İmar Planı Yapma Yetkisi Olan Kurumlar ve Yetki Alanları

İmar Planı Yapma Yetkisi

Planlara karşı açılan davaların yetki yönünden incelenmesi, dava konusu imar planının yetkili kamu idaresince ve bu kamu idaresinin yetkili organlarınca yapılıp yapılmadığını kapsar. Eğer işlem yetkisiz kamu idaresince ya da bu idarenin yetkisiz organınca yapılmış ise iptal edileceği tabiidir.

Bugün plan yapma konusunda başta Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, büyükşehir belediyeleri olmak üzere yetkili pek çok kamu idaresi bulunmaktadır.

Çeşitli kamu idarelerine bu kadar çok planlama yetkisi verilmesi ise, planlama konusunda yetkilerin parçalanmasına ve zaten karışık olan durumun daha da karmaşık bir hal almasına neden olmaktadır. Üstelik planlama yetkisinin farklı kurumlar arasında dağıtılması, kurumlar arası yetki çatışmasına neden olabilmektedir. Örneğin kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgesi ilan edilen bir alan aynı zamanda sit alanı olabilmektedir. Bu kapsamda, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında yaşanan yetki karmaşası hafızalardadır.

Elbette ki tüm planların tek elden yapılması pratikte mümkün değildir. Ancak günümüzde tüm kamu idareleri, kendi sorumluluk alanları ile ilgili olarak planlama yetkisine sahip olmaktadır. Bu durum da karşımıza herkesin yetkili olmaya çalıştığı bir sistemsizlik çıkarmaktadır, ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş kanunlarında planlama yetkisine ilişkin hükümler yer alması planlamadaki karmaşayı artırmaktadır[1]. Merkezi idareler tarafından hazırlanan planlardan bazıları, gerçekleştirilmesi düşünülen yatırımlar dikkate alınarak yapıldığı için bu planların diğer bölgelerle planlama açısından bütünleşmemesi de ayrıca sorun teşkil etmektedir.

Planlama Yetkisinin Kamu Hizmeti Niteliği

Gerek planlama ve gerekse planlamanın uygulama ayağını teşkil eden ruhsat, denetim gibi yetkiler Anayasa’nın 128. maddesi anlamında asli ve sürekli kamu hizmeti niteliğindedir.

Anayasa Mahkemesi’nin 11.12.1986 tarihli ve E: 1985/11, K: 1986/29 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ister bağlı yetki, ister takdir yetkisi biçiminde kullanılsın “yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni verme” ve “denetleme” görev ve yetkisi idarenin kolluk etkinlikleri içinde yer almakta olup, bu konuda yapılacak denetim de asli ve sürekli bir kamu hizmetidir. Başka bir anlatımla yapı ruhsatı ve buna bağlı olarak yapı kullanma izni vermek, genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmeti olup, idarenin asli ve sürekli görevlerindendir. Anayasa’nın 128. maddesine göre de, belirtilen nitelikteki görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunludur.

Bundan dolayı projelerin onaylanması, ruhsat verme gibi işlemlerin kamu idareleri tarafından yürütülmesi zorunludur. Anayasa Mahkemesi 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun teknoloji geliştirme bölgelerinde projelerin onaylanması, ruhsat verilmesi gibi yetkileri kamu tüzel kişisi niteliğinde olmayan yönetici şirkete veren 4. maddesini bu gerekçelerle Anayasa’nın 128. maddesine aykırı bulmuştur (16.10.2003, E: 2001/383, K: 2003/92).

