1. Ana Sayfa
  2. Gayrimenkul Makaleleri

Hazine Arazilerinin İşgalcilerine Satışı – 2021


1) Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin İşgalcilerine Satışı

5 Aralık 2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4706 sayılı Kanun’un 4. maddesine eklenen 12. fıkra ile Hazine’ye ait tarım arazilerinin satışı düzenlendi.

Buna göre 26/4/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazileri, 30/3/2014 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan ve kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarına satılabilecek.

Bu maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak da 31.12.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği daha önceden yapılan kanuni düzenlemenin detayları açıklanmıştır.

İşte bu iki düzenlemeye göre belediye ve mücavir alan sınırları içindeki Hazine’ye ait tarım arazilerinin satışıyla ilgili olarak merak edilen her şeyi derledik… Bu kapsamda belediye sınırları içindeki hazineye tarım arazilerinin satışında son durum, hazine arazilerinin satışı nasıl yapılır, hazine arazilerinin satışı ne zaman yapılacak, hazine arazilerinin satışı uzatıldı mı gibi sorulara cevap vereceğiz. Yazımızda hazineye ait tarım arazileri doğrudan satış başvuru dilekçesi de yer almaktadır. 

2) Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satışında “Hazine Taşınmazı” Ne Demek?

4706 sayılı Kanun‘un 4. maddesinin 12. fıkrası ve 382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği kapsamında Hazine’ye ait tarım arazileri satılabilmektedir. Tarım arazisi niteliğinde olması ve fiilen tarımsal amaçla kullanılması koşuluyla tapudaki vasıflarına bakılmaksızın (taşlık, kayalık, çalılık gibi) Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar tarım arazisi olarak satılabilir. Bununla birlikte bazı durumlarda Hazine adına tescilli parselin tapu sicilindeki vasfının 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan yerlerden (örneğin mera, çayır vb.) gibi olduğu görülmektedir. Bunların satışı yapılmadan önce 4342 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığını belirleme açısından Mera Komisyonlarından görüş alınması uygun olacaktır. 

Taşınmazın tapuda Hazine adına tescilli olması zorunlu değildir. İmar ve ihya edilerek tarım arazisi niteliği kazandırılan ve fiilen tarımsal amaçla kullanılan taşlık, kayalık, çalılık gibi tescil harici Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler de ilgili mevzuatı uyarınca tescil edildikten sonra bu kapsamda satılabilir. Tebliğe göre Hazineye ait tarım arazilerinden henüz kadastrosu yapılmayan yerler kadastrosu yapıldıktan, tescil harici olanlar ile kadastro gören yerlerden iken tescil harici bırakılan yerler tapuda Hazine adına tescil edildikten sonra bu Tebliğ kapsamında değerlendirilir.

Ayrıca, Hazine veya şahıslar tarafından açılan davalar sonucunda 30/3/2014 tarihinden sonra Hazine adına tescil edilen taşınmazlar da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Dikkat etmek gerekir ki; 30/3/2014 tarihinden sonra tescil edilen Hazine parsellerinde, kullanım şartı, parselin tescilsiz olduğu dönem de dikkate alınarak değerlendirilir. Yani 30/3/2014 tarihinden sonra Hazine adına tescil edilen parsellerin de tescilsiz olduğu 30/3/2014 tarihinde kullanılıyor olması gerekmektedir.

4342 sayılı Mera Kanunu’na göre meraların tahsis amacı değiştirilip tapuda Hazine adına tescil edilmediği sürece satışı mümkün değildir. Meraların tahsis amacı değişikliğinin hangi hallerde yapılabileceği ise aynı Kanun’un 14. maddesinde sayılmıştır. Tarım arazisi olarak kullanmak, bunlar arasında yer almamaktadır. Bu nedenle, verilen bilgiler ışığında, kamu orta malları sicilinde kayıtlı olan ve tarım arazisi olarak kullanılan meraların satışı mümkün görünmemektedir.

3) Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Başvurusu Nereye Yapılır?

Hazineye ait tarım arazilerini satın almak isteyenlerin, başvuru süresi içerisinde bu taşınmazları doğrudan satın almak için ilçelerde kaymakamlık bünyesindeki milli emlak şefliklerine (eğer ilçede Milli Emlak Müdürlüğü var ise Müdürlüğe), illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü bünyesindeki Milli Emlak Müdürlüklerine (Milli Emlak Dairesi Başkanlığı olan illerde Daire Başkanlığına) başvurmaları gerekmektedir.

4) Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satışında Başvuruda İstenilen Belgeler?

Başvuru sahiplerinden başvuru sırasında; a) Satın alma talebini içeren örneği Tebliğ ekinde (Ek-1) yer alan dilekçe, b) T.C. kimlik numarası beyanı, c) Varsa ecrimisil ihbarnamesi ve/veya ecrimisilin ödendiğine ilişkin belge örneği, ç) Varsa satın alma önceliği olan hak sahiplerinden alınan noter onaylı muvafakatname, d) Tüzel kişiler için ayrıca, taşınmazın tasarrufuna yetkili olduğunu ve temsilcisini gösterir yetki belgesi ile imza sirküleri, istenir.

