Bunlardan en önemlisi ise 3194 sayılı İmar Kanununun 13. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen 1. fıkrasıdır.

Söz konusu fıkrada “Resmî yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazaryeri, hal, mezbaha ve benzeri umumî hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmez. Ancak imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şekli devam eder.” hükmü yer almakta idi.

Ancak bu hüküm İstanbul Altıncı İdare Mahkemesi tarafından yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 29.12.1999 tarihli ve E:1999/33, K:1999/51 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Mahkemenin söz konusu kararında “13. maddenin birinci fıkrası uyarınca imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerlerin mevcut kullanma şekillerinin ne kadar devam edeceği konusundaki bu belirsizliğin, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan bir sınırlamaya neden olduğu açıktır.

İmar plânlarının uygulamaya geçirilmesindeki kamusal yarar karşısında mülkiyet hakkının sınırlanmasının demokratik toplum düzeninin gerekleriyle çelişen bir yönü bulunmamakta ise de, itiraz konusu kuralın neden olduğu belirsizliğin kişisel yarar ile kamu yararı arasındaki dengeyi bozarak mülkiyet hakkını kullanılamaz hale getirmesi, sınırlamayı aşan hakkın özüne dokunan bir nitelik taşımaktadır.”

Gerekçesine yer verilmiştir.

Ancak 13. maddenin 1. fıkrası hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi, imar planında umumi hizmetler için ayrılmış bulunan özel mülkiyette bulunan taşınmazlara yapı izni verilebileceği anlamına gelmemektedir.

13. maddenin iptal edilen hükmü olmasa bile bu taşınmazlar için yapı izni verilmemesi imar planlarının doğası gereğidir. Umumi hizmetlere ayrılan ve imar programı kapsamında ilgili kamu idaresi tarafından kamulaştırılacak taşınmaz için yapı yapma izni verilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. Çünkü bu taşınmazlar ilgili kamu idarelerince kamulaştırıldığında üzerinde bulunan binaların yıkılması ve kaldırılması gerekecektir ki bu, hem kamu idaresine daha fazla külfet yükletilmesine hem de taşınmaz malikinin masraf ve emek harcayarak yaptığı yapısının elinden alınmasına neden olacaktır. Bu durumun ise milli servetin yok olmasına neden olacağı açıktır. Bu nedenle, herkesin yararlanacağı, umumi veya umuma mahsus, kamu hizmetleri için ayrılan yerlerde yapı yasağının konulması zorunlu görülmektedir.[1]

Kısıtlılığın Kapsamı: Hangi Arazi ve Arsaların Tasarrufu Kısıtlanmış Sayılır

Konu hakkında şu yazımıza bakabilirsiniz: Hangi Arazi ve Arsaların Tasarrufu Kısıtlanmış Sayılır

Kısıtlılık Süresi

Konu hakkında şu yazımıza bakabilirsiniz: Emlak Vergisi Uygulaması Bakımında Kısıtlılık Dönemi Ne Zaman Başlar ve Biter?

Kısıtlılıkta Vergi Uygulaması

Emlak Vergisi Kanununun 30. maddesine göre; kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur.

Ancak dikkat edilirse burada 1/10’luk oran sadece tahsilat içindir. Yoksa, taşınmazın emlak vergisinin tarhiyatı yine normal usullerle yapılacaktır. Tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar için genel beyan yılında beyan edilen emlak vergi değeri üzerinden tarhiyat yapılıp, tarh ve tahakkuk edilen verginin 1/10’unun tahsil edilmesi gerekmektedir. Danıştay Dokuzuncu Dairesi de 19.06.1986 tarihli ve E:1984/2420, K:1986/2212 sayılı kararı ile “kısıtlılığın devam ettiği sürece emlak vergisi beyannamesinde gösterilen emlak vergi değeri üzerinden tahakkuk yapılıp, bu tahakkukun 1/10’unun tahsil cihetine gidilmesi gerekeceği” sonucuna varmıştır.

Kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödenir.

Milli Emlak Kitabı

Emlak Vergisi Kanununun 30. maddesi hükmü uyarınca kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunmakta, kısıtlamanın devam ettiği sürece tecil edilen verginin 9/10 unun, bina, arsa veya arazinin satılması, istimlakı veya hibe yoluyla başka şahıslara devir veya temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanlarının tahsili (gayrimenkulün malikinden) muaccel hale gelmektedir. Dolayısıyla, tecil edilen bu vergilerin tahsilinin icap etmesi durumunda, 6183 sayılı Kanunun 37. maddesine göre bir aylık ödeme süresi verilmesi, bu süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte takip ve tahsil edilmesi gerekmektedir.[2]

[1] İmar Hukuku, Doc. Dr. Halil Kalabalık, Güncelleştirilmiş 2. Baskı, Ankara, 2005

[2] Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 21.11.2006 tarihli ve 5825 sayılı özelgesi

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2699 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.