Bu konuda bir hususun daha açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Anayasamız planlama kararlarının alınmasında bir ayırıma gidilmeksizin sadece “Devlet”ten söz ettiğine göre, bu konudaki yetkiyi merkezi yönetim mi, yoksa yerel yönetimler mi kullanacaklardır? Anayasa’nın 123. maddesinde, “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir” denildiğine göre anayasa koyucu tarafından anılan yetkinin hem merkezi idare, hem de yerel idarelerce ya da birlikte kullanılacağının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

6292 Sayılı Kanununa Göre Belirlenen Proje Alanlarında İmar Planı Yapma Yetkisi

6292 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre 2/B alanlarından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kadastro tutanakları kesinleşen veya güncelleme listeleri tescil edilen alanlarda bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kadastro tutanakları kesinleşecek veya güncelleme listeleri tescil edilecek alanlarda ise kesinleşme ve tescil tarihinden itibaren üç ay içinde, proje alanı belirlemek isteyen 2’nci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen idareler tarafından bu alanın sınırları tespit edilerek, alana ait uydu fotoğrafları, varsa her tür ve ölçekteki plan, parselasyon planı, mülkiyet bilgileri, kadastral paftaları ve hâlihazır haritalarıyla birlikte proje alanı sınırı onaylanmak üzere belediyeler tarafından valilikler aracılığıyla, TOKİ tarafından doğrudan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir. Bu alanlar, adı geçen Bakanlık tarafından talebin intikal tarihinden itibaren otuz gün içerisinde aynen veya değiştirilerek onaylanır ya da reddedilir ve teklif sahibi idareye bildirilir.

Teklif sahibi idare tarafından onay tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde onaylanan proje alanı Maliye Bakanlığına gönderilerek, proje alanı içinde kalan 2/B alanlarındaki taşınmazların devrinin talep edilmesi üzerine, bu taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca uygun görülenler, hak sahipleri ve mevcut hakları da belirtilmek suretiyle emlak vergi değeri üzerinden talep sahibi idareye devredilir. Devir bedeli peşin veya bu Kanunda belirtilen sürelerde taksitle ödenebilir.

Aynı proje alanı için birden fazla teklif olması hâlinde, öncelik sıralaması TOKİ, büyükşehir belediyeleri ve belediyeler olmak üzere değerlendirme yapılır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından proje alanı belirlenmesi hâlinde, öncelik sıralaması yapılmaksızın öncelik Bakanlığındır. Bakanlık tarafından belirlenen ve onaylanan proje alanı içerisinde kalan 2/B alanlarındaki taşınmazlar ise, hak sahipleri ve mevcut hakları da belirtilmek suretiyle ve bu Kanun amaçlarında kullanılmak üzere adı geçen Bakanlığa tahsis edilir ve bu alanlar adı geçen Bakanlık tarafından değerlendirilir. Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların bu Kanunda belirtilen satış ve ödeme koşulları da dikkate alınarak değerlendirilmesine ve bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir.

Proje alanı olarak belirlenen bölgelerdeki her ölçekteki imar planları ve değişiklikleri ile bu planlara dayalı olarak yapılacak imar uygulamaları, parselasyon planları, ifraz ve tevhit işlemleri proje alanı sahibi idare tarafından yapılır ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanır.

Afet Bölgelerinde İmar Planlama Yetkisi

Öncelikle afet bölgelerinin nasıl belirlendiğini izah edelim. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirler ve Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanunun 2. maddesine göre; su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır. Bu şekilde tespit edilen sınırlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan edilir.

Çeşitli kanunlar, bu şekilde tesis edilen afet bölgelerinde planlama yetkisini Çevre ve Şehircilik Bakanlığına vermektedir. Örneğin İmar Kanunu’nun 9. maddesine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gerekli görülen hallerde, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re’sen onaylamaya yetkilidir.

Ayrıca 7269 sayılı Kanun’a göre afet dolayısıyla hasara uğramış şehir ve kasabaların imar planı mevcutsa ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca da değiştirilmesine gerek görülmüyorsa inşaata genel hükümler çerçevesinde müsaade edilir. Mevcut imar planının kısmen değiştirilmesi gerekli görülen yerlerde bu değişiklik planları Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 5 ay içinde yaptırılır. İmar planı olmayan veya tamamen değiştirilmesi gereken yerlerde halihazır harita ve imar planı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca öncelikle yapılır veya yaptırılır. Bu planlar yapılıncaya kadar gelecekteki planlara göre esaslı inşaat yaptırılmasına Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca izin verilebilir.