BAŞVURU SAHİBİNİN Adı Soyadı/Unvanı
T.C. Kimlik Numarası/ Vergi Kimlik Numarası
Uyruğu
Tebligat Adresi
Telefon Numarası (Cep Telefonu)
Varsa Kanuni Temsilcinin Adı, Soyadı/Unvanı ile Adresi
Durumu Paydaş Kiracı Kullanıcı
Kiracı ise kira başlangıç tarihi
Kullanıcı ise kullanım başlangıç tarihi
Paydaş ise maliki olduğu pay miktarı (pay/m2)
T A Ş I N M A Z I N Tapu Bilgileri
İli
İlçesi
Mahalle/Köyü
Mevkii/Yöresi
Ada Numarası Parsel Numarası
Yüzölçümü (m²) Kullanılan/Talep Edilen Yüzölçümü (m²)
Başvuru Sahibinin Belirtmek İstediği Diğer Hususlar
Yukarıda belirttiğim taşınmazı 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onikinci fıkrası kapsamında satın almak istiyorum. İmza: Tarih:

EKLER: 1-TC kimlik numarası beyanı, 2-Varsa ecrimisil ihbarnamesi ve/veya ecrimisilin ödendiğine ilişkin belge örneği, 3-Varsa satın alma önceliği olan hak sahiplerinden alınan noter onaylı muvafakatname, 4-Tüzel kişiler için ayrıca, taşınmazın tasarrufuna yetkili olduğunu ve temsilcisini gösterir yetki belgesi ile imza sirküleri,

5) Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satışında Başvuru Süresi

Kanun başvuru süresini, “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl” olarak düzenlemişti. 4706 sayılı Kanunun Hazineye ait tarım arazilerini satışını düzenleyen 4 üncü maddesinin oni kinci fıkrası,  5/12/2017 tarihinde yürürlüğe girmişti. Dolayısıyla başvuru süresi 5/12/2017 tarihinden itibaren bir yıldır.

Fakat 7181 sayılı Kanunla, bu maddede yapılan değişiklikle başvuru süresi, 31.12.2019 olarak yeniden belirlenmiştir. Dolayısıyla belediye ve mücavir alan sınırları içindeki tarım arazilerinin satışında başvuru süresi 31.12.2019 dur.

6) Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satışında Kimler Hak Sahibi Sayılıyor?

Hazineye ait tarım arazilerini en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan ve kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarından; bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde bu arazileri doğrudan satın almak için başvuruda bulunan ve tespit ve tebliğ edilen rayiç bedeli itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu fıkraya göre hak sahibi sayılır. Bu konu şu yazımızda irdelenmiştir: Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satışında Kimler Hak Sahibi Sayılıyor? Hak Sahipliği Devredilebilir mi? Akdi Halefiyet Var mı? 

7) Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinde Satış Şartları

Kanun ve buna ilişkin tebliğler Hazine tarım arazilerinin satılını belirli koşullara bağlamıştır. Buna göre; belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazileri, 30/3/2014 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan ve kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarına satılabilmektedir. 

4706 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 12. fıkrasına göre satılacak taşınmazların; 26.4.2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alması, imar planı bulunmaması veya imar planında tarımsal amaca ayrılmış olması, tarımsal amaçla kullanılıyor olması gerekir. Keza 6292 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte geçerli olan belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yerler, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olmakla birlikte kamu kurum ve kuruluşlarının hazırladıkları planlarda tarım dışı kullanıma ayrılmış alanlar satılamaz. Buna göre 355 ve 382 sayılı Tebliğe göre yapılacak satışlarda taşınmazlara ilişkin şartlar şunlardır.

(7-1) Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde/Dışında Olma

4706 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 12. fıkrasına göre satılacak taşınmazların 26/4/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alması gerekir.

6292 sayılı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alması gerekir. Ayrıca, 26.4.2012 tarihinden sonra belediye ve mücavir alan sınırları dışına çıkarılan yerler de bu maddeye göre değerlendirilir. 355 sayılı Tebliğe göre Hazineye ait tarım arazilerinin satışında, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle geçerli olan belediye ve mücavir alan sınırları esas alınacağından; bu araziler daha sonra belediye ve mücavir alan sınırları içine alınmış olsa dahi yapılan başvurular değerlendirilerek satış işlemleri sonuçlandırılır.

(7-2) Tarımsal Amaçla Kullanılma Şartı

 Bu kapsamda satılacak tarım arazilerinin tarımsal amaçla kullanılıyor olması gerekir. Tarım arazisi; toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup, hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazileridir. Tarımsal amaçlı yapı ise; toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı, mandıra, ağıl, kümes, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesislerdir.

4706 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 12. fıkrasına ve 382 sayılı Tebliğe göre, tarımsal amaçlı yapılar ile esaslı unsuru tarımsal faaliyet olması koşuluyla üzerinde sürekli ikamet amacıyla konut bulunan tarım arazileri de bu fıkra kapsamında değerlendirilir. Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde bulunan konut amaçlı yapılar, kısmen işyeri olarak kullanılması halinde de bu kapsamda değerlendirilir.

