Milli Emlak Hangi Taşınmazlardan Ecrimisil Alabilir?

Bu Makalede Neler Var?

Makalemizi paylaşır mısınız?

Hangi Taşınmazlardan Ecrimisil Alınır?

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu‘nun 75. maddesinde ecrimisil alınabilecek taşınmazlar “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallar, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz mallar” ecrimisil alınabilecek taşınmazlar olarak sayılmıştır.

1) Hazine Adına Tescilli Taşınmazlar

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu‘nun 75. maddesinde, ecrimisil alınabilecek taşınmazlar “Devletin özel mülkiyetinde” bulunan taşınmazlar olarak ifade edilmiştir. Hemen belirtelim ki burada “Devlet” ifadesiyle kastedilen dar anlamda devlettir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, genel bütçeye dahil idarelerin (bunların büyük bir kısmı bakanlıklardır) ayrı ayrı tüzel kişiliği olması yerine, tek bir tüzel kişiliği olmasını uygun görmüştür. Bu tüzel kişiliğe, “dar anlamda devlet” veya “Hazine” (tapu sicili açısından Maliye Hazinesi) tüzel kişiliği denir.

Bu açıdan bakıldığında 5018 sayılı Kanun’un dar anlamda devlet tüzel kişiliği (genel bütçeli kuruluşlar) ile diğer kamu tüzel kişileri arasında fark gözettiğini söylemek mümkündür. İdare hukukunda, dar anlamda devlet kelimesi ile kastedilen de budur. Bu anlamda Hazine, genel bütçeye dahil idareler açısından devlet tüzel kişiliğinin adıdır. Bu ayrım, 2709 sayılı 1982 Anayasası ile de uyumludur. Anayasanın bazı maddelerinde (örneğin kamulaştırmayı düzenleyen 46. maddede) “Devlet ve kamu tüzelkişileri” ifadeleri yer almaktadır.

2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinde geçen Devlet kelimesi de dar anlamda devlet tüzel kişiliğini, yani genel bütçeli kuruluşlar açısından Hazine tüzel kişiliğidir. Yani 75. madde Hazine özel mülkiyetinde bulunan taşınmazları kapsar.

Bununa birlikte bir hususu daha açıklamakta fayda var. Her ne kadar 75. maddede “devletin özel mülkiyetinde” bulunan taşınmazlardan bahsedilse de bunu tapu sicilinde Hazine adına tescilli taşınmazlar olarak anlamak daha doğru olacaktır. Çünkü kamu mallarının bazı türleri (daha doğrusu iki türü: ormanlar ve hizmet malları) tapu sicilinde Hazine adına tescil edilmektedir. Zaten Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazları, tapuda Hazine adına tescilli taşınmazlar olarak tanımlamaktadır. Bundan dolayı kamu malı niteliğinde olsun veya olmasın tapuda Hazine adına tescilli taşınmazların işgali halinde ecrimisil alınabilmektedir.

2) Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerler

Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler; devletin, devlet olma vasfı dolayısıyla egemenliği altında bulundurduğu yerlerdir.

Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer kavramının kanun düzeyinde bir tanımı bulunmamaktadır; sadece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 715. maddesinde hangi malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu sayılmıştır. Madde hükmüne göre sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesinin (C) bendinde “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir, istisnalar saklıdır” denilerek Medeni Kanunun 715. maddesindeki ifade tekrarlanmıştır.

3) TOKİ Mülkiyetinde Bulunan Taşınmazlar

7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile TOKİ Başkanlığının mülkiyetinde bulunan taşınmazlardan ecrimisil alınması düzenlenmiştir. Bu Kanun’la, 29/4/1969 tarihli ve 1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 2. maddesine eklenen fıkrayla TOKİ Başkanlığı “Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından satış ve kira sözleşmesine konu edilen taşınmazlar hariç olmak üzere, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının mülkiyetinde bulunan arsa ve arazilerin, gerçek veya tüzel kişilerce işgali halinde; ecrimisil istemeye, ecrimisilin tahsiline ve taşınmazın tahliyesine ilişkin işlemleri uygulamaya veya Milli Emlak Genel Müdürlüğü eliyle uygulatmaya,” yetkili kılınmıştır. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: TOKİ’nin Taşınmazlarından Milli Emlak Ecrimisil Alacak

Yürürlükteki mevzuatımız ecrimisil alınabilecek taşınmazlarla ilgili bazı özel hükümler ihtiva etmektedir. Bazı konular ise Danıştay içtihatları ile şekillenmiştir. Şimdi sırasıyla bunları açıklayalım.