7269 sayılı Kanun’un aksine 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, afete uğramış bölgelerde planlama yetkisini Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına vermektedir. 5902 sayılı Kanun’un 10. maddesi “Afete uğramış yerlerin imar, plan, proje işlemleri ile bu alandaki hukuki işlemlerin yürütülmesinde kamu kurum ve kuruluşları ile koordinasyonu sağlamak, yapılan işlemleri denetleme”yi İyileştirme Dairesi Başkanlığı’nın görevleri arasında saymaktadır. Keza Kanun’un 12. maddesi depremde zarara uğraması muhtemel yerler ile zarara uğramış yerlerin imar, plan ve proje işlemlerinin Deprem Dairesi Başkanlığı tarafından yürütüleceğini hüküm altına almıştır.

7269 sayılı Kanunun yanı sıra bazı özel Kanunlarla Çevre ve Şehircilik Bakanlığına afet bölgelerinde planlama yetkisi verildiği görülmektedir. Örneğin 4123 sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanuna 29.05.2003 tarihli ve 4864 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen geçici madde hükmüne göre; 27.01.2003 tarihinde Tunceli-Pülümür ve çevresinde, 10.04.2003 tarihinde İzmir-Urla, Seferihisar ve çevresinde ve 01.05.2003 tarihinde Bingöl ve çevresinde meydana gelen depremlerde meydana gelen zararların tazmin edilebilmesi amacı ile temin edilecek araziler üzerinde imar mevzuatındaki kısıtlamalara bağlı kalmaksızın harita, her türlü imar ve parselasyon planları Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılır veya yaptırılır ve onanır. Benzer şekilde Denizli-Buldan ve Çevresinde, Hakkari’de, Bingöl-Karlıova ve Çevresi ile Erzurum-Çat’da Meydana Gelen Deprem Afetlerine ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 5327 sayılı Kanun ile afetzedelere konut, işyeri ve her türlü alt yapı ve sosyal donatı yapılmak üzere temin edilen arazi üzerinde plan yapma yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmiştir. Kanunun 2. maddesine göre bu araziler üzerinde imar mevzuatındaki kısıtlamalara bağlı kalmaksızın harita, her türlü imar ve parselasyon planları Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılır veya yaptırılır ve onanır.

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Kapsamında Kalan Alanlarda Planlama Yetkisi

Bu konuda şu yazımıza bakınız: Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Kapsamında Kalan Alanlarda Planlama Yetkisi

GAP Projesi Kapsamında Kalan Yerlerde Planlama Yetkisi

388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma (GAP) İdaresi; Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamına giren yörelerin (Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Batman ve Kilis) süratle kalkındırılması, yatırımların gerçekleştirilmesi için plan, alt yapı, ruhsat, konut, sanayi, maden, tarım, enerji, ulaştırma ve diğer hizmetleri yapmak veya yaptırmak, yöre halkının eğitim düzeyini yükseltmek için gerekli tedbiri almak veya aldırmak, kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonu sağlamak üzere kurulmuş Başbakanlığa bağlı tüzel kişiliğe sahip bir kamu idaresidir. İdare sürekli değildir. KHK’ye göre GAP İdaresi (06.11.1989 tarihinden itibaren) 23 yıl sürelidir.

388 sayılı Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2/f maddesi ile nazım ve uygulama imar planlarını yapmak, Teşkilatın görevleri arasında sayılmıştır.

Danıştay kararlarına göre GAP Kalkınma İdaresinin planlamaya ilişkin yetkileri, 388 sayılı KHK’nın 2. maddesinde kalan illerin GAP kapsamında kalan kısımlarında GAP ile doğrudan ilgili konularda kullanılabilir. Bunun dışındaki konularda genel yetki hükümleri geçerlidir.

GAP idaresi kanun hükmünde kararname ile verilen planlamaya ilişkin yetkilerini ancak aynı kararnamede belirtilen illerde GAP ile doğrudan ilgili konularda kullanabilir.

Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatının Kuruluş ve Görevleri Hakkında 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinde; bu kanun hükmünde kararnamenin amacının, Güneydoğu Anadolu Projesi Kapsamına giren yörelerin süratle kalkındırılması, yatırımların gerçekleştirilmesi için plan, alt yapı, ruhsat, konut, sanayi, maden, tarım, enerji, ulaştırma ve diğer hizmetleri yapmak veya yaptırmak, yöre halkının eğitim düzeyini yükseltmek için gerekli tedbiri almak veya aldırtmak, kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonu sağlamak olduğu, GAP Bölge Kalkınma İdaresinin Görevleri başlığını taşıyan 2. maddesinin (F) fıkrasında ise nazım ve uygulama imar planları ile revizyonlarının tamamını veya bir kısmını plan değişikliği dahil ada ve parsel bazına kadar yapmak veya yaptırmak hükmünün yer aldığı, yine aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde, GAP İdaresinin görev alanına giren konularda 1580 sayılı Belediye Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu ile diğer kanunların ilgili idarelere verdikleri imar ve alt yapıya dair hak ve yetkilerin bu idareye devredilmiş sayılacağı, 4. maddesinde de, Yüksek Kurulun, GAP İdaresi tarafından hazırlanacak her türlü plan, proje ve programları inceleyerek karara bağlayacağı hükmü yer almıştır.

Yukarıdaki hükümlerin, birlikte incelenmesinden, GAP idaresinin 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile verilen planlamaya ilişkin yetkilerini ancak 2. maddenin (a) bendinde belirtilen illerin söz konusu proje kapsamında kalan bölümlerinde, yani Güneydoğu Anadolu Projesi ile doğrudan ilgili konularda kullanabileceği, bu proje kapsamındaki konularla ilgili plan ve projelerin GAP idaresince yapılacağı, bunların yüksek kurulun incelemesinden geçeceği ve GAP idaresince hazırlanmış plan ve proje içine giren alanlarda yapılacak plan değişikliklerini yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya GAP idaresinin yetkili olduğu sonucuna varılmaktadır.

Aynı yönde Danıştay 6. Dairesi, 15.03.1995, E:1994/3603, K:1995/1052

Boğaziçi Alanında İmar Planı Yetkisi ve Planlama Esasları

Boğaziçi Kanunu, Boğaziçi kıyı ve sahil şeridi, öngörünüm, geri görünüm ve etkilenme bölgesinden oluşan ve sınırları 22.07.1983 onay tarihli nazım planında gösterilen Boğaziçi alanında imar uygulamalarını düzenlemek ve kanunla verilen diğer görevleri yapmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi dışında bir örgütlenme öngörmüştür. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Boğaziçi Alanında İmar Planı Yetkisi ve Planlama Esasları

Haydarpaşa Limanında Planlama Yetkisi

5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 5. maddesine göre mülkiyeti Hazineye ait İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Selimiye ve İhsaniye Mahallelerinde bulunan ve Haydarpaşa Limanı olarak kullanılan taşınmazları, üzerindeki muhdesatı ile birlikte ödenmiş sermayesine ilave edilmek üzere, Ulaştırma Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devretmeye Maliye Bakanı yetkilidir.

Bu taşınmazlarla ilgili olarak imar mevzuatındaki kısıtlamalar ile plan ve parselasyon işlemlerindeki askı, ilan ve itirazlara dair sürelere ilişkin hükümlere tabi olmaksızın, her ölçekteki imar planını yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye, resen onaylamaya ve her türlü ruhsatı vermeye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilidir.

Plan hazırlama ve onaylama işlemleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığının uygun görülen birimince, ruhsat ve plan uygulama işlemleri ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı il teşkilatınca yerine getirilir. Kesinleşen planlar ilgili belediyelere tebliğ edilir. Bu planların uygulanması zorunludur.