355 sayılı Tebliğe göre, tarım arazisi niteliğinde olması ve fiilen tarımsal amaçla kullanılması koşuluyla tapudaki vasıflarına bakılmaksızın Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile imar ve ihya edilerek tarım arazisi niteliği kazandırılan ve fiilen tarımsal amaçla kullanılan taşlık, kayalık, çalılık gibi tescil harici DHTA yerler bu Genel Tebliğ kapsamında değerlendirilir. Ayrıca, esaslı unsuru tarımsal faaliyet olmakla birlikte sürekli ikamet amaçlı olmayan ve tarımsal üretimi destekleyici nitelikteki yapıların (bağ evi vb.) bulunduğu taşınmazlar da satışa konu edilir.

(7-3) İmar Planı Bulunmaması veya İmar Planında Tarımsal Amaca Ayrılmış Olması

Gerek 355 sayılı ve gerekse 382 sayılı Tebliğe göre, imar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerinin satışı mümkündür. Burada dikkate alınacak planlar imar planlarıdır. 382 sayılı Tebliğe göre, ölçeğine bakılmaksızın nazım imar planları ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planıdır.

(7-4) 2/B Vasfında Olmama

6292 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre 2/B alanlarında kalan tarım arazilerinin satışında bu madde hükümleri uygulanmaz. Her ne kadar bu yönde bir şart 382 sayılı Tebliğde yer almamışsa da bu kapsamda yapılacak satışlarda da uygulanması gerekir.

(7-5) Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satışında Satılabilecek ve Satılamayacak Taşınmazlar

Bu konuda şu yazımıza bakınız: Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satışında Satılabilecek ve Satılamayacak Taşınmazlar

Hangi İllerde Hazine Arazileri Satılacak?

Hazine’ye ait tarım arazilerinin işgalcilerine satışına başlanması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından satışa izin verilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla hangi illerde hazine arazileri satılacak sorusuna, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından satışa izin verilen illerde satışa başlanacaktır şeklinde cevap vermek mümkündür.

8) Hazine’ye Ait Tarım Arazileri Satış Bedeli

6292 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 4. fıkrası belediye ve mücavir alan sınırları dışındaki tarım arazilerinin satış bedelini düzenlemektedir. Bu hükme göre, “bu madde kapsamında doğrudan hak sahiplerine satılacak Hazineye ait tarım arazilerinin satış bedeli, 6. maddenin dördüncü fıkrasının dördüncü cümlesinde belirtilen şekilde kullanılanlar için rayiç bedelin yüzde ellisidir, bu şekilde satılan tarım arazilerinin sonradan farklı amaçla kullanılması hâlinde aynı cümlede belirtilen şekilde işlem yapılır. Bu tarım arazilerinin satışında da, bu Kanunda belirtilen satış ve ödeme şartları uygulanır.”  Bu konuda şu yazılarımıza bakabilirsiniz: Hazineye Ait Tarım Arazileri Hangi Bedelden Satılacak? İndirim ve Taksitle Ödeme Var mı?

9) Satış Bedelinin Ödenmesi

Bu konuda şu yazılarımıza bakabilirsiniz: Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satış Bedeli Nasıl Ödenecek? Taksitle Ödeme Var mı?

10) Alıcı Adına Tescil

İdarece; hak sahibinin satın aldığı taşınmaza ilişkin bilgiler ile T.C. kimlik numarası, nüfus bilgileri, fotoğrafı ve imzasını içerecek şekilde düzenlenen bu Genel Tebliğin ekinde (EK-4) yer alan “Doğrudan Satış Hak Sahipliği Belgesi” düzenlenir ve bu Genel Tebliğ ekinde (EK-5/A) yer alan yazıyla tapu idaresine bildirilir. Devir ve kanuni ipotek tapu siciline resen tescil edilir.

(10-1) Taksitli Satışlarda Alıcı Adına Tescil

Taksitli satışlarda; tahsil edilen bedeller düşüldükten sonra kalan miktarı karşılayacak tutarda kesin ve süresi son taksit tarihini altı ay geçecek şekilde banka teminat mektubu verilmesi veya satışı yapılan taşınmazın üzerinde Türk Medenî Kanunu hükümleri uyarınca Hazine lehine kanuni ipotek tesis edilmesi halinde, taşınmaz, tapuda hak sahibi adına devredilir.

İpotek tesis edilerek devredilen taşınmazlar için bu Genel Tebliğin ekinde (EK-4) yer alan “Doğrudan Satış Hak Sahipliği Belgesi”, kalan taksit tutarını da gösterecek şekilde düzenlenir. Bu taşınmazların üçüncü kişilere satılması halinde borcun kalan tutarından alıcıların sorumlu olacağına yönelik tapu kütüğünde gerekli belirtmenin konulması bu Genel Tebliğ ekinde (EK-5/B) yer alan yazıyla tapu idaresine bildirilir.

(10-2) Satış Bedelinin Banka Kredisiyle Ödenmek İstenmesi ve Alıcı Adına Tescil

Bedelin yetkili kredi kuruluşlarından kredi temin edilerek ödenmek istenilmesi halinde, hak sahibi tarafından ilgili kredi kuruluşu ile yapılan kredi sözleşmesi veya kredi açıldığına dair kredi kuruluşunun resmî yazısı verilir ve kredi kuruluşu tarafından bedel ilgili muhasebe biriminde açılacak emanet hesabına aktarılır. İdarece, bu Genel Tebliğin ekinde (EK-4) yer alan “Doğrudan Satış Hak Sahipliği Belgesi” düzenlenerek tapu müdürlüklerine kredi kuruluşu lehine ipotek tesis edilmesi ve alıcı adına tescil işleminin yapılması hususunda bu Genel Tebliğin ekinde yer alan yazıyla bildirilir. Ferağ ve ipotek tesisi işlemi yapıldıktan sonra emanet hesabında tutulan bedel bütçe hesabına aktarılır.