Ecrimisil İşlemlerinde Özel Durumlar

1) Hazinece Kamu İdarelerinden Ecrimisil Alınabilir mi?

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Hazinece Kamu İdarelerinden Ecrimisil Alınabilir mi?

2) Tahsisli Taşınmazlarda Ecrimisil

Hazine taşınmazları ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler, Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından diğer kamu idarelerine tahsis edilebilmektedir. Bu şekilde tahsis edilen taşınmazlarda bazen taşınmazın üçüncü kişilerce izinsiz kullanımı veya tahsisli taşınmazın tahsisli idare ya da bir başka kamu idaresi tarafından kiraya verilen kişilerce kullanımı söz konusu olabilmektedir. Çalışmamızın bu kısmında bu durumda olan taşınmazlardan ecrimisil alınıp alınmayacağını inceleyeceğiz.  Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Tahsisli Taşınmazlardan Milli Emlak Ecrimisil Alabilir mi?

3) 2/B Taşınmazlarından Ecrimisil Alınır mı?

Bu konuda şu yazılarımıza bakabilirsiniz: 2/B Taşınmazlarından Ecrimisil Alınır Mı?

Başvuru Yapılan 2/B ve Tarım Arazilerinden Ecrimisil Alınır mı?

4) Kamu İhalesi Nedeniyle Kullanılan Alanlardan Ecrimisil Alınabilir mi?

Danıştay 10. Dairesi, E: 2003/2335, K: 2006/5567 sayılı kararında kamu ihalesi nedeniyle işgal edilen dolgu alanından ecrimisil istenilemeyeceğine karar vermiştir.

Bir sahil düzenleme inşaat işini ihale ile belediyeden alan davacı şirketin, bu düzenleme işini yaparken denizden dolgu niteliğindeki alan üzerine şantiye kurmak ve yeşil alan hafriyat sahası olarak kullanmak suretiyle 15.000 m²’lik alanı işgal ettiğinden bahisle ecrimisil istenilmesine ilişkin işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, İdare Mahkemesince “davacı şirketin yürüttüğü faaliyetin kendi adına değil belediye tarafından ihale edilen ve anılan kurum adına yürütülen bir faaliyet olduğu ve şantiyesinde, faaliyetin sonunda kaldırılacağı dikkate alındığında davacının söz konusu alanda fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceği” gerekçesiyle verilen iptal kararı 10. Dairenin yukarıda bahsettiğimiz kararıyla onanmıştır.

Fakat şuna dikkat etmek gerekir. Kamu ihalesinin konusu, ecrimisil talep edilen alandır. İhale sahil düzenlemesi için yapılmıştır. Yani firma ihale konusu işi yapabilmek için bu parselde bulunmak zorundadır. Yani buradaki işgal, ihalenin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Bunun aksine, bir başka parseldeki ihale nedeniyle Hazine parseli (örneğin şantiye alanı, makina/ekipman depolama alanı gibi amaçlarla) kullanılırsa buradaki işgal, ihalenin zorunlu bir sonucu olmadığı için ecrimisil alınmalıdır.

Danıştay 10. Dairesi, E: 2003/2335, K: 2006/5567 (Kamu ihalesi nedeniyle işgal edilen dolgu alanından ecrimisil istenilemeyeceği): Sahil düzenleme inşaat işini ihale ile belediyeden alan davacının, düzenleme işini yaparken denizden dolgu niteliğindeki alan üzerine şantiye kurarak, hafriyat dökmek suretiyle işgalinden dolayı ecrimisil alınmayacağı hakkında.

5) Lojmanlardan Ecrimisil Alınır mı?

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Süresinde Boşaltılmayan Lojmanlardan İşgaliye Bedeli Alınabilir mi?