Patlayıcı Madde Üretmek/İşlemek Üzere Kurulacak Tesislerde Planlama Yetkisi

6551 sayılı Barut ve Patlayıcı Maddelerle Silah ve Teferruatı ve Av Malzemesinin İnhisardan Çıkarılması Hakkında Kanun ile her nevi av ve taş barutları, lağım patlatmakta kullanılan her nevi patlayıcı maddelerle bunların fitil, kapsül, ateşleme aletleri gibi bütün ateşleme ferileri, her nevi nişan tüfek ve tabancaları fişekleri ve bunların parçaları ve tazyik edilmiş hava ile işleyen silahlar ve bunların fişekleri veya parçaları, her nevi şenlik fişekleri, maytap ve benzerleri ve doluya karşı kullanılan havai fişekler, dolu veya boş av fişekleri ile bunların hazırlanmasında kullanılan tapa, kapsül gibi av malzemesi, av saçması ve kurşunları, yivli av tüfekleri ve fişekleri ve bunların parçaları ve potas güherçilesinin bu Kanun hükümleri dahilinde, rovelver ve tabancalarla fişekleri ve bunların parçalarının 6136 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak üzere imal, ithal ve satışı serbest bırakılmıştır.

Tekel dışı bırakılan bu maddelerin tabi olacağı usuller Kanunun 2. maddesine dayanılarak İçişleri, Milli Savunma, Maliye, (o tarihteki) Gümrük ve İnhisarlar ve İşletmeler Bakanlıkları tarafından hazırlanan bir tüzük ile düzenlenmiştir.

Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemesi ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Tüzüğün (Resmi Gazete T/S: 29.09.1987/19589) 5. maddesine göre patlayıcı madde üretmek ve işlemek üzere açılacak işyerlerinin mevzi imar planları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanacaktır.

Gelibolu Tarihi Yarımadası Milli Parkında Planlama Yetkisi

1915 yılında Çanakkale kara ve deniz savaşlarının yaşandığı Gelibolu Yarımadası, 4533 sayılı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanunu ile özel bir statüye kavuşturulmuştur. Ayrıca, Kanunun uygulanmasını göstermek amacı ile Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkındaki Yapıların Denetimi ve Yıkılması ile İzin ve İrtifak Hakkı Uygulamaları Yönetmeliği yayımlanmıştı. Kanun ve Yönetmelik hükümleri milli park alanında hem milli park gelişme planının, hem de bu plana uygun olarak uygulama imar planlarının hazırlanması ile ilgili hükümler ihtiva etmekteydi. Fakat 4533 sayılı Kanun ve bu Kanun’un ihdas ettiği Gelibolu Tarihi Yarımadası Milli Parkı, 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.

6546 sayılı Kanun, bu alanda Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanını ihdas etmiş ve bu alanda ve bu alanın bulunduğu Eceabat İlçesinde planlama ile ilgili hükümler ihtiva etmiştir. Kanun’un 3. maddesine göre;

a) Tarihi Alanın her tür ve ölçekte planlarının hazırlanması, yenilenmesi ve değiştirilmesi işlemleri Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından yürütülür ve Kültür ve Turizm Bakanlığının onayı ile yürürlüğe girer.

b) İmar mevzuatına göre, Eceabat’ın belediye sınırları ile mücavir alanlara ilişkin imar planının hazırlanması ve revizyonu, 6546 sayılı Kanun ve tarihi alan planına aykırı olmamak üzere Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının uygun görüşü alınarak yapılır.

f) Köy yerleşim alanlarının imar planları, tarihi alan planı esas alınmak kaydıyla imar mevzuatına göre, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının uygun görüşü alınarak yapılır.

Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında Kalan Alanlarda Planlama Yetkisi

5104 sayılı Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kanununun 4. maddesine göre; proje alan sınırları içinde kalan bölgede ilgili mevzuatına göre ilçe belediyeleri ve diğer kamu kuruluşlarına ait olan, her ölçek ve nitelikteki imar planları, parselasyon planlarına dair yetkiler Ankara Büyükşehir Belediyesine aittir. Proje alanı içinde her ölçekteki imar planları bu Belediyece yapılır, yaptırılır ve onanır.