(10-3) Paylı Satışta Alıcı Adına Tescil

Hazine taşınmazlarının satış işlemleri, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesinde belirtilen sınırlamalara tabi değildir. Bu nedenle Hazineye ait tarım arazileri, yüzölçüm büyüklüklerine bakılmaksızın kısmen ve/veya tamamen satış işlemine konu edilirler. Bu durumda, satış işlemi sonucunda hak sahipleri ile Hazine satışa konu taşınmazlarda paydaş olabilir.

6292 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 6. fıkrasına göre, bu madde kapsamında doğrudan hak sahiplerine satılacak Hazineye ait tarım arazilerinden tek parselde birden fazla hak sahibinin olması ve bu hak sahiplerine satılacak arazinin ifrazı hâlinde yüzölçümünün 5403 sayılı Kanunda belirtilen bölünemez büyüklüğün altına düşmesi hâlinde; bu araziler, 5403 sayılı Kanunda belirtilen bölünemez büyüklüğün altına düşmemek kaydıyla, diğer hak sahiplerinin yazılı olarak muvafakat vermesi durumunda talep eden hak sahiplerine satılabilir. Keza 355 sayılı Tebliğe göre yüzölçümü bölünemez büyüklüğün üzerinde ve birden fazla kullanıcısı olan taşınmazlarda, bölünemez büyüklüğün altına düşecek şekilde ifraz edilmemek şartıyla oranına bakılmaksızın paylı olarak satılabilir. Ancak, taşınmazın bir kısmının satılabilecek taşınmazlardan olmaması durumunda bu taşınmazlar, paylı olarak satış işlemine konu edilemez.

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Hazine’ye Ait Tarım Arazileri Hisseli Olarak Satılabilir mi?

11) Tarım Arazilerinin Satışından Belediyelere/İl Özel İdarelerine ve VGM’ye Pay Verilmemesi

4706 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 13. fıkrasına göre Hazineye ait tarım arazilerinin satışından elde edilen gelirler hakkında 5 inci maddenin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 19. maddesinin 3. fıkrasında ise “Bu Tebliğ kapsamındaki tarım arazilerinin satışından elde edilen gelirlerden, Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında belediyelere ve il özel idarelerine pay verilmez ayrıca 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre Hazineye ait tarım arazilerinin satışından elde edilen gelirlerden Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında belediyelere ve il özel idarelerine pay verilmeyecektir.

Ayrıca 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında sırasıyla şu hükümler yer almaktadır:

“(2) Bu Kanunun uygulamasından elde edilen gelirlerin yüzde üçünü geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca
belirlenecek miktar, genel bütçe gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin tahsilini takip eden ay sonuna kadar yatırım amacıyla kullanılmak üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü muhasebe birimi hesabına ödenir. Kalan tutarın yüzde doksanını geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen orana karşılık gelen bölümü, ilgili yıl genel bütçesinin (B) işaretli cetvelinde özel gelir, kalanı ise gelir olarak öngörülür ve gelir gerçekleşmesine bağlı olarak özel gelir veya gelir kaydedilir.

(3) İlgili yıl genel bütçesinin (B) işaretli cetvelinde özel gelir olarak tahmin edilen söz konusu tutarlar karşılığı, Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı bütçesinde afet riski altındaki alanların dönüştürülmesinde kullanılmak üzere özel ödenek öngörülür. Genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilecek tutarlar karşılığı, nakledilecek orman köylülerine ait taşınmazların kamulaştırılması, 2/A alanlarının ıslah, imar ve ihyası, iskânı, orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi, 2/A ve 2/B alanlarının en az iki katı verimsiz orman alanlarının ıslahı ve yeni orman alanlarının tesisi için kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğü bütçesinde gerekli ödenek öngörülür.

382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği gereğince belediye ve mücavir alan sınırları içindeki tarım arazilerinin satışından Vakıflar Genel Müdürlüğüne pay verilmeyeceği gibi OGM için ödenek de öngörülmeyecektir.

12) 4070 sayılı Kanun Kapsamında Satılan Hazine Taşınmazlarında Konulan Şerhler

4070 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre “Bu Kanuna göre satılan tarım arazileri on yıl süre ile tarım dışı amaçlarla kullanılamaz, bu husus tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılır. Bu süre sonunda tarım dışı amaçla kullanım Tarım ve Köyişleri Bakanlığından alınacak izne tâbidir.” Bu şerhin kaldırılıp kaldırılmayacağı konusunda şu yazımıza bakınız: 4070 sayılı Kanun Kapsamında Satılan Hazine Taşınmazlarında Konulan Şerhler Kaldırılabilir mi?