6) Özel Çevre Koruma Bölgelerinde ve Diğer Korunan Alanlarda Ecrimisil

Bilindiği üzere 383 sayılı KHK ve 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereği, özel çevre koruma bölgelerinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardaki yerlerin kiralanması ve bu yerler için gerekli görülen hallerde kullanma izni verilmesi, işletilmesi, işlettirilmesi ve diğer tasarruf hakları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) tarafından kullanılmaktadır. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Özel Çevre Koruma Bölgelerinde ve Diğer Korunan Alanlarda Ecrimisil Alma Yetkisi

Özel Çevre Koruma Bölgesinde Kalan Fakat Kıyıya Terki Gereken Hazine Taşınmazlarında Kira, İrtifak Hakkı ve Ecrimisil Yetkisi

7) İmar Barışı Kapsamındaki Taşınmazlarda Ecrimisil İşlemleri

10.07.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile imar barışı konusunda önemli değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişikliklerden bir tanesi de yapı kayıt belgesi alınan taşınmazlar için ecrimisil ödenmeyeceğinin hüküm altına alınmasıdır. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: İmar Barışı Kapsamındaki Hazine Taşınmazlarında Ecrimisil İşlemleri

8) Milli Emlak Tarafından Kiraya Verilen veya İrtifak Hakkı Tesis Edilen Parsellerde Ecrimisil

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde “Kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır.” hükmü yer almaktadır. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Milli Emlak Tarafından Kiraya Verilen veya İrtifak Hakkı Tesis Edilen Parsellerde Ecrimisil

9) Kıyılarda ve Dolgu Alanlarında Ecrimisil İşlemleri

Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan bir başka kamu malı türüdür. Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu için kıyıların işgal edilmesi halinde ecrimisil alınabilir. Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu için bu taşınmazlardan ecrimisil alınmasında duraksama yoktur.

Danıştay da pek çok kararında (örneğin Danıştay 10. Dairesi, E: 1992/2421, K: 1994/1092) kıyıya şemsiye, şezlong koyulması ya da başka şekilde kullanılması durumunda ecrimisil alınabileceğine karar vermiştir. Danıştay kararlarına göre herkesin eşit şekilde yararlanma hakkını sınırlayarak, şezlong ve şemsiye konulması kumsal alanının işgali olup bu işgal nedeniyle ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık yoktur.

Bu konuda şu yazılarımıza bakabilirsiniz: Kıyılarda ve Dolgu Alanlarında Ecrimisil İşlemleri

Kıyılardaki İşgallerden Ecrimisil Alma Yetkisi

11) Hazinenin Hissedar Olduğu Taşınmazların İşgali Halinde Ecrimisil İşlemleri

336 sayılı Tebliğe göre Hazinenin paydaşı olduğu taşınmazlarda, taşınmazın paydaşı ya da paydaşlarınca kullanılması halinde, kullanılan miktar paydaş/paydaşların kendi payına düşen miktardan fazla olmadıkça ecrimisil istenmez. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Hazinenin Hissedar Olduğu Taşınmazların İşgali Halinde Ecrimisil İşlemleri

12) Kayyımlıkla Yönetilen Taşınmazlar İçin Milli Emlak Tarafından Ecrimisil Alınabilir mi?

Bu çalışmada kayyımlık olarak Milli Emlak tarafından yönetilen parsellerden ecrimisil alınıp alınmayacağı değerlendirilmiştir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir.

Dolayısıyla herhangi bir taşınmazdan Milli Emlak tarafından ecrimisil alınabilmesi için taşınmazın Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olması gerekir. Bu niteliği olmayan taşınmazlardan Milli Emlak tarafından ecrimisil alınamaz.

Kayyımlık Nedir?

3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun’a göre; bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere; mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanmaktadır. Bu taşınmazlar ve diğer mal varlıkları, mal memurları tarafından yönetilmektedir.

Kayyımlıkla Yönetilen Taşınmazlarda Ecrimisil

Bu taşınmazlar niteliği gereği Hazine özel mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altına olan yerlerden değildir. Bu nedenle bu taşınmazlar hakkında 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesine göre ecrimisil istenilemez.

Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde “Kiralama işlemleri, işgale uğrayan taşınmazların tahliyesi ve işgal nedeniyle talep edilecek kullanım bedellerinin takip ve tahsili ile diğer konulara ilişkin işlemler, kendisine kayyım atanan kişinin hak ve menfaatleri gözetilerek kayyım tarafından yürütülür.” hükmü yer almaktadır.

Burada kullanım bedeli ifadesinin kullanılmasındaki amaç 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinde düzenlenen ecrimisilden farklı bir husus olduğunu vurgulamak içindir. 75. maddede düzenlenen ecrimisil kamu hukukuna tabidir. Kayyımlık malları ise özel hukuka tabidir.

Dolayısıyla, kayyımlıkla yönetilen taşınmazlardan 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesine göre ecrimisil alınamaz. Bu taşınmazlardan Medeni Kanun hükümlerine göre kullanım bedeli (bir başka ifadeyle özel hukuk ecrimisili) alınır.

