Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Yer Alan Hazine Taşınmazlarının Yatırımcılara Tahsisi

Makalemizi paylaşır mısınız?

Teknoloji geliştirme bölgeleri, yüksek/ileri teknoloji kullanan ya da yeni teknolojilere yönelik firmaların, belirli bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkez veya enstitüsünün olanaklarından yararlanarak teknoloji veya yazılım ürettikleri/geliştirdikleri, teknolojik bir buluşu ticari bir ürün, yöntem veya hizmet haline dönüştürmek için faaliyet gösterdikleri ve bu yolla bölgenin kalkınmasına katkıda bulundukları, aynı üniversite, yüksek teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkez veya enstitüsü alanı içinde veya yakınında; akademik, ekonomik ve sosyal yapının bütünleştiği siteyi veya bu özelliklere sahip teknoparkı ifade etmektedir.

Gerek 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ve gerekse 4706 sayılı Kanun bu bölgelerde yer alan yatırımcılar açısından taşınmaz tahsisini düzenlemektedir. 4706 sayılı Kanun, Hazine’ye ait taşınmazların teknoloji geliştirme bölgesi olarak kullanılmak üzere doğrudan satışını, 4691 sayılı Kanun ise irtifak hakkını düzenlemektedir.

Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde İrtifak Hakkı Tesisi

4691 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 7. fıkrasında “Bölge içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesisinin veya kullanma izni verilmesinin talep edilmesi halinde, Maliye Bakanlığı tarafından yönetici şirket lehine ilk beş yılı bedelsiz olarak,  devam eden yıllar için yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin binde ikisi karşılığında irtifak hakkı tesis edilir veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkı tesis edilen ve kullanma izni verilen bu taşınmazlar üzerinde yapılacak faaliyetlerden hasılat payı alınmaz. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve irtifak hakkı veya kullanma izni bedelini, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca belirlenen sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre iller itibarıyla farklılaştırmaya veya sıfıra kadar indirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde ise “4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun 4 üncü maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca belirlenen teknoloji geliştirme bölgeleri içinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesisinin veya kullanma izni verilmesinin talep edilmesi halinde, doğrudan yönetici şirket lehine ilk beş yılı bedelsiz olarak, devam eden yıllar için yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin binde ikisi karşılığında irtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecektir.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre irtifak hakkı tesisinin aşamalarını şu şekilde açıklayabiliriz.

Süreç

İrtifak hakkı tesisinin ilk aşaması, söz konusu alanın Bakanlar Kurulu tarafından 4691 sayılı Kanun’a uygun olarak teknoloji geliştirme bölgesi olarak belirlenmesidir. Gerek Kanun ve gerekse 324 sayılı Tebliğden anlaşılan budur.

İkinci aşama taleptir. Talebin yönetici şirket tarafından yapılması gerekir. Talep ÇŞ Bakanlığına (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) yapılabileceği gibi, ÇŞB İl Müdürlüğüne veya ilçelerde milli emlak şefliklerine de yapılabilir. Bakanlığa yapılan talepler, bilgi ve belge toplanması için taşra teşkilatına gönderilir.

Taşra teşkilatı, 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği çerçevesinde gerekli bilgi ve belgeleri toplarlar. Bu aşamada taşınmazın rayiç değerinin ve özellikle de emlak vergi değerinin tespit edilmesi gerekir.

Bakanlığın izni ile sonuçlandırılması gereken kullanma izni ve irtifak hakkı taleplerinde 324 sayılı Genel Tebliğ eki “İrtifak Hakkı/Kullanma İzni İşlemi Bilgi Formu (Ek-1)” valilik (defterdarlık) görüşü ile birlikte Bakanlığa gönderilecektir. İrtifak hakkı talep edilen arazi vasfındaki taşınmazlar üzerinde yapılması planlanan yapı ve tesislerin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında uygunluğuna ilişkin Tarım İl Müdürlüğünün yazısı eklenecektir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı konuyu inceleyerek kararını verir. Uygun görmesi durumunda dosya taşra teşkilatına iletilir.

İhale Usulü

324 sayılı Tebliğ’de irtifak hakkının ne şekilde tesis edileceğine dair bir hüküm yer almamaktadır. Ancak doğrudan tesis edilebilecek irtifaklar arasında 4691 sayılı Kanun kapsamında tesis edilecek irtifaklar sayılmadığına göre irtifak hakkının, 2886 sayılı Kanun’un 51/g maddesine istinaden pazarlıkla yapılması gerekir.

İrtifak Hakkı Süresi

324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğine göre 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ve özel kanunlarında süre belirtilenler hariç Hazine taşınmazları üzerinde kullanma izni ve irtifak hakkı süresi en fazla 49 yıl olarak uygulanır.

4691 sayılı Kanun’da irtifak hakkı için özel bir süre öngörülmediğine göre irtifak hakkı süresi 30 yıl olarak uygulanmalıdır.

İrtifak Hakkı Bedeli

İrtifak hakkı ilk beş yıl bedelsizdir. Sonraki yıllar irtifak hakkı bedeli ise yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin binde ikisidir.

 Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğe göre kullanma izinlerinde ve irtifak hakkı tesisinde ilk yıl ihale bedeline, ikinci ve üçüncü yıllar için ise sözleşmesine göre tespit edilecek bedele yüzde yetmiş oranında indirim uygulanmak suretiyle hesaplanarak tahsil edilir. Ancak 324 sayılı Genel Tebliğ 4691 sayılı Kanun gereğince tesis edilecek irtifak haklarında indirim uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Zaten 4691 sayılı Kanun kapsamında tesis edilecek irtifak haklarında ilk beş yıl bedelsizdir.

4691 sayılı Kanun kapsamında tesis edilecek irtifak haklarından hasılat payı alınmamaktadır.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2463 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.