Bu alanlarda planlama ilişkin detaylar, Kanunun uygulanmasını göstermek amacı ile çıkarılan Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Yönetmeliğinin 23. maddesinde açıklanmıştır.

Madde hükmüne göre; ilgili mevzuata göre proje alanı içinde olup ilçe belediyeleri, belde belediyeleri ve kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan her ölçek ve nitelikteki imar planları, parselasyon planları, etaplama ve benzeri imar uygulamalarına dair izin ve yetkiler ile proje onayı, yapı izni, yapı kullanma izni ve inşaata dair benzeri izin ve yetkiler Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılır.

Organize Sanayi, Endüstri ve Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Planlama Yetkisi

Bu konuda şu yazımıza bakınız: Organize Sanayi, Endüstri ve Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Planlama Yetkisi

Türk Silahlı Kuvvetlerine Ait Savunma ve Eğitim Amaçlı Alanlarda Planlama Yetkisi

3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinin 2. fıkrasında “Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat, eğitim ve savunma amaçlı yapılar için, bu Kanun hükümlerinden hangisinin ne şekilde uygulanacağı Milli Savunma Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir” hükmü yer almaktaydı.

Bu taşınmazlarla ilgili olarak Milli Savunma Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan 16.12.1985 tarihli Genelgenin 3. maddesinde, imar planları onaylanırken Milli Savunma Bakanlığının görüşünün alınmasına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Genelgeye göre Milli Savunma Bakanlığınca tahsisli ve tahsissiz olarak kullanılan yerlerde ve çevresinde yapılacak imar planları ve değişikliklerinin Genelkurmay Başkanlığı görüşü alınmak üzere, Milli Savunma Bakanlığına bildirilmeden onanmaması gerekmektedir.

Danıştay da Milli Savunma Bakanlığına tahsisli taşınmazlarla ilgili olarak yapılacak plan değişikliklerinde Milli Savunma Bakanlığının görüşünün alınmamış olmasını hukuka aykırı bulmuştur. Bu nedenle, gerek Milli Savunma Bakanlığına tahsisli bulunan ve gerekse bu Bakanlık tarafından tahsissiz olarak kullanılan taşınmazlarla ilgili olarak yapılacak planlarda ve plan değişikliklerinde bu Bakanlığın görüşünün alınması gerekir.

Bu hükmün uygulanmasını göstermek amacı ile 04.06.2008 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında protokol düzenlenmiştir.

Söz konusu Protokol hükümleri, Türk Silahlı kuvvetlerine ait harekat, eğitim, savunma amaçlı yapılar, yurt savunması bakımından önem taşıyan askeri tesis ve bölgeler, kışla, karakol, ordugah, askerlik şubesi, cephanelik, yer altı ve yer üstü depolar, er pavyonu, askeri hastane, dispanser gibi hizmet binaları, özel ve yerel eğitim merkezi, konferans salonu, dershane, spor salonu gibi eğitime yönelik askeri bina ve tesisler, harekat alan iskan tesisi gibi askeri personelin topluca iskan edildiği bina ve mahaller, askeri hava alanları, askeri deniz tesisleri, askeri muhabereye yönelik bina ve tesisler ile askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde uygulanacaktır.

Protokol hükümlerine göre yukarıda sayılan alanlarda özel kanunların planlamaya ilişkin hükümleri uygulanmayacaktır. Bu alanlarda Genelkurmay Başkanlığının olumlu görüşü doğrultusunda Milli Savunma Bakanlığı tarafından İmar Kanunu ve uygulama yönetmeliklerine uygun biçimde hazırlanacak ya da hazırlattırılacak nazım ve uygulama imar planları ve bu planların değişiklik ve revizyonları İmar Kanununun 9. maddesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından resen onaylanacaktır.