13) İşgal Edilen Yollardan Milli Emlak Tarafından Ecrimisil Alınabilir mi?

(1) Hazine Adına Tescilli veya DHTA Olup İmar Planında Yol Olarak Ayrılan Taşınmazın İşgali Halinde Ecrimisil

Danıştay 17. Dairesi, E: 2015/881, K: 2015/83 sayılı kararında Hazine adına tescilli ve imar planında yol olarak ayrılan taşınmazın belediye tarafından işgali halinde ecrimisil istenebileceğine karar vermiştir. Karara göre;

“Dosyanın incelenmesinden; mülkiyeti Hazineye ait Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, Kırmızıtoprak Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, kısmen futbol sahası kısmen yol olduğu, yola isabet eden alan üzerine reklam panoları konulmak suretiyle 48 metrekarelik kısmının davacı Belediye tarafından işgal edildiğinin tespiti üzerine davalı İdare tarafından davaya konu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Anılan kanun hükümleri uyarınca, yararı kamuya ait olan yolların ve kaldırımların, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu, bu nitelikteki alanların fuzulen işgal edilmesi halinde Hazine tarafından ecrimisil istenilebileceği açıktır.”

Danıştay 10. Dairesi, E: 2004/2218, K: 2007-255 DHTA bulunan cadde niteliğindeki yolun işgali halinde ecrimisil alınabileceğine karar vermiştir. Söz konusu karara konu olayda dolgu alanı vasfında olan ve bu nedenle DHTA bulunan ancak imar planında cadde niteliğinde olan alandan ecrimisil talep etme yetkisinin Hazine’de olduğuna karar verilmiştir.

Kararda şu hususlar vurgulanmıştır: “Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu 750 m²’lik taşınmazın 1996-1997 tarihleri arası 200 m²’lik, 1998-1999 tarihleri arası 750 m²’lik kısmının fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 8.6.2001 tarih ve 23388 sayılı ecrimisil ihbarnamesine karşı davacının itirazı üzerine dava konusu 27.7.2001 tarih ve 31126 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Mahkeme kararında dava konusu sahanın günümüz ana arter düzenlemesi sonucunda oluşan yol fazlası olduğundan ve bu alandan ecrimisil istenilmesinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının yetki alanında kaldığından söz edilmekte ise de; hizmet sunumu bakımından ana arterlerin Büyükşehir Belediyelerinin yetki ve sorumluluğu altında olması söz konusu sahanın 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca işgal edilmesi halinde ecrimisil istenebilecek nitelikteki Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması niteliğini değiştirmeyeceği tartışmasızdır.

Bu durumda, mahkemece Büyükşehir Belediye Başkanlığının yetkisinde bulunan alandan ecrimisil istenilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda yasal isabet görülmemiştir.”

(2) Hazine Tarafından Belediyelere Terk Edilen Alanlardan

Danıştay 10. Dairesi, İmar Kanunu 11. maddeye göre belediyeye terk edilen alanın tasarruf yetkisinin kimde olduğu hususunu değerlendirdiği E: 2016/6431, K: 2017/1147 sayılı kararında 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesindeki hükümden, belediyelerin bedelsiz terk suretiyle edindikleri arazi ve arsaları, ancak planda gösterilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi amacıyla kullanabilecekleri, satış işlemine konu edilemeyecekleri, bu durumun tapu kütüğünün beyanlar hanesine “şerh” konulmak suretiyle herkes için hüküm ifade eder hale geleceği anlaşılmakta olup; açıklanan düzenlemeler nedeniyle, bu tür yerlerin tasarruf yetkisinin belediyelere ait olduğu sonucuna varmıştır.

(3) İmar Uygulaması Sonucu Tescil Harici Bırakılan Yollar

Danıştay Onyedinci Dairesi, E: 2015/562, K: 2015/4299 sayılı kararında imar planında yeşil alan ve yol olarak tescil dışı bırakılan ve kamunun yararlanmasına terk edilen alanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle bu alanların fuzulen işgal edilmesi halinde Hazine tarafından ecrimisil istenebileceğine karar vermiştir.