13) Satılan Tarım Arazilerinin İmar Planında Tarım Dışı Amaca Ayrılması

(13-1) Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde Satılan Tarım Arazilerinin İmar Planında Tarım Dışı Amaca Ayrılması

4706 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 12. fıkrasında “Satılan tarım arazilerinin satış tarihinden itibaren yirmi yıl içerisinde imar planında tarım dışı amaca ayrılması halinde, güncel rayiç bedeli ile satış tarihinden itibaren Yİ-ÜFE (bir önceki yılın aynı ayına göre değişim) oranında artırılarak güncellenen rayiç bedeli arasındaki fark, bu fıkradaki hükümlere göre en son kayıt malikinden tahsil edilir, bu hususta tapu kütüğüne gerekli belirtme yapılır. ” hükmü yer almaktadır.

382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 18. maddesine göre, satılan Hazineye ait tarım arazilerinin tapu kütüğüne “Taşınmaz satış tarihinden itibaren otuz yıl içerisinde 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planında tarım dışı amaca ayrılırsa, taşınmazın güncel satış bedeli ile satış tarihinden itibaren TÜFE (bir önceki yılın aynı ayına göre değişim) oranında artırılarak güncellenen bedel arasındaki fark, 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onikinci fıkrası hükümlerine göre en son kayıt malikinden tahsil edilir. Ayrıca taşınmaz bu süre içerisinde üç yıl aralıksız olarak tarımsal amaçla kullanılmaz ise, satış işlemi iptal edilir, taşınmaz resen Hazine adına tescil edilir ve ödenen bedel faizsiz olarak kayıt malikine iade edilir.” şeklinde belirtme konulur.

Satılan Hazineye ait tarım arazilerinin satış tarihinden itibaren otuz yıl içerisinde 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planında tarım dışı amaca ayrılması halinde, güncel satış bedeli ile satış tarihinden itibaren TÜFE (bir önceki yılın aynı ayına göre değişim) oranında artırılarak güncellenen bedel arasındaki fark, bu Tebliğde belirtilen hükümlere göre peşin veya taksitle en son kayıt malikinden tahsil edileceğinden satışı gerçekleştirilen tarım arazilerinin bulunduğu alandaki imar planı çalışmaları İdarece takip edilir.

Ayrıca, satılan Hazineye ait tarım arazilerinin satış tarihinden itibaren otuz yıl içerisinde nadasa bırakılma süresi hariç aralıksız olarak üç yıl tarımsal amaçla kullanılmaması halinde satış işlemi iptal edilerek, taşınmaz resen Hazine adına tescil edileceğinden ve ödenen bedel faizsiz olarak kayıt malikine iade edileceğinden satışı yapılan taşınmazların bu kapsamda takip ve tespiti İdarece yıllık olarak yapılır. Nadasa bırakılan arazilerde nadas süresi, kullanım süresine dâhil olacak şekilde dikkate alınır. Taşınmazların nadasa bırakılma durumu ve süresine ilişkin gerektiğinde ilgili tarım ve orman müdürlüğünün görüşü alınabilir.

TÜFE oranı uygulanarak güncellenen satış bedeli, satış tarihinden itibaren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranında artırılarak hesaplanacak olup, bu hesaplamada ay kesirleri dikkate alınmaz, yıl kesirlerinde ise kesirsiz ayların ortalaması uygulanır.

Bu taşınmazların satış tarihinden itibaren otuz yıl geçmesi veya belirtilen mali yükümlülüklerin taşınmazın en son kayıt maliki tarafından yerine getirilmesi halinde, tapu kütüğüne konulan belirtmeler İdarece kaldırılır.

(13-2) Belediye ve Mücavir Alan Sınırları Dışında Satılan Tarım Arazilerinin Planda Tarım Dışı Amaçla Kullanılması

355 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğine göre bu şekilde satılan taşınmazın sonradan farklı amaçla kullanılması halinde, taşınmazın satış tarihi itibariyle rayiç bedelinin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanacak bedel esas alınarak aradaki fark kanuni faiziyle birlikte, Devlet İhale Kanununun 75. maddesi uyarınca ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince ecrimisilin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin usullere göre son kayıt malikinden tahsil edilir.

(13-3) Satılan Tarım Arazilerinin Üç Yıl Aralıksız Olarak Tarımsal Amaçla Kullanılmaması

Gerek 355 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ve gerekse 382 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğine göre, satılan tarım arazilerinin satış tarihinden itibaren otuz yıl içerisinde tarım arazilerinin üç yıl aralıksız olarak tarımsal amaçla kullanılmaması hâlinde, satış işlemi iptal edilir, taşınmaz resen Hazine adına tescil edilir ve ödenen bedel faizsiz olarak kayıt malikine iade edilir. Bu hususlarda tapu kütüğüne gerekli belirtme yapılır. Bu taşınmazların satış tarihinden itibaren otuz yıl geçmesi veya belirtilen mali yükümlülüklerin taşınmazın en son kayıt maliki tarafından yerine getirilmesi halinde, tapu kütüğüne konulan belirtmeler İdarece kaldırılır.

7181 sayılı Kanunla, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin onikinci fıkrasına eklenen cümlelerle;

“Satılan tarım arazilerinin satış tarihinden itibaren otuz yıl içerisinde 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planında tarım dışı amaca ayrılması hâlinde, güncel satış bedeli ile satış tarihinden itibaren TÜFE (bir önceki yılın aynı ayına göre değişim) oranında artırılarak güncellenen bedel arasındaki fark, bu fıkradaki hükümlere göre en son kayıt malikinden tahsil edilir.”