3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinin 2. fıkrası, 31.10.2016 tarihli ve 678 sayılı KHK ile “Türk Silahlı Kuvvetlerine, Sahil Güvenlik Komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait harekat, eğitim ve savunma amaçlı yapılar için bu Kanun hükümlerinden hangisinin ne şekilde uygulanacağı Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgeleri ile Turizm Alan ve Merkezlerinde Planlama Yetkisi

Bu konuda şu yazımıza bakınız: Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgeleri ile Turizm Alan ve Merkezlerinde Planlama Yetkisi

Milli Parklarda Planlama Yetkisi

2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, Çevre ve Orman Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla milli park olarak belirlenen alanlarda milli park gelişme planı ve bu plana uygun olarak uygulama imar planları hazırlanmasını öngörmektedir.

Uzun devreli gelişme planı; Uzun Devreli Gelişme Planı ve Yönetim Planı Danışmanlık Hizmet Alımı İşine Ait Genel Teknik Şartnamede; “Ekolojik planlama yaklaşımı ile özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, milli park ve tabiat parkı statüsündeki alanların korunması, kaynak değerlerinin devamlılığının sağlanması, geliştirilmesi, yönetimi ve tanıtılması ile ilgili planlama esaslarını, bu planda öngörülen koruma ve gelişim bölgelerinde her türlü yerleşme ve diğer arazi kullanım kararları ve yerleşim birimlerinin gelişme alanları için yapılacak her ölçekteki uygulama imar planları ile uygulama projeleri ve uygulama programlarına esas oluşturan, bunlara ilişkin karar ve hükümleri belirleyen, bilimsel raporuyla bir bütün olan ve Çevre ve Orman Bakanlığınca onaylanan 1/25.000 veya alanın büyüklüğüne göre gerektiğinde daha alt ölçekli fiziki plan” olarak tanımlanmıştır.

Milli park gelişme planı, milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde bulundurularak koruma ve kullanım amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş geliştirme ve işletmelerini kapsayacak şekilde ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla hazırlanıp Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından onaylanır.

Milli Parklar Kanununun 4. maddesine göre Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur.

Gelişme planı uyarınca iskan ve yapılaşmaya konu olacak yerler için, imar mevzuatına göre imar uygulama planları, milli park gelişme planı hüküm ve kararlarına uygun olarak hazırlanır veya hazırlattırılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile yürürlüğe konulur.

2873 sayılı Kanun kapsamına giren yerlerdeki turizm bölge, alan ve merkezlerinde, turizm yatırımlarına ilişkin plan kararları Çevre ve Şehircilik ile Orman ve Su İşleri Bakanlıklarının görüşü alınarak sonuçlandırılır.

Uyarı: Kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgesi olarak belirlenmiş milli parklarda planlama yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığındadır. Milli Parklar Kanunu kapsamına giren yerlerin aynı zamanda kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgesi olarak belirlenmesi halinde planlama yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir. Ancak buna ilişkin planlamalarda, Orman ve Su İşleri Bakanlığının görüşünün alınması zorunludur.

Kamu Hizmetleri ile Kamu Yatırımları İçin Gerekli Alanlarda Planlama Yetkisi

Bu konuda şu yazımıza bakınız: Kamu Hizmetleri ile Kamu Yatırımları İçin Gerekli Alanlarda Planlama Yetkisi

Gecekondu Kanunu’na Tabi Alanlarda Planlama Yetkisi

Bu konuda şu yazımıza bakınız: Gecekondu Kanunu’na Tabi Alanlarda Planlama Yetkisi

Özelleştirme Kapsamında Kalan Taşınmazlarda Planlama Yetkisi

Toplu Konut Alanları Nasıl Belirlenir? Toplu Konut Alanlarında Planlama Yetkisi?

Kentsel Dönüşüm Alanlarında Planlama Yetkisi

Kıyılarda ve Sahil Şeritlerinde Planlama Yetkisi

[1]     Altıntaş, Yusuf (2007) İmar Planlarında Yetki Kuralları ve Danıştay Kararları Örneğinde; Planlamada Karşılaşılan Yetki Sorunları ile Çözüm Yolları, s: 110

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.