Kararda şu hususlara vurgu yapılmıştır: “Davaya konu ödeme emrinin dayanağı olan ecrimisil ihbarnamesi ile encümen kararında taşınmazın kamuya terkli alan olarak nitelendiği görülmektedir. İmar planında yeşil alan ve yol olarak tescil dışı bırakılan ve kamunun yararlanmasına terk edilen alanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle bu nitelikteki bir yerin ilgili belediyeye protokol veya başka bir suretle terk veya devri yapılmamışsa bu alanların fuzulen işgal edilmesi halinde Hazine tarafından ecrimisil istenebileceği açıktır. Dava dosyasında, dava konusu taşınmazın mülkiyet durumuna ilişkin bilgi ve belgeler bulunmadığından; İdare Mahkemesince, öncelikle dava konusu alanın niteliğinin ve belediyeye protokol veya başka bir surette terk veya devri yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerekmektedir.”

Bu karara göre imar uygulamaları (parselasyon/ifraz/tevhit/kamulaştırma) sonucu yeşil alan ve yol olarak tescil dışı bırakılan ve kamunun yararlanmasına terk edilen alanların işgali halinde Hazine tarafından ecrimisil alınabilecektir.

Ancak bu kararın, Danıştay’ın (özellikle de Danıştay 10. Dairesinin) bu konudaki genel uygulamasından ayrıldığını belirtmek gerekir. Kanaatimce bu alanların Devletin hüküm e tasarrufu altında sayılması, mevzuata uygun değildir. İmar planı içindeki yollar, belediyelerin yetki ve sorumluğundadır. Bu nedenle bu alanlardan ecrimisil alınmaması gerektiği kanaatindeyim.

14) Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarından Ecrimisil Alınır mı?

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları, 6360 sayılı Kanunla, 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a (bu Kanun’un ismi 703 sayılı KHK ile “İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu ile İl Yatırım ve Hizmetlerine İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmiştir) eklenen 28/A maddesi ile kurulmuştu.

Maddenin 1. fıkrası şu şekilde idi: “Büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerde kamu kurum ve kuruluşlarının yatırım ve hizmetlerinin etkin olarak yapılması, izlenmesi ve koordinasyonu, acil çağrı, afet ve acil yardım hizmetlerinin koordinasyonu ve yürütülmesi, ilin tanıtımı, gerektiğinde merkezi idarenin taşrada yapacağı yatırımların yapılması ve koordine edilmesi, temsil, tören, ödüllendirme ve protokol hizmetlerinin yürütülmesi, ildeki kamu kurum ve kuruluşlarına rehberlik edilmesi ve bunların denetlenmesini gerçekleştirmek üzere valiye bağlı olarak kamu tüzel kişiliğini haiz ve özel bütçeli Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı kurulmuştur”

Görüldüğü üzere söz konusu ekleme ile hem Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının kamu tüzel kişiliğini haiz olduğu, hem de özel bütçeli kuruluş olduğu hüküm altına alınmıştır. Ancak söz konusu madde 703 sayılı KHK ile aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

“(1) Bakanlıklar ve diğer merkezi idare kuruluşları, illerde her türlü yatırım, yapım, bakım, onarım ve yardım işlerini Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı aracılığıyla yapabilirler. Bu işler karşılığı yapılacak kaynak transferlerinin hangi aşamada ne surette avans veya tahakkuk suretiyle yapılacağı, ihaleye çıkılmasında kaynağın sağlanması yöntemi, avans karşılığı ödeneğin saklı tutulması, ödenek devri, aranacak belgeler ile bu kapsamdaki diğer usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir. Bu madde kapsamında Başkanlık aracılığıyla yapılacak işlere ilişkin ödenekler, kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinde ayrı tertiplerde izlenir, bu ödeneklerden diğer tertiplere aktarma yapılamaz ve başka amaçlarla kullanılamaz. Söz konusu tertiplerde yer alan ödeneklerden harcanmayan kısımlar ertesi yıl bütçesine devren ödenek kaydedilir.

(2) İldeki kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülmesi gereken yatırım ve hizmetlerin aksadığının ve bu durumun halkın sağlığı, huzur ve esenliği ile kamu düzeni ve güvenliğini olumsuz etkilediğinin vali veya ilgili bakanlıkça tespit edilmesi durumunda, vali uygun süre vererek hizmet ve yatırımın gerçekleştirilmesini ister. Hizmet ve yatırımın verilen sürede gerçekleşmemesi halinde, vali söz konusu yatırım ve hizmetin ildeki diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilmesini isteyebileceği gibi yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı aracılığıyla da yerine getirebilir. Yapılan veya yapılacak harcamalar karşılığı tutarlar ilgili kurumun pay ve ödeneklerinden tahsis yapan kurum tarafından kesilerek ilgili başkanlığa veya hizmeti yerine getiren diğer kamu kurum ve kuruluşuna gönderilir. Bu fıkra kapsamında ilgili genel bütçeli idarelere aktarılan tutarları, bir yandan genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir, diğer yandan bütçesinin ilgili tertiplerine ödenek kaydetmeye ve yıl içerisinde harcanmayan kısımlarını ertesi yıl bütçesine devren gelir ve ödenek kaydetmeye Strateji ve Bütçe Başkanlığı yetkilidir. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarına aktarılan tutarların bütçeleriyle ilişkilendirilmesi bu kurumların tabi olduğu mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilir.”