“Bu süre içerisinde tarım arazilerinin üç yıl aralıksız olarak tarımsal amaçla kullanılmaması hâlinde, satış işlemi iptal edilir, taşınmaz resen Hazine adına tescil edilir ve ödenen bedel faizsiz olarak kayıt malikine iade edilir. Bu hususlarda tapu kütüğüne gerekli belirtme yapılır.” hükümleri getirilmiştir.

Burada getirilen üç yıllık sürenin tarihi bir temeli vardır. İslam hukukun en önemli uygulamalarından bir tanesi, üç yıl işletilmeyen toprağın malikin elinden alınmasıdır.

İslam hukukunun mülkiyet hakkına getirdiği en önemli kısıtlamalardan bir tanesi belirli bir süre işletilmeyen toprağın özel mülkiyette olsa bile devlet mülkiyetine alınabilmesidir.

Osmanlı hukukunun da benimsediği bu yaklaşıma göre toprağını üç yıl üst üste ekip biçmeyen kişinin mülküne el konulurdu. Toprağın atıl kalmaması ve işletilerek ekonomiye kazandırılması amacını taşıyan bu uygulama, mülkiyet hakkına kamu yararı amacıyla getirilmiş önemli bir sınırlamadır. Ayrıca bugünkü Türk hukukunun ifadeleri ile değerlendirmek gerekirse toprağın ekilmeyip boş bırakılması mülkiyet hakkının kamu yararına aykırı olarak kullanılması anlamına gelmektedir. Çünkü İslami esaslara göre kalkınmanın sağlanabilmesi için toprakların işletilmesi gerekmektedir. Buna aykırı davranışlar ise iktisadi kalkınmaya zarar vereceği için mülkiyet hakkının kamu yararına aykırı olarak kullanılması anlamına gelmektedir.

Üç yıl boyunca işletilmeyen toprakların geri alınması Hz. Ömer zamanında başlamıştır. Nebhani bu konuda şunları rivayet etmektedir (Nebhani, 1999: 206-207): “Bilâl b. el-Haris el-Müzennî, Resulullah’a gelerek ondan bir arazi istedi. Resul de ona geniş, uzun bir arazi verdi. Ömer hilâfete geçince Bilâl’e şöyle dedi: ‘Ey Bilâl, sen Resul’den bir arazi istedin o da sana geniş bir arazi verdi. Bilindiği gibi Allah’ın Resulü kendisinden bir şey istemeye geleni mahrum etmez, verirdi. Şimdi ise sen, elindeki araziyi ekecek güçte değilsin’. Bilâl ‘Evet’ dedi. Ömer ‘O halde gücünün yettiği kadarını al, gücünün yetmediğini bize geri ver de Müslümanlar arasında paylaştıralım’ dedi. Bilâl, ‘Vallahi, Rasul’ün bana verdiği araziden hiç bir şey vermem’ dedi. Ömer, ‘Vallahi vereceksin’ dedi ve işlemediği arazileri Bilâl’in elinden alarak Müslümanlara taksim etti.”

Bu uygulamadan sonra sahabe arasında üç yıl boyunca işletilmeyen toprağın geri alınması gerektiği konusunda icma oluşmuştur (Nebhani, 1999: 207). Üstelik geri alma işlemi sadece ihya edilen araziler ya da devlet tarafından verilen arazilerle sınırlı değildir. Mülk arazinin üç yıl boş kalması durumunda da geri alınması gerekir.

14) 2/B ve Tarım Arazilerinden Ecrimisil Alınır mı?

Bu konuda şu yazımıza bakınız: 6292 sayılı Kanun Kapsamında Başvuru Yapılan 2/B ve Tarım Arazilerinden Ecrimisil Alınır mı?

Hazine Arazilerinin İşgalcilerine Satışı – 2021/Tüm Konular

Yorum Yap

Yorumlar (42)

  1. Helal olsun sana hocam habu millete bu gada cevap

  2. samet tekdemir 2 ay önce

    merhaba iyi günler paydaşı olduğum devlet arazisini satın alabilirmiyim tapuda benim hissem: 3000 metre kare devletin hissesi 7000 metre kare bilgi verirseniz sevinirim.

  3. Bu arada konyadan yazıyorum yan köylerde ekenler ve ikamet edenlerin hepsi aldı

  4. Mrhb ben 35 senedir ecirimislini ödediğim tarlayı doğrudan satın almak için başvurmama rağmen alamadım şimdi ise 2019 da toplulaştırma geldigı için halen ekmekte olduğum yeri tescil ettiremedin muhtardan dolayi onay vermedi bir türlü bunun 4 ay once milli emlak satışa çıkaracaktı ama muhtar tarım il müdürlüne dilekçe verip burayı 3083 kanun kapsamı içine aldırmış ve burayı köyün gençlerine dağıtacakmış burda ben dava açsam kazanırmıyım

  5. Merhabalar
    2009’dan beri ecrimisil bedelini yatırdığımız hazine arazisi için 2018 yılında satın alma başvurusunda bulunduk. Ama henüz bir sonuç çıkmadı. Kontrol ettiğimizde başvurunuz bulunmaktadır diyorlar. Sürecin bu kadar uzaması doğal mıdır? Ve bu arazinin satışı doğrudan bize mi yapılır, yoksa ihaleye yoluyla mı satılır? Teşekkürler.