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarından Ecrimisil Alınır mı?

Görüldüğü üzere maddenin yeni şeklinde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının kamu tüzel kişiliğinizi haiz olduğuna dair herhangi bir ifade yer almamaktadır. Ancak yeni metinde bu yönde bir ifade konulmamasını, bilinçli bir tercih olmadığını, kanun koyucunun Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının kamu tüzel kişiliğe sahip olmasına son vermek istediği şeklinde yorumlamamak gerekir. Kanaatimce ve yaptıkları işler dikkate alındığında YİKOB’ların kamu tüzel kişiliğini haiz olduğunu kabul etmek daha uygun bir yaklaşım olacaktır.

15) Meraları İşgal Edenlerden Ecrimisil Alınır Mı?

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Meraları İşgal Edenlerden Ecrimisil Alınır Mı?

16) Tapu Tahsisli Yer İçin Ecrimisil

08.03.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun, 22.05.1986 tarih ve 3290 sayılı Kanun ile değişik, 18. maddesinin (d) bendinde; “Bu Kanun kapsamında kalan gecekondulara, ecrimisil ve arsa kullanım bedeli tahakkuk ettirilmez ve alınmaz. Tahakkuk ettirilen veya tahakkuk ettirilip tahsil edilen ecrimisiller ve arsa kullanım bedeli, arsa bedeline dönüşür.” hükmü bulunmaktadır. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Tapu Tahsis Belgeli Yer İçin Ecrimisil Ödenir mi?

17) 2863 Sayılı Kanun’un Geçici 7. Maddesi Kapsamında Kalan Taşınmazlarda Ecrimisil

5663 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa eklenen geçici 7. maddesi gereğince kadastrosu devam eden taşınmazların sınırlandırma ve tespiti işleri ile devam eden davalarda da bu Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Sınırlandırma ve tespitleri henüz askı ilanına alınmamış taşınmazların kadastro tutanakları kadastro komisyonuna intikal ettirilmek suretiyle bu Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasına uygun hale getirilir. 27/7/2004 tarihinden itibaren yapılan kadastro çalışmaları sonucu zilyetlik şartları oluştuğu halde sit alanlarında kalması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescili yapılmış taşınmazlardan 1 ve 2 nci derece arkeolojik sit alanları dışında kalan sit alanlarındaki taşınmazların kadastro tutanaklarında zilyet veya hak sahibi olarak belirtilen kişilerin veya mirasçılarının, Kanunun yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde mahalli Maliye kuruluşlarına müracaatları halinde Maliye kuruluşunun talebi ile harca tâbi olmadan re’sen ilgilisi adına tescilleri yapılır.” hükmündedir.

336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğine göre; 5663 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2. maddesiyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa eklenen geçici 7. madde uyarınca, 27/7/2004 tarihinden itibaren yapılan kadastro çalışmaları sonucu zilyetlik şartları oluştuğu halde sit alanlarında kalması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescili yapılmış taşınmazlardan 1 ve 2. derece arkeolojik sit alanları dışında kalan sit alanlarındaki taşınmazların kadastro tutanaklarında zilyet veya hak sahibi olarak belirtilen kişilerin veya mirasçılarının süresi içerisinde bu taşınmazların tapuda adlarına tescili talebinde bulunmaları ve tescil işleminin yapılması halinde bu kişilerden ecrimisil alınmaz, aksi takdirde ecrimisil alınır.

18) Ormanlarda Milli Emlak Ecrimisil Alabilir mi?