  6. Hazineye ait tapulu yeri ölmüs dedemden bu zamana kadar ecri misil vergisini vererek biz kullanmaktayiz.Bu yerin kullanicisina direk satisi mümkünmü? Mümkün degilse böyle bir calisma varmi?Basarilar dilerim..

  7. Ahmet aksoy 3 ay önce

    Parsel 4000 m2 2000 metrekaresi belediyenin. 500 m2 sini 3 yapı kayıt belgeli eve bloke etmiş biride bizim. 150 metrekaresi bizim fakat 50 m2 yola gitmiş. Belediye bize ne kadar yer verir. Teşekkürler.

  8. Mahmut topaktaş 4 ay önce

    2004 yılından bu yana ercimisil ödeneyerek ceviz bahçesi yaptığım yer var. 2021 yılının onuncu ayinda 10 yıllık ercimisili bedelini ödedim. Bura ihaleyemi çıkacak yoksa direk babamı şimdiden teşekkürler ederim.

    • Zamanında doğrudan satış için başvurunuz var ise ve diğer şartları karşılıyor iseniz doğrudan size satış yapılabilir. Öyle değil ise ancak ihale ile alabilirsiniz

    • Yunus yilmaz 4 ay önce

      6292 kanuna göre kullandiğimiz ham toprak statüsündeki yeri almak için başvurduk.
      2022 mayıs ayına kadar beklemek gerekirmi acaba başvurular o tarihte bitiyor

  9. Mahmut topaktaş 4 ay önce

    Satış işlemleri başladımı Mersin ilinde şu an satış yok. Başka illerde satış varmı

  10. Suat bey merhaba,imar planı dışı köy hudutları içinde 2003 ten buyana odedigimz ecrimisiller var elimizde bu yeri satın alabilirmiyiz.

  11. Merhabalar, 2018 ocak ayından beri fuzuli işgal ile elimizde bulunan ve ecrimisil bedelini ödediğimiz taşınmazı sebze ve meyve bahçesi olarak kullanmaktayız. Temmuz 2021 tarihli bir evrak ile taşınmazı 15 gün içinde tahliye etmemiz veya kiralama başvurusunda bulunmamız gerektiği tarafımıza iletilmiş. Daha sonra ise Kasım 2021’de yeni bir evrak ile satış işlemlerinin başladığına dair bilgilendirme yapıldı. Ancak sorun şu ki bu iki evrak da tarafımıza usulsüz şekilde tebliğ edildi. Tebligatın usulsüzlüğünü tespit ettirip kiralama yoluna başvurmamız mı daha mantıklı olur , yoksa pratikte daha kolay bir çözümü var mıdır?

    Değerli yorumlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.

    • Tebligat elinize ulaşmışsa ve henüz ihale yapılmamış ise ihaleye katılmanızı tavsiye ederim. Zaten işgalciye tebligat yapılmasını zorunlu kılan bir mevzuat da bulunmamaktadır.

  12. İSMAİL 6 ay önce

    üstat merhaba 6292 sayılı kanunla 2b arazisi aldık, hisseli tapuya kaydımız var. tapuda kirazlık şeklinde geçiyor.Sorum buraya ev yapabilir miyiz.?
    tapuda 2863 e tabi olduğu yazıyor, bu kanundan nasıl çıkılır.

    • 1) Hisseli tapuda ev yapmak için diğerlerinin iznine ihtiyacınız var.

      2) 2863’e tabi ise; a) Doğal sit ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden, b) arkeolojik sit ise Kültür ve Tuzim İl Müdürlüğünden izin almanız gerekir.

  13. MUSTAFA BEKSEL 6 ay önce

    arazimin hemen bitişiğinde 2b arazisi var arazimin daha önceki sahibi burayı kullanmış ama herhangi bir ecrimisil ödememiş ben burayı 1 yıl oldu alalı bu tarz yerlerde öncelik alım hakkı varmı yoksa direk ihaleye girip mi alma hakkımız var teşekkürler

  14. Hazine arazilerinin kiracılarına satışı için yeni düzenleme yapılacak mı ? Önceki tebliğde belirtilen süre şartlarını taşımıyoduk. O sebeple başvurmadık yeni düzenleme olmasını bekliyoruz.

  15. Başkanim size bir konuda danismak istiyorum..Dedemden bu zamana kadar kullandigimiz önce arazimiz icinde hisseli tapu iken 2007 senesindeki kadostro calismalarinda ayrilip hazine yeri tapusu verilen 3 dönümlük kullandigimiz yer var.Kullanicisina direk satis imkani varken bu yeri almak icin dilekce verdim.yerin üzerinde yer tapusu ayrilmadan dedemin köy namina hiba olarak verilen cami oldugu icin yerin satisinin mümkün olmadigini bölünmesi gerektigini söylediler.Kendi imkanlarimla cami nin oldugu yeri ayirttim ama,bundan sonrada tarlanin isgalcisine satilan sürenin bittigini söylediler.Tarlayi 200 300 senedir kullaniyoruz bitisimiz zaten.Geriye dönük olarak bu taralanin kullanicisina direk satisi konusuyla ilgili.Direk satis süresi dolmadan iceri dilekce vermemiz yerin bölünmesiyle ilgili zaman icinde sürenin bitmesi bizim direk satis sansimizin bitmesi demekmi.Bu konuda kisacasi bir sey yapma sansimiz varmi.Yazarsaniz sevinirim.. Basarilar dilerim..

  16. Merhabalar lütfen acil yardıma ihtiyacım var 30 yıllık arazimiz hazinede deden kalma dedem sağ ve 30 yıldır o arazinin vergisini ecrimisilini vs herşeyini ödüyoruz daha önceki sahiplerine tapu gelmiş ama kardeşler kendi aralarinda anlaşamadıkları için tapu iptal olmuş tekrardan tapu almak istiyoruz arazi hazine ve maliye bakanlığında satışı söz konusu tapusunu nasıl alabiliriz oranın

  17. HALİL İBRAHİM KELEŞ 7 ay önce

    merhabalar Suat Bey,
    01-01-2015 yılından beri tamamı hazineye ait bir tarla ecrimisili yatırılarak bugune kadar arazı içerisinde meyve ve ceviz yeriştirmekteyiz. mevcut bulunan arazının satışını talaep edebilirmiyiz veya bu arazının satısını isteyebılmemız için ne yapmamız gerekmektedir. bu konu hakkında yardımlarınızı talep etmekteyim. ilginiz için şimdiden teşekkür ederim.

  18. Sinan Cem 8 ay önce

    Suat bey size bir şey danışmak istiyorum. 1928 yılında dört aile devletin yaptığı açık arttırmada bizim köyü satın almışlar. Daha sonra 1955 yılında çevre köylerden şikayet edenler olmuş. Şikayetlerin gerekçesi bunlar köyü satın alırken 400 dönüm üzerinden satın aldılar ama ekip biçtikleri arazi 400 dönümün çok üstünde şeklinde. Bunun üstüne hazine gelip bunun doğru olup olmadığını kontrol etmiş ve 400 dönümün üstünde kalan yerlere el koymak istemiş. Bu dört aile de el atmanın önlenmesi amacıyla dava açmışlar. Yerel mahkeme ‘1925’teki satışta köyün tamamının satıldığı belirtildiği’ için köylüyü haklı bulmuş ve hazinenin el atmasını önlemiş. Hazine yargıtaya temyiz etmiş. Yargıtay kararı bozmuş. Ama bozma gerekçesi köylü aleyhine değil. Yargıtay diyor ki bu köyün sınırları sabit mi, genişlemeye müsait mi krokisini çizip bir bakın ondan sonra karar verin, köyün arazisi isterse 1000 dönüm olsun sonuçta tamamı satılmış. Dava en son 1972’de hazinenin el atmasının önlenmesiyle bitiyor. Köye 2001 yılında kadastro geliyor. Kadastroda köylülere ait pek çok yer devlet hazinesi olarak kaydedilmiş durumda. Köylüler de diyor ki biz zaten burayı satın aldık, üstüne hazineyle davalık olduk kazandık. Şimdi hazinenin bizim köy arazilerinde nasıl hakkı olur. Benim size sormak istediğim köylü hazineyi birkez daha dava etmek istiyor. Normalde kadastro itiraz süresi geçmiş ama 1925’de satın aldıkları ve 1972’de davayı kazandıkları için dava etme şansları var mıdır? Ya da kazanma ihtimalleri. Teşekkürler

  19. ömer gültekin 8 ay önce

    merheba suat bey ben 2019 işgal tarım arazisi 5 yıl geriye dönük ercimisil yatırdım 2020 yılında satışlarını verecekti devlet kadastro güncellemesi nedeninle tapuları veremediler hala 2021 ekilişten 2 kez men verdi kaymakamlık şu an mahkemeye intikal etti haklıyken haksız duruma düştüm mahkeme ifadeye 27/09/2021 çağırdı ne yapabilirim yardım edersiniz sevinir şimdiden teşekür ederim.

    • Bu şekilde bir tapu verme veya satış söz konusu değil.

      • Suat bey merhaba hazineye ait tarim arazisinin kullaniciya satisi ile ilgili kanundan yararlandik ama milli enlak 4.5 yildir herhangi bi islem yapmadi 5 yil doldugunda islem yapilmadigi icin talebin dusecegini soleyenler var bilgi verebilrmisiniz

      • samet özbek 3 ay önce

        Suat bey Merhaba. Benim bir tarlam mevcut kendi arazime tarımsal amaçlı projeli yapı kullanım izin belgeli depo yaptırdım. Daha sonra bu depo yaptırdığım yer Toplulaştırmadan dolayı araziler kaydığı için Benim depomun olduğu yer Hazine arazisi içinde kaldı. Bende İmar barışından yararlanarak buraya yapı kayıt belgesi aldım. Ve sonra tarafıma satılması için başvuru bulundum. Fakat 4 sene oldu hiç bir gelişme yok. Gidip sorduğumda bakanlıktan bilgi gelmedi deniyor . 5 yıl geçerse her hangi bir sıkıntı olur mu ?

      • Merhaba suat bey 5+3 yıllık geçmişe yönelik eçrimisil yaptırdım bunu yeri satın almak istediğimde sorun çıkarmı başvuda bunu öğrenmek istiyorum teşekkür ederim.

  20. Fatih yüzücü 9 ay önce

    Başkanim size bir konuda danismak istiyorum lütfen bana yardimci olursaniz sevinirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.