Ormanlar bir ülke için önem taşıması ve kamu yararı ile çok yakın ilişkisi olması nedeniyle diğer taşınmazlardan farklı bir düzenlemeye tabi tutulmaktadırlar. Ormanların korunması ve geliştirilmesi konusu Anayasanın 169. maddesiyle düzenlenmiştir. Ayrıca 31.08.1956 tarih ve 6831 sayılı Orman Kanunu bulunmaktadır.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesinin (D) bendinde, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu ve Kadastro Kanununda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanunları hükümlerine tabi olduğu belirtilmektedir. İmar ve ihya yoluyla taşınmaz mal kazanılmasını düzenleyen Kadastro Kanununun 17. maddesinde, ormanların ihya edilerek kazanılmasının mümkün olmadığı, ifade edilmiştir. Dolayısıyla, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanların işgal edilmesi halinde ecrimisil alınabilir.

19) Sulama Birliklerinden, Mahalli İdare Birliklerinden ve Köylere Hizmet Götürme Birliklerinden Ecrimisil Alınır mı?

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Sulama Birliklerinden, Mahalli İdare Birliklerinden ve Köylere Hizmet Götürme Birliklerinden Ecrimisil Alınır mı?

20) Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı İlan Edilen Yerlerde Ecrimisil

5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesine göre kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkuller harca esas değer üzerinden belediyelere devredilir. Devredilen bu gayrimenkuller için Cumhurbaşkanınca kentsel dönüşüm ve gelişim alanı kararının alındığı tarihten itibaren ecrimisil tahakkuk ettirilmez, tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir, tahsil edilenler ise iade edilir.

Bu maddenin uygulanması açısından bazı hususlara dikkat etmek gerekir:

Öncelikle, kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları devredilmeyeceği için bu alanlardaki işgallerden ecrimisil alınmalıdır.

Kanun, sadece devredilen taşınmazlar için ecrimisil alınmayacağını öngörmektedir. Cumhurbaşkanınca kentsel dönüşüm ve gelişim alanı kararının alındığı tarihten itibaren uzun süre geçmesine rağmen herhangi bir devir talebi yok ise ecrimisil alınması daha uygun bir yaklaşım olacaktır. Daha sonradan devir talebi ve devir söz konusu ise Kanun gereğince “tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir, tahsil edilenler ise iade edilir”

Ayrıca devir talebi olan taşınmazlar için Cumhurbaşkanınca kentsel dönüşüm ve gelişim alanı kararının alındığı tarihten itibaren ecrimisil tahakkuk ettirilmez. Devir işlemi daha sonra yapılsa dahi, ecrimisil açısından dikkate alınacak tarih budur.

5393 sayılı Kanun’un 73. maddesi, 17/6/2010 tarihli ve 5998 sayılı Kanunla değişmeden önceki halinde “Kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkuller harca esas değer üzerinden belediyelere devredilir.” hükmü yer almamaktaydı. Maddenin bu halinde, “Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınması şarttır.” hükmü de yer almamaktaydı. Dolayısıyla Hazine taşınmazlarının dahil olduğu alanlar da belediye meclisi kararıyla kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilebilmekteydi. Sonradan yapılan değişiklikle, “kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınması şarttır.” hükmü getirilmiştir.

Bu şekilde sadece belediye meclisi kararıyla kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde, 73. maddeye göre harca esas değer üzerinden satış yapılmamalıdır. Bu nedenle, bu durumda olan parsellerden ecrimisil de alınabilir.

21) Sporla İlgili Federasyonlardan Ecrimisil Alınabilir mi?

Ecrimisil işlemlerini düzenleyen 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğine göre kamu kurum ve kuruluşları tarafından; kuruluş kanunlarıyla verilen ve yapmakla yükümlü oldukları kamu hizmetleri doğrultusunda Hazine taşınmazları üzerinde izinsiz olarak yapılan sosyal, kültürel, sportif ve benzeri amaçlı tesislerin ticari amaca konu edilmemesi ve tahsis veya devir talebinde bulunulması ve bu talebin Yetkili İdarece uygun görülmesi halinde ecrimisil takibatı yapılmaz. Tahsis veya devir işlemlerinin gerçekleşmesi durumunda, tahakkuk etmiş ecrimisiller tahsil edilmez, tahsil edilmiş olanlar ise iade edilmez.

O halde burada açıklanması husus federasyonların “kamu kurum ve kuruluşları” kapsamında olup olmadığı, bir başka ifade ile federasyonların kamu tüzel kişisi olup olmadığıdır.

Federasyonlar 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’na 4/3/2004 tarihli ve 5105 sayılı Kanunla eklenen ek 9. maddenin, 29/3/2011 tarihli ve 6215 sayılı Kanunla değişik birinci fıkrası kapsamında kurulmaktadır.

Söz konusu fıkraya göre “Spor dalı ile ilgili faaliyetleri ulusal ve uluslararası kurallara göre yürütmek, gelişmesini sağlamak, sporcu sağlığı ile ilgili konularda gerekli önlemleri almak, teşkilatlandırmak, federasyonu uluslararası faaliyetlerde temsil etmek ve Tahkim Kurulu kararlarını uygulamakla görevli ve yetkili, özel hukuk hükümlerine tabi bağımsız spor federasyonları kurulur. Federasyonlar, Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur ve kararın Resmi Gazetede yayımlanması ile tüzel kişilik kazanır.”

Görüldüğü üzere söz konusu madde federasyonların özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu açıkça hüküm altına almıştır.

Yüksek yargı da federasyonların “özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip,” ifadesinden yola çıkarak özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve işlemlerinin de özel hukuk işlemleri olduğu yönünde kararlar vermektedir. Örneğin Danıştay Futbol Federasyonunun bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu yönünde kararlar vermektedir. Danıştay Onuncu Dairesi, 27.5.1997 tarihli ve E.1997/972, K.1997/2081 sayılı kararında “Türkiye Futbol Federasyonunun genel idarenin dışında kalan ve kamu kurumu niteliği taşımayan bir özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle” ifadelerine yer verilmiştir.

Keza Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 1990 tarihli bir kararında “özel hukuk hükümlerine tabi ve tüzel kişiliğe sahip Türkiye Futbol Federasyonunun kararlarının incelenmesinin, adli yargı yerlerinin görevine girdiği” ifade edilmiştir.

Bu nedenle Hazine taşınmazlarının federasyonlar tarafından işgali halinde ecrimisil takip ve tahsilatının yapılabileceğini düşünüyorum.

22) Hazine Tarafından Satılan Parsellerde Ecrimisil

Danıştay’ın muhtelif kararlarında, ihale ile satılan Hazine taşınmazının satış tarihine kadar ecrimisil alınabileceği vurgulanmıştır. Bu konuda Danıştay 6. Dairesinin, E: 1997/7017, K: 1998/6149 kararında şu ifadelere yer verilmiştir:

“Dosyanın incelenmesinden, davacının aynı taşınmazı işgali nedeniyle uyuşmazlık konusu dönemden önceki dönemlerde de ecrimisil tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından davacı işgalinin davalı idarenin bilgisi dahilinde bulunduğu açıktır. Onbeş gün içinde sona erdirilmesi gereken fuzuli işgalin ecrimisil karşılığı sürdürülmesi 2886 sayılı Yasa ve bu yasa uyarınca çıkartılan yönetmelik kurallarıyla bağdaştırılması mümkün değildir. Ancak, işgal edilen taşınmazın 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre kiraya verilmesi veya tahliye edilmesi işlemlerine başlanılması ve bu konularda işlem tesis edilmesi halinde, ilk olarak yapılan ecrimisil tahakkukunda belirtilen son işgal tarihinden, anılan işlemlerin tamamlanmasına kadar geçen dönem için geriye dönük olarak yeniden ihbarname düzenlenmesi suretiyle ecrimisil istenilmesi mümkündür.

Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazın 6.8.1996 gününde açık teklif usulü ile yapılan ihale sonucunda satılması üzerine satış tarihinden geriye dönük olarak 1.1.1996-6.8.1996 dönemi için ecrimisil alınmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından aksi yöndeki idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.”

Peşin satışlarda veya ipotek tesis etmek/teminat vermek suretiyle alıcı adına tescil yapılan taksitli satışlarda mülkiyet tapuda yapılan tescil ile geçeceği için bu tarihe kadar ecrimisil alınabilir.

Alıcı adına tescil yapılmayan taksitli satışlarda, mülkiyet devri söz konusu değildir; bu nedenle bu durumda olan satışlarda yer teslimi yapılıncaya kadar ecrimisil alınabilir.

23) Hazine Taşınmazını Kullanan Kalkınma Ajanslarından Ecrimisil Alınır mı?

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Hazine Taşınmazını Kullanan Kalkınma Ajanslarından Ecrimisil Alınır mı?

Milli Emlak Hangi Taşınmazlardan Ecrimisil Alabilir? Ecrimisil Alınabilecek ve Alınamayacak Taşınmazlar?
Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2